Anahtar kelimeler: Smk Sınai İbareli Şekil Fikri Ret Yaptıkları Markalar Nezdinde Haklar

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde gerçekleştirdiği ███████████ sayılı "...+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile re'sen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b, ç, ç hükümleri uyarınca kısmen reddedildiğini, bu ret kararına karşı yaptıkları itirazın bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2008 yılında elektrikli araçların şarj istasyonlarına yönelik bir işletme ağı kurmak amacıyla girişim şirketi olarak kurulduğunu, elektrikli araçların yayılmasının önündeki en önemli engel olan "şarj istasyonu altyapısı ve yaygınlığı" sorununu çözmeyi hedeflediğini, müvekkilinin elektrikli araçlar için şarj istasyonları sağlanması hizmetleri bakımından Türkiye’nin en tanınmış şirketlerinden biri olduğunu, ... numaralı marka başvurusunun 12. sınıfta; “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.“ malları bakımından ve 37. sınıfta “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” hizmetleri bakımından ve 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri bakımından SMK'nın 5/1 (b) ve (c) hükümleri uyarınca reddedildiğini, ... kelimesinin belirtilen hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığını, ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, “...” kelimesinin hiçbir literatürde ve kaynakta elektrikli araç şarj istasyonu anlamına gelmediğini, bütünsel olarak türetilmiş ayrı bir kelime olduğunu, marka vasfını taşıdığını, müvekkilinin ███████ 24... /61182 sayılı aynı ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, “...” markasının, geçmişte de müvekkili şirket adına elektrikli ürünlerin de olduğu sınıflarda tescil edildiğini, müvekkili başvurusunun ██████████ sayılı marka ile SMK'nın 5/1 (ç) bendi uyarınca bir kısım hizmetler yönünden kısmi reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, müvekkili markası ile 5/1-ç maddesine gerekçe tutulan markanın bütünsel algıda farklılaştığını, redde gerekçe markada herhangi bir şekil unsurunun yer almadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, Kurum tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu edilen işaretin bütünsel algı itibariyle, 12. sınıftaki “Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar.” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 37. sınıftaki “Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)” mal ve hizmetleri açısından esasen iktisadi kaynak göstermeye elverişli bir şekilde markasal bir izlenim oluşturmayacağı, bu ibarenin söz gelimi otomotiv sektöründe otomobilin elektrikli olduğu veya yine elektrikli araçlar için sunulan şarj istasyon hizmetlerini işaret eder bir niteliğinin bulunduğunu gösterir bir işaret/logo olarak algılanacağı, davacı yanın ilgili sektörde hakim işletme olması ve sektörde “...” ibaresini uzun yıllardır kullandığı iddiasının, davacı lehine, sektör kullanımına açık kalması gerektiği düşünülen böylesi bir ibare üzerinde mutlak bir hak oluşturmayacağı, dava konusu işareti oluşturan sözcük ve şekil unsurunun bütün olarak yarattığı algı itibariyle, reddine karar verilen mal ve hizmetlerde, normal şartlarda, iktisadi kaynak gösterme fonksiyonu bulunan bir marka olarak değil, sektör açısından (echarge şeklindeki İngilizce kullanımından da anlaşılabileceği üzere) yaygın kullanıma konu olan/olması mümkün bir işaret olarak algılanacağı, bu tür yaygın kullanıma konu olan/olması mümkün işaretlerin sektörün devamlılığının sağlanması ve gelişimi açısından tek bir iktisadi kaynağa bırakılmasının isabetli olmayacağı, belirtilen hizmetler için satılan malın/sunulan hizmetin aynı zamanda bir çeşidini/cinsini belirtir niteliğe haiz olduğunu gösterdiği, söz gelimi bir otomobil üzerinde “...” ibaresinin gören tüketicinin, otomobilin elektrikli ve şarj edilebilir bir özelliğe sahip olduğunu düşünebileceği, “...” ismi ile gerçekleştirilen satış faaliyetlerinde yine “şarj edilebilir araçların, şarj istasyonlarının“ satışının yapıldığı algısının edinilebileceği, keza yine servis istasyonlarında bu ibare ile karşılaşan tüketicinin “elektrikli araçlar için şarj servisi” bulunduğu izlenimi edinebileceği, bununla birlikte sair mal ve hizmetler açısından ise esasen SMK'nın 5/1-c hükmü kapsamında aranılan bir ilişki içerisinde olduğundan bahsedilemeyeceği, davacıya ait başvuru kapsamında SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca 35. sınıfta reddine karar verilen hizmetlerin tamamının ret gerekçesi marka kapsamında da birebir aynı şekilde yer aldığı, her iki markanın da “...” ibaresini ortak olarak taşıdığı, 5/1-ç hükmünün uygulanabilirliğinde salt kelime unsurlarının ortaklığının yeterli bir kriter olmadığı, taraf markalarının özellikle görsel anlamda birbirlerinden somut bir şekilde uzaklaştıkları, SMK'nın 5/1-ç hükmü şartlarının oluşmadığı, bu hizmetler bakımından YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerektiği, davacı ... başvurusuna konu işaretin kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı kanaatine varılamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının başvuru kapsamındaki 35. sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.” yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sunulan kullanım delillerinin, ayırt edicilik fonksiyonu bulunmayan, kısmen tanımlayıcı nitelik taşıyan ... ibaresinin ve buna vurgu yapan şekil unsurunun SMK'nın 5/2. hükmü anlamında yoğun kullanım sonucunda ayırt edici hale geldiğinin kabulü açısından yeterli görülmediği, başvurunun uyuşmazlık konusu 35. sınıf yönünden, SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında reddine mesnet alınan ██████████ sayılı "..." ibareli marka ile arasında ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.