Anahtar kelimeler: Ofisin Ofisleri Ofislerin Beylikdüzü Blokta Tellallığı Çıkararak Tanıdıkları Bulup Getirip

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı şirket yetkilisinin kendilerine ait Beylikdüzü, ... A blokta bulunan 67-68-69-70 no.lu ofisleri satması için davacı müvekkiline müracaat ettiğini, müvekkilinin de gerekli çalışmaları yaparak müşteri bulup, yer gösterme işlemini yaptığını, tarafları bir araya getirip, tarafların anlaşmasını sağlandığını ancak tarafların birbirlerini daha önceden tanıdıkları için davalının, davacı müvekkilini aradan çıkararak satış işlemlerini müvekkilinin bulduğu kişi ile yaptığını ve ofislerin █████/2025 tarihinde devredildiğini, dört adet ofisin toplam 27.400.000,00 TL'ye satıldığını, davacı müvekkilinin satıcıdan emlak komisyon ücreti olarak (satış bedeli x %2) 548.000 TL ve bunun 225.000 TL'sinin müvekkiline gönderildiğini, kalan 323.000 TL'sinin ise müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin sürekli şirket yetkilisine hatırlatmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından davalıya karşı icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu arada ofisleri satın alan kişinin ... olduğunu ve kendisine düşen emlak komisyon ücretini müvekkiline ödediğini, müvekkilinin, üzerine düşen edimi yerine getirerek, müşteri bulduğu, yer gösterdiğini, tarafları bir araya getirerek, anlaşmanın sağlandığını, ancak sonradan müvekkilini atlanarak satış işlemi yapıldığını, müvekkilinin asgari komisyon ücretine böylelikle hak kazanmış olduğunu, davalının icra takibine itirazının haklı bir itiraz olmayıp iptaline karar verilmesini ve asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağı ve nedenine ilişkin herhangi bir yazılı belgenin icra dosyasına sunulmadığını, bu nedenle işbu huzurdaki dava aşamasında sunulacak belgelerin bu davada delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın ofisleri satın alan kişi olan ... tarafından kendisine düşen emlak komisyon ücretinin ödendiğini ileri sürse de davacının dava dışı üçüncü kişi ... ile arasında herhangi bir komisyon anlaşması bulunduğuna veya söz konusu ödemelere ilişkin yazılı belge ve dekont da sunulmadığını, dava dışı alıcı tarafından ödeme yapılmış olmasının müvekkili ve davacı arasındaki satışa aracılılık sözleşmesi bulunduğunu göstermeyeceğini, davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Borçlar Kanunu ve Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik gereği, emlakçının komisyon talep edebilmesi için yazılı sözleşme şartı olduğu, sözleşme olmaksızın, sadece tarafları bir araya getirmek ve taşınmazı göstermek gibi işlemlerin komisyon hakkı doğurmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını davacının, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarının kabul ile huzurdaki davada alacak iddiasının davacı tarafından isptalanması gerektiğinden, kötü niyetli ve haksız kazanç sağlamaya yönelik huzurdaki davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
: Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Başakşehir Vergi Dairesi, Beylikdüzü Tapu Müdürlüğü yazı cevapları, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, davanın her safhasında re'sen gözetilir. 6102 sayılı TTK'nun 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK 4/1-a maddesine göre “Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır”.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 s.TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4. maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın ticari işletmesi bulunmadığından ve dava konusu da maddede sayılan mutlak ticari davalardan olmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır.(Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. █████████ K. ██████████ T. 19.06.2018)
Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; Davacı tarafından, davalıya ait ofisleri satması için müracaat edildiği, söz konusu satışlardan davacıya verilmesi gereken komisyonun eksik ödendiği gerekçesi ile icra takibi başlatıldığı beyan edilmiş olup, Başakşehir Vergi Dairesinden gelen yazı cevabında davacının ikinci sınıf tüccar olarak işletme usulüne ait defter tutuğu ve VUK 177'nci maddesinin 2 numaralı bendinde yer alan tutarı aşmadığının bildirildiği, dosyaya sunulu taraflar arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığı, dava dilekçesinde bildirilen taşınmazların tapu kaydında mesken niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ███████ Karar sayılı █████/2026 tarihli kararı)
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!