Anahtar kelimeler: Çay Saatte Gününün Geldiler Fabrikası Davetiye Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten Kesinlik

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ..., ..., ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davalılar ..., ..., ... vekilleri Avukat .... ve davacı vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.02.2026 (gününde) Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 12.02.2009 tarihinde ... Çay Fabrikası müdürlüğünde meydana gelen yangın sebebiyle uğranılan zararlardan gerekli tedbirleri almayarak imza sahibi davalıların asli kusurlu olduklarını belirterek 467.911,64 TL kurum zararının olayın meydana geldiği 12.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dosya mahkemenin ████████ Esas sayılı dava dosyasından tefrik edilerek bu esasa kaydedilmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunmuş, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 11.08.2015 tarih ve ████████-████████ Esas sayılı ilk kararıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.12.2016 tarih, ██████████ - ██████████ sayılı ilamı ile haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren uzamış ceza zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı ve davacı kamu kurumunun yetkili makamı tarafından dava açılması için olur verildiği tarihle eldeki davanın açıldığı tarih arasında 1 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği anlaşıldığından zamanaşımı definin reddedilerek işin esası incelenip varılacak sonuca göre uygun bir karar verilmesi gerektiğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozmaya uyularak dosya kapsamında alınan bilirkişi heyetinin kusur ve hesap bilirkişi raporlarının hükme elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; 116.977,71 TL'nin 12.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 116.977,71 TL'nin 12.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 116.977,71 TL'nin 12.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine; davalılar ... ve ...'a yönelen davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan ... ve ... yönünden davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, davalıların hepsinin meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Çay Fabrikası Müdürlüğü Görev, Yetki ve Sorumluluk Yönetmeliği gereği basit tedbirlerle birlikte diğer tüm tedbirleri almayan davalıların kendilerine verilen görev ve sorumlukları usulüne uygun yerine getirmediğini, Kuruma 2/8 oranında tali kusur yüklenmesini kabul etmediklerini, müvekkili kurumun yangınla ilgili gerekli tüm teçhizatları sağladığını beyan etmektedir.Davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen yangında müvekkillerine atfedilebilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun tamamen soyut ve sübjektif ifadelerden hareketle hazırlandığını, ne ceza yargılamasında, ne de davalı kurum tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında yangının konveyör (yürüyen bant) sistemi için kullanılan seyyar bir elektrik priz hattından çıkmış olabileceği yönünde hiçbir tespit yapılmadığını, yangının meydana geldiği gün fabrikada yapılan tadilat sırasında konveyör bandını kullanmak için herhangi bir seyyar elektrik prizi kullanılmadığını kaldı ki mesai saatinden sonra fabrikanın tamamında aydınlatma dışındaki bütün elektrik şartellerinin kapatıldığını ve fabrikadaki bütün elektrik akımının kesildiğini, kaynak çalışmasını yapan işçilerin yargılandığı Of Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. sayılı dosyasında da "olayın oluşu, tüm dosya kapsamı, sanıkların tutarlı beyanları, farklı bilirkişi ve heyetlerce düzenlenen raporlarda yangının çıkış nedeni konusunda bir kanaate varılamaması ve ihtimaller üzerinden bilirkişilerin sonuç bildirmesi, sanıkların kaynak çalışmalarını bitirdiği saat ile yangının meydana geldiği saat arasındaki zaman farkı, yangının çıkış yerinin tam olarak tespit edilememesi, ihtimal dâhilinde olan yerlerin dahi kaynak çalışmasının yapıldığı bacalara uzaklığı, yangın öncesinde nöbetçi memurların yaptıkları kontrollerde bir olumsuzluğun görülmemesi hususları bir arada değerlendirildiğinde yangının kaynak çalışması yapan sanıkların eylemlerinden kaynaklandığı ispatlanamadığından" sanıklar hakkında beraat kararı verildiğini, yine bu kişiler hakkında davacı Kurum tarafından açılan tazminat davasının da davanın reddi yönünde verilen hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, hurda deposunda yangına sebebiyet verecek bir madde bulunmadığının belirlendiğini, Mahkemenin Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün kurumsal yapısını, işleyişini ve sorumluluk şeklini anlamadan ve araştırmadan son derece hatalı değerlendirmeyle yangın olayında sorumluluğun 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinin mevzuatta ve kurum talimatlarında yer alan her türlü sorumluluklarını yerine getirdiklerini, müvekkillerinin şahsi kusurlarının bulunmadığını, eğer yangına karşı alınması gereken tedbirlerde bir eksiklik varsa bunun Genel Müdürlüğün kurumsal sorumluluğunda olduğunu, yangının gerçekleştiği tarihte fabrikanın bulunduğu Hayrat İlçesinde itfaiye ekibi bulunmadığını, zarar miktarı ile ilgili yapılan değerlendirmenin de bütünüyle hatalı olduğunu, yangından sonra fiili bir sayım yapılmadığı için gerçek stok miktarından çok daha fazla çayın yangında zayi olduğu iddia edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, yangın tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, yangın nedeniyle meydana gelen kurum zararının davalı kurum görevlilerinden tahsili istemine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacı kurum teftiş raporlarıyla belirlenen zarar kalemlerinin kadri marufunda kabul edilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalılara yükletilmesine,40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ...'tan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.