Anahtar kelimeler: Smkmaddi Geçtikçe Artıran Şubeye Kurucusu Dershanesi Günümüz Genelinde Şubesi Hiz

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: SMK-MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan SMK-Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkili şirketin kurucusu ... ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ve ... A.Ş. Tarafından kurulmuş olan "..." isimli ticari işletmeyi ... 3. Noterliği'nin ... tarih ve .. yevmiye numaralı sözleşmesi ile ... A.Ş.'den devir aldığını, 1997 yılında ... tarafından alındığında ...'ta tek şube olarak faaliyet göstermekte iken, 1999 yılında ... şubesi, 2000 yılında ... şubesi, 2002'de ...'de ikinci şube açılmış, gün geçtikçe şube sayısını artıran ... günümüz itibari ile Türkiye genelinde 140 şubeye ulaştığını, ..., eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapılması amacıyla 1997 yılında ... HİZ. A.Ş.' yi, 2005 yılında ise müvekkillinin ... HİZ.A.Ş. 'yi kurduğunu, müvekkili şirket adına tescilli olan markalar; ... numaralı ...,... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... ..., ... numaralı..., ... ... ,... ... , ... numaralı..., ... numaralı ... ciddi kurumların işi olduğunu, markalar ... 5. Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile ... HİZ. A.Ş. Tarafından müvekkili şirkete devredildiğini ve TÜRKPATENT'te de devir-tescil işlemleri tamamlandığını, markaları müvekkili şirkete devreden ... HİZ. A.Ş.'nin "..." markalarıyla gerçekleştirdiği eğitim ve öğretim hizmeti sunumu 1997 yılında dershanecilik hizmetiyle başladığını, daha sonra ...olarak devam ettiğini, ... esas unsurlu markalar 1997 yılından itibaren büyük emekler harcanarak ve büyük yatırımlar yapılarak, yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım çalışmaları sonucu, eğitim ve öğretim hizmetleri ve ürünleri bakımından tanınmış marka haline getirildiğini, müvekkili şirket de ... esas unsurlu markaları devraldıktan sonra eğitim öğretim hizmeti alanında aynı şekilde kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 1997 yılından bu yana gerçekleşen kullanımların da müvekkilinin kullanımlarına ekleneceği açık olduğunu, müvekkili şirket, markaları ve kullanımlarını 1998 yılında kurdukları ... alan adlı internet sitesinde ve diğer sosyal medya hesaplarında da tanıttığını, delil dilekçesi ile birlikte sunacağımız deliller incelendiğinde; 2000'li yılların başından itibaren müvekkiline ait tik işareti ¸, bilim adamları görseli ¸ve ... ve ... ibarelerini tüm basılı evraklarında ve tabelalarında kullandığını, örneğin 2001 tarihli ... ekinde verilen deneme kitapçığında bilim adamları şekil unsurunun kullanıldığı ve yine 2000li yıllardan günümüze kadar medya takip şirketi tarafından yapılan medya taramalarında, 1997 den bu yana okul yıllıkları, dergiler ve faturalarda Müvekkillerin sürekli bu ibareleri kullandıkları ve kamuya duyurdukları, ayrıca tüm fatura ve basılı kağıtlarında söz konusu ibareleri markasal olarak kullanmakla iş mahsulü haline getirdikleri açıkça görüldüğünü, müvekkilinin “...” ibare ve biçimli markaları, 1997 yılından beri eğitim ve öğretim hizmetlerinde, tüm Türkiye’ye ulaşacak biçimde, fiziki ve dijital ortamlarda kesintisiz olarak fiilen kullanılmak, tanıtılmak, çok geniş bir coğrafi çevreye hitap edecek şekilde ve üst düzey kalitede hizmet sunmak suretiyle ilgili sektörde bulunanlar tarafından çok iyi bilinen ve beğenilen itibarlı marka haline gelmiş ve tanınmışlık vasfı kazandığını, bilindiği üzere bir markanın tanınmış sayılması için, Türkiye’de ilgili sektörde yer alan potansiyel alıcılar (tüketicilerinden), bu alandaki iş çevreleri ve markanın kullanılacağı ürün veya hizmetlerin dağıtım kanallarında yer alan görevli kişiler tarafından bilinmesi yeterli olduğunu, marka sahibinin kimliğinin bilinmesi bile gerekli olmadığını, 2010 yılında Kültür Üniversitesi tarafından, 2015 yılında Nişantaşı Üniversitesi tarafından ve 2020 yılında ... Üniversitesi tarafından yapılan "Marka Bilinirlik Araştırma Raporları" da müvekkil markalarının tanınmışlığını ispatlar niteliğinde olduğunu, tanınmış markalar ayırt ediciliği yüksek seviyede olan markalar olduğundan müvekkilinin markasının sadece ... ibaresi bakımından dahi ayırt edicilik kazanmış olduğu açık olduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı olan "..." markaları benzer isimleriyle veya aynen İstanbul ve Türkiye çapında haksız olarak başkaları tarafından kullanıldığını, ... Valiliği İl Ticaret Müdürlüğü'nün dahi " ..." ibaresinin kime ait olduğu konusunda belirsizlik yaşayarak, başka bir şahıs tarafından yasa dışı olarak velilere gönderilen SMS'lere karşı ceza tebligatını müvekkiline yaptığını, müvekkillinin bu karışıklığı önlemek için dava açmış ve dava sonucunda iptal kararı da aldığını, ... Valiliği İl Ticaret Müdürlüğü'nün dahi "..." ibaresinin kime ait olduğu konusunda belirsizlik yaşayarak, başka bir şahıs tarafından yasa dışı olarak velilere gönderilen SMS'lere karşı ceza tebligatını müvekkiline yaptığını, müvekkillinin bu karışıklığı önlemek için dava açmış ve dava sonucunda iptal kararı da aldığını, tüketici kitlesi olan öğrenci velileri kurumu şikayet ederlerken ... olarak şikayet ettiklerini ve valilik de fen bilimlerinin markasının sahibi olarak doğrudan müvekkilinin muhatap aldığını, müvekkilinin yaşadığı bir başka olay; ...isimli şirkete tebliğ edilmesi gereken tüketici hakem heyeti başvurusunun, heyetçe karıştırılarak müvekkil şirket yetkilisi ...'ın kurucusu olduğu " ... ve ...Şirketi"'ne tebliğ edilmiş olması olduğunu, 6769 Sayılı Yasa gereğince, marka hakkı tecavüze uğrayan kimse, diğer taleplerinin yanı sına, tecavüz nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini de talep etme hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle zarara uğradığını, hem malvarlığında azalma olmuştur hem de marka hakkına tecavüz nedeniyle kavuşamadığı yoksun kaldığı kazanç bulunduğunu, davalı, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarını, marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini bilmesine rağmen kullanmakta ve müvekkiline ait marka ve ticaret unvanı ile maddi menfaat elde ettiğini, müvekkilinin elde edeceği maddi kazanca haksız ve hukuka aykırı biçimde ortak olmakta ve müvekkili kazanç kaybına uğradığını, davalının bilinçli olarak yol açtığı bu kazanç kaybından kaynaklanan zararı tazmin etmesi gerektiğini, buna göre, müvekkilinin yoksun kaldığı kazancın, 6769 sayılı kanununun 151/2-c bendine göre “sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli'ne göre hesap edilmesini ve alacak miktarı belirsiz olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL maddi tazminat talep ettiğini, öte yandan, davalının, marka hakkına tecavüzü nedeniyle ticari hayattaki itibarı sarsılmış olup, işbu haksız ve hukuka aykırı eylemlerin marka hakkı sahibi davacı üzerindeki olumsuz sonuçlarının kaldırılması amacıyla müvekkile 6769 Sayılı Yasa gereğince 20.000-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında verilen hüküm ile davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığı sabit olduğundan davalı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, açıkladıkları nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının, müvekkilinin tescilli ve tescilsiz marka haklarına, tescilli ticaret unvanı ve işletme adına karşı gerçekleştirdiği vaki tecavüz nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, alacak belirsiz olduğundan şimdilik 10.000-TL maddi tazminat ve 20.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000-TL tazminatın, 6769 Sayılı Kanunun 151/2-C maddesi ile Türk Ticaret Kanununun 56. maddesi uyarınca hesap edilmek suretiyle tespiti ile ilk eylem tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak cevap verilmediği anlaşılmıştır.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Taraflar arasında görülen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. ve █████/2024 tarihli kararı ile marka hakkına tecavüzün tespit edildiği ve dosyanın istinaf etmeden kesinleştiği, iş bu dosyanın ise tazminat taleplerine yönelik olduğu, bu nedenle marka tecavüzü yönünden ayrıca inceleme yapılmadığı, dosyaya davacı tarafından sunulan emsal lisans sözleşmelerinin okul, matematik bilim grubu, kişisel gelişim kursları yönelik konularda olduğu, dosyada dayanak ihlalin ne kadar sürdüğü, sonlandığı ile ilgili dosyada hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, İzmir FSHHM tarafından yapılan delil tespitine dair bilirkişi raporunun da dosya kapsamında yer almadığı, dolayısıyla eldeki veriler kapsamında tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu tarihi doğrultusunda 2022-2023 dönemi için | yıl süreli olarak lisans bedelinin sunulan emsal sözleşmeler kapsamında farazi olarak hesaplanabildiği, buna göre 2022-2023 eğitim ve öğretim dönemi için 1 yıl süreli olarak davacının davaya konu markalarına yönelik lisans kullanım bedelinin 36.440,67 TL olduğu, yönündeki değerlendirme, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK madde 266/c.2 ve madde 279/4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun madde 3/3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava
: Davalının, davacının tescilli ve tescilsiz marka haklarına, tescilli ticaret unvanı ve işletme adına karşı gerçekleştirdiği tecavüz iddiasına dayalı belirsiz alacak davası hükümlerine göre 151/2-c maddesi kapsamında 10.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat istenime ilişkindir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 36.440,67 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nun 56. maddesi; "(1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur.
(4) Bir tasarımın aynısı;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.
Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
(5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim;
a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce,
b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
(6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır."
6769 sayılı SMK'nun 58. maddesi; "(1) Tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu Kanundan doğan haklarını kullanabilir. (2) Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. (3) Bu Kanun kapsamında sağlanan tasarım koruması, 5/███████ tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda aranan şartları taşıması hâlinde söz konusu Kanunla öngörülen korumaya halel getirmez.
6769 sayılı SMK'nun 59.maddesi; "Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz" hükmü amirdir.
Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna, o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır.
6769 sayılı SMK'nun 81.maddesi; "a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek. (2) Başvuru, 65 inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. (3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz. (4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57 nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir" hükmü amirdir. Ancak “özel amaçla sınırlı kalan ve ticari amaç taşımayan fiiller; deneme amaçlı fiiller; ticari uygulamadaki dürüstlük kuralları ile bağdaşır olmak, tasarımın normal kullanımını gereksiz şekilde tehlikeye sokmamak ve kaynak göstermek şartları ile eğitim veya referans amaçlı çoğaltmalar” ile belirli koşullarda onarım amaçlı fiiller tasarım hakkının kapsamı dışında kalır. (6769 sayılı SMK madde 59/3- a, b, c)
6769 sayılı SMK'nun 149.maddesi; "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.
(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.
(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez."
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesi; "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir." hükümleri yer almaktadır.
SMK hükümleri, TPMK kayıtları, ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş Sayılı dosyası, ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası, bilirkişi kurulu raporu ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde:
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; taraflar arasında görülen ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin...E. ... K. ve █████/2024 tarihli kararı ile marka hakkına tecavüzün tespit edildiği ve dosyanın istinaf etmeden kesinleştiği, iş bu dosyanın ise tazminat taleplerine yönelik olduğu, bu nedenle marka tecavüzü yönünden ayrıca inceleme yapılmadığı, dosyaya davacı tarafından sunulan emsal lisans sözleşmelerinin okul, matematik bilim grubu, kişisel gelişim kurslarına yönelik konularda olduğu, dosyada dayanak ihlalin ne kadar sürdüğü, sonlandığı ile ilgili dosyada hiçbir bilgi ve belge bulunmadığı, ... FSHHM tarafından yapılan delil tespitine dair bilirkişi raporunun da dosya kapsamında yer almadığı, dolayısıyla eldeki veriler kapsamında tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu tarihi doğrultusunda 2022-2023 dönemi için | yıl süreli olarak lisans bedelinin sunulan emsal sözleşmeler kapsamında farazi olarak hesaplanabildiği, buna göre 2022-2023 eğitim ve öğretim dönemi için 1 yıl süreli olarak davacının davaya konu markalarına yönelik lisans kullanım bedelinin 36.440,67 TL olduğu, bu hali ile davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 36.440,67 TL olduğu, manevi tazminat yönünden gerçekleşen değerlendirmede ise yine tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, tecavüzün etkileri, tecavüzün ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 20.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varılmakla ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş Sayılı dosyası kapsamında ihlalin ilk tespit tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın kabulü ile;
-İhlal nedeniyle somut olayın özelliklerine göre SMK 151/2-c MADDE kapsamında 36.440,67 TL maddi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 08.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine
-20.000 TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 08.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine
2-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 3.855,46 -TL harcın peşin alınan 512,33 TL peşin harç ile 451,54 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 963,87.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.891,59.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3- Maddi Tazminat talebi yönünden; 36.440,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Manevi Tazminat talebi yönünden; 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 512,33 TL peşin harç, 451,54 TL ıslah harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.810,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 13.201,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!