Anahtar kelimeler: Çarpışmak Hasarlı Yersiz Gelmesinde Kazanın Vermiş Müracaat Kazasının Plakalı Sürücüsünün

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2013KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizden verilen █████/2017 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın █████/2013 tarihinde çarpışmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalı olan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini, hasar dosyasının açıldığını, ancak taleplerinin haksız ve yersiz olarak reddedildiğini belirterek ve fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak 6.000,00TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden muacceliyet tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talebineCEVAP
: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davalı aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... numaralı ZMM ile teminat altına alındığını, teminat miktarının poliçenin ön yüzüne kayıtlı olduğunu, genel ve özel şartlar dahilinde poliçede yazılı teminat limitiyle sınırlı olmak üzere sorumlu olduklarını, söz konusu kazanın davalı şirkete ihbarı üzerine gerekli incelemelerin yapıldığını, ve iddia olunan kazanın araştırılması için bağımsız araştırmacıların görevlendirildiğini, bağımsız araştırmacı tarafından yapılan incelemede kazaya karıştığı iddia edilen araçlarda meydana geldiği iddia edilen hasarların uyumsuz olduğunun tespit edildiğini, kazanın gerçeği yansıtmadığını, davaya konu talebin hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.DELİLLER VE GEREKÇE
:Mahkememizce verilen █████/2017 günlü ...Esas,... Karar sayılı ilk hüküm ile davanın, davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,...Karar sayılı █████/2019 günlü ilamı ile; "...Gerek hasar dosyalarının kapsamı, gerekse bilirkişi raporu ve ATK raporundaki tespitler doğrultusunda kazanın belirtilen yerde ve zamanda meydana geldiğinin ispatlanamadığı, davacının rizikonun gerçekleşme şeklini kasten ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak gerçeğe uygun şekilde beyan etmediği anlaşılmasına göre, zarar teminat kapsamı dışındadır. Bu durumda davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir."Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar ve █████/2021 tarihli ilamı ile; "...İlk Derece Mahkemesinin ilamında, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; hasar ile kaza fotograflarının uyumsuz olduğu, yine davacının yaralamalı trafik kazası olduğu iddiasına rağmen, zabıtaya tutanak tutturmayarak bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kazaya neden olan aracın trafik sigortacısından, araçta meydana gelen hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi, yapılan araştırmaları neticesinde kazanın düzmece bir kaza olduğu, daha önceden meydana gelen kaza ile benzer oldukları, aracın zaten hasarlı olduğu savunmasında bulunmuştur. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda, önceki kazanın (18.02.2013) hasar dosyası varsa ödeme ile belgeler getirtildikten sonra, eldeki davada meydana gelen kaza ve hasar ile benzer olup olmadıkları, kazanın oluş biçimine göre hasarın meydana gelip gelmeyeceği, İTÜ uzman bilirkişi kurulunca tevdii ile önceki raporlarda irdelenerek toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.Dosyanın rapor alınmak üzere Yargıtay Bozma ilamı kapsamında tüm raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek rapor alınmak üzere dosyanın makine mühendisleri ..., ..ile ...'a tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle; ... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...'in kazada %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu, Kazanın meydana gelmesinde ... plaka numaralı motosiklet sürücüsü ...'na atfı kabil kusur bulunmadığı, davaya konu hasarın beyan edilen kazanın meydana geliş şekli ile uyumlu olduğu fakat ilk hasardaki hasarların ikinci kazada aynı kesimlere sirayet etmesi yanında grenajda görülen kırığın aynı olması nedeni ile parçaların ikinci kaza öncesinde değiştirilmemiş olduğuna delalet ettiği, bu neden ile önceki raporlara katılmanın uygun olduğu, motosiklet hasarının onarım bedeli açısından kesin kanaat oluşturulabilecek dosya muhteviyatında somut belge/bulgu/bilgi bulunmadığında meblağ tespiti yapma imkanı bulunmadığı, netice ve kanaatine varılmıştır.Dosyanın ek rapor alınmak üzere makine mühendisleri ..., ...ile ...'a tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2024 tarihli ek raporda özetle; Kök raporda: "... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...'in kazada %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde ... plaka numaralı motosiklet sürücüsü ...'na atfı kabil kusur bulunmadığı, davaya konu hasarın beyan edilen kazanın meydana geliş şekli ile uyumlu olduğu fakat ilk hasardaki hasarların ikinci kazada aynı kesimlere sirayet etmesi yanında grenajda görülen kırığın aynı olması nedeni ile parçaların ikinci kaza öncesinde değiştirilmemiş olduğuna delalet ettiği, bu neden ile önceki raporlara katılmanın uygun olduğu, motosiklet hasarının onarım bedeli açısından kesin kanaat oluşturulabilecek dosya muhteviyatında somut belge/bulgu/bilgi bulunmadığında meblağ tespiti yapma imkanı bulunmadığı" kanaatinin sunulduğu, Tarafların kök rapora hukuki açıdan yaptıkları itirazların heyetin uzmanlık alanı dışında kaldığı, yapılması istenen maliyete yönelik teknik değerlendirmelerin ise somut belge eksikliği nedeni ile açıklığa kavuşmadığı, dosyaya kök raporda belirtilen ve Sayın Mahkeme tarafından da belirtilen ikinci kazada hasıl olan hasar ve onarıma ait somut belge ibraz edilmediğinden kanaatin muhafazası gerektiği netice ve kanaatine varılmıştır.Dosyanın heyete bilirkişi ...'ında eklenerek ek rapor alınmak üzere makine mühendisleri ..., ... ile ...'a tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda özetle; ATK rapor ile eski raporlarımıza itibar edilmesi halinde davanın reddi gerekeceği, buna karşılık olayın mizansel değilde gerçek bir kaza olduğunun takdirinde ise davacının hasar bedeli olan 8.762,68-TL tazminatı davalı sigorta şirketinden başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile talep edebileceği netice ve kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.Yapılan yargılama, taraf iddia ve beyanları, ATK raporu, tanzim olunan bilirkişi raporları, istinaf ilamı, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça meydana gelen kaza sebebiyle aracında oluşan hasarın tazmini amacıyla dava açılmış ise de, davacı tarafın iddialarına göre meydana gelen kazanın davacı ...'nun yaralandığı ve bu yaralanma sebebiyle davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 5.ve 81.maddeleri ile Hazine Müsteşarlığının ... sayılı genelgeleri uyarınca tarafların sadece maddi hasarlı trafik kazalarında anlaşma halinde trafik zabıtası olmaksızın kaza tutanağı tutabileceği, bunun dışında yaralamalı yada ölümlü kazalarla, taraflar arasında anlaşma sağlanamayan kazalarda ve yine sürücüsünün yaşı küçük, ehliyeti olmayan vs. gibi kazalarda kaza tespit tutanağının mutlak suretle trafik zabıtası tarafından düzenlenmesi gerektiği, davacı iddiasına göre davacının söz konusu kazada yaralandığı, ancak tutulan tutanağın taraflar arasında anlaşmalı şekilde tutulmuş olduğu, yine davalı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz çalışmaları ve mahkememiz gözlemi sonucunda da, meydana geldiği ileri sürülen kaza sonucu oluşan hasar ile kaza fotograflarının uyumsuz olduğu, ayrıca davacının yaralamalı trafik kazası olduğu iddiasına rağmen, zabıtaya tutanak tutturmayarak bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığı, gerek ATK raporu ve gerekse dosyamızdan alınan bozma öncesi ve bozma sonrası raporlarla olayın oluşuna ilişkin çelişkilerin tespit edildiği, ATK Trafik İhtisas raporunda geçersiz olarak tanzim edilen tutanağa dayanarak tazminat talebi doğmayacağı, tarafların beyanları arasında açık çelişkiler mevcut olduğu, dosyada ifadesi mevcut olan ... aracı, 18.02.2013 günü kazadan sonra motor yapıldıktan sonra verdiği, ... ise, motoru hasarlı aldığını parçaları kendisinin taktığını beyan ettiği, yine ..., 15.2.2013'de ... adına işlem yaptığını bildirdiği, ancak 18.2.2013 tarihli tutanakta sigortalı adının ... olarak yazıldığı, (Dava konusu kazanın ilk kazaları olduğu izlenimini verilmek istenmiştir). ... plakalı motosikletin 18.2.2013 tarihinde ve 2 ay kadar sonra 24.4.2013 tarihinde benzer şekilde çarpıştığı, her iki kaza için de tazminat talep edildiği, 24.4.2013 tarihli kazada, ... ... plakalı motoru ekspertizini yaptırdığı ve motoru aldığı, 18.2.2013 tarihli kazada dava konusu motosikletin sürücüsü ...'nın çalıştığı ...'da ekspertiz yapıldığı, ancak 15.2.2013 günü aracı satın aldığını, ... adına işlem yaptırdığını bildirdiği ancak devrin sebebini açıklamadığı, yine dosyadaki 4 ayrı tarihli tutanakta sürücünün ..., 10.2.2013 ve 13.12.2012 tarihli tutanaklarda ...'deki kazaya ilişkin sürücünün, yine davaya konu kazadaki sürücü ... olması, kişilerin kardeş ve arkadaş oluşu belirtildiği gibi ve motorun ...'da sadece hasar tespitinin yapılması ve yukarıdaki diğer hususların bütün olarak değerlendirilmesi sonucu olayın mizansen olduğu görüşüne varıldığı, dosyamızdan alınan bilirkişi raporları ile ... plaka numaralı motosikletin ... plaka sayılı ... marka, ... tip, 2011 model otomobil ile çarpıştığının ve sağ ön far muhafazası, ön far ile kaşı, siperlik camı, mesnet takımı ve çamurluk, sol sinyal, ayna, marşpiye, sele altı grenaj ve nikelajının değişiminin gerektiğinin, onarım bedelinin 6.926,-TL parça ve 500,-TL işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 8.762,68TL olduğunun belirtildiği, fotoğrafların da bu durumu teyit ettiği, ikinci kaza sonrası çekilen fotoğraflarda ise: taşıtın grenajının far altında bulunan kısmında ilk kazada oluşan kırığın ikinci kaza sonrasındaki fotoğraflarda da tesadüf olamayacak biçimde aynı şekil ve boyutta yine görülebildiği, dolayısı ile ekspertiz sonrası parçanın değiştirilmediğinin ortaya çıktığı dolayısı ile davaya konu hasarın beyan edilen kazanın meydana geliş şekli ile uyumlu olduğu fakat ilk hasardaki hasarların ikinci kazada aynı kesimlere sirayet etmesi yanında grenajda görülen kırığın aynı olması nedeni ile parçaların ikinci kaza öncesinde değiştirilmemiş olduğuna delalet ettiğinin tespit edildiği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 629,50-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 10,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı asilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile Yargıtay kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.█████/2026Katipe-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."