Anahtar kelimeler: Atm Kayseri Esaskarar İstemli Başkan Katip Pay Defteri Kurul Birleşen

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:...
KARAR NO
:...
BAŞKAN
:...
ÜYE
:...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
İŞBU MAHKEMEMİZİN...ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av....
DAVALI ...
VEKİLLERİ
: Av...
Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
:...
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM... ESAS ...KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVACI
: 1-...
2- ....
VEKİLLERİ
: Av....
Av. ...
DAVALI
: ....
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av...
Av...
Av. ...
DAVA
: Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ ...
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM ... ESAS... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVACI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av....
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVA
: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ
:...
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVACI
: ....
VEKİLLERİ
:...
Av....
DAVALI
: ....
VEKİLLERİ
: Av....
Av....
Av....
Av....
DAVA
: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin), Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ
:...
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ
:...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
İŞBU MAHKEMEMİZİN...ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVA
: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; ... San. Ve Tic. A.Ş. şirketinin 15.02.2022 günü saat 11:00’de ...” adresinde 2022 Yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılmasına karar verildiğini, toplantı gününün ilan edilmesinden sonra müvekkili tarafından Ankara 2. Noterliğinin 01.02.2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide olunarak şirketin ticari sicil kayıtlarının tetkikinden olağan genel kurul toplantısının hiç yapılmadığının tespit edildiğini, olağan genel kurul toplantısı yapılmaksızın olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verilmesinin yasalara, usul ve esaslara aykırılık teşkil ettiği, bunun yanı sıra Türk Ticaret Kanunun 419. maddesi ve sair ilgili mevzuat hükümleri gereğince anonim şirketlerde iç yönerge zorunluluğu olduğu halde şirketin iç yönergesi bulunmadığından genel kuruldan önce iç yönerge hazırlanması gerektiğini, şirketin iç yönergesinin hazırlanıp tescil ve ilan edilmeden, genel kurul toplantısı hiç yapılmadan olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasının da usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiği, bu nedenlerle olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması kararına muvafakati olmadığını, şirketin iç yönergesinin hazırlanıp tescil ve ilan edilerek bu toplantının olağan genel kurul toplantısı olarak gerçekleştirilmesini talep ettiğini, Müvekkilin iş bu ihtarına karşı davalı şirketçe hiçbir cevap verilmediği gibi usul ve yasalara aykırı olarak ilan edilen toplantı gününde olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen tüm bu işlemler usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğinden, ortağın bilgi alma hakkı kullandırılmamış olduğundan, toplantıya katılma hakkının engellendiğinden ve pay sahibini temsil etme hakkının engellendiğinden durumu tevsiken toplantı günü ve saatinde hazır bulunan Av.... ... tarafından tutanak tutulduğunu, █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen bu Olağanüstü Genel Kurul kararı ile; şirketin sermaye artırımına karar verildiğini, ancak gerçekleştirilen tüm işlemlerin usul ve yasalara aykırılık teşkil etmesi nedeniyle mahkemeye başvurarak tedbir talebinde bulunmak ve iş bu Olağanüstü Genel Kurul Kararlarının kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etme zorunluluğu oluştuğunu, görüldüğü gibi alacağın ortağı bulunulan şirkete ayni sermaye olarak konulabilmesinde, YMM, SMMM veya ilgili şirketin bağımsız denetçisi tarafından hazırlanacak raporun geçerli olabilmesi için bu alacağın nakit verilmek suretiyle oluşması ve bu hususun raporda belirtilmesi ayrıca şart koşulduğunu, şayet ayni sermaye konulmak istenen alacak, kısmen veya tamamen mal veya hizmet satışı yahut tazminat tahakkuku gibi nakit verilme dışındaki işlemler sonucu oluşmuş ise, bu alacağın ayni sermaye olarak konulmasının mümkün olduğunu, ancak bu durumda YMM, SMMM veya denetçi raporunun geçerli olmadığını, bilirkişinin değerleme raporu yapılması gerektiğini, buna karşılık; şirketin ortaklara borcu olarak gösterilen borcun ayni mi yoksa nakdi mi olduğu belirli olmaması sebebiyle bu hususların açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla davalı şirkete özel denetçi atanması gerektiğini belirterek davanın kabulüne, █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararların tedbiren teminatsız olarak dururulmasına ve bu kararların kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline, "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar" ile ilgili bilgilerin davalı tarafından müvekkile genel kurul dışında verilmesi talimatı verilmesini, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretinin davalı tarafından müvekkile verilmesine; bu suretle müvekkilin bilgi edinme hakkının kullandırılmasını müteakip davalı şirkete özel denetçi atanmasına, müvekkilin bilgi alma hakkının kullandırılması talebimizin kabulüne, sayın mahkeme aksi kanaatte ise özel denetçi atanması talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde belirttiği hukuki gerekçeler ancak genel kurul kararının iptali tartışmasına yönelik olduğunu, iptal davası açısından da mahkemenin yüksek malumları üzerine yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca pay sahibinin TTK m. 446 da belirtilen sıfatlara haiz olması gerektiğinin huzurdaki dava açısından dava şartı olduğunu, dava açan pay sahibi TTK m. 446 daki sıfatlara haiz olmadığından iş bu davanın dava şartı noksanlığından reddedilmesi gerektiğini, Özel denetçi atanması talebi açısından da; TTK M. 438/1 uyarınca talebin öncelikle genel kurula yönetilmesi ve TTK m 439 uyarınca genel kurulun özel denetim isteminin reddedilmesi gerektiğini, davacı genel kurula katılmadığı için söz konusu talebi genel kurula da iletmemiş ve dolayısıyla iş bu dava şartının da gerçekleşmediğini, davacının genel kurulun kesin hükümsüzlüğün tespiti ile iptali taleplerinin; gerçeği yansıtmadığı ve iptal sonucu doğurmayacağı ayrıca dayandığı iptal sebeplerinin ancak genel kurul iptali noktasında tartışılabileceği bu durumda da davacının TTK m. 446 da sayılan sıfatlara haiz olmadığından dava şartı noksanlığı sebebiyle dinlenemeyeceği ve yine "etki kuralı" sebebiyle taleplerinin dinlenemeyeceği, bilgi verilmesi talepleri ile özel denetçi atanması taleplerinin ise usulüne uygun yerine getirilmediği ve ayrıca kanunda öngörülen şartları taşımadığını ve bu nedenlerle davacının tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirterek davacıya TTK m. 448/3 UYARINCA en az şirket sermayesinin %20'si tutarında nakit yahut banka teminat mektubu olarak teminat göstermesine yönelik kesin süre verilmesine, eksik başvuru ve karar ilam harçlarının tamamlattırılması için davacıya kesin süre verilmesine, davacının taleplerinin dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, Etki kuralı sebebiyle davacının genel kurulun kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptali taleplerinin esastan reddine, Davacının tüm taleplerinin esastan reddine, Açılan her bir talep yönünden ayrı ayrı her türlü yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM... ESAS ...KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA
: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devir tarihinde tek ortaklı bulunan ve hisse devri sözleşmesi tarihinde nama yazılı 50.000 payı bulunan davalı şirketin 15.000 adet payını devralmış olmasına rağmen bu hisselerin pay defterine işlenilmediği gibi, dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin çağrı mektubunun da müvekkili ...'a gönderilmediğinden dava konusu genel kurul toplantısına katılamadığını, müvekkili ... tarafından █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının uygulanmasının teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, bu kararların kesin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi talebi ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası üzerinden dava açılmış olup, halihazırda yargılama sürecinin devam ettiğini, aynı şekilde diğer müvekkili ... tarafından ise mahkememizin... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, bu dosya üzerinden █████/2022 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini, teminatın yatırılması üzerine tedbir kararının uygulandığını, akabinde bu dosyanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, müvekkilleri tarafından finansal tabloların müzakereleri ve buna ilişkin gündem maddelerinin müzakeresinin ertelenmesinin talep edildiğini ve bu taleplerin reddedildiğini, reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu genel kurul kararları ile özel denetçi atanması taleplerinin hukuksuz olarak kabul edilmediğini, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı davranışlara azınlık hakkının kullandırılmasının fiilen engellendiğini, müvekkili ...'a hisse devri yapılmış olmasına rağmen davalı şirketçe tescil edilmeden ve toplantıya davet edilmeden alınan kararların hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket yönetiminde tek başına söz sahibi olan ...'in dürüstlük kuralına aykırı şekilde hareket etmek suretiyle hissedarların paylarını eritmeye ve haklarını kullanamaz hale getirmeye çalıştığının açıkça ortada olduğunu bildirerek █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan kararların kesin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline, davalı şirkete özel denetçi atanmasına, mahkemece gerekli görülmesi halinde işbu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın müvekkil şirketin genel kurul kararlarının iptalini konu almakta olup, TTK m. 448/3 uyarınca davacının şirketin muhtemel zararlarını karşılayacak teminat göstermesine karar verilmesi gerektiğini, davacıların genel kurulda alınan hangi nolu kararların iptalini istediğinin açık olmadığını, tümden genel kurulun iptali şeklinde bir dava ve talebin dinlenebilir ve tartışılabilir olmadığını, davacı ...'ın genel kurul kararının iptali talebinin, davacının pay sahibi olmaması sebebiyle dava şartı noksanlığı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacının ...'ın pay miktarı itibarıyla söz konusu talebinin hukuki dayanağı olmadığından hukuka uygun olarak talebi reddedilmiş olup, bu noktada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, ayrıca davacıların özel denetçi talebinin öncelikle hukuki yarar yokluğundan ve azlık pay sahibi sıfatları olmadığından reddedilmesi gerektiğini, ayrıca █████/2022 tarihinde hiçbir ek içermeksizin müvekkili şirkete davacı ... vekili Av. ...'nun keşidecisi olduğu Ankara 2. Noterliği'nin █████/2022 tarih ve ... sayılı hisse devrinin pay defterine tescilini konu alan bir ihtarname tebliğ olduğunu, ihtarname içeriğinde davacının şirket ortağı olan ...'den pay devir aldığının belirtildiği, ancak pay devrine konu davacının beyanının dışında karar, sözleşme, mutabakat gibi taraflar arasındaki hüküm ve sonuçlarını içeren irade beyanlarının bildirilmediğini, dolayısıyla davacının pay defterine kayıt olmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını bildirerek öncelikle işbu dava ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası arasında doğrudan bağlantı bulunduğundan ve usul ekonomisi ilkesi gereği birleştirme kararı verilmesine, davacılara TTK madde 448/3 uyarınca en az şirket sermayesinin %20'si tutarında nakit yahut banka teminat mektubu olarak teminat göstermesine yönelik kesin süre verilmesine, davacıların genel kurulun iptaline yönelik taleplerinin öncelikle dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM ... ESAS... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA
: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olan ... San. Tic. A.Ş. şirketi, başlangıçta 50.000 TL sermayeli ve tek ortaklı olarak kurulmuş olup şirketin kuruluş tarihinde tek ortak olan davalı ...le müvekkili arasında █████/2020 tarihinde Hisse Devri Sözleşmesi imzalandığını, davalının hisselerini %30' luk kısmını müvekkiline devrettiğini ve bedelinin nakit ve peşin olarak ödendiğini, ancak hisselerin pay defterine işlenmediğini, bunun üzerine taraflarınca Ankara 2. Noterliğinin 03.02.2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarının keşide edildiğini, ihtara cevap verilmediği ve hisse devrine ilişkin işlem yapılmadığını, müvekkiline çağrı mektubu gönderilmeksizin █████/2022 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı düzenlendiğini ve sermaye attırım kararı alındığını, ancak bu kararın alınabilmesi için oy birliğinin olması gerektiğini, bu nedenle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin...Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali istemli dava açıldığını, iş bu davanın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle her iki dosyasının birleştirilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafça usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
BİRLEŞEN KAYSERİ 2. ATM... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili arasında █████/2020 tarihinde hisse devir sözleşmesi imzalandığını, işbu hisse devir sözleşmesinin 1.2. Maddesi uyarınca davalı şirkette nama yazılı mevcut bulunan 50.000 paya karşılık sermaye hak ve hissesinin %30'luk kısmı olan 15.000 adet payı 15.000,00-TL bedel ile bedeli tamamen devir tarihinde ödenmek suretiyle devralındığını, anonim şirketlerde hisse devir işlemlerinde şekil şartı aranmadığını, hukuken geçerli devir işlemine rağmen müvekkilince devralınan hisselerin pay defterine tescilinin gerçekleşmediğini, bunun üzerine Ankara 2. Noterliği'nin █████/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak ihtarnameye de cevap verilmediğini, davalı şirketçe hukuksuz olarak █████/2022 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını ve sermaye artırımına ilişkin karar alındığını, ancak █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devralmış olduğu hisseler sebebiyle müvekkilinin davalı şirket hissedarı olmasına rağmen müvekkiline devrolunan hisselerin pay defterine tescil edilmediği gibi, bu hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan sermaye artırımı için oy birliği şartına da aykırı olarak sermaye artırımı kararı alındığını, pay sahibi olan müvekkiline çağrı yapılmaksızın toplanan dava konusu genel kurul kararında alınan kararların yokluk ile malul olduğundan dava konusu genel kurul kararlarının usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini bildirerek müvekkiline devrolunan hisselerin pay defterine tesciline ve sermaye artırımı kararının uygulanmasının de tedbiren durdurulması için tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, █████/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerine ilaveten █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan hukuksuz sermaye artırımı kararı ile bu toplantıda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilince cevap dilekçesi vermek hususunda ek süre talebinde bulunulduğu ve mahkememizce █████/2022 tarihli müteferrik karar ile cevap süresinin bitiminden itibaren 2 haftalık ek süre verildiği ve bu sürenin █████/2022 tarihinde dolacağı, henüz cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
DELİLLER
: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Taraflarca Ticaret sicil kayıtları, şirketin finansal tabloları, konsolide finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, █████/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Tutanağı, şirket karar defteri, pay defteri, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, ticari defterler, bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. (...)'nin ana sözleşmesinden, dava konusu edilen █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve eklerinden, toplantının gündem maddeleri ve bunların tebliğine ilişkin posta irsaliyesinden, bu toplantıya ait hazirun cetvelinden, en son tarih itibarı ile bu şirketin tüm ortaklarının kimlerden oluştuğu, her bir ortağın pay oranının, hisse miktarının ne kadar olduğunu gösteren karar, kayıt ve belgelerinden, şirketin en son tarihli yönetim kurulunun kimlerden oluştuğunu, temsil ve ilzama yetkililerinin kimlerden oluştuğunu ve temsil şeklinin nasıl olduğunu gösteren karar, kayıt, belge ve imza sirküsünden, şirketin güncel merkezinin ve adresinin neresi olduğunu gösteren kayıt ve belgelerden eksiksiz ve okunaklı birer fotokopilerinin gönderilmesinin ve ayrıca dava edilen █████/2022 olağaüstü tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların müdürlüklerince tescil ve ilan edilip edilmediklerinin, edilmişse hangi tarihte tescil ve ilan edildiğinin de bildirilmesi istenmiş, müzekkeremize cevap verilmemiştir.
Asıl dosyada dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali talebi, bilgi alma hakkında talep ve özel denetçi atanmasına dair talep şeklinde üç talep olduğu ancak sadece 80,70-TL peşin dava harcı yatırılmış olduğu görülmekle asıl dosyada davacı olan ...'a bilgi alma hakkındaki talebi yönünden 80,70-TL ve özel denetçi atanmasına yönelik talebi yönünden 80,70-TL peşin dava harcını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde Harçlar Kanunu 30. ve HMK'nun 150.maddesi gereğince sadece peşin dava harcı yatırılan genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali yönünden eldeki davaya devam olunacağı, bilgi alma hakkındaki ve özel denetçi atanması hakkındaki davasının ise yasal süresi içinde bu taleplere yönelik davaların her birinin peşin dava harcı yatırılmak sureti ile yenileninceye kadar işlemden kaldırılmış sayılacağına karar verileceği huzurdaki asıl dosya davacısı ... vekiline ihtar edilmiş, █████/2022 tarihli makbuz ile eksik harçların yatırıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen dosyada davacı vekilinin █████/2022 tarihli dilekçesinde davasını ıslah ettiğini bildirdiği ancak ıslah harcını yatırmadığı görülmekle birleşen dosya davacı vekiline 80,70-TL ıslah harcını yatırmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nun 181. Maddesi uyarınca ıslahın yapılmamış sayılacağı huzurdaki birleşen dosyada davacı ... vekiline ihtar edilmiş, █████/2022 tarihli makbuz ile eksik harçların yatırıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada taraf tanıkları dinlenmiştir.
Birleşen dosyada davalı tanığı ...duruşmada; "Davalı ... A.Ş.'nin hissedarlarından ve birleşen dosya davlısı olan ...'in kız kardeşi ...benim eşim olur. Bu şirketi ... kurmuştu ve tek başına hissedardı. Daha sonra işleri büyütmeye karar aldı. Bunun neticesinde ..., biz ve Mustafa Bey şirkette üçlü bir ortaklık yapısı kurmaya karar verdik. Mustafa beyin daha önceden aldığı bir kısım makine ve techisatların sahibi olması nedeniyle şirket hissesinden diğer ortaklara göre fazladan %10 hisse sahibi olması, böylece M...'in %40 hisseye, ...'In %30 hisseye ve...r'ın %30 hisseye sahip olması kararlaştırıldı. Ancak ... sigortalı olarak yani SGK'lı olarak çalışma hayatına devam etmek istediği için şirketin resmi ortağı olmak istemedi ona verilecek hissenin önce babası ...'a verilmesini istedi. Ancak noterde babası adına vekalet alıp işleri takip etmesi için notere gittiğimizde babasının yani ...'ın okuma yazma bilmediği noter katibi anladı ve ya 2 şahit getirin ya da biz noterden vekaletname düzenleyemeyiz dedi. Bunun üzerine baba oğul arasında küçük bir tartışma yaşandı. Babası Adem oğlu Mesut'a beni buraya kadar getirtirdin sen bunları bilmiyor musun dedi. Daha sonra bu sorunun hep olacağını MEsut bey gördüğü için şirket hissesini babasının adına almaktan vazgeçti eşi olan ... adına almaya karar verdi ve...'a verilmesi kararlaştırılan şirket hissesi onun isteği üzerine eşi ...'a devredildi. Daha sonra ticari hayata başladık. Bunun için her bir hissedarın 25.000 dolar sermaye taahhüdü vardı. Sermaye taahhütlerinin bir miktarı karşılandı. Eşim ... ... taahhüt ettiği sermayeyi karşıladı ancak ilk sermaye taahhüdü ...'a hisse devrinin kararlaştırıldığı dönemde yapıldığı için ... adına taahhüt edilen sermayenin bir kısmı yatırıldı. Bu şekliyle ticarete başlanıldı. Ancak Kosgep'den destek alındı bununla birlikte ticarete başlanıldı ancak ekonomik olarak iş alınamadı. İşler beklenildiği gibi gitmedi, yurt dışından da malzemeler satın aldık bu nedenle de borçlandık. Daha sonra işler beklendiği gibi yürümeyince ortaklar arasında tartışmalar çıktı. Kosgep'den çekilen 1.200.000,00-TL'lik kredinin geri ödemesi söz konusuydu. Aynı zamanda şirketin yurt dışından alınan malzemeler için bankaya borçları vardı. Bu noktada şirket ya ticari hayatına son verecekti ya da hissedarlar olarak bizler mali olarak şirkete destek olup para verecektik. Daha sonra sermaye arttırımı konusunda yönetim kurulunu topladık. Bununla ilgili olarak bize yani eşim ...'a diğer ortaklar olan ...'e ve ...'a yönetim kurulu toplantısına katılmaları için noterden tebligat çıkarıldı. Ancak Canan Hanım ve Eşi Mesut sermaye arttırım toplantısına katılmadılar. Bir avukatı katıldı. Sermaye arttırımına iştirak etmeyeceklerini belirtti. Yalnız toplantının yapıldığı o anda bir evrak eksikleri vardı, avukat gelmişti ancak evrak eksikliği söz konusuydu bu nasıl bir eksiklikti hatırlayamıyorum. Fakat avukat sermaye arttırımına iştirak etmeyeceklerini söyledi. Yönetim kurulu toplantısında hükümet komiseri de vardı, Canan Hanım'ın avukatının evrak eksikleri olduğunu söyledi, tam olarak hatırlayamıyorum ancak sanırım Canan Hanım'ın imza eksikliği vardı, aklımda böyle kalmış. Hükümet komiseri Canan Hanım'ın avukatına o sırada sunduğu belgelerin eksik olduğunu bu belgeler ile ortaklar toplantısına iştirak edemeyeceklerini söyledi. Eşim adına da avukatımız...katılmıştı. Ben toplantıda değildim. Bunları eşimin avukatı bize anlattığı için biliyorum. Hükümet komiseri bağımsız atandığı için Canan Hanım'ın avukatının evrakını eksik gördüğü için toplantıya katılamayacağını söylemiş ve bu avukat toplantıya alınmamış. Ancak eşimin veya diğer hissedarın da evrakı eksik olsa onlar da alınmazdı. Çünkü sermaye arttırımı için ticaret odasına dilekçe verdiğimizde hükümet komiseri sanayi bakanlığınca atanıyor, bizim belirlediğimiz biri değildir. Daha sonra ortaklar toplantısında sermayenin arttırılmasına dair bir karar alındı. Çünkü şirketin en asgari borcunu bir süre daha ödenebilir hale getirmemiz için şirket sermayesini 50.000,00-TL'den 1.400.000,00-TL'ye arttırdık. Bu hali ile Canan Hanım hisseleri almayacağı için ... ile birlikte sermaye arttırımına katkıda bulunduk. Canan Hanım adına da bu sermaye arttırımını yapmak zorundaydık çünkü şirketin borçlarının ödenmesi gerekiyordu. Bu nedenle 404.000,00-TL kendi adımıza taahhüt verdik, Canan Hanım'ın %30'luk hissesinden %15'lik kısmına karşılık iki yüz küsür bin TL taahhüt verdik, sonra peyder pey bu taahüdümüzü ödedik. Zaten sermaye arttırımının onaylanması için arttırılan sermayenin en az %25'i oranında paranın ödenmesi ve bunun sanayi ve ticaret bakanlığına onaylattırılması gerekiyordu. Sonraki dönemlerde de peyder pey taahhüt ettiğimiz sermaye arttırım tutarlarını peyder pey ödedik. Dekontları elimizde mevcuttur. Yukarıda da söylediğim gibi ...r'ın davalı şirketin hissesinin %30'luk kısmını almaya karar verdiğinde ilk kendi adına değil bu hisseleri babası adına almak istendiğinde Adem Çıkar ile ... arasında hisse devir sözleşmesi adi olarak düzenlenmişti. Düzenlenirken ben de yanlarındaydım. ...'ın yanında ...da vardı, ... adına ... sözleşmeyi okudu, düzenledi. ...'da baba oğul ilişkisi olduğu için söylediklerine güvendi. Hisse devir sözleşmesi ...'ın adına atfen atılı imzanın kimin tarafından atıldığını tam hatırlamıyorum. ...'ın ya da başkasının attığını şu an bilemedim. Ama büyük olasılık ile Adem Bey atmıştır. Çünkü oğlu ...'ın okuduğu belge adına ...'ın oğluna güvenerek imza attığını düşünüyorum, okuma yazma bilmese de imza atmayı bildiğini düşünüyorum, şöyle ki ... noterde de imza atacaktı. Noterde sorun ... 'ın imza atmaması değil notere okuma yazma bilmediğini beyan etmesiydi. Ondan dolayı imza atabileceğini düşünüyorum fakat adi yazılı hisse devir sözleşmesine ...'ın imza atıp atmadığı konusunda emin değilim. İmzayı kendisi mi attı atmadı mı bilmiyorum. Noterde vekaletname çıkarılacağı zaman ... babası Adem'in okuma yazma bilmemesi nedeni ile hep sorun yaşayacağını görmesi üzerine hisse devrini babası ...'a değil eşi ...'a yaptırdı. Davalı şirkette ...'ın ayrı, ...'ın ayrı hisseleri yok sadece ilk hisse devir protokolü ... ile yapıldı. Az önce belirttiğim gibi ...'a verilecek hisse bu sorunlar nedeni ile ...'a kaydırıldı. ... ile yapılan protokol iyi niyetten belki de bizim iş bilmezliğimizden dolayı ...'a hisse devri yapıldıktan sonra geri alınmadı. Kosgep hibe başvurusu yaptığımız zaman zaten şirketin ..., ... ve ... isminde üç ortağı mevcuttu. Bu ortaklar olarak kendi üzerimizde kayıtlı mallarımızı ipotek vererek hibe başvurusunu yaptık ve aldık. Bu dönem içerisinde ... ayrıca hissedar olsaydı zaten ondan da ipotek vermesi istenirdi. ... ile ... zaten tek olduğu için aynı hissenin garantörü olarak onlardan tek bir ipotek alındı. Biz de ipotek olarak evlerimizi teminat gösterdik. ... ve ... da kendi evlerini ipotek gösterdiler. Davalı ... A.Ş. vekili Av.Osman Tanzer Sönmez'in isteği üzere tanıktan soruldu: Yanlış hatırlamıyorsam sermaye taahhüdü sırasında ... adına küçük bir miktar para şirkete yatırılmıştı. Ancak yanlış hatırlıyor olabilirim, ortağa veya şirkete yatırılmış olabilir. Ben de whatsapp grubundaydım, ...'ın whatsapp yazışmalarını hatırlıyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi ... babasının okur yazarlık sorunundan dolayı bu hisseleri babama değil eşim Canan Hanım'ın adına onun üzerine geçirelim, Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Birleşen dosyada davalı tanığı ... duruşmada; "Davalı ... A.Ş.'nde ... önce tam hissedardı, daha sonra bu şirketin %30 hissesini benim adıma, %30 hissesini de ... adına devretme konusunda anlaştık, ... SGK kayıtlarında 4A kapsamındaymış, 4B kapsamına geçmek istemedi. Şirket hisselerinin bu nedenle kendi adına kaydedilmesini değil babası ... adına kaydedilmesini istedi. Mesut'un babası ...'ın noterde vekalet verme sırasında okuma yazma bilmemesi ve bunun açığa çıkması nedeniyle ...'ın yerine ...'a verilecek hisselerin Mesut'un eşi ...'a verilmesi Mesut tarafından istenildi ve bu şekilde işlem yapıldı. Benim hisselerim ile ilgili eşim Hanifi Kalmış beni temsilen ilgilendi, gerektiği yerlerde avukata vekalet verdim. Ben ... ile ... arasında yapılan hisse devir protokolünü bilmiyorum. Düzenlenirken yanlarında değildim. ... ile hiç karşılaşmadım. Davalı ... şirketinde ...'ın ayrı, ...'ın ayrı hisseleri yoktur. Tek hisse var bu da %30 oranında ...'ın üzerindedir. Ancak bu hisse de aslında ...'ın hissesidir. Onun hissesi eşi ...'ın üstüne devredildi. Tanıklık ücreti talebim yoktur, benim bildiklerim bunlardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat Tanığı ... talimat duruşmasında; "Davalı şirketin hakim ortağı ...'di ben kendisi ile 2001-2005 yıllarında Erciyes Üniversitesinde Elektrik Elektronik Mühendisiliğinde öğrenci iken tanıştım, kendisi bu bölümde asistandı, 2012 yılında davalı şirketi kurmuş, ben mezun olduktan sonra İstanbul'da led teknolojileri alanında uzman olarak faaliyet gösterirken 2018 yılında şirketin 2 ayrı TÜBİTAK ve KOSGEB olmak üzere projelerinde danışmanlık ve proje yazmanlığı desteği istedi, 4.560.000,00 TL civarında iki farklı proje hazırladık, ayrıca KOSGEB projesi için bir takım şartlar gerekiyordu, bunlardan birincisi yine bir proje yapmış olması gerekiyordu, ikincisi şirket olması gerekiyordu, üçüncüsü de teminat yatırılması gerekiyordu, anlaşmamız gereği ben başka bir şirkete yaptığım projeyi davalı şirkete transfer etmesine yardımcı oldum, bunun dışında teminat için de evimi ipotek gösterdim, arıca danışmanlık ücreti ide almadım, bunların karşılığı şirketin hissesinin %30'unu kendim İstanbul'da çalıştığım için bana verilmesi gereken hisse buydu, güvene dayalı olarak babam üzerine devri yapıldı, ayrıca hisse bedeli de ödendi, ilk ortaklık bu şekilde başladı, sonrasında pandemi süreci başladı, davalı şirketin makineleri gecikti işler aksamaya başladı, hakim ortak ... üniversiteden ayrılamadığı için bana İstanbul'daki işimden ayrılıp şirketin başına geçip, şirketi yönetmemi, karşılığında da %30 hisse daha vererek hakim ortak olmamı talep etti, bende bunu kabul ettim ve %30 hisse de eşim davacı Canan'a devri kararlaştırıldı, bende çalışan olarak mart 2020'de projeyi devam ettirdim, yazanda bendim, Eylül 2020'de de hisse devri yapıldı, bu şekilde devam ederken daha ... kardeşine de %30 devir yaptığını ve davacı babam adına yapılan devrin kayıtlara alınmadığını, şirkette hiçbir hissedar olmadığını öğrendik, projeyi yetiştirmeye çalıştık, şirket için huzursuzluklar başladı, 2021 Haziran'ından Eylül'le kadar şirketten yani ortaklıktan çıkmamız yönünde baskı yaptı, beni işten çıkardı, polis çağırdı, polis marifetiyle ben şirketten ayrılmak zorunda kaldım, sonrada durumu bildirir ihtarname keşide ettim, bu süreçte gerek babam, gerekse eşime ve onların adına hareket eden bana hiçbir şekilde şirketle ilgili bilgi verilmedi, hiç genel kurula da çağrılmadık, bilançolar açıklanmadı, kar ödenmedi, tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK'nun 22 ve TTK'nun 83 maddesi uyarınca asıl ve birleşen dosyalarda davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş 'ye 2021-2022 ve 2023 yıllarına ait tüm ticari defter ve kayıtlarını ve şirket pay defterlerini fiziki olarak mahkememize sunması, ayrıca █████/2022 ve █████/2022 tarihli şirket genel kurul toplantılarına ait faaliyet raporlarının, finansal kayıtlarının, sermaye artırımına ilişkin SMMM raporunun örneğinin sunması için 2 haftalık süre verilmesine bu amaçla iş bu duruşma tutanağının bir suretinin adı geçen davalı şirket vekiline tebliğine, tutanağın tebliğ yolu ile süre verilmiştir.
Ticari defter ve kayıtları pay defterleri ile ara kararında yazılı diğer belgelerin sunulmasından sonra HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince Yargı çevremiz içerisinde yeterli nitelik ve sayıda uzman bilirkişi bulunmaması nedeni ile Ankara bilirkişilik bölge kurulu listesinden resen seçilecek bir mali müşavir-muhasebeci bilirkişi, bir işletmeci bilirkişi ve bir şirketler mevzuat ve uygulamaları konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişisinin görevlendirilmesine, Dava dosyası ve eklerinin görevlendirilen bilirkişilere tevdi için Ankara Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına, HMK'nun 273. Maddesi gereğince asıl ve birleşen dava dosyalarında davacı tarafın iddiaları, davalı tarafın savunmaları, şirket ana sözleşmesi, genel kurul kararları, ticaret sicil kayıtları, taraflarca sunulan ve mahkememizce celp edilen delil, kayıt ve belgeleri, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ile pay defterleri, tarafların beyanları, tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamı incelenerek asıl ve birleşen... esas sayılı dosyada dava konusu edilen davacı şirketin █████/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ve █████/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karaların gerek şekli bakımdan, toplantı ve karar yeter sayısının bulunup bulunmadığı, TTK'nun 420 maddesi uyarınca genel kurulun 1 ay ertelenmesi talebinin koşullarını olup olmadığı, gerekse şirkete ait defter ve kayıtlar ile diğer tüm deliller kapsamında davalı şirketin faaliyet raporları ve finansal kayıtlarının, SMMM raporunun davalı şirketin ticari defterleri ile uyumlu olup olmadığı, şirket yönetiminin ibra edilmemesini gerektirici haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı, davacı tarafın bilgi alma ve inceleme talebinin usulüne uygun ve haklı olup olmadığı, bilgi alma ve inceleme haklarının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, şirkete özel denetçi tayinin gerektirir haklı sebep ve koşulların mevcut olup olmadığı, davalı şirketin gelir gider ve borç durumunun tespit edilmesi, davalı şirketin ana sözleşmesi, faaliyet konuları ile ticari defter ve kayıtlarının incelenerek şirketin uzun ve kısa vadeli borçları olup olmadığı, şirketin yatırımlarının bulunup bulunmadığı, şirketin sermaye artırımı yapmasını gerektirir somut bir yatırım planı olup olmadığı, şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları, ayrıca şirket işlemlerinin devamlılığı ve gelişimini sağlamak için sermaye artırımına gidilmesine ihtiyacının olup olmadığı, şirketin mevcut yapı ve kapasitesine göre bunun gerekli ve/veya zorunlu olup olmadığı, asıl ve birleşen dosyada davacıların dava konusu ettiği her iki genel kurul kararları yönünden dava açabilmelerinin yasal koşullarının bulunup bulunmadığı, bu genel kurul kararlarının kanuna, şirket esas sözleşmesine, afaki iyi niyet kurallarına aykır olup olmadığı, her iki genel kurul kararlarının, iptal, butlan ve yokluk ( hükümsüzlük) sebeplerinin bulunup bulunmadığı, birleşen... esas sayılı dosyada davacı ...'ın birleşen ... esas sayılı dosyanın davalısı olan ... ile aralarında düzenlenene █████/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi hakkında tarafların iddia ve savunmaları, toplanan ve sunulan deliller ve dosya kapsamı itibarı ile geçerli olup olmadığı, bu sözleşmede yazılı hisselerin şirkte pay defterlerine tescili bu sözleşmenin aynen ifası koşullarının bulunup bulunmadığı, tarafların dava açma hakkı, husumet konularındaki iddia ve savunmalarına göre toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı itibarı ile inceleme yapılarak bu konularda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.
Talimat mahkemesince görevlendirilen bilirkişiler ... ... ... ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda özetle; "Davalı şirketin 15.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tedbiren yürütmesinin durdurulması, iptali ile mahkemece davacının bilgi alma hakkının kullanmasına yönelik haricen şirkete talimat verilmesinin temini veya özel denetçi atanması talebinin kabulüne dair karar verilmesi ile birleşen ... nolu davada hisse devrinin geçerliliğinin tespiti ile tesciline ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest...Esas sayılı davada Bilirkişi Kurulumuzca, dava dosyası içinde yer alan belgelerle sınırlı olarak gerçekleştirilen inceleme sonucunda; 15.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, Bakanlık Temsilcisi tarafından vekaletnamenin öngörülen şekil şartlarını taşımaması sebebiyle ...'ın vekili sıfatıyla Avukat ...İ'nin toplantıya katılımının uygun görülmemesinde ilgili mevzuata aykırı bir yan olmadığı, Ayrıca, adıgeçen ortağın...İ'yi avukatı olarak tayin ettiğine dair noter onaylı diğer vekaletnamenin, genel kurula katılım için öngörülen içerikte olmadığı, bu nedenle sözkonusu noter onaylı vekaletnamenin de toplantıya vekaleten katılım için uygun görülmemesinin de ilgili Yönetmelik düzenlemesine aykırılık teşkil etmediği kanaatine varılmıştır. Davacılardan ..., tarafından toplantıya usulüne uygun şekilde katılım sağlanamadığından ve raporumuzun aşağıdaki 3.2. No'lu başlığı altında izah olunduğu üzere genel kurulun yeterli çoğunluk ile toplanıp karar vermediği anlaşıldığından,, bilanço hakkında görüşmeler maddesinin gündeme ilave edilmesi, müzakerelerin ertelenmesi, özel denetçi talebi, ortağın bilgi alma hakkının temini hususlarında genel kurulun iradesinin ortaya konulamamış olduğu ve bu sebeple dava dilekçesinde yer alan sayılan taleplerle ilgili olarak Sayın Mahkemenin herhangi bir değerlendirme yapmasına yer olmadığı düşünülmektedir. Şirket yönetim kurulu üyesi de olan ...'in sahip olduğu hisselerden 15.000 TL ye tekabül eden ve 50.000 TL tutarlı şirket sermayesinin yüzde 30'unu oluşturan kısmının ...'a bedeli olan 15.000 TL'nin tamamen devreden tarafından alındığı belirtilerek, hisse devir işlemi yapıldığına dair yazılı sözleşmenin dosyada bulunduğu ve yazılı hisse devri sözleşmesi gereğince ...'ın devir tarihi itibariyle şirketin yüzde 30 hissedarı olduğu değerlendirilmiştir. Buna karşılık şirket ortaklar pay defterinde hissedar olarak 3 kişinin isminin geçtiği, bu kişilerin, ... (yüzde 40), ...(%30) ve ... (%30) olduğu, ... ve ...'ın hisselerini aynı tarihte ...'den devir yoluyla elde ettikleri, ...'ın yüzde 30 oranında şirket hissedarı olduğunun Ortaklar pay defterine kaydının gerektiği, bu nedenle, Türk Ticaret Kanunu'nun zikredilen, davaya konu olan sermaye artırımı amacıyla esas sözleşme değişikliği gündemi ile yapılacak anonim şirket genel kurulunda toplantı yetersayısının sermayenin en az yarısını temsili olarak belirlenmesi şeklindeki 421/1. Maddesi uyarınca hükmü uyarınca, genel kurulun 50.000 TL olan şirket sermayesinin, ... (%5) ve ...(%15)in katılımıyla toplam 20.000 TL lik kısmı ile toplanamayacağı ve toplantıda alınan kararların geçerli olamayacağı sonucuna varılmıştır. Dava dosyasında fiziksel olarak yer alan 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterleri ile ara bilanço ve smmm raporu üzerinde yapılan incelemelerde, 549 Hesap kodu ile takip edilen ve 1.159,153 TL tutarlı olup, dosyadaki sermaye artırımı konusundaki SMMM değerlendirme raporunda sermayeye ilave edilemeyeceği belirtilen Özel Fonlar Hesabının, 01.01.2021 tarihli açılış bilançosunda yine aynı tutarda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Dosyada şirkete ait 2020 yılı ve öncesi döneme ait ticari defter ve dayanağı belgeler mevcut olmadığından, sözkonusu 549 Özel Fonları hesabındaki bakiye ve hareketlerin niteliği konusunda bir tespit yapma imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle sözkonusu tutarın sermayeye ilave edilemeyeceğine dair görüş ve beyanların doğruluğu ve defter kayıtlarına uygunluğu konusunda bilirkişi kurulumuzca herhangi bir kanaatte bulunma imkanı yoktur. Öte yandan 331 Ortaklara Borçlar hesabında takip edilmiş ve şirket yönetim kurulu başkanı ...'in şirketten alacaklı olduğuna dair kayıtlara bakıldığında ise bu kayıtların; Şirketin İncesu Noterliğince 25.12.2020 tarihinde ... yevmiye no ile onaylanmış 300 sayfadan ibaret defteri kebirin 80. sayfasında yer alan 331 Ortaklara Borçlar hesabı muavin mizanda da görüleceği üzere,
- 15.01.2021 tarih ve 33 sayılı 150.000 TL tutarlı, 21.01.2021 tarih ve 45 sayılı 120.000 TL tutarlı, 11.03.2021 tarih ve 187 sayılı 3.500 TL tutarlı, 15.03.2021 tarih v ve 208 sayılı 35.658 TL tutarlı, 18.03.2021 tarih ve 225 sayılı 3.000 TL tutarlı, 15.04.2021 tarih ve 318 sayılı 21.000 TL, 20.04.2021 tarih 336 sayılı ve 5.000 TL, 15.06.2021 tarih ve 497 sayılı 13.000 TL, 24.06.2021 tarih ve 6.000 TL tutarlı yevmiye kayıtları olduğu ve şirket ortağı ...'in şirketten alacaklı kılındığı, Sözkonusu yevmiye kayıtlarının tamamında "ortaktan sermaye" açıklamasının yapılmış olduğu, Ancak dava konusu sermaye artırımı kararının sözkonusu yevmiye kayıtlarını takibeden yılda yapılan yönetim kurulu beyanına dayandığı ve öncesinde herhangi bir sermaye artırım kararı olmadığı değerlendirildiğinde, "ortaktan sermaye" açıklaması ile yapılan kayıtların gerçek mahiyetinin ne olduğu konusunda tereddüt hasıl olmuştur. Zira sözkonusu ödemeler eğer ortağın şirketteki sermaye payına ilişkin ödeme mahiyetinde ise, bunun TTK hükümlerine uygun olarak belirlenmiş usule göre yapılması, şirketin mali yapısında bir güçlük yaşanmış olması nedeniyle ortağın şirkete borç vermesinin kaçınılmaz olması ihtimalinde ise öncelikle yönetim kurulunun derhal bir ara bilanço tanzim ederek durumu genel kurul gündemine taşıması gerekmektedir. 15.02.2022 tarihli şirket sermayesinin artışını konu alan genel kurula sunulan yönetim kurulu beyanı ile SMMM Raporunun şirket kayıtlarıyla karşılaştırılması sonucunda ulaşılan tespitlerden, sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu beyanında şirketin mali durumuna ilişkin bilgilerin defter kayıtları ile uyumlu olmadığı, SMMM Raporu ile şirket ticari kayıtlarının tam olarak uyuşmadığı, ayrıca her iki belgede yer alan 331 Ortaklara Borçlar Hesabında gösterilen ve sermaye artışında kaynak olarak gösterilen kayıtlarda yer alan "ortaktan sermaye" açıklamalarına dair bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda yer verilen tüm tespitler ve dosyada yapılan incelemeler neticesinde, şirketin derhal ve özellikle yıllık olağan genel kurulun yapılıp şirkete ait mali tablolaraın genel kurulun onayından geçmesi beklenilmeden olağanüstü bir genel kurul ile sermaye artışına gitmesini gerektiren bir halin olduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanılamamıştır."şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi kurulunun █████/2024 tarihli raporuna karşı tarafların beyan ve itirazları dosya kapsamında bulunan delil, kayıt, belge sunulan uzman raporu ve diğer deliller incelenmek suretiyle mahkememizen █████/2024 tarihli görevlendirme ara kararı çerçevesinde tarafların itirazlarını karşılar şekilde ek rapor tanzimi için rapor veren bilirkişilerin görevlendirilmesine, Bilirkişilere dosyanın tevdi için Ankara Nöbetçi ATM'e talimat yazılmasına, karar verilmiştir.
Talimat mahkemesince görevlendirilen bilirkişiler Ö.... Mali Müşavir ... Mali Müşavir ...tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Davalı şirketin 15.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tedbiren yürütmesinin durdurulması, iptali ile mahkemece davacının bilgi alma hakkının kullanmasına yönelik haricen şirkete talimat verilmesinin temini veya özel denetçi atanması talebinin kabulüne dair karar verilmesi ile birleşen ... nolu davada hisse devrinin geçerliliğinin tespiti ile tesciline ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest...Esas sayılı davada Bilirkişi Kurulumuzca, dava dosyası içinde yer alan belgelerle sınırlı olarak gerçekleştirilen inceleme sonucunda; 15.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, Bakanlık Temsilcisi tarafından vekaletnamenin öngörülen şekil şartlarını taşımaması sebebiyle ...'ın vekili sıfatıyla Avukat ...nin toplantıya katılımının uygun görülmemesinde ilgili mevzuata aykırı bir yan olmadığı, Ayrıca, adı geçen ortağın ...yi avukatı olarak tayin ettiğine dair noter onaylı diğer vekaletnamenin, genel kurula katılım için öngörülen içerikte olmadığı, bu nedenle sözkonusu noter onaylı vekaletnamenin de toplantıya vekaleten katılım için uygun görülmemesinin de ilgili Yönetmelik düzenlemesine aykırılık teşkil etmediği kanaatine varıldığı, Davacılardan ..., tarafından toplantıya usulüne uygun şekilde katılım sağlanamadığından ve raporumuzun aşağıda izah olunduğu üzere genel kurulun yeterli çoğunluk ile toplanıp karar vermediği anlaşıldığından, bilanço hakkında görüşmeler maddesinin gündeme ilave edilmesi, müzakerelerin ertelenmesi, özel denetçi talebi, ortağın bilgi alma hakkının temini hususlarında genel kurulun iradesinin ortaya konulamamış olduğu, Şirket yönetim kurulu üyesi de olan ...'in sahip olduğu hisselerden 15.000 TL ye tekabül eden ve 50.000 TL tutarlı şirket sermayesinin yüzde 30'unu oluşturan kısmının ...'a bedeli olan 15.000 TL'nin tamamen devreden tarafından alındığı belirtilerek, hisse devir işlemi yapıldığına dair yazılı sözleşmenin dosyada bulunduğu ve yazılı hisse devri sözleşmesi gereğince ...'ın devir tarihi itibariyle şirketin yüzde 30 hissedarı olduğu değerlendirilmiştir. Buna karşılık şirket ortaklar pay defterinde hissedar olarak 3 kişinin isminin geçtiği, bu kişilerin, ... (yüzde 40), ...(%30) ve ... (%30) olduğu, ... ve ...'ın hisselerini aynı tarihte ...'den devir yoluyla elde ettikleri, ...'ın yüzde 30 oranında şirket hissedarı olduğunun Ortaklar pay defterine kaydının gerektiği, Bu nedenle, Türk Ticaret Kanunu'nun zikredilen, davaya konu olan sermaye artırımı amacıyla esas sözleşme değişikliği gündemi ile yapılacak anonim şirket genel kurulunda toplantı yetersayısının sermayenin en az yarısını temsili olarak belirlenmesi şeklindeki 421/1. Maddesi hükmü uyarınca, genel kurulun 50.000 TL olan şirket sermayesinin, ... (%5) ve ...(%15)in katılımıyla toplam 20.000-TL'lik kısmı ile toplanamayacağı ve toplantıda alınan kararların geçerli olamayacağı sonucuna varıldığı, Dava dosyasında fiziksel olarak yer alan 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterleri ile ara bilanço ve smmm raporu üzerinde yapılan incelemelerde, 549 Hesap kodu ile takip edilen ve 1.159,153 TL tutarlı olup, dosyadaki sermaye artırımı konusundaki SMMM değerlendirme raporunda sermayeye ilave edilemeyeceği belirtilen Özel Fonlar Hesabının, 01.01.2021 tarihli açılış bilançosunda yine aynı tutarda kayıtlı olduğu anlaşıldığı, Dosyada şirkete ait 2020 yılı ve öncesi döneme ait ticari defter ve dayanağı belgeler mevcut olmadığından, sözkonusu 549 Özel Fonları hesabındaki bakiye ve hareketlerin niteliği konusunda bir tespit yapma imkanı bulunmamakta olduğu, Bu nedenle sözkonusu tutarın sermayeye ilave edilemeyeceğine dair görüş ve beyanların doğruluğu ve defter kayıtlarına uygunluğu konusunda bilirkişi kurulumuzca herhangi bir kanaatte bulunma imkanı olmadığı, Öte yandan 331 Ortaklara Borçlar hesabında takip edilmiş ve şirket yönetim kurulu başkanı ...'in şirketten alacaklı olduğuna dair kayıtlara bakıldığında ise bu kayıtların; Şirketin İncesu Noterliğince 25.12.2020 tarihinde 14846 yevmiye no ile onaylanmış 300 sayfadan ibaret defteri kebirin 80. sayfasında yer alan 331 Ortaklara Borçlar hesabı muavin mizanda da görüleceği üzere,
-15.01.2021 tarih ve 33 sayılı 150.000 TL tutarlı, 21.01.2021 tarih ve 45 sayılı 120.000 TL tutarlı, 11.03.2021 tarih ve 187 sayılı 3.500 TL tutarlı, 15.03.2021 tarih v ve 208 sayılı 35.658 TL tutarlı, 18.03.2021 tarih ve 225 sayılı 3.000 TL tutarlı, 15.04.2021 tarih ve 318 sayılı 21.000 TL, 20.04.2021 tarih 336 sayılı ve 5.000 TL, 15.06.2021 tarih ve 497 sayılı 13.000 TL, 24.06.2021 tarih ve 6.000 TL tutarlı (toplam 357.158 TL) yevmiye kayıtları olduğu ve şirket ortağı ...'in şirketten alacaklı kılındığı, Sözkonusu yevmiye kayıtlarının tamamında "ortaktan sermaye" açıklamasının yapılmış olduğu, Ancak dava konusu sermaye artırımı kararının sözkonusu yevmiye kayıtlarını takibeden yılda yapılan yönetim kurulu beyanına dayandığı ve öncesinde herhangi bir sermaye artırım kararı olmadığı değerlendirildiğinde, "ortaktan sermaye" açıklaması ile yapılan kayıtların gerçek mahiyetinin ne olduğu konusunda tereddüt hasıl olmuş olduğu, bu konuda bilirkişi heyetimizce yapılan incelemede 357.158 TL' nin 331 Ortaklara Borçlar hesabında kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, Zira sözkonusu ödemeler eğer ortağın şirketteki sermaye payına ilişkin ödeme mahiyetinde ise, bunun TTK hükümlerine uygun olarak belirlenmiş usule göre yapılması, şirketin mali yapısında bir güçlük yaşanmış olması nedeniyle ortağın şirkete borç vermesinin kaçınılmaz olması ihtimalinde ise öncelikle yönetim kurulunun derhal bir ara bilanço tanzim ederek durumu genel kurul gündemine taşıması gerekmekte olduğu, 15.02.2022 tarihli şirket sermayesinin artışını konu alan genel kurula sunulan yönetim kurulu beyanı ile SMMM Raporunun şirket kayıtlarıyla karşılaştırılması sonucunda ulaşılan tespitlerden, sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu beyanında şirketin mali durumuna ilişkin bilgilerin defter kayıtları ile uyumlu olmadığı, SMMM Raporu ile şirket ticari kayıtlarının tam olarak uyuşmadığı, Şirketin yıllık olağan genel kurulunun yapılıp şirkete ait mali tablolarının genel kurulun onayından geçirilmesi beklenilmeden, olağanüstü bir genel kurul ile sermaye artışına gidilmesini gerektiren bir halin bulunmadığı, yukarıda yer verilen tüm tespitler ve uyap üzerinden dosyada yapılan incelemeler neticesinde ve ayrıca tarafların kök raporumuza karşı yaptıkları itirazlarının incelenmesinde 04.11.2024 tarihli kök raporumuzda belirtilen görüş ve kanaatimizi değiştirecek herhangi bir hususa rastlanmadığı" belirtilmiştir.
Davalıların bilirkişi raporuna vaki itiraz ve talepleri dikkate alınarak 04.03.2024 tarihli celsenin 4. nolu olarak kararı gereğince mahkememiz işbu dosyasında daha önce görev yapmamış uzmanlardan re'sen seçilecek bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına, karar verilmiştir.
Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince görevlendirilen bilirkişiler İşletmeci..., Nitelikli Hesap Uzmanı ...Mali Müşavir ...arafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Davalı şirketin 15.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tedbiren yürütmesinin durdurulması, iptali ile mahkemece davacının bilgi alma hakkının kullanmasına yönelik haricen şirkete talimat verilmesinin temini veya özel denetçi atanması talebinin kabulüne dair karar verilmesi ile birleşen ... nolu davada hisse devrinin geçerliliğinin tespiti ile tesciline ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest...Esas sayılı davada Bilirkişi Kurulumuzca, dava dosyası içinde yer alan belgelerle sınırlı olarak gerçekleştirilen inceleme sonucunda; 15.02.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, Bakanlık Temsilcisi tarafından vekaletnamenin öngörülen şekil şartlarını taşımaması sebebiyle ...'ın vekili sıfatıyla Avukat...'nin toplantıya katılımının uygun görülmemesinde ilgili mevzuata aykırı bir yan olmadığı, Ayrıca, adı geçen ortağın ...İ'yi avukatı olarak tayin ettiğine dair noter onaylı diğer vekaletnamenin, genel kurula katılım için öngörülen içerikte olmadığı, bu nedenle sözkonusu noter onaylı vekaletnamenin de toplantıya vekaleten katılım için uygun görülmemesinin de ilgili Yönetmelik düzenlemesine aykırılık teşkil etmediği kanaatine varıldığı, Davacılardan ..., tarafından toplantıya usulüne uygun şekilde katılım sağlanamadığından genel kurulun yeterli çoğunluk ile toplanıp karar vermediği anlaşıldığından, bilanço hakkında görüşmeler maddesinin gündeme ilave edilmesi, müzakerelerin ertelenmesi, özel denetçi talebi, ortağın bilgi alma hakkının temini hususlarında genel kurulun iradesinin ortaya konulamamış olduğu, Şirket yönetim kurulu üyesi de olan ...'in sahip olduğu hisselerden 15.000 TL ye tekabül eden ve 50.000 TL tutarlı şirket sermayesinin yüzde 30'unu oluşturan kısmının ...'a bedeli olan 15.000 TL'nin tamamen devreden tarafından alındığı belirtilerek, hisse devir işlemi yapıldığına dair yazılı sözleşmenin dosyada bulunduğu ve yazılı hisse devri sözleşmesi gereğince ...'ın devir tarihi itibariyle şirketin yüzde 30 hissedarı olduğu değerlendirilmiştir. Buna karşılık şirket ortaklar pay defterinde hissedar olarak 3 kişinin isminin geçtiği, bu kişilerin, ... (yüzde 40), ...(%30) ve ... (%30) olduğu, ... ve ...'ın hisselerini aynı tarihte ...'den devir yoluyla elde ettikleri, ...'ın yüzde 30 oranında şirket hissedarı olduğunun Ortaklar pay defterine kaydının gerektiği, Bu nedenle, Türk Ticaret Kanunu'nun zikredilen, davaya konu olan sermaye artırımı amacıyla esas sözleşme değişikliği gündemi ile yapılacak anonim şirket genel kurulunda toplantı yetersayısının sermayenin en az yarısını temsili olarak belirlenmesi şeklindeki 421/1. Maddesi hükmü uyarınca, genel kurulun 50.000 TL olan şirket sermayesinin, ... (%5) ve ...(%15)in katılımıyla toplam 20.000 TL lik kısmı ile toplanamayacağı ve toplantıda alınan kararların geçerli olamayacağı sonucuna varıldığı, Dava dosyasında fiziksel olarak yer alan 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterleri ile ara bilanço ve smmm raporu üzerinde yapılan incelemelerde, 549 Hesap kodu ile takip edilen ve 1.159,153 TL tutarlı olup, dosyadaki sermaye artırımı konusundaki SMMM değerlendirme raporunda sermayeye ilave edilemeyeceği belirtilen Özel Fonlar Hesabının, 01.01.2021 tarihli açılış bilançosunda yine aynı tutarda kayıtlı olduğu anlaşıldığı, Dosyada şirkete ait 2020 yılı ve öncesi döneme ait ticari defter ve dayanağı belgeler mevcut olmadığından, sözkonusu 549 Özel Fonları hesabındaki bakiye ve hareketlerin niteliği konusunda bir tespit yapma imkanı bulunmamakta olduğu, Öte yandan 331 Ortaklara Borçlar hesabında takip edilmiş ve şirket yönetim kurulu başkanı ...'in şirketten alacaklı olduğuna dair kayıtlara bakıldığında ise bu kayıtların; Şirketin İncesu Noterliğince 25.12.2020 tarihinde 14846 yevmiye no ile onaylanmış 300 sayfadan ibaret defteri kebirin 80. sayfasında yer alan 331 Ortaklara Borçlar hesabı muavin mizanda da görüleceği üzere, - 15.01.2021 tarih ve 33 sayılı 150.000 TL tutarlı, - 21.01.2021 tarih ve 45 sayılı 120.000 TL tutarlı,  - 11.03.2021 tarih ve 187 sayılı 3.500 TL tutarlı, - 15.03.2021 tarih v ve 208 sayılı 35.658 TL tutarlı, - 18.03.2021 tarih ve 225 sayılı 3.000 TL tutarlı, - 15.04.2021 tarih ve 318 sayılı 21.000 TL, - 20.04.2021 tarih 336 sayılı ve 5.000 TL, - 15.06.2021 tarih ve 497 sayılı 13.000 TL, - 24.06.2021 tarih ve 6.000 TL tutarlı (toplam 357.158 TL) yevmiye kayıtları olduğu ve şirket ortağı ...'in şirketten alacaklı kılındığı,  Söz konusu yevmiye kayıtlarının tamamında "ortaktan sermaye" açıklamasının yapılmış olduğu, 357.158,00 TL' nin 331 Ortaklara Borçlar hesabında kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, ödemeler eğer ortağın şirketteki sermaye payına ilişkin ödeme mahiyetinde ise, bunun TTK hükümlerine uygun olarak belirlenmiş usule göre yapılması, şirketin mali yapısında bir güçlük yaşanmış olması nedeniyle ortağın şirkete borç vermesinin kaçınılmaz olması ihtimalinde ise öncelikle yönetim kurulunun derhal bir ara bilanço tanzim ederek durumu genel kurul gündemine taşıması gerekmekte olduğu, 15.02.2022 tarihli şirket sermayesinin artışını konu alan genel kurula sunulan yönetim kurulu beyanı ile SMMM Raporunun şirket kayıtlarıyla karşılaştırılması sonucunda ulaşılan tespitlerden, sermaye artırımına ilişkin yönetim kurulu beyanında şirketin mali durumuna ilişkin bilgilerin defter kayıtları ile uyumlu olmadığı, SMMM Raporu ile şirket ticari kayıtlarının tam olarak uyuşmadığı, Şirketin yıllık olağan genel kurulunun yapılıp şirkete ait mali tablolarının genel kurulun onayından geçirilmesi beklenilmeden, olağanüstü bir genel kurul ile sermaye artışına gidilmesini gerektiren bir halin bulunmadığı," belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizin...Esas sayılı dosyasında; Davacı ... vekili aracılığıyla, ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine dava açmıştır. Dava dilekçesinde, █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul kararlarının kesin hükümsüz olduğunun tespiti ve iptali ile bu kararların uygulanmasının teminatsız olarak durdurulması talep edilmektedir.
Davanın gerekçeleri arasında, şirketin kanunen zorunlu olan iç yönergesinin bulunmaması, genel kurulun usulüne uygun şekilde toplanmaması ve davacı ortağın bilgi alma hakkının engellenmesi yer almaktadır. Dilekçede, davacının toplantı öncesinde noter kanalıyla ihtarname göndererek finansal tabloları inceleme ve gündeme madde ekletme talebinde bulunduğu, ancak bu taleplerin karşılanmadığı belirtilmektedir. Ayrıca, toplantı günü davacı vekillerinin geçerli vekaletnameleri olmasına rağmen Bakanlık Temsilcisi ve şirket yetkilileri tarafından toplantıya katılımlarının engellendiği ve bu durumun tutanak altına alındığı ifade edilmektedir.
Söz konusu genel kurulda şirketin sermayesinin 50.000 TL'den 540.000 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği görülmektedir. Davacı taraf, sermaye artırımına dayanak gösterilen ortak alacaklarının nakdi olup olmadığının belirsiz olduğunu, bu durumun denetlenmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu kapsamda mahkememizden; genel kurul kararlarının iptali, finansal belgelerin davacıya sunulması için şirkete talimat verilmesi ve şirkete özel denetçi atanması istenmektedir.
... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin 15 Şubat 2022 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararlar, toplantı tutanağına göre şu şekildedir:
Toplantı başlangıcında, toplantı başkanlığına ... oy birliğiyle seçilmiş ve tutanak yazmanı olarak Mehmet İstanbulluoğlu görevlendirilmiştir. Şirket yönetim kurulu tarafından sunulan beyanda; şirketin mevcut kredi ödemeleri, KOSGEB projeleri ve finansal rasyoları (cari oran 0,65 gibi) hakkında bilgi verilerek, şirketin sermaye ihtiyacı olduğu ve net çalışma sermayesinin artırılması gerektiği ifade edilmiştir.
Bu gerekçeler doğrultusunda en önemli karar olarak şirketin sermaye artırımı kabul edilmiştir. Şirketin mevcut olan 50.000 TL’lik sermayesinin, 1.350.000 TL artırılarak toplam 1.400.000 TL’ye çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu sermaye artırımının detayları ise şu şekilde belirlenmiştir: Artırılan tutarın 540.000 TL’lik kısmı, 30 Eylül 2021 tarihli finansal veriler doğrultusunda "331 Ortaklara Borçlar" hesabında yer alan tutarın sermayeye ilave edilmesi (mahsup edilmesi) suretiyle karşılanmıştır. Geriye kalan 810.000 TL’lik kısım ise ortaklar tarafından nakdi olarak taahhüt edilmiştir. Nakdi olarak taahhüt edilen bu tutarın 1/4’ünün (202.500 TL) genel kurul tescilinden önce, kalan 3/4’lük kısmının ise tescili izleyen 24 ay içerisinde ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Bu sermaye artırımına bağlı olarak şirketin ana sözleşmesinin "Sermaye" başlıklı 6. maddesi yeni rakamlar ve ödeme şartları doğrultusunda tadil edilmiştir. Tutanakta, sermaye artırımına dayanak teşkil eden öz kaynaklar ve ortak alacaklarının tespitine ilişkin mali müşavir raporunun okunduğu ve kabul edildiği belirtilmiştir. Toplantının sonunda dilek ve temenniler bölümünde söz alan olmamış ve toplantı saat 11:30 itibarıyla kapatılmıştır. Kararların toplantıya katılanlarca oy birliğiyle alındığı tutanak altına alınmıştır.
... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin █████/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısına ait hazır bulunanlar listesi ve toplantı tutanağına göre, toplantıya pay sahiplerinden ... ve ... asaleten katılmışlardır. Listede ...’in 20.000 payı, ...’ın ise yine 15.000 payı temsil ettiği görülmektedir. Şirketin 15.000,00 paya sahip diğer ortağı ... hazır bulunanlar listesinde yer almasına rağmen toplantıya katılmadığı görülmüştür.
Pay sahibi ...’ın vekilleri tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli tutanak incelenmiştir. Tutanakta öncelikle, pay sahibi tarafından toplantı öncesinde Ankara 2. Noterliği aracılığıyla şirkete bir ihtarname gönderildiği, bu ihtarnamede şirketin iç yönergesinin bulunmaması, finansal tabloların ve faaliyet raporlarının süresinde incelemeye sunulmaması gibi hukuki eksikliklerin giderilmesinin talep edildiği belirtilmektedir. Söz konusu ihtarnamede, bu eksiklikler giderilmeden yapılacak bir toplantının usul ve yasaya aykırı olacağı, alınacak kararların iptali için yasal yollara başvurulacağı şirkete bildirilmiştir.
Toplantı günü olan █████/2022 tarihinde, pay sahibi ...’ı temsilen toplantıya katılmak isteyen vekillerin talebi, Bakanlık Temsilcisi tarafından vekaletnamenin "noter onaylı olmadığı" gerekçesiyle reddedilmiştir. Buna karşılık vekiller, Ankara 16. Noterliği tarafından tanzim edilen ve içeriğinde her türlü işlemi takip etme, dilekçe ve belgeleri imzalama yetkisini barındıran noter onaylı vekaletnamelerini ibraz ettiklerini, ancak buna rağmen toplantıya kabullerinin engellendiğini ifade etmişlerdir. Bu durumun pay sahibinin temsil edilme hakkının açık bir ihlali olduğu tutanak altına alınmıştır.
Şirket ortağı ..., toplantıya katılamayacak olması sebebiyle kendisini temsil etmek, oy kullanmak ve yönetim kuruluna seçilmesi durumunda görevi kabul ettiğini beyan etmek üzere Avukat ...’yi vekil tayin etmiştir. Belgede pay sahibinin 15.000 adet paya sahip olduğu ve bu payların toplam değerinin 15.000 TL olduğu belirtilmiştir. Vekaletname, noter onaylı bir vekâletname değildir.
Davalı ise, TTK m. 448/3 uyarınca davacının muhtemel zararlara karşı şirket sermayesinin %20'si oranında teminat göstermesi gerektiği, ayrıca dilekçedeki her bir bağımsız talep için ayrı nispi harç yatırılmadığı belirtilerek davanın usulden reddi talep edilmektedir. Davacının genel kurula usulüne uygun vekaletname ile katılım sağlamadığı, bu nedenle iptal davası açma hakkını haiz pay sahibi sıfatına (TTK m. 446) sahip olmadığı savunulmaktadır. Esasa ilişkin savunmalarda, davanın temelini oluşturan sermaye artırımı kararının şirketin finansal devamlılığı, KOSGEB ve TÜBİTAK destekli AR-GE projelerinin sürdürülebilirliği ve borçların ödenmesi için zorunlu bir ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır. Genel kurulun çalışma esaslarını belirleyen iç yönergenin bulunmamasının kararların iptali için tek başına yeterli bir sebep olmadığı, bu eksikliğin sadece düzenleyici nitelikte olduğu ve kararların geçerliliğini etkilemeyeceği ifade edilmektedir. Bilgi alma hakkının engellendiği iddiasına karşı, şirketin mali kayıtlarının incelemeye hazır tutulduğu davacıya noter kanalıyla bildirilmiş olup, davacının bu imkandan kendi kusuruyla yararlanmadığı belirtilmektedir. Özel denetçi atanması talebinin ise öncelikle genel kurulda ileri sürülüp reddedilmesi gerektiği, bu yasal ön şartın gerçekleşmediği ve davacının bilgi alma hakkını dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanmaya çalıştığı ifade edilmektedir. Sonuç olarak, hukuki dayanaktan yoksun olduğu ileri sürülen davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesi istenmektedir.
Mahkememiz dosya kapsamında teminat almıştır.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen... ve ... esas sayılı dosyasında; ... tarafından vekilleri aracılığıyla ... San. Ve Tic. A.Ş. Ve ... aleyhine açılan bu dava, temel olarak hisse devrinin pay defterine tescili ve hukuka aykırı olduğu iddia edilen sermaye artırımı kararının durdurulması taleplerini içermektedir. Davacı, █████/2020 tarihli hisse devri sözleşmesi ile şirketin tek ortağı ...’den şirketin %30’una tekabül eden 15.000 adet hisseyi 15.000 TL bedel karşılığında devraldığını, devir bedelini nakden ödediğini ve sözleşmede sermaye artırımı için "oy birliği" şartı kararlaştırıldığını belirtmektedir.
Dilekçede, devrin üzerinden uzun süre geçmesine ve noter aracılığıyla ihtarname gönderilmesine rağmen hisselerin pay defterine tescil edilmediği iddia etmiştir. Bu süreçte davalı şirketin █████/2022 tarihinde davacıya çağrı yapmaksızın bir Olağanüstü Genel Kurul topladığı, burada şirket sermayesinin 50.000 TL’den 1.400.000 TL’ye çıkarılmasına karar verildiği ifade edilmektedir. Davacı taraf, bu sermaye artırımının hem devir sözleşmesindeki oy birliği şartına aykırı olduğunu hem de pay sahibi olan davacıya toplantı çağrısı gönderilmediği için Türk Ticaret Kanunu uyarınca "yokluk" ile malul olduğunu savunmaktadır.
Sonuç olarak davacı; devraldığı hisselerin pay defterine tesciline karar verilmesini talep etmektedir. Davacı ıslah ile... Esas sayılı dosyada dava konusu olmayan █████/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısını iptalini dilemiştir.
... (Devir Eden) ile ... (Devir Alan) arasında █████/2020 tarihinde imzalanan bu hisse devri sözleşmesinin incelenmesinde; ... San. Tic. A.Ş.’ye ait hisselerin devrine ilişkin olduğu görülmüştür. Sözleşme uyarınca, ... şirketteki 50.000 adet nama yazılı payından %30’una tekabül eden 15.000 adet payı, toplam 15.000 TL bedel karşılığında ...’a devretmiştir. Devreden taraf, bu bedeli haricen, nakden ve peşinen tahsil ettiğini beyan ederek devralanı ibra etmiştir. Taraf beyanları uyarınca hisse devri sözleşmesinin tarihinde hata yapıldığı ve sözleşme tarihinin █████/2020 olduğu tespit edilmiştir.
... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönetim kurulu, █████/2020 tarihinde şirket merkezinde toplanarak hisse devri ve ortaklık yapısının değişimine ilişkin kararlar almıştır. Alınan kararlar doğrultusunda, şirketin 50.000 adet payına sahip olan tek ortağı ..., paylarının bir kısmını devretmiştir. ..., 15.000 adet payını ...’a, diğer 15.000 adet payını ise ...’a nominal değerleri üzerinden devretmiştir. Bu devir işlemleri sonucunda şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 338. maddesi uyarınca "tek pay sahipliği" durumu sona ermiştir. Yeni ortaklık yapısı; ... 20.000 pay, ... 15.000 pay ve ... 15.000 pay olacak şekilde güncellenmiş ve bu durumun tescil edilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
...’in davalı şirket yanında davaya dahil olma talebini ve davanın reddine ilişkin dilekçe sunmuştur. Şirketin ortaklık yapısı incelendiğinde; başlangıçta ...’in %100 pay sahibi olduğu, ancak █████/2020 tarihinden itibaren yapının %40 ..., %30 ... (eşi ... üzerinden) ve %30 Hanifi Kalmış (eşi ... üzerinden) şeklinde değiştiği belirtmiştir.
Taraf beyanları uyarınca; davanın davacısı ..., ...’in eski öğrencisi olan ...’ın babası, ... ise gelini ve ...’ın eşidir. ...’in davalı şirket yanında davaya dahil olma dilekçesinde; başlangıçta hisselerin baba ...’a devredilmesinin planlandığı ve bu amaçla notere gidildiği ancak ...’ın okuma yazma bilmediğini beyan etmesi ve gerekli tanıkların bulunmaması nedeniyle işlemin gerçekleşmediği savunulmaktadır. Bu başarısız girişimin ardından tarafların iradesinin değiştiği ve hisselerin baba yerine geline (...) devredilmesi kararlaştırılarak █████/2020 tarihinde bu işlemin resmiyet kazandığı ifade edilmektedir. Yani ...'a devredilen hissenin █████/2020 tarihinde imzalanan bu hisse devri sözleşmesine konu hisse olduğunu başkaca bir hisse devri konusunda anlaşma yapılmadığını belirtmiştir. Yani, davacının oğlu ... ile gelini ...’ın zaten bu payları devralmış olduğu, babanın (...) açtığı bu davanın ise ailece birlikte hareket edilerek mükerrer pay alma amacı güttüğü ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu savunulmaktadır. Müdahil taraf, ...’ın ne bir sermaye koyduğunu ne de şirkete katkı sunacak teknik donanımı bulunduğunu belirterek, davanın tümden reddini talep etmektedir.
Ankara 2. Noterliği aracılığıyla █████/2022 tarihinde, keşideci ... vekili tarafından muhataplar ... San. Ve Tic. A.Ş. ile ...’e yönelik ihtarname göndermiştir. Belgede, █████/2020 tarihli hisse devri sözleşmesi uyarınca, ...’in şirketteki %30’luk hissesine karşılık gelen 15.000 adet payın 15.000 TL bedelle ...’a devredildiği belirtilmektedir. Sözleşme bedelinin ödenmiş olmasına rağmen, hisse devrinin pay defterine işlenmediği ve tescil edilmediği ifade edilmektedir. İhtarname ile muhataplardan, tebliğden itibaren üç gün içinde yönetim kurulu kararı alınarak devrin pay defterine kaydedilmesi ve tescili talep edilmektedir. Aksi takdirde, tescil ve ifa davaları ile maddi-manevi tazminat süreçlerinin başlatılacağı, en yüksek mevduat faizi ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükleneceği bildirilmektedir. Bu ihtarnamenin hisse gerçek hisse devri tarihi olan █████/2020 tarihinden 2 yıldan fazla bir süre sonra çekildiği ve taraflar arasında davalar açılmaya başladıktan sonra çekildiği görülmekle dikkate çekici bir ayrıntı olarak değerlendirilmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; şirketin kurucusu olan ..., liyakatli personel ihtiyacı nedeniyle dava dışı ...'a (davacının oğlu) ortaklık teklif ettiğini, ancak ... sigorta ve bağkur gibi gerekçelerle resmen ortak görünmek istemediği için hisselerin emaneten babası veya eşi üzerine yapılmasını istediğini beyan etmiştir. Yine cevaplarında; başlangıçta hisselerin davacı ...'a devri planlanmış, ancak noter işlemleri sırasında davacının okuma yazma bilmediğinin anlaşılması ve mevzuat gereği tanık bulundurulmaması nedeniyle işlem gerçekleştirilemediğini beyan etmiştir. Davalı taraf, bu durumun iradelerin değişmesine yol açtığını ve neticede söz konusu %30’luk hissenin █████/2020 tarihinde ...’ın eşi ...’a devredilerek edimin ifa edildiğini savunmaktadır. Şirket içi yazışmarına dair rapor sunmuştur.
Bilirkişi ön raporu, dava dosyasına sunulan e-posta ve WhatsApp yazışmalarını teknik ve kronolojik açıdan inceleyerek taraflar arasındaki asıl iradeyi ve süreci somut verilerle ortaya koymaktadır. Raporda yer alan bulgular, davanın temelini oluşturan hisse devri talebinin arka planındaki şahsi ve hukuki saikleri şu şekilde yansıtmaktadır. Raporun ilk kısmındaki e-posta kayıtları (EK-1, EK-2, EK-4), dava dışı ...’ın üçüncü şahıslara ve kurumlara karşı kendisini doğrudan şirketin ortağı (shareholder) ve kilit yöneticisi olarak takdim ettiğini belgelemektedir. Bu durum, davacı ...’ın şirketle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığına ve asıl muhatabın ... olduğuna dair savunmayı güçlendirmektedir.
WhatsApp yazışmalarını içeren teknik tespitlerde (EK-5), ...’ın resmi ortaklıktan neden kaçındığı kendi beyanlarıyla sabittir. Mesajlarda, yönetim kuruluna girerse 4A (SSK) sigortasının kesileceği, Bağ-Kur'lu olmanın maddi ve idari açıdan işine gelmediği ve bu nedenle kağıt üzerinde "başka bir yerde çalışıyor görünmesi" gerektiğini açıkça belirtmiştir. Bu beyanlar, hisselerin neden davacı veya gelini üzerine emaneten kaydedilmek istendiğine dair sunulan gerekçeleri doğrudan doğrular niteliktedir. Hisse devri sürecine dair mesajlaşmalar (EK-6, EK-7) incelendiğinde, 27-█████/2020 tarihlerinde ...’ın "Babamı resmi şirket ortağı yapalım" diyerek süreci başlattığı görülmektedir. Ancak raporun devamındaki veriler ve dilekçenizdeki iddialar birleştirildiğinde, davacı babanın okuma yazma bilmemesi nedeniyle noter işleminin yapılamadığı ve neticede bu %30’luk payın aynı miktar üzerinden ...’ın eşi ...’a devredilerek iradenin bu şekilde ifa edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumu tanık ... ve Hanefi Kalmış'ın tanık beyanları ile doğruladığı görülmüştür. Yine davacının okumaya yazması olup olmadığına dair isticvaba katılmaması da kanaati desteklemiştir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacı ...'ın davası dayanaksız olduğundan sunulan bilirkişi raporuna açıklanan gerekçelerle itimat edilmeyerek reddedilmiştir. Islah ile genel kurul iptali istemi hakkında ise; ıslahla kastedilenin dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesi olduğu, dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. (HGK'nun 26.09.2011 tarih, 2011/1-364 E.- ████████ K.sayılı ilamı)
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen... esas sayılı dosyasında; davacılar ... ve ... tarafından, vekilleri aracılığıyla sunulan dilekçe ile ... San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine dava açılmıştır. Davanın temel konusu, şirketin 25.04.2022 tarihinde gerçekleştirilen 2019-2020-2021 yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantısında alınan kararların kesin hükümsüzlüğünü tespiti, iptali ve şirkete TTK 438 uyarınca özel denetçi atanması talebidir.
Davacılardan ...’ın temel iddiası, 24.10.2020 tarihli Hisse Devri Sözleşmesi ile ...’den şirketin %30 payına tekabül eden 15.000 adet payı devralmasına ve bedelini ödemesine rağmen, bu devrin kötü niyetli olarak pay defterine işlenmediğidir. Bu durumun neticesinde davacıya genel kurul çağrı mektubu gönderilmediği, pay sahipliği haklarının gasp edildiği ve genel kurulun usulsüz toplandığı belirtilmektedir.
Diğer davacı ... ise genel kurulda azınlık haklarını kullanmak istemiş ancak taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürmüştür. Özellikle TTK 420. maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresinin bir ay süreyle ertelenmesini talep etmesine rağmen, bu talebin "sermaye payının 1/10’una sahip olunmadığı" gerekçesiyle reddedildiği tutanaklara yansımıştır. Dilekçede ayrıca yönetim kurulu üyesi ...’in ibrasına ilişkin kararın TTK 559. maddesindeki "şirketin tescilinden itibaren 4 yıl geçmedikçe ibra edilemeyeceği" kuralına aykırı olduğu, zira şirketin 2019 yılında tür değiştirerek anonim şirkete dönüştüğü vurgulanmaktadır. Sonuç olarak; genel kurul kararlarının iptali ve şirketin mali yapısının netleştirilmesi için özel denetçi atanması talep edilmektedir.
... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin █████/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağına göre alınan kararlar ve gerçekleşen görüşmeler madde bazında şu şekildedir: Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından açılmış, yapılan yoklamada toplam 1.400.000 TL sermayeye karşılık gelen 1.400.000 paydan; 1.385.000 payın asaleten, 15.000 payın (...’ı temsilen) vekaleten temsil edildiği tespit edilmiştir.
Madde 1-2
: Toplantı başkanlığına ... oy birliğiyle seçilmiş, tutanağı imzalama yetkisi verilmiştir. Bu aşamada davacı ... vekili, TTK 420 uyarınca finansal tabloların müzakeresinin bir ay ertelenmesini talep etmiş ancak bu talep oy çokluğu ile reddedilmiştir. Ayrıca TTK 438 uyarınca özel denetçi atanması talebi de yine oy çokluğu ile reddedilmiştir.
Madde 3-4
: 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Yönetim Kurulu Faaliyet Raporları ile Finansal Tablolar (bilançolar) okunmuş ve yapılan oylama sonucunda oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Madde 5
: Yönetim kurulu üyeleri, ilgili yıllardaki faaliyetlerinden dolayı oy çokluğu ile ibra edilmiştir. Tutanakta, yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmadığı not düşülmüştür.
Madde 6
: Şirket ortağı ..., 3 yıl süreyle görev yapmak üzere oy çokluğu ile yeniden yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir.
Madde 7
: "Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak hazırlanan İç Yönerge okunmuş ve oy birliğiyle kabul edilmiştir.
Madde 8-9
: 15 Şubat 2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulda alınan ve sermayenin 50.000 TL’den 1.400.000 TL’ye çıkarılmasına ilişkin karar hakkında pay sahiplerine bilgi verilmiştir. Yeni pay durumunu gösteren tabloda ...’in 770.000, ...’ın 615.000 ve ...’ın 15.000 pay sahibi olduğu belirtilmiştir.
Madde 10 (Dilek ve Temenniler)
: Bu bölümde ... vekili; finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi talebinin reddedilmesi, özel denetçi talebinin kabul görmemesi ve TTK 559 uyarınca yönetim kurulu ibrasının usulsüz yapıldığı gerekçeleriyle tüm kararlara karşı muhalefet şerhi düşmüş, kararlara katılmadığını ve tutanağa işlenmesini istediğini beyan etmiştir.
█████/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantı tutanağında yer alan verilere göre, şirketin toplam 1.400.000 TL olan sermayesi üzerinden ortakların sahip olduğu hisse adetleri ve bu adetlerin toplam sermaye içindeki yüzdelik oranları şu şekildedir: ... 770.000 adet paya sahip olup şirketin toplam sermayesinin %55'ini elinde bulundurmaktadır. ... 615.000 adet paya sahip olup şirketin toplam sermayesinin %43,92'sine sahiptir. ... ise 15.000 adet paya sahip olup şirketin toplam sermayesinin %1,07'sini temsil etmektedir. Bu tablo, █████ 2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul kararıyla gerçekleştirilen sermaye artırımı sonrasındaki güncel yapıyı yansıtmaktadır.
Tutanakta yer alan bu verilerde, davacı ...'ın devraldığını iddia ettiği paylar yer almadığı gibi, davacı ...'ın sermaye artırımı öncesindeki %30'luk pay oranının, artırım sonrası %1,07 seviyesine gerilediği görülmektedir.
Mahkememiz dosya kapsamında teminat almıştır.
-Tüm dosyalar için alınan bilirkişi raporlarında;
Dosya için sunulan bilirkişi raporunda ; davacı ...’ın vekili Avukat ...i’nin genel kurul toplantısına katılımının engellenmesi incelenmiştir. Bilirkişi heyeti, sunulan vekaletnamenin hem şekil şartlarını taşımaması hem de noter onaylı olmasına rağmen genel kurula katılım için gereken özel içeriği barındırmaması nedeniyle, Bakanlık Temsilcisi tarafından verilen reddetme kararının mevzuata uygun olduğu kanaatine varmıştır. Ancak bu durumun doğal bir sonucu olarak, davacı ...'ın toplantıya usulüne uygun katılımı sağlanamamıştır. Şirketin ortaklık yapısı ve sermaye artırımı kararlarıyla ilgili yapılan incelemede, ...’in hisselerinin bir kısmını ...’a devrettiğine dair yazılı sözleşmelerin bulunduğu, pay defterinde de ortak sayısının üç kişi olarak göründüğü tespit edilmiştir. Bu ortaklık yapısı dikkate alındığında, Türk Ticaret Kanunu’nun 421/1 maddesi uyarınca sermaye artırımı için gereken toplantı yeter sayısının sağlanamadığı belirlenmiştir. Toplantıya katılan pay miktarı toplam sermayenin yarısını temsil etmediği için, bu toplantıda alınan kararların geçerli olamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Mali kayıtlar üzerindeki incelemelerde ise önemli tutarsızlıklar saptanmıştır. Özellikle "549 Özel Fonlar" hesabındaki yaklaşık 1,16 milyon TL’lik tutarın, şirketin 2020 yılı ve öncesine ait kayıtları bulunmadığı için niteliği belirlenememiş ve bu tutarın sermayeye ilave edilemeyeceği bildirilmiştir. Ayrıca, "331 Ortaklara Borçlar" hesabında ... lehine görünen çeşitli tarihlerdeki ödemelerin "ortaktan sermaye" açıklamasıyla kaydedildiği ancak bu ödemelerin niteliği hakkında detaylı bir bilgi bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu ödemelerin sermaye payına ilişkin mi yoksa şirkete verilen bir borç mu olduğu konusunda netlik bulunmadığı, eğer borç ise yönetim kurulunun ara bilanço tanzim ederek durumu genel kurula taşıması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak bilirkişi heyeti, şirketin yönetim kurulu beyanı ile SMMM raporu ve defter kayıtlarının birbiriyle uyumsuz olduğunu tespit etmiştir. Şirketin mali tablolarının genel kurul onayından geçmesi beklenmeden, olağanüstü bir genel kurul ile sermaye artışına gidilmesini gerektirecek acil veya zorunlu bir durumun varlığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı mahkemeye rapor edilmiştir.
-Prof. Dr. ...tarafından sunulan uzman görüşünün incelenmesinde;
...’ın genel kurula vekili aracılığıyla katılamama sebebinin ilgili yönetmelik hükümlerine dayandığı, bu durumun doktrinde tartışmalı olsa da Yargıtay tarafından kabul gördüğü belirtilmektedir. Genel kurula katılmayan ...’ın TTK m.446 uyarınca iptal davası açma hakkının bulunmadığı, ancak yokluk ve butlan durumlarının istisna olduğu ifade edilmektedir. ...’ın 25.04.2022 tarihli genel kurulda reddedilen bilanço müzakerelerinin ertelenmesi talebinin, azınlık pay sahibi olmadığı gerekçesiyle reddedilebileceği; özel denetçi tayini talebinin ise "bilgi alma ve inceleme hakkının" önceden kullanılması şartına bağlı olduğu, bu şart yerine getirilmediği için yine reddedilebileceği değerlendirilmektedir. Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olarak ise, bilançoların gerçeği yansıtmadığının bilirkişi marifetiyle ispatlanması durumunda ibra kararının iptalinin mümkün olabileceği, ancak somut dosyada bu yönde bir veri bulunmadığından kesin bir yorum yapılamayacağı not edilmiştir.
... açısından ise, okuma yazma bilmediği ve mahkemece yapılan isticvaba gelmediği tespit edilmiştir. 24.10.2020 tarihli hisse devir sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını ikrar ettiği, okuma yazması olmayan kişilerin imza yerine parmak izi veya onaylanmış bir işaret kullanması gerekirken sözleşmede bu unsurların bulunmadığı saptanmıştır. Bu nedenle sözleşmenin geçersiz ve senet niteliğinden yoksun olduğu, ...’ın kendi kusurlu davranışına dayanarak hak talep edemeyeceği ("nemo auditur propriam turpitudinem allegans" ilkesi) vurgulanmıştır. Dolayısıyla ...'ın pay sahibi sıfatını kazanamadığı, bu sebeple genel kurul kararlarının iptali davasını açma hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, dava dilekçesindeki beyanların ve yazışmaların TMK m.2 anlamında çelişkili davranış yasağına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
-Mahkememizin...Esas sayılı dosyası için nihai değerlendirmede;
Ticaret Bakanlığı'nca, █████/2012 tarihli ve 28481 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin (█████/2020 tarihinde yapılan değişiklik öncesi) ilgili maddelerine göre; "... (7) Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3’teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi veya noter onaylı olmayan vekaletnamelerde noter huzurunda düzenlenmiş imza beyanının eklenmesi gerekir. Elektronik Genel Kurul Sisteminden yapılan temsilci tayinlerine ilişkin olarak Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri ve Sermaye Piyasası Kurulunun halka açık şirketlerde genel kurula vekâleten katılma ve oy kullanılmasına ilişkin düzenlemeleri saklıdır.
(8) Her pay sahibinin genel kurulda sadece bir kişi tarafından temsil edilmesi esastır. Ancak birden fazla kişiye temsil yetkisinin verilmesi veya tüzel kişi pay sahiplerini temsil ve ilzama yetkili birden fazla kişinin genel kurula katılması durumlarında ise bunlardan ancak birisi tarafından oy kullanılabilir. Oy kullanmaya kimin yetkili olduğunun yetki belgesinde gösterilmesi şarttır. Bu fıkra hükmü Kanunun 429 uncu maddesi uyarınca payların birden fazla kişiye tevdi edildiği durumda her biri oy hakkı sahibi olan tevdi eden temsilcilerine uygulanmaz.
(9) Pay sahiplerinin genel kurulda kanuni temsilciler vasıtasıyla temsil edilebilmesi bu durumun belgelendirilmesine bağlıdır." denilmektedir.
Davacının vekaletnamesi usule uygun olmadığından genel kurula alınmaması usul ve yasaya uygundur. Türk Ticaret Kanunu'nun 446/1-a maddesi kapsamında toplantıda hazır bulunan pay sahibinin genel kurulda alınan bir kararın iptalini talep koşullarından bir diğeri ise iptalini istediği karara karşı muhalefetini tutanağa geçirmiş olmasıdır. Muhalefet şerhiyle alınan karara karşı çıkıldığına ve iptal davası açma hakkının saklı tutulduğuna dikkat çekilmiş olur. Bu bakımdan pay sahibinin karşı çıktığı karara karşı tutanağa geçirtmiş olduğu muhalefet şerhi alınan genel kurul kararının geçerliliğine yahut uygulanmasına etki etmez. Hemen belirtilmelidir ki; TTK'nun 446/1-a maddesindeki muhalefet şerhinin gerekçeli olması gerekmediği gibi gerekçeli olarak belirtilen muhalefet şerhindeki gerekçeden farklı nedenlere dayalı olarak da muhalif olunan genel kurul kararının iptali istenebilir.
Muhalefet şerhi, pay sahibinin TTK'nun 446/1-a maddesine kapsamında açacağı iptal davası için bir külfet niteliğinde olup pay sahibi, muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybeder. Bu çerçevede iptali istenen karara karşı pay sahibinin muhalefetinin tutanağa geçirilmesi, genel kurul iptali davası açısından önemli bir koşul olup bu koşul 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/2. maddesi kapsamında özel dava şartı olarak nitelendirilebilir. Dolayısıyla genel kurul toplantısında hazır bulunan pay sahibinin olumsuz oy kullandığı ve TTK'nun 445. maddesi kapsamında iptalini talep edeceği genel kurul kararına karşı muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmemiş olması durumunda açılan davanın HMK'nun 115. maddesi çerçevesinde usulden reddine karar verilir. Davacı genel kurula katılmadığından iptal davası açamayacağından talep reddedilmiştir. Yokluğa ilişkin ise yokluğa tabi bir karar bulunmadığından bu talep de yerinde görülmemiştir.
6102 sayılı TTK'nun 438. maddesinde; ''(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarını kullanılabilmesi için gerekli olduğu taktirde bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.'' şeklinde hüküm yer almaktadır. Davacı taraf bilgi alma hakkını kullandığını ve özel denetçi atanmasını talep ettiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 439/1. maddesi "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.
(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." hükmünü ihtiva etmektedir.
6102 sayılı TTK'nun 439. maddesinin gerekçesinde ise "Birinci fıkra: Genel kurul özel denetim talebini reddettiği takdirde ortaya azlık hakkı çıkar. Başka bir deyişle, paysahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak talep genel kurul tarafından reddedilmişse, sadece azlık mahkemeden özel denetçi tayin etmesini isteyebilir. Red, özel denetçi talebinin ileri sürülebilmesinin şekli ve maddî şartlarını değiştirir. Azlık kavramı hükümde şirketin halka açık olup olmamasına göre farklı tanımlanmıştır. Sermayesi çok büyük olan şirketlerde, hükümdeki yüzdelere ulaşılması güç olabileceğinden sabit bir miktar da öngörülmüştür. Yüzdelerin ve sabit miktarın esas sözleşme ile artırılması geçersizdir. Üç aylık süre hak düşürücüdür.
İkinci fıkra
: Mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438. maddedeki şartların somut olayda varolup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerekir. Söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratılmış olmasıdır. İhlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığı da kapsar. Bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmamış, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görülmüştür. Zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedilmiştir." denilmektedir.
TTK'nun 440. maddesinde; ''(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra karar verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzman görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.'' şeklinde hüküm yer almaktadır.
Özel denetim istemi ile pay sahipliği haklarının kullanılması arasında "anlaşılabilir bir ilişkinin, bağlantının" olması gerekir. "Zaten bilinen konularda" bilgi istenmesi halinde bağlantı koşulu bulunmadığının kabulü gerekecektir. Açıklığa kavuşturulması istenilen konu veya olayın, yönetim kurulunun verdiği bilgiler sonucunda aydınlığa kavuştuğu hallerde de özel denetim isteminin gerekliliğinden söz edilemez. Özel denetçi isteme hakkının amacının, pay sahiplerini şirketle ilgili belirli olaylar hakkında daha iyi bilgilendirmek ve böylece pay sahipliği haklarının genel kurullarda daha anlamlı ve bilinçli şekilde kullanılmasını sağlamak olduğu, özel denetçi atanmasını istemenin, açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılma amacına yönelik olmakla beraber, kapsamlı bir bilanço incelemesi olmadığı, diğer bir ifadeyle denetimin tekrarı niteliğinde olmayıp, belirli olayların açıklanması ile ilgili olduğu, özel denetçinin görevinin sadece sorulan olaylara ilişkin tespitler yapmak olup, buna karşın yönetim kurulunun kararının amaca uygun olup olmadığını veya bir değer yargılaması veya özel denetimin konusunun hukuki değerlendirmesini yapmak olmadığı (Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Ankara 2018, syf. 1629) dolayısıyla özel denetimin, sadece somut olayların araştırılması ve tespitine yönelik olup, hukuki bir değerlendirmeyi veya değer yargısını amaç edinemeyeceği açıktır.
Yukarıda yapılan izahatlar kapsamında, 6102 sayılı TTK'nun 439/1. maddesinin 2. fıkrasına göre azlığın istemi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TTK'nun 438. maddesi hükmünde öngörülen istem koşullarının somut mevcut olayda mevcut olması ve ayrıca bu fıkrada yer alan koşulun da bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, yasa veya esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları gerekmektedir. TTK'nun 438. maddesi gereği özel denetim konusu iddia edilen belirli olayların mevcut olmasıdır. Belirli konu olarak şirketin herhangi bir işi, işlemi, finansal durumu, finansman ihtiyacı, şirket kararları ya da şirkete verilen kayıplar ile sair olgulardır.
Yargılama sonunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde talep edilen incelenen █████/2022 tarihli genel kurul kararında özel denetim istemine ilişkin talep olmadığı, özel denetim istemini olmadığından özel denetim istemine ilişkin genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi şeklinde bir karar alınmadığı görülmüştür. Genel kurul tutanağı uyarınca uyarınca özel denetim istemini genel kurulda talep edilmediğinden eldeki davada TTK'nun 438. maddesinin koşullarının bulunmadığı ve özel denetçi tayini için yasanın tanımladığı şekilde şartların gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın reddine dair taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurma gereği hasıl olmuştur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ███████ Esas ve ██████████ Karar sayılı ve ██████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı emsal ilamları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı emsal karar ilamları).
TTK'nun 437. maddesinde;"(1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar.(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir." şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Davacının bilgi edinme hakkını kullanıldırılmadığına dair somut ispat olmadığından ve talebin reddine dair bir ispat bulunmadığından reddedilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen... esas sayılı dosyası için nihai değerlendirmede;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen... ve ... esas sayılı dosyasında; ...'ın ortak olmadığı kabul edildiğinden gerekçeler tekrarlanmaksızın ...'ın genel kurul iptali ve özel denetçi atanması noktasında aktif husumet ehliyeti olmadığından reddedilmiştir.
Ortak ... yönünden ise; █████/2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısının 5. Maddesinde; ''Yönetim kurulu üyeleri, ilgili yıllardaki faaliyetlerinden dolayı oy çokluğu ile ibra edilmiştir. Tutanakta, yönetim kurulu üyesinin kendi ibrasında oy kullanmadığı not düşülmüştür.''
Ticaret Sicil kayıtlarına göre; ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin resmi tescil ve ilan sürecinin Nisan 2019 başında tamamlanarak faaliyetine başladığı anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 559. maddesi, anonim şirketlerde kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumluluklarının ibra edilmesine ilişkin özel bir düzenleme içerir. Bu maddeye göre, şirketin kuruluşundan veya sermaye artırımından doğan sorumluluklar için yapılacak ibra kararı, şirketin tescili tarihinden itibaren dört yıl geçmedikçe geçerli değildir. Davalı şirket Nisan 2019 tarihinde kurulmuştur. Bu durumda: şirketin tescil edildiği Nisan 2019 tarihinden █████/2022 tarihine kadar yaklaşık 3 yıl geçmiştir. Kanunun aradığı 4 yıllık asgari süre henüz dolmamıştır.
Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden butlan, TTK'nun 447. maddesi ile açıkça düzenlenmiştir. Buna göre genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran; pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran; anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.TTK'nun 447. maddesinde genel bir düzenleme yapılmamış, sadece örnek niteliğinde butlan sebepleri sayılmakla yetinilmiştir. Dolayısıyla TTK'nun 447. maddesinde sayılmayan durumlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi uygulanacak; emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan genel kurul kararları da batıl sayılacaktır.
Batıl bir hukukî işlem, unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla birlikte, konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hukukî hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren kesin olarak hükümsüzdür. Bu kesin hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez nitelikte olup hukukî yararı bulunan herkes tarafından bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşuluyla hâkim tarafından res’en göz önünde tutulur.
Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, TTK’da düzenlenmemiştir. Yokluk yaptırımının kanunda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup kurucu unsurların veya kanunî şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir. Dolayısıyla butlanda hukukî işlemin meydana gelmesi için gerekli olan içerik unsurları vardır; fakat hukuk düzeni bu içerik bakımından amaçlanan sonuçların meydana gelmesini kesinlikle reddetmektedir. Yoklukta ise hukukî işlem için gerekli olan içerik şekli bakımdan dâhi meydana gelmiş değildir (Tekinay, S. Sulhi/Akman, Servet/Burcuoğlu, Haluk/Altop, Atilla: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul, 1993, s. 378).
Açık kanuna aykırılık sebebi ile; 5 nolu maddenin yoklukla malul olduğu anlaşılmıştır.
..., sermaye artırımına katılmadığı için 1.400.000 TL sermaye payı ile şirketin %1,07'sine sahiptir. ..., sahip olduğu %1,07'lik pay oranıyla TTK m. 411 ve m. 420 kapsamında "azınlık pay sahibi" statüsünde değildir. Kanuna göre azınlık haklarının kullanılabilmesi için (halka açık olmayan şirketlerde) sermayenin en az onda birine (%10) sahip olunması gerekir. TTK m. 420 uyarınca, finansal tabloların müzakeresinin bir ay sonraya bırakılmasını talep etme hakkı sadece azınlık pay sahiplerine tanınmıştır. ... bu orana sahip olmadığı için genel kurulun bu yöndeki bir erteleme talebini reddetme yetkisi bulunmaktadır. TTK m. 438/1 uyarınca her pay sahibi, pay sahipliği haklarını kullanabilmesi için gerekli olan durumlarda, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını genel kuruldan isteyebilir. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için öncelikle TTK m. 437 çerçevesindeki "bilgi alma ve inceleme hakkının" kullanılmış olması şarttır. ..., genel kurul öncesi hazırlanan belgeleri incelemediği ve genel kurulda soru sorarak bilgi alma hakkını kullanmadığı için, bu aşamaları tüketmeden doğrudan özel denetçi tayin edilmesini isteyemez. Bu usuli eksiklik nedeniyle özel denetçi talebi reddedilmiştir.
Görüldüğü üzere TTK'nun 445. maddesinde genel iptal sebepleri düzenlenmiştir. Dolayısıyla kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırılık nedenlerine dayalı olarak mahkemeden genel kurul kararlarının iptali talep edilebilir. Bu kapsamda kanuna aykırılık, butlan ve yokluk halleri dışındaki hükümlere aykırı olan genel kurul kararlarını ifade etmektedir. Zira iptal davası hukuken mevcut ve geçerli, ancak sakat doğmuş olan bir genel kurul kararına karşı açılabilir. Mutlak emredici hükümlere aykırılık halinde esasen ortada şeklen bir genel kurul kararı yoktur ve dolayısıyla bu karar hükümsüzdür. Hükümsüz sayılan bir genel kurul kararının da iptali değil, hükümsüzlüğünün tespiti söz konusu olur. Kanuna aykırılık, emredici hükümler haricinde yalnızca TTK hükümlerine veya anonim şirketi düzenleyen hükümlere değil yürürlükte bulunan ilgili tüm mevzuat hükümlerine ve yazılı olmayan hukuk kurallarına, özellikle -yasal istisnalar dışında- pay sahipleri arasındaki eşitlik ilkesini de içerir. Sair maddelerin iptalinin incelenmesinde kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığından talepler reddedilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve ...karar sayılı dava dosyası için;
1-Davacı ...'ın davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine,
2-Davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile, █████/2022 tarihli genel kurul toplantısının şirket yönetim kurulu ibrasına ilişkin gündemin 5 numaralı kararının yoklukla malul olduğunun tespitine,
3-Davacı ...'ın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
B)Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve ... karar sayılı dosyası ve ... esas ve... karar sayılı dosyaları için;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davacı ...'ın... esas ve ... karar sayılı dosya kapsamında ıslah istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
C)Mahkememizin...esas sayılı dosyası için;
1-Davacının davasının reddine,
A)Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve ...karar sayılı dava dosyası için;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselislen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
8- Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10- Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
B)Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas ve ... karar sayılı dosyası ve ... esas ve... karar sayılı dosyaları için;
*... esas ve ... karar sayılı dosyası için;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 475,83-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
*... esas ve... karar sayılı dosyası
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 475,83-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
C)Mahkememizin...esas sayılı dosyası için;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, davalı tarafça yatıran gider avansı olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşive kaldırılmasına,
Dair, esas ve birleşen dosyada davacı vekilinin, davalı ... ve vekilinin ve davalı ... ... Şirketi vekilinin yüzüne karşı, bilgi edinme hakkının kullandırılması ve özel denetçi atanması yönünden kesin, sair kararlar yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!