Anahtar kelimeler: Bulamadığını Mimar Senede İştigal Evraktan Tanıdığı Kaybettiğini Kıymetli Ciro Erdiğini

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016Mahkememizden verilen █████/2020 tarih ve -------- Esas --------- sayılı karar --------- sayılı kararı ile kaldırılmış olmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin mimar olduğunu ve inşaat işleri ile iştigal ettiğini, müvekkilinin tanıdığı ve iş yaptığı ------- ile ---------arasında yapılan bir satış işleminde, -------- düzenlediği bir senedin müvekkili tarafından ciro edildiğini ve --------- verildiğini, düzenlenen senedin 06.05.2003 tanzim tarihli olduğunu, teminaten verildiği için senede vade tarihi konulmadığını, daha sonra -------- ile -------- arasındaki işlerin sona erdiğini ve gerekli ödemelerin yapıldığını ancak senedin geri verilmediğini, --------- senedi bulamadığını ve kaybettiğini ileri sürdüğünü, senedi kaybettiğini belirtir bir yazıyı ---------- verdiğini, senedin düzenlenmesinden ve ödemelerin yapıldığı tarihten yaklaşık 12 yıl sonra davalının------- İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, halen müvekkiline ödeme emri tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin davalıyı da tanımadığını, takibi --------- öğrendiklerini, yapılan araştırmada ise kaybolduğu ileri sürülen senedin --------- tarafından ----------- verildiğinin öğrenildiğini, bu konuda davalı hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve yapılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde özetle: Davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü hususların tamamının çelişkili, hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, takibe konu olan bononun unsurları tamam olan şekil şartları bakımından eksiksiz bir kambiyo senedi olduğunu ve ---------- şubesinden protesto edildiğini, buna rağmen ödenmemesi üzerine de ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasından icra işlemlerinin başlatıldığını, bononun keşideci --------- tarafından ön yüzü imzalanarak davacıya teslim edildiğini, davacının da ciro ederek diğer borçlu ---------- verdiğini ve ----------- da ciro ederek davalı müvvekkiline bonoyu borcuna karşılık olarak verdiğini, borçlular --------, --------- ve davacı ---------arasındaki ilişkilerin müvekkilini bağlamayacağını, iddia edildiği gibi dava konusu olan bu kadar yüksek meblağlı bir kambiyo evrakının 12 yıl gibi uzun bir süre başkasının uhdesinde bekletilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın dilekçesindeki iddiaların tamamen soyut ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz olduğundan reddi gerektiğini ayrıca takip tutarının % 20 'si tutarında icra inkar tazminatının davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; inşaat mühendisi olan müvekkili ile davalı -------- ve dava dışı -------- arasında tadilat işi konusunda anlaşma yapıldığını, ---------- tarafından davalıya █████/2003 tanzim tarihli 200.000 USD bedelli senet düzenlenerek verildiğini, teminat senedi olarak düzenlenen bu senedi müvekkilinin de teminat amaçlı cirolayarak imzaladığını, 2004 yılında işin bitirildiğini ve ---------- tarafından da senet bedelinin ödendiğini ancak davalının, senet aslını bulamadığını belirterek iade edemediğini, buna karşılık düzenlediği ibranamelerle senedin teminat senedi olduğunu ve bedelinin ödendiğini beyan ve kabul ettiğini, gelen ödeme emri ile davalı tarafından cirolanan söz konusu senedin hamil --------- tarafından ---------İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu öğrendiğini, müvekkili aleyhine haciz işlemleri yapıldığını, senet hamili ---------- aleyhine --------- esas sayılı dosyası dava konusu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası açtıklarını, senedi cirolayarak --------- veren davalıya da borçlu olunmadığının tespiti gerektiğinden bu davanın açıldığını, her iki davanın aralarındaki irtibat nedeniyle birleştirilmesi gerektiğini belirterek, davalıya borçlu olunmadığının tespiti ve her iki davanın birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.---------- esas sayılı dosyasının bir örneği celp edilerek yapılan incelemesinde; dosya davacısı tarafından, dava konusu senet nedeniyle hamil--------- aleyhine açılmış menfi tespit davası olduğu, dosyanın derdest olduğu anlaşılmakla, her iki menfi tespit davaları arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşıldığından ve usul ekonomisi açısından davaların birlikte görülmesinde yarar bulunduğundan, HMK'nun 166.maddesi gereğince dava dosyasının mahkememizin --------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya mahkememiz dosyası içine gönderilmiştir. Davalı ---------- süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış isede, yargılama aşamasında verdiği yazılı beyanında; davacının iddialarının tamamen gerçekten uzak olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE
: Asıl dava, --------İcra Müdürlüğünün ----------Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan bono nedeniyle borçlu olunmadığının, birleşen dava ise asıl davaya konu bono nedeniyle birleşen dosya davasına borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup İİK nun 72 vd maddelerine dayanmaktadır.---------İcra Müdürlüğünün ---------Esas sayılı takip dosyasının örneğinin celbolunarak yapılan incelenmesinde; asıl davalı tarafından asıl ve birleşen davacı --------- ile birleşen davalı --------- ve dava dışı -------- aleyhine davaya konu dava dışı ---------- tarafından düzenlenen lehdarı asıl ve birleşen davacı olan ve davacı tarafından cirolanarak birleşen davalı ---------- verilen 06.05.2003 tanzim tarihli 30.11.2015 vade tarihli 200.000.00 USD'lik senet dayanak yapılarak 200.000.00 USD asıl alacak, 920.55 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 200.920,55 USD alacağın tahsili için genel haciz yolu ile takip yapıldığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.---------- Esas sayılı dava dosyasında; asıl davacı tarafından---------- aleyhine davamıza konu senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli açılan davada mahkemece ---------- karar sayılı 07.12.2016 tarihli birleştirme kararı verilerek dava dosyasının mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen davada, davacı taraf dava dışı --------- ve birleşen davalı ---------- plan tadilat işi konusunda anlaşma yaparak ---------- tarafından davalı-birleşen davalı ---------- 06.05.2003 tanzim tarihli 200.000.00 USD bedelli senedin düzenlenerek verildiğini, birleşen davalı ---------- talebi üzerine senedin arkasını teminat amacıyla ciroladığını, 2004 yılında ---------- tarafından üstlenilen işin bitirilmiş olması ve ---------- tarafından da senet bedelinin ödenmiş olması nedeniyle senedin iadesi gerektiğinde davalı ---------- senedi bulamadığını ve kaybettiğini bildirdiğini ancak --------- tarafından senedin 2015 yılında asıl davalı --------- ciro edilerek verildiğini ve senedin takibe konulduğunu öğrendiğini belirterek bu senet nedeniyle asıl ve birleşen davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Asıl davada davalı -------- verdiği cevapta özetle; davacının iddiasına konu ettiği hususlar yönünden bir bilgisi olmadığını, senedin --------- olan birikmiş alacağına karşılık ödeme olarak teslim aldığını ve protestoya rağmen ödenmeyince yasal takip yaptığını, iyiniyetli olduğunu, bu nedenle davanın reddini istediğini bildirmiştir. Birleşen davada davalı olan ---------, dava dışı --------- proje takip işlerinden kaynaklı alacağının ödenmesi için kendisine senet vermeyi teklif edince davacı ---------- senedi kefil olması babında işlere aracılık ettiği için senedi cirolamasını istediğini ve davacının da senedi ciro ederek kendisine verdiklerini, --------- senedi taksitle ödeyeceklerini bildirmeleri üzerine kabul ettiğini fakat hem ---------- hemde kendisinin o dönemde iflas ettiğini, senedi saklaması amacıyla asıl davalı ---------- emanet ettiğini ancak asıl davalının senedi takibe koyduğunu bildirmiştir.Somut uyuşmazlıkta asıl ve birleşen davada, dava konusu edilen senedin dava dışı ---------- tarafından düzenlenerek birleşen davalı ---------- verildiği, senedin ayrıca davacı tarafından da cirolandığı, asıl davalı ---------- da senedi icra takibine koyduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık asıl ve birleşen davada, senedin ---------- geçmesi aşamasında ---------- iyiniyetli olup olmadığı, birleşen davalı ---------- senedi davacıya iade etmesi gerektiği halde iade etmeyerek uhdesinde bırakıp bırakmadığı, dolayısıyla asıl davacının hem asıl davada hemde birleşen davada davalılara senet nedeniyle borçlu olup olmadığı hususudur. Tarafların bildirdiği tüm deliller celbolunmuştur. Tarafların karşılıklı dava konusu senet nedeniyle birbirleri hakkında---------- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarından ilgili soruşturma dosyaları celbolunmuş, yapılan incelemelerinde ;-------- Cumhuriyet Başsavcılığının --------- Soruşturma sayılı dosyasında birleşen davalı ---------- tarafından asıl davalı --------- aleyhine resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan bahisle şikayette bulunulduğu, Başsavcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda ;" Şikayete konu senedin müşteki---------- tarafından ciro edilerek şüpheli -------- verildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, taraflarca senedin sadece veriliş amacının farklı olarak belirtildiği, müştekinin iddia ettiği gibi 200.000.00 DOLAR değerinde dolu bir senedin ciro edilerek üçüncü bir kişiye borç ödemek dışında sadece saklama amacına yönelik verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu bağlamda müştekinin somut beyanı dışında şüpheli ---------- hakkında üzerine atılı suçlardan kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturan delilin elde edilmediği,....kamu adına kavuşturma yapılmasına yerolmadığına" karar verildiği,--------- Cumhuriyet Başsavcılığının ---------- Soruşturma sayılı dosyasında, asıl ve birleşen davacı --------- tarafından asıl ve birleşen davalılar aleyhine 16.03.2017 tarihli dilekçe ile sahte imza atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçu işlendiğinden bahisle şikayette bulunulduğu, soruşturmanın devam ettiği,--------- Cumhuriyet Başsavcılığının ---------- Esas sayılı soruşturma dosyasında; dosyamız davacısı--------- öncelikle birleşen davalı hakkında davaya konu bedelsiz kalan senedi tahsile koymak, sahtecilik, dolandırıcılık suçundan bahisle şikayette bulunduğu, --------- Cumhuriyet Başsavcılığının ---------- Soruşturma sayılı dosyası ile de yine davacının birleşen davalı ---------- aleyhine aynı suçlardan dolayı şikayette bulunduğu, ilgili soruşturma dosyasının ----------- Soruşturma dosyası ile birleştirildiği, yine davacı tarafından birleşen davalı ---------- yönünden bedelsiz senedi kullanmaktan bahisle --------- Soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunduğu, iş bu soruşturma dosyasının da ---------- Soruşturma sayılı dosyasıyla birleştirildiği, yapılan soruşturma sonucunda ---------- Cumhuriyet Başsavcılığınca ---------- Karar sayılı takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararına asıl ve birleşen davacının itiraz etmesi üzerine -------- Sulh Ceza Hakimliğinin ---------- Değişik İş sayılı 16.03.2017 tarihli kararı ile verilen takipsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine --------- sayılı soruşturma sonucunda --------- Esas sayılı dava dosyasında asıl ve birleşen davalı ve dava dışı asıl davalı --------- oğlu ---------- aleyhine bedelsiz senedi kullanma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece 25.01.2018 tarihli -------- Karar sayılı kararı ile ---------- hakkında açılan davanın "Eylemin bir bütün halinde TCK 156/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, ödeme emri tebliği ile birlikte takipten haberdar olunmasına rağmen altı aylık şikayet süresi içerisinde müşteki tarafın şikayetçi olmadığı, şikayet süresinin geçirildiği ve kovuşturma şartının oluşmadığı anlaşılmakla, kamu davasının CMK 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine "asıl davalı -------- ve dava dışı --------- hakkında açılan davanın "Hernekadar sanıklar -------- ve --------- TCK 156/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, ödeme emri tebliği ile birlikte takipten haberdar olunmasına rağmen 6 aylık şikayet süresi içerisinde müşteki tarafın şikayetçi olmadığı, şikayet süresinin geçirildiği ve kovuşturma şartının oluşmadığı anlaşılmakla açılan kamu davalarının CMK 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı düşürülmesine" şeklinde karar verildiği görülmüştür.Ayrıca incelemesi yapılan ceza dosyasına dayanak soruşturma dosyası kapsamında alınan beyanlar arasında dava dışı --------- özetle; davaya konu senedi ----------- teminat olarak verdiğini,------- ile arasındaki borç-alacak ilişkisinin kısmi uzlaşma ve kısmi ödeme ile sonuçlandırılarak ibralaştığını ancak -------- senedi kendisine iade etmediğini, bilahare senedi -------- verdiğini, --------- da bedelsiz kalan senedi takibe koyduğunu bildirdiği,Asıl ve birleşen davalı --------- yukarıda incelenen tüm soruşturma dosyalarında ve özellikle --------- Soruşturma sayılı iken --------- Soruşturma numarası alan dosyasında 16.05.2016 tarihli beyanında; " .....-------- ile inşaat işi yapmaktan ötürü aramızda ticari ilişki bulunmakta ve borç alacak ilişkisi bulunmaktadır. --------- bana borçlu olduğu için 200.000.00 DOLAR bedelli senedi doldurup imzalayarak verdi. İmza kendisine aittir. Kesinlikle teminat senedi değildir. Normal borç senediydi sadece tarih kısmını boş bırakmıştık, kefil olarak da --------- imzaladı. Senet bende duruyordu, borçlu-------- bana hiç ödeme yapmadı. --------- bana eşinin rahatsız olduğunu, sıkıntıları bulunduğunu, evine haciz gelmesini istemediğini belirterek bana borcunu ödemediği halde ibralaşmak istedi. Bende 12.11.2015 tarihinde karşılıklı olarak borç -alacak kalmadığına dair sözleşme yaparak ibralaştık, ancak şikayete konu senedi ibralaşmadan önce yine aramızda ticari ilişki bulunan --------- isimli kişiye ciro ederek vermiştim. Ancak bunu teminat olarak bırakmıştım. Maddi sıkıntı yaşadığım için bunu --------- verdim paramı ödediğinde geriye alacaktım. --------- bu senedin tarih kısmını doldurup -------- icra dairesinde takibe koymuş, bunun üzerine bize ödeme emri tebliğ edildi. ....Ben ibralaşmayı sadece --------- zor durumuna karşılık yaptım. Senet arkasındaki ikinci ciro bana aittir. Senedi 2003 yılında -------- bana vermişti benimde son dönemde işlerim bozulduğu için --------- ödeme yapmadığı için --------- senedi takibe koymuş......." şeklinde beyanda bulunduğu,Davacı ---------- --------- Soruşturma sayılı iken -------- Soruşturma numarası alan dosyasında 08.11.2016 tarihli beyanında;"....-------- ile --------- tanıştırdım benim bu olaydaki dahilim bu kadardır. -------- ile --------- plan tadilatı yapma konusunda anlaşmış olup, sadece --------- beni tanıdığı için bir nevi teminat olması gerekçesi ile yapacağı işe karşılık --------- kendisine bir senet vermesini istedi. ---------- bu durumu kabul ederek 2003 yılında bir senet düzenleyerek alacaklı kısmına benim adımı yazıp 200.000.00 Amerikan Doları bedelli senedi yanımızda düzenleyerek imzaladı, Tanzim tarihini 06.05.2003 olarak yazdı, sadece ödeme tarihi kısmı tarihi kısmı boş bırakıldı, senet benim lehine düzenlendiği için aynı gün aynı ortamda bende senedin arkasını ciro ederek --------- teslim ettim. O günkü ortamda ---------- plan tadilat işini bitirdiği aşamada ---------- parayı ödemesi durumunda senedin iade edileceği kararlaştırıldı. Bunu benim yanımda konuştular. Olay bu şekilde sonuçlandı. Daha sonra --------- plan tadilat işlerini bitirdi, yine benim bulunduğum ortamda ---------- ödeyeceği para ---------- tarafından ---------- ödendi. Bu şekilde --------- ----------- herhangi bir borcu kalmadı. Ancak o sırada senet iade edilmedi.... Bu davanın asıl mağduru benim, senet yanımda ---------- tarafından imzalandıktan sonra ben sadece ciro edip aynı anda --------- teslim ettim....." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.Birleşen davalı ---------- tarafından imzaya ve kapsamına itiraz edilmeyen ibraname başlıklı belgede; "borçlusu --------- ve teminat adı altında ---------- verilmek üzere lehdarı ---------- olan 200.000.00 Dolar olarak 06.03.2003 tarihinde tanzim edilmiş senet bedeli tarafların üzerinde uzlaştıkları miktar üzerinden ödenmiştir. Ancak ödenmekle bedelsiz hale gelen senet bulanamadığından ve muhtemelen kaybedilmiş olabileceğinden iade edilememiştir. Bu nedenle bila mecbur bu iş bu ibraname hazırlanmış ve vadesi boş olup 06.05.2003 tarihinde düzenlenmiş olan senet ödenmekle, borçlu---------- ibrasını kapsayan iş bu ibraname düzenlenmiş ve imza altına alınmıştır" şeklinde düzenlendiği ve yine aynı şekilde ---------- kapsamına ve imzasını itiraz etmediği 01.03.2014 tarihli ibraname ve taahhütname başlıklı belgede; "06.05.2003 tanzim tarihli ve keşidecisi --------- ve muhatabı ---------- olan vade tarihsiz senet ---------- tarafından ciro edilerek tarafıma verilmiştir. İş bu senet tarafımdan tahsil edilmiş olup, senetten mütevellit başkaca bir alacağım kalmamıştır. Ancak senet tarafımdan kaybedildiği için iade edilememiştir. İş bu senet nedeniyle---------- herhangi bir alacağım kalmadığından kesin olarak ibra ettiğimi ve senedin iade edilmemesi nedeniyle ileride ---------- uğrayacağı tüm zararları karşılayacağıma gayrıkabili rücu kabul beyan ve taahhüt ederim" şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Davacı taraf 20.07.2017 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile asıl ve birleşen dava yönünden dava sebebinin kısmen ıslah edildiğini belirterek, ıslah dilekçesinde özetle; "yargılama aşamasında davaya konu senedi inceleyen müvekkil ----------- imzanın kendisine ait olmadığını ve taklit edilerek atıldığını farketmiştir. Bu nedenle, dava sebebimizi kısmen ıslah ederek, genişletmek zorunluluğu doğmuştur. Davaya konu 05.06.2003 tanzim tarihli 200.000.00 USD bedelli senedin arka yüzünde yer alan ve --------- adı altında bulunan imza müvekkilimize ait değildir. İmza, bilinmeyen bir şahıs tarafından taklit edilmek suretiyle atılmış bulunmaktadır. Bu hali ile senet sahte olup müvekkilimizin bu senet bedelinden sorumluluğu ve dolayısıyla davalılar --------- ve ---------- herhangi bir borcu bulunmamaktadır....." şeklinde beyanda bulunmuş, imza incelemesi yapılmasını ve --------- Soruşturma sayılı dosya sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. Yine davacı taraf 06.03.2018 tarihli dilekçesi ile de,--------- Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.Bekletici mesele yapılması talep edilen ve--------- sayılı kararı ile de neticesinin beklenmesi gerektiği değerlendirilen ---------- Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi mahkememizce beklenilmiştir. Söz konusu dosyada şikayet süresinin geçirildiği gerekçesiyle düşme kararı verilmiş ancak kararın istinaf edilmesi üzerine ---------- sayılı ilamı yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıklar ve dolasıyla asıl ve birleşen dosya davalıları hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. Anılan karar temyiz edilmişse de---------- sayılı ilamı ile yalnızca vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmış ve bu hali ile karar kesinleşmiştir.Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; asıl davalı ---------, dava konusu senedin yetkili hamili olup 6102 sayılı TTK'nın 687. maddesi uyarınca, bonodan dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması gerekmektedir. Somut olayda asıl davalı ---------- senedi iktisap ederken kötüniyetli olduğu, senedin bedelsiz kaldığını bilerek bilerek borçlunun zararına hareket ettiği davacı tarafça ispatlanamamıştır. Nitekim kesinleşen ceza yargılamasında da ---------- bedelsiz senedi kullandığına dair kesin delil bulunmadığından beraatine hükmedilmiştir. Davacının, yetkili hamil ---------- karşı şahsi def'ilerini ileri süremeyeceği anlaşıldığından asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Yapılan yargılama sonucunda, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede; birleşen davalı--------- tarafından imzası inkar edilmeyen 01.03.2014 tarihli ibraname ve taahhütnamede "iş bu senet tarafımdan tahsil edilmiş olup, senetten mütevellit başkaca bir alacağım kalmamıştır" şeklindeki beyanı ve 12.11.2015 tarihli ibranamedeki benzer mahiyetteki kabulleri sabit olduğu, davalı ---------, bu belgelerin muvazaalı (hatır için) verildiğini savunmuş ise de, yazılı belgeye karşı iddiaların yine yazılı ve eşdeğer kesin delille ispatı gerekmekte olup, davalı bu yönde bir delil sunamamıştır. Bu nedenle birleşen dava davalısına borçlu olunmadığı sabit olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yazılı gerekçe ile ,1-A)Asıl davanın REDDİNE Asıl davada davalının kötü niyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine,1- B)Birleşen --------- Esas sayılı davanın KABULÜ ile; birleşen davacı -------- ---------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 06.05.2003 düzenleme tarihli, 30.11.2015 vade tarihli lehtarı davacı ---------, borçlusu ---------- olan ve davalı ---------- cirantası olduğu 200.000,00 USD bedelli senet nedeni ile birleşen davalı ---------- BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732,00 TL'nin başlangıçta alınan 9.994,10 TL peşin harç, 31,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 10.025,50 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 9.293,50 TL harcın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde asıl davada davacıya iadesine,3-Birleşen davanın kabulü nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 46.378,39 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 11.594,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 34.783,79 TL harcın birleşen dava davalısı ---------- alınarak hazineye gelir kaydına, 12.03.2021 tarihli harç tahsil müzekkeresi yazıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına4-Davacının asıl davada davalı ---------- ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafından asıl ve birleşen davalarla ilgili olarak sarfedilen 467,60 TL tebligat ve müzekkere giderinin asıl davanın reddedildiği, birleşen davanın ise kabul edildiği gözetilerek 1/2'si tutarı olan 233,80 TL yargılama giderinin birleşen dava davalısı ---------- alınıp davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 11.594,60 TL peşin harç, 29.20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 11.623,80 TL harç giderinin tümünün davalı ---------- alınıp davacıya verilmesine,7-Hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca asıl davanın reddedilmesi gözetilerek, davanın değeri üzerinden davalı --------- yararına tayin ve takdir edilen 93.635,20 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine,8-Aynı tarife uyarınca birleşen davanın kabulü nedeniyle, davanın değeri üzerinden davacı yararına tayin ve takdir edilen 107.841,00 TL nispi vekalet ücretinin ise davalı --------- alınıp davacıya verilmesine,9-Asıl ve birleşen davalarda karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026