Anahtar kelimeler: Neticeten Mühür Görüşü Sayilari Cezalandırılmasına Yararına İtiraz Cezası Kanun Kesinleştiği
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMELERİ: .... Asliye Ceza Mahkemesi, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesi, ... 44. Asliye Ceza Mahkemesi

SAYILARI
: ████████ E., ████████ K., ████████ E., ████████ K., ████████E., ████████ K.
SUÇ
: Mühür bozma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararların kanun yararına bozulması
... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itiraz edilmeksizin 29.11.2022 tarihi itibarıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1, 62... /2. maddeleri uyarınca neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itiraz edilmeksizin 07.06.2021 tarihi itibarıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca neticeten ayrı ayrı 6.000,00 TL, 3.600,00 TL ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin, sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı üzerine 05.04.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Aynı suçtan sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 203/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını;
Aynı suçtan sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 203/1 (3 kez), 43/1 ve 52/2 (3 kez). maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası, 3.600,00 Türk lirası ve 3.600,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Dosyalar kapsamına göre;
... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya içeriği incelendiğinde;
... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ sayılı dosyasındaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2018 olduğu;
Anılan dosya ile birleşen ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2018 olduğu;
Yine aynı dosya ile birleşen ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2018 olduğu;
... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararıyla sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle artırım yapılarak tek bir suçtan mahkumiyet kararı verildiği,
... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya içeriği incelendiğinde;
... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ sayılı dosyasındaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2018 olduğu;
Anılan dosya ile birleşen ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2018 olduğu;
Yine aynı dosya ile birleşen ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin ise █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2018 olduğu;
... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararıyla sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle artırım yapılarak tek bir suçtan mahkumiyet kararı verildiği,
... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosya içeriği incelendiğinde;
... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2019 olduğu;
Anılan dosya ile birleşen ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin █████/2018, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2019 olduğu;
Yine aynı dosya ile birleşen ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ████████ esas, ███████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihinin █████/2019, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2019 olduğu;
Anılan dosya ile birleşen ... 31. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı birleştirme kararını kapsayan dosyadaki suç tarihlerinin ise █████/20 18... /███████, iddianame düzenlenme tarihinin █████/2021 olduğu;
... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararıyla sanığın █████/2018, █████/20 18... /███████ tarihli eylemleri yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir ceza, hukuki kesinti oluşması sebebiyle █████/2019 tarihli ve █████/2020 tarihli eylemleri yönünden ise zincirleme suç hükümleri uygulanmadan ayrı ayrı iki ceza uygulandığı,
Hususları birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararıyla sanığın █████/2018, █████/20 18... /███████ tarihli eylemleri yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle tek bir ceza, hukuki kesinti oluşması sebebiyle █████/2019 tarihli ve █████/2020 tarihli eylemleri yönünden ise zincirleme suç hükümleri uygulanmadan ayrı ayrı iki ceza uygulanmış ise de, esasen sanığın █████/20 18... /███████ tarihli eylemlerinin, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ sayılı (birleşen ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ sayılı dosyasındaki) █████/2018 tarihli ilk iddianame tarihinden evvel olduğu, bahse konu dosya kapsamındaki █████/2018, █████/20 18... /███████ tarihli suçlarla tek bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği ve arada hukuki kesinti olmadığı dikkate alınarak, anılan suçlar bakımından dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde,
Benzer şekilde ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ sayılı dosyasındaki (birleşen ... 33. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ███████ esas, ████████ sayılı dosyadaki) █████/2018 tarihli eylem ile ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı dosyasındaki (birleşen ... 22. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2019 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı dosyasındaki) █████/2018 tarihli eylemlerin, █████/2018 tarihli ilk iddianame düzenleme tarihinden önce olduğu ve bahse konu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5237 sayılı Kanun'un "Mühür bozma" başlıklı 203. maddesinde;
“(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Denilmektedir.
2. Aynı Kanun’un "Zincirleme suç" başlıklı 43/1. maddesinde;
"Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır."
Hükmü yer almaktadır.
3. Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarihli ve ███████-507 Esas, █████████ Karar sayılı ilamı, "...Zincirleme suçlardan biri hakkında açılan kamu davası sonucunda zincirleme suç hükümleri uygulanmadan hüküm kurulmuş ve kesinleşmiş ise, henüz sonuca bağlanmayan zincirleme suça tabi diğer suç hakkında nasıl hüküm kurulması gerektiği meselesine gelince; zincirleme suça dâhil olan suçlardan biri hakkında beraat kararı verilmiş ya da zamanaşımı, genel af, şikâyetten vazgeçme gibi ceza ilişkisini ortadan kaldıran bir sebebe dayalı olarak hüküm kurulmuşsa artık o suç bakımından zincirleme suç ilişkisi kalkacağından henüz sonuca bağlanmayan suçla ilgili kesinleşen hükme konu fiil gözetilmeksizin bağımsız hüküm kurulmalıdır. Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklindedir.
4. Bu düzenlemelere göre; zincirleme suçlarda, aynı suçun birden fazla kez işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmekte ve suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır. Mühür bozma suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından ise; sanığın, her iddianameye kadar olan eylemlerinin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerinin ise ayrı suçları oluşturacağı kabul edilmekte; sanığın tüm eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kalması durumunda, 5237 sayılı Kanun'un 203/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca artırım oranı belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, önceden verilen cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, zincirleme suça ilişkin değerlendirme yapılırken ve netice ceza belirlenirken karşılaşılabilecek en önemli sorunlar; kesinleşmeyen veya açıklanması geri bırakılan hükümlerin zincirleme suça konu olup olamayacağı ile mahsup edilecek cezaların aynı neviden olmaması durumudur. Kesinleşmeyen veya açıklanması geri bırakılan hükümler, henüz ortada zincirleme suça esas teşkil edebilecek bir hüküm bulunmaması nedeniyle mahsup işlemine de konu edilemeyecektir. Bununla birlikte farklı neviden cezaların zincirleme suç ilişkisi kapsamında mahsuba konu olması halinde ise; kesinleşmiş hükümden bağımsız olarak temel ceza belirlenip, bu ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra, temel cezanın niteliğine göre mahsup edilecek cezanın hapse veya adli para cezasına çevrilmesi neticesinde sonuç cezanın belirlenmesi yoluna gidilecektir. Buna göre önceki ve sonraki hükümlerin her ikisinin de hapis cezası olması durumunda, mahsup neticesinde belirlenecek cezanın hapis cezası üzerinden, her ikisinin de adli para cezası olması durumunda adli para cezası üzerinden infaz edilmesine, önceki ve sonraki hükümlerden birinin hapis diğerinin adli para cezası olması durumunda, Mahkeme tarafından adli para cezası belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca takdir edilen miktar dikkate alınarak mahsup yapılmasına; tüm olasılıklarda, önceki ceza sonraki cezadan fazla ise, ek ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekecektir.
5. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 tarihli ve 70-159 sayılı kararı da bu doğrultuda olup anılan kararda; "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları 5271 sayılı CMK 223. maddesinde belirtilen hükümlerden olmaması nedeniyle, CMK 231/5-14 fıkralarındaki koşullar kapsamında denetlenerek somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı denetlenip bu hususlara yönelik aykırılıklardan hükmün bozulacağı" sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487-151 sayılı kararında; "CMK'nın 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de, sanığın belirli sürelerle denetime tabi tutulmasını öngörmesi, adli sicile işlenmese dahi kendisine mahsus bir sisteme kaydedilmesi, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi, yine müsadere, yargılama giderleri ve bu kapsamda vekâlet ücretinin sanığa yüklenmesi bakımından hukuki etkilerinin bulunması nedenleriyle bu karar, esasında kesin bir hükmün bir kısım hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Bu bağlamda temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmelidir." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğinden bahisle kanun yararına bozma konusu yapılması üzerine Özel Dairece TCK’nın 73/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak; CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının; "Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur." şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi, bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur. Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir." denilmektedir.
6. 12.03.2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle yapılan değişiklik neticesinde yeniden düzenlenen, 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231. maddesinin on ikinci fıkrası;
"272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir."
Şeklindedir.
7. 5271 sayılı Kanun'un ██████. maddesinde yapılan değişiklik ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün hale gelmiş, istinaf incelemesinin usûl ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte; 5271 sayılı Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenleme uyarınca, 01.06.2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin olarak, değişiklikten önceki hükümlerin geçerli olduğu açıkça belirtilmiştir.
8. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma yasa yolunun koşulları ve sonuçları, "Kanun yararına bozma" başlığı altında 5271 sayılı Kanun'un 3 09... . maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.
9. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde; sanığın, mühür bozma suçundan ayrı ayrı kamu davası açılan eylemleri yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik kanun yararına bozma istemine konu edilen hükümlerden, ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ile ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu itibarla karar tarihleri itibarıyla hükümlerin içeriklerinin denetlenmesinin mümkün olamayacağı, bununla birlikte 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca verilmiş olan bu kararların mevcut haliyle hukuki sonuç doğurmaya da elverişli olmadıkları ve mahsuba esas alınamayacakları; ihbara konu ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının ise, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla, ihbarnamede belirtilen düşünceler yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyaların, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!