Anahtar kelimeler: Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Ret Anadolu Dinlenildikten Hazır Şartı
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 01.03.2023 tarihli sözleşme ile davalıya ait taşınmazın müvekkiline satılması ve bu taşımazın davalıya kullandırılması konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 10.1.7 maddesinde sözleşmenin son geçerlilik tarihinin 15.03.2023 mesai bitimi olarak belirlendiğini, "taşınmazın devri bugüne kadar gerçekleştirilmezse tapu devir işlemleri sonuçlandırılmazsa cezai şartlar ve iadeler hariç hükümsüz kalacaktır" hükmünün düzenlendiğini, müvekkilinin 2.000.000,00 TL kaporayı ödediğini, davalı tarafça taşınmazın devri için tapu müdürlüğüne başvuru yapıldığını, tapu müdürlüğünce devir işlemleri için 15.03.2023 tarihine randevu verildiğini, müvekkilinin 14.03.2023 tarihinde 1.700.000,00 TL tapu harcı ve 1.297,50 TL döner sermaye bedelini ödediğini, 14.03.2023 tarihinde davalının gerçek dışı ve kurmaca olaylar ileri sürülerek 15.03.2023 tarihinde devrin yapılamayacağını bildirdiğini, müvekkilinin ödediği kapora, harç ve döner sermaye bedelini müvekkiline iade ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin devamı ve ifası konusunda davalıyı ısrarlı arama ve görüşme çabalarına rağmen sonuç alamadığını, davalının haksız ve kötüniyetli olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan 3.000.000,00 TL cezai şartı ödemediğini, cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşme kapsamında tarafların sadece aldıklarını iade ile yükümlü bulunduğunu, sözleşmede yer alan feri nitelikteki cezai şartın da geçersiz olacağını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı devretmek niyetinde olduğunu ancak satış işleminin gerçekleştirileceği tarihte şirket yönetimi tarafından yetkilendirilen ...'in şehir dışında bulunması nedeniyle 15.03.2023 tarihinde gerçekleştirilecek devrin 17.03.2023 tarihine ertelenmesinin talep edildiğini, davacının 16.03.2023 tarihli e-postası ile sözleşmeyi feshederek 2.000.000,00 TL'lik kaporanın iadesini talep ettiğini, müvekkilinin davacının bu talebini kabul ederek kaporayı iade ettiğini, davacının ise 20.03.2023 tarihli e-postası ile kapora bedelinin 1.5 katı yani 3.000.000,00 TL'nin hesaplarına gönderilmesini talep ettiğini, davacının talebine dayanak gösterdiği 10.1.6 numaralı madde ile tapu işlemlerinin 15.03.2023 tarihine kadar gerçekleşmemesi durumunda ceza-i şart ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, müvekkilince sözleşmenin feshedildiğine ilişkin ihtarname vs. delil sunulmadığını, aksine davacının 16.03.2023 tarihli e-postayla kapora iadesi ve cezai şartı talep ederek sözleşmeyi feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme, resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersiz olduğu, sözleşmenin tarafları bakımından hak ve borç doğurmayacağı, tarafların, verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebileceği, uyuşmazlığın cezai şarta ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 179/1 hükmünde "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir." düzenlemesine yer verildiği, cezai şart, asıl borca ilişkin feri bir hak olup geçersiz sözleşmede yer alan cezai şartın da geçersiz olacağı, sözleşmede aksinin kararlaştırılamayacağı, tapulu taşınmazın devrine ilişkin harici sözleşme hukuken geçersiz olduğuna göre davacının sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, cezai şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!