Anahtar kelimeler: Malsahibi Projeyle Kompleksi Mimar Otel Bitirme Demir Kalıp Alışveriş Taşeron

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizden verilen █████/2025 tarihli, ... esas, ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın mimar olduğu ve ...'da bulunan malsahibi ... olan "..." projesinde alt taşeron olarak çalıştığını, bu projeyle otel, alışveriş merkezi, hastane kompleksi inşaatında yüklenici ...'ın █████/2013 tarihinde işe başlandığını █████/2014 tarihinde işin bitirme tarihi olarak belirlendiğini, taraflar arasında yapılan anlaşmaya göre alt yüklenici ... tarafından işin kalıp, demir, beton malzeme ve işçi sigortası işleri yapılacağını ancak sözleşme şartlarını yerine getirmeyen davalının 150.000 m² işin 20.000 m² sini yaptığı ancak geri kalan kısmını yapmayarak müvekkile devrettiğini, müvekkilinin işin kaba inşaat kısmını (kalıp işçilik, demir işçilik, beton dökme işleri ve sarf malzemeler dahil)yapacağını fakat önce çatı katı ruhsatı için bekletildiğini sonra betona hazır olan döşeme kalıp ve demiri sökülerek hakedişler ödeneceği söylenmesine rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bu şekilde hareket ederek sözleşme şartlarına uyduğunu ve üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinın ...'a yaptığı hakediş tutarı 31.561,89-TL ve ...'a yaptığı hakediş tutarının ise 2.020,00-TL olduğunu, ayrıca son çalışmalarını Şubat ayı 15 günlük hakedişlerini alamadıklarını, tüm bu sebeplerler maddi ve manevi zararda olan müvekkili yönünden davanın kabulü ile 31.561,89 TL alacağın davalıdan ticari faiziyle alınarak tahsili ile yargılama masrafları / vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiliyle davacı arasında herhangi bir eser ya da alt taşeron sözleşmesi bulunmadığını ve bu nedenle müvekkilinin işbu davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin asıl müteahhit ve malik olmadığından huzurdaki varlığını iddia ettiği alacak bakımından hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın alacağını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği alacağın varlığı konusundaki beyanlarına dikkat edilirse şubat ayı 15 günlük bir çalışmanın karşılığından ibaret olup davacının tanık deliline dayanarak iddiasını ispatlamaya çalıştığını, davacının tanık deliline dayanmasına muvafakatlerinin etmediklerini, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse ...'a hitaben yazdığı görülen varlığı ve doğruluğu bilinmeyen █████/2014 tarihli yazısında işi müvekkilinden devir aldığını belirttiği ve sırf bu yazıdan dahi müvekkilinin davacının varlığını iddia ettiği alacaktan sorumlu olmadığını ortaya koyduğunu, davacının dava dilekçesinde ek olarak koyduğunu belirttiği vc delilleri arasında saydığı hak ediş belgelerini tek taraflı düzenlediğini ve hukuken geçerliliği bulunmayan - delil niteliğinde sayılamayacak belgeler olduğunu, öncelikle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddini, aksi kanaat halinde davacının hukuki dayanaktan yoksun - haksız ve mesnetsiz davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Mahkememizden verilen █████/2021 tarihli, ...esas,... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli, ... Karar sayılı ilamı ile;"Taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu ispat yükü davacı taraftadır. Davacı, davalı ile aralarında sözlü olarak sözleşme ilişkisi bulunduğunu HMK uyarınca genel hükümlere göre ispat etmelidir. Dava değeri dikkate alındığında bu sözleşme ilişkisinin varlığı yazılı delille ya da diğer kesin delillerle ispat edilmelidir. Şayet kesin delillerden herhangi bir bulunmasa da, yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge mevcutsa bu durumda sözleşme ilişkisinin mevcudiyetine dair tanık dinletilmesi de mümkündür.Somut olayda, davacı taraf davalı ile sözleşme ilişkisi kurulduğuna dair kesin delil dosyaya sunamamıştır. Diğer yandan dosyada yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge de bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunun tanık beyanıyla ispatı mümkün değildir.Tüm bu sebeplerle, davacı taraf davalı tarafla sözleşme ilişkisinin varlığını ispat edemediğinden davanın kabulüne yönelik karar hatalı bulunmuştur. Bununla birlikte davacı taraf, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Bu durum karşısında aralarındaki sözleşme ilişkisinin varlığına dair davacı tarafın davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılması ve hüküm kurulması gerektiğinden davalı tarafın istinaf talebi yerinde görülerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir."denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldı.Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile davalı şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alındığı ve davacı vekilinin yemin talebinde bulunarak yemin metnini sunmuş olduğu anlaşıldı.Tarafların iddia ve savunmaları, Bozma Karar ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;Dosya kapsamındaki mevcut deliller incelendiğinde;Davacı tanığı ... özetle, ... firması tarafından yapılan otel inşaatında davacının işçisi olarak yaklaşık 2,5 - 3 aya yakın çalıştığını, davacının orada alt taşeron olduğunu, otel inşaatını -4'ncü kattan zemin kata kadar demir ve beton kolonlar dökülmüş vaziyette teslim aldıklarını ve zemin katından çatı katına kadar inşaatın kabasını yani demir ve beton dökme işini tamamladıklarını, zeminden yukarıya kadar 8 kat çıktıklarını, en son çatı katını da yaptıklarını, ancak ana firmanın belediyeyle olan bir takım anlaşmazlıkları sebebiyle yaptıkları çatı katının sökülmesinin istendiğini, aldıkları iş kapsamında sadece inşaatın betonunu döküp demirlerini çakmakla yükümlü olduklarını, çatı katının kalıbını döküp demirlerini bağladıklarını, en son betonu da hazır hale getirdiklerini ancak betonu dökmeden önce asıl işveren firmanın beton dökülmemesini istediğini, buna istinaden beton dökmediklerini, sonrasında kendileri tarafından yapılan kalıp ve demirlerin yaklaşık 2 ay sonra söküldüğünü, çalıştığı müddetçe sigorta primlerinin, yevmiyelerinin ve diğer masrafların tamamının ... firması tarafından karşılandığını, bu inşaata davacıyla olan anlaşma kapsamında girdiğini, yaklaşık 3 aya yakın bu şekilde çalıştığını beyan etmiştir.Davacı tanığı ... özetle, demir ustası olarak inşaatın en başından beri orada çalıştığını, otelin yaklaşık -6. kattan başladığını ve giriş yani zemin kata gelinceye kadar başka bir taşeron firma tarafından yapıldığını, ancak daha sonra bu firmanın işi yapamayınca ... firmasının taşeron olarak davacı ile anlaştığını, davacının da almış olduğu iş kapsamında demir ustası olarak kendisiyle görüştüğünü, inşaatın kalan kısmında da bu şekilde davacının taşeronunda işe devam ettiğini, kendi mahiyetinde yaklaşık 15-16 tane daha işçi bulunduğunu, bunları kendisinin ayarladığını, davacının aldığı işin beton kalıp dökme ve demir işi olduğunu, inşaatın kabasının bu şekilde bitirilmek üzere anlaşıldığını ve yaklaşık 3 ay içerisinde davacı aldığı işi giriş kattan çatı katına kadar tamamladığını, bunun yanında çatı katında en son demir kalıbı döşediklerini, betonu hazırladıklarını, ancak harcı tam dökekecekken asıl firmanın Belediyeyle olan anlaşmazlıkları sebep göstererek harcın dökülmemesini istediğini, buna istinaden betonu dökmediklerini, girişten yukarıya kadar 7 kat normal çıktıklarını, inşaatı normal tamamladıklarını, ancak en son çatı katı hazır olduğu vaziyette dökülmediğinden harcın ellerinde kaldığını, bunun yanında davacı taşeron oradan ayrıldıktan sonra çatı katındaki kalıpların söküldüğünü, hatta sökme işini de bizzat kendisinin yaptığını, çalıştığım süre içerisinde sigorta primlerinin ... tarafından ödendiğini, yevmiyelerini ise davacıdan aldıklarını, başlarında davacının olduğunu, onun talimatlarıyla hareket ettiklerini, davacının alt taşeron olduğunu beyan etmiştir.█████/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, tarafların inceleme günü itibariyle ticari defter ve belgelerini sunmadıklarını, keşif günü mahallinde yapılan tespitler ile dava dosyasında sunulan belgelerin projelerin incelenmesi ve tümünün bir arada değerlendirilmesi sonucunda, taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki yönden değerlendirilmesi ve davacının dava dosyasına sunmuş olduğu iş listelerinin geçerli kabul edilip edilemeyeceği hususunun tamamen mahkemenin takdirinde olduğu, mahallinde yapılan incelemelerde dava konusu B blok çatı katı ve C blok çatı tavan döşemelerinin fiilen mevcut olmadığının görüldüğünü, davacı tarafından yapılıp davalı işverene teslim edildiği belirtilen imalatların projede yaşanan imar problemleri nedeniyle sökülerek kaldırıldığının ve davacıya söz konusu yapılan işlerin bedelinin eksik ödendiğinin iddia edildiği, imalatların fiilen yerinde bulunmaması sebebiyle davacı tarafından dava dosyasına sunulmuş olan davacının tek taraflı olarak hazırlamış olduğu iş listeleri ve projeler üzerinden incelemelerin yapılacağını, dava dosyasına sunulmuş olan iş listeleri ve projelerin incelendiğini, proje üzerinden metraj ölçümlerinin yapıldığını, dava dosyasında sunulmuş olan iş listelerine temel oluşturan metrajlar proje üzerinden yapılan ölçümlerle kıyaslandığını, C Bloktaki toplam imalat alanı 10.237,07m2, B Bloktaki toplam imalat alanı 8.438,57m2, proje üzerinde yapılan ölçümlerde betonarme merdiven alanları toplamının 359.87m2 olduğu, belirtilen işler için 21.10.2013 tarihli teklif yazısında belirtilmiş olan birim fiyat 35.00 TL/m2 olup, yapılan işin bedelinin toplamda 666.242,85 TL olabileceğinin hesaplandığı, belirtilen işter için davacı kendisine yapılan ödemeler toplamının 611.283,11 TI. olduğunu beyan ettiğinden davacının davalıdan bakiye alacağının 54.959,74-TL olarak hesaplanabileceğini, ancak davalının beyanına göre proje değişiklikleri ve sökülerek iptal edilen kısımlar sebebiyle davacının bakiye alacağının taraflar arasında 31.561,89-TL olduğunun iddia edildiğini, tarafların tacir olması nedeniyle takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince %9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz talep edilebileceği belirtilmiştir.Bir davada ileri sürülen maddi vakıayı ispat yükü kendisine düşün taraf, o vakıayı başka türlü ispat edemezse, delil listesinde dayanmış olmak koşuluyla HMK 225 vd. md. uyarınca ispat için son çare olarak karşı tarafa yemin teklif edebilir. Yemin teklifi için ileri sürülen maddi vakıanın karşı taraftan kaynaklandığı iddia olunmalıdır. Koşullarına uygun şekilde yemin teklifi halinde, karşı taraf ya yemini eda, ya da yemini iade (ret) edebilir. Yemin davetiyesinin, yemin teklif edilen gerçek veya tüzel kişinin bizzat kendisine çıkartılması ve usulüne uygun bir biçimde tebliği zorunludur.Yemin teklif eden tarafın hazırladığı yemin metni mahkemeye bir teklif niteliğindedir. Yemin teklif eden taraf, hangi vakıa hakkında yemin teklif ettiğini bildirir; yemin konusunu (sorusunu) ise hakim tespit eder. Yemin sorusu mahkemece resen ve özenli bir şekilde düzenlenip yemin teklif eden tarafa yemin sorusunun ispat etmek istediği vakıaya uygun olduğu yönünde beyanı alındıktan sonra, yemin konusunun duruşma tutanağına yazılması ve okunarak yemin teklif edene imza ettirilmesi uygun olur. Bundan sonra hakim, yemin şeklini okuyup, yemin metnini okuyup, yalan yere yeminin sonuçları konusunda gerekli ihtaratı yapar. Yemin edecek taraf, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse, hakim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhal bu konuda kararını verir ve gerekirse yemin metnini tekrar düzenler. Hakim, HMK 233/4.maddesindeki şekle uygun olarak yemin yaptırdıktan sonra, yemin eden tarafın ifadesini dinleyip aynen tutanağa geçer ve yazılanları yüksek sesle okuyup yemin eden tarafa yeminininde ısrar edip etmediğini sorar. Yemin edenin beyanında ısrar etmesi halinde bu beyan da tutanağa geçerildikten sonra imzası alınmasıyla birlikte yemin tamam olur.(Emsal için bkz Yarg 11 HD'nin :... E, ... K sayılı kararı).Mahkememizce 30.03.2026 tarihli celsede hazır edilen davalı şirket yetkilileri ... ve ...'in "Davalı şirketin davacı ile aralarında 2013-2014 yılları arasında herhangi bir eser/alt taşeron sözleşmesi bulunmadığına, şirketin davacı ile aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığına, davacının Şubat ayında 15 günlük çalışması ve ücret hak edişi olmadığına, davacının davalı şirkete müracaatlarına rağmen ödeme yapılmadığına, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu hak ediş belgesinin doğru olmadığına dair şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum."şeklinde yeminli ifade vermişlerdir.Şu halde, BAM kararı doğrultusunda yapılan incelemede, davacı tarafça sunulan yemin metni ve davalı tarafın yemini doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 539,00 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 193,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 31.561,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 97,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır