Anahtar kelimeler: Süper Sızıntısı Hasarı Konutta İlişkiden Esaskarar Yazim Rücu Menfi Poliçesi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: █████████ Esas - 2026/2
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C....10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: 2026/2DAVA
: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememize açılan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketi tarafından, müvekkili ... aleyhine; sigortalı bir konutta meydana geldiği iddia edilen su sızıntısı hasarı nedeniyle rücu alacağı bulunduğu iddiasına dayanılarak icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak yapılan açıklamada; .... .... .... .... .... .... numaralı Süper Konut Sigorta Poliçesi ile sigortalı taşınmazda meydana gelen hasar nedeniyle, 19.08.2022 tarihinde 27.453,74 TL ödeme yapıldığının belirtildiğini, davalı sigorta şirketinin, söz konusu hasarın, aynı binada bulunan 9 numaralı taşınmazdan sızan su sebebiyle meydana geldiğini ileri sürerek, bu dairenin kat malikinin müvekkilinin olduğu iddiasıyla, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsilini talep ettiğini, bu iddialar doğrultusunda başlatılan icra takibi █████/2025 tarihinde kesinleştiğini, ne var ki, müvekkili ...'nın, dava konusu olay tarihinde bahse konu taşınmazın ne maliki ne de yasal kiracısı olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazla arasında herhangi hukuki sorumluluk ilişkisi bulunmadığını, bu hususun, tapu kayıtları ve ilgili resmi belgelerle açıkça sabit olduğunu, davalı şirketin rücu talebine dayanak gösterdiği olay bakımından; müvekkilinin kusuru, illiyet bağı ve hukuki sorumluluğu bulunmadığını, sigorta hukukunun temel prensipleri uyarınca da müvekkiline yöneltilebilecek geçerli bir rücu hakkının mevcut olmadığını, buna rağmen davalı şirketin, müvekkilinin taşınmazla herhangi bir hukuki bağını araştırmaksızın icra takibi başlattığını, icra takibine süresi içerisinde itiraz edilememiş olması sebebiyle takibin kesinleştiğini; müvekkilinin cebri icra tehdidi altında, daha ağır zararlara maruz kalmamak adına borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından ... 8. Genel İcra Dairesi ██████████ E. Sayılı dosyasına toplam 62.732,29 TL ödeme yapıldığını, tüm bu nedenlerle müvekkili tarafından borçlu olunmadığı hâlde cebri icra tehdidi altında ödenen şimdilik 100,00 TL’ nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdadını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkartılmamıştır.MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
:Dava, sigortacının akidi olan üçüncü şahsa ödediği tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesine; TTK'nın 16/1. maddesinde "ticari şirketlerin tacir kabul edildiği" hükmüne, yer verilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. (Aynı yönde ... Bam 22 HD 14.10.2022 tarih █████████ E ve █████████ k sayılı kararı, ... BAM 13. HD 10.03.2022 tarih ████████ E ve ████████ K sayala kararı, Yarfıtay 17 HD 04.06.2018 tarih █████████ E ve █████████K sayılı İçtihadı)Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının konut sahibi olduğu gibi, davalı tacir olmayan gerçek kişidir . Bu durum karşısında, davacının iddia ettiği olayın haksız fiil niteliğinde olduğu, davacının halefiyete dayalı olarak açtığı haksız fiil hükümlerine dayandırılan davada HMK'nın 2. Maddesi gereği genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.Bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ,2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına,Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.