Anahtar kelimeler: Esaskarar İflasına İik Tesisin Cetveline Yazildiği İflas Terkin Sıra Katip

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: Dr. ....
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ....
DAVA
: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA DİLEKÇESİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı hakkında ..... Esas sayılı dosyası ile █████/2016 tarihinde iflas kararı verildiğini, ... İcra ve İflas Dairesinin .... sayılı dosyası üzerinden iflas işlemlerinin yürütüldüğünü, müvekkili tesisin, iflasına karar verilen davalı şirketin iflas tarihi öncesinde muaccel olan ve iflas tarihi itibariyle de mevcut olan hak ve alacağı bulunduğunu, müvekkilinin davalının maliki bulunduğu devremülkler nedeniyle ödenmemiş yıldat alacakları bulunduğunu, İcra İflas dairesince alacak için yapılan başvurularının reddedildiğini, müvekkilinin 1.972.140,00 TL alacağının iflas masasına kaydı gerektiğini, alacağın kabul edilerek sıra cetveline kaydedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
:
Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkartılmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi davasına ilişkindir.
Somut olayda dava, davalı şirket ile davacı site yönetimi arasındaki sözleşmeye dayalı olarak, davalının borcunu ödemediği iddiasıyla açılmış olup, davacı site yönetiminin 6502 Sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince tüketici, davalının ise satıcı/sağlayıcı sıfatını taşımakta olup, taraflar arasında 6502 Sayılı Kanun'un 3. maddesinde tanımlanan şekilde bir tüketici işlemi bulunduğu açıktır.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda" tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73. maddesi uyarınca, tüketici sıfatını taşıyan davacı tarafın, satıcı davalıya karşı açtığı, sözleşmenin iptali ve ödenen tutarların tahsili istemleri yönünden de, İcra İflas Kanununa göre sonraki kanun ve özel kanun statüsünü haiz olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 83/2. maddesinin açık hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları (somut olayda olduğu gibi İcra İflas Kanunu 235. maddesinde yer alan) bu Kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için görevli mahkeme yine Tüketici Mahkemeleri olacaktır.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ... Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine)
4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. █████/2025
Katip ....
e-imzalıdır.
Hakim ...
e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!