Anahtar kelimeler: Geçemediğini Öteye Özetledavalı İddiayı Çarparak Hasara Şeklini Esaskarar Açtığını Oluş

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C....4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle;Davalı sigorta şirketinin takip talebinde, davacıya ait ... plakalı aracın, sigortalısı olan ... plakalı araca çarparak 288.640,00 TL'lik bir hasara yol açtığını iddia ettiğini ve takip yaptığını, takibin kötü niyetli olarak kesinleştirildiğini, ancak bu iddianın, soyut bir beyandan öteye geçemediğini, takip dosyasında, bu iddiayı destekleyecek, kazanın oluş şeklini, kusur oranlarını ve iddia edilen hasarın gerçekliğini ortaya koyan somut delilin bulunmadığını, Menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı tarafta olduğunu, davalının alacağının varlığını, sebebini ve miktarını yasal delillerle ispat etmesi gerektiğini, somut olayda davalının bu ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iddia edilen 288.640,00 TL'lik hasar bedelinin hangi hesaplamalara dayandığı, hangi parçaların değiştiği, işçilik ücretinin ne olduğu hususlarının meçhul olduğunu ve kusur iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın kabulü ile ... 2. Genel İcra Dairesi’nin ██████████ Esas sayılı icra takibi sebebiyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olan davalının, takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, 6102 sayılı TTK 1472.m. gereğince dava dışı kasko sigortalısına ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan ve kesinleşen icra takibine yönelik olarak bu takip sebebiyle davacının davalı sigorta şirketine borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Cevep dilekçesi ekinde sunulan hasar dosyası içeriğinde mevcut davalı sigorta şirketince sigortalanan ... plakalı aracın kasko poliçesi incelendiğinde, aracın kullanım şeklinin hususi-özel otomobil olarak belirtildiği, sigortalısının gerçek kişi Serhat Öztürk olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, göreve ilişkin dava şartı yönünden öncelikle Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Bilindiği üzere; sigorta şirketi ( eldeki davada takip alacaklısı) dayanak takibi, sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.Bu bilgiler ışığında somut uyuşmazlıkta davalı alacaklı sigorta şirketinin sigortalısı olan Serhat Öztürk’un tacir olmadığı, aracın ticarî işletme kapsamında kullanılmayıp, özel – hususî kullanıma tahsis edildiği, davanın salt sigorta sözleşmesinden değil, davacı borçlunun kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı ileri sürülmekle; uyuşmazlığın davaya bakmaya görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmakla; Mahkememiz yönünden HMK 114/1-c.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine,2-Kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların 2 hafta içerisinde müracaatı halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerine görevli mahkemece karar verilmesine,4- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. md.gereğince bir karar verilmesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026