Anahtar kelimeler: Türkpatent Smk Sınai Sınıfta Bulunarak Fikri Markalar Ret Haklar Benzer

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibaresinin 36. sınıfta tescili için gerçekleştirdiği ███████████ sayılı başvurunun, TÜRKPATENT tarafından re'sen yapılan incelemede ██████████, 186968 sayılı "...", "..." sayılı markalar ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca benzer bulunarak reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin markasının, redde gerekçe gösterilen markalar ile SMK'nın 5/1(ç) hükmü anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içermediğini, ayrıca redde gerekçe markalar ile müvekkili markasının tescil kapsamlarının da “aynı” olmadığını, müvekkili markasının reddedilen emtialarının hitap ettiği tüketici kitlesinin, ortalamadan daha fazla dikkat seviyesine sahip bulunduğunu, müvekkili ile redde gerekçe marka sahibinin faaliyet alanlarının ve hitap ettikleri tüketici kitlesinin farklı olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-837 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile redde gerekçe markaların “...” ibaresini aynen içerdiği, markalarda herhangi başka bir unsur bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markalarında yer alan “...” kelime unsurunun tüketici algısında esas unsur olarak algılanacağı dolayısıyla dava konusu marka ile redde gerekçe markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, kapsamlarının da aynı/aynı tür emtialardan oluştuğu, davacının müktesep hak iddiasının yerinde görülmediği, davacı “...” ibareli markasının tanınmış ve kullanılıyor olması nedeniyle dava konusu başvurunun reddedilemeyeceğini iddia etmişse de, markanın tanınmışlığı veya kullanılıyor olmasının, aynı/aynı tür mallar/hizmetler için daha önce tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar nedeniyle SMK’nın 5/1-(ç) hükmü gereğince daha sonra başvurusu yapılmış bir markanın reddedilmesine engel teşkil etmediğinden, söz konusu itirazların yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.