Anahtar kelimeler: Sakarya Aylarında Mart Şubat Hisselerinin Suretle Ret Şirketteki Borcunun Devir
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketteki hisselerinin 13.02.2009 tarihinde devredildiğini, devir sonrasında davalı şirketin üçüncü kişilere olan toplam 524.758,00 TL borcunun 2009 yılı şubat ve mart aylarında alacaklı üçüncü kişilere müvekkilince ödendiğini, bu suretle davalıdan sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacağının bulunduğunu, bu amaçla Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibe konu bu ödemeler açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) genel zamanaşımı süresi olan 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu, ... Noterliğinin 20.09.2018 tarihli ihtarnamesi ile bu alacakların davalıdan talep edilmesiyle zamanaşımının kesildiğini, yine davaya konu icra takibi öncesinde aynı alacak için Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı dosyası ile 13.02.2019 tarihinde davalı hakkında yapılan icra takibinin de zamanaşımını kestiğini, Eskişehir'de başlatılan bu icra takibine davalının yaptığı yetki itirazı kabul edilerek takibin Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayısı üzerinden devam ettiğini, ancak davalının Eskişehir icra dosyasına karşı takibin iptali talebiyle İcra Hukuk Mahkemesine açtığı davaya dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda davanın kabul edilip 13.02.2019 tarihli takibin iptal edildiğini, Yargıtay kararı ile bu kararın onanması ile takibin iptali kararının kesinleştiğini, Yargıtay kararının öğrenilmesi üzerine 09.02.2022 tarihinde dava konusu olan Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün 2022/ 2157 E. sayılı takip dosyası ile aynı alacaklar hakkında tekrar ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce açtığı davalarda takip konusu bu ödemelerin davalı şirketteki hisselerinin 13.02.2009 tarihli devri kapsamında yaptığını ileri sürdüğünü, bu konuda İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. numaralı dosyası ile ret kararı ile sonuçlanan ve kesinleşen davada söz konusu havalelerin eski ve yeni paydaşlar arasındaki harici hisse alım satım sözleşmesinin bir parçası olduğunu ve buna göre şirketin bazı borçlarının kendisinin de içinde yer aldığı eski paydaşlarca üstlenilerek bu ödemelerin harici protokoller gereğince eski ortaklar olarak üstlendikleri şirket borçlarının kapatılması amacına yönelik olduğunu defalarca beyan ettiğini, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında da aynı beyanlarda bulunulduğunu, işbu dava dilekçesinde yer alan “havalelerin tek nedeninin, taraflar arasındaki harici protokollerin yürüklükte olması” ifadesiyle de bu hususun kastedildiğini, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanılmasının zamanaşımı kaygısına dayandığını ancak davanın ortaklık ilişkisinden kaynaklanan bir dava olduğunu, iddia edilen 02.03.2009 tarihli son ödeme esas alındığında dahi TBK'nın 147. madde dördüncü fıkrası uyarınca alacağın ve davanın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanılmış ise de bu açıdan da TBK'nın 82. maddesine göre iki ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin bulunduğunu, bu ihtimalde dahi davacının geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde talepte bulunmamış olması ve şirketin eski ortağı ve yöneticisi olması itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, 20.09.2018 tarihli ihtarnamenin TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımını kesen bir işlem olmadığını, iptaline karar verilmiş olan Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasının da iptal edilmiş olması sebebiyle zamanaşımını kesmediğini, ayrıca bu iki işlem tarihi itibariyle zamanaşamı sürelerinin dolduğunu, Sakarya 4. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasının diğerlerinden bağımsız yeni bir takip olduğunu, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takibinin dahi derdest olması sebebiyle dava konusu ikinci takibin mükerrer olduğunu, davacının, ödeme iddiası ile yaptığı ödemenin davalıya ait borçlara ilişkin olduğunu ve borcun varlığını ispatla yükümlü olduğunu, davacının İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasına sunduğu 21.02.2009 tarihli belgede hisse devri sonucunda davalı şirketin ödemeleri ve borçları ile bir ilgisinin kalmadığını ve şirketin devir öncesi tüm alacak ve borçlarının ...’a ait olduğunu belirterek davalı şirketi ibra ettiğini, bu haliyle iddia edilen alacağın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının şirket ortaklığı sona erdikten sonra şirketin üçüncü kişilere olan borcunu ödediği tarih itibariyle en son 02.03.2009 tarihinde geri isteme hakkı olduğunu bilebileceği, iki yıllık zaman aşımı süresinin bu tarihte başladığı, kaldı ki davacının 20.09.2018 tarihli ihtarnamesi bu hususa ilişkin olsa da noter ihtarnamesinin zaman aşımını kesmediğini, davacının bu alacak talebini ilk olarak ... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra takibinde ileri sürdüğü, bu icra takibinin yetkisizlik kararı ile Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasından devam ettiği ancak icra takibinin Eskişehir'de devam ettiği dönemde takibin iptali istemi ile Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesinde (████████ E.) açılan davanın yargılaması neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin █████████ E. ████████ K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, dolayısıyla öğrenmenin daha sonra başladığı ve Eskişehir İcra Müdürlüğündeki takibin zaman aşımını kestiği kabul edilse dahi takibin iptali ile bu etkinin sona erdiği, davacının bu takip sonrasında alacağını işbu dava konusu Sakarya 4. İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı dosyasında 09.02.2022 tarihinde tekrar talep ettiği, davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak talebi açısından 02.03.2011 tarihinde iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, 02.03.2009 tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde de zaman aşımını kesen başkaca bir işlem bulunmadığı, 10 yıllık zaman aşımı süresinin dahi 02.03.2019 tarihi itibariyle tamamlandığı gerekçesi ile davalının süresinde yaptığı zaman aşımı defi nazara alınarak davanın zaman aşımı sebebiyle reddine, kötüniyet tazminatı şartları gerçekleşmediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ileri sürdüğü vakıaların ileri sürülüş biçimine göre; davacının, şirket ortaklığı sona erdikten sonra, şirketin üçüncü kişilere olan borcunu ödediği tarih itibariyle, yani en son 02.03.2009 tarihinde bunu geri isteme hakkı olduğunu bilebileceği, dolayısıyla iki yıllık zaman aşımı süresinin bu tarihte başlayacağı, davacının icra takibine ve davaya konu ettiği alacak talebini ilk olarak Eskişehir 4. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı icra takibinde ileri sürdüğü, başlatılan icra takibinin yetkisizlik kararı ile Sakarya İcra Dairesine gönderildiği, sonrasında Sakarya 1. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyasından takibin devam ettiği; ancak icra takibinin başlatılıp devam ettiği Eskişehir İcra Müdürlüğündeki dönemde takibin iptali istemi ile Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesinde (████████ E.) açılan davanın yargılaması neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile Eskişehir 4. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı icra takibinin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin █████████ E., ████████ K. sayılı ilamı ile onanıp kesinleştiği, öğrenmenin daha sonra başladığı ve Eskişehir İcra Dairesindeki takibin zaman aşımını kestiği kabul edilse dahi takibin iptali ile bu etkinin sona erdiği, davacının, iptal edilen bu takip sonrasında alacağını davaya konu Sakarya 4. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyasında 09.02.2022 tarihinde tekrar talep etmiş olduğu, davacının sebepsiz zenginleşmeye dayanan icra takibi ve alacak talebi açısından 02.03.2011 tarihinde iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, 02.03.2009 tarihinden itibaren 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde de zaman aşımını kesen başkaca bir işlem bulunmadığından 10 yıllık zaman aşımı süresinin 02.03.2019 tarihi itibariyle tamamlandığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari işletmenin devrinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, alınmadığı anlaşılan aşağıda yazılı temyiz ilam harcı ile temyiz başvuru harcının katılma yoluyla temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!