Anahtar kelimeler: Yüke Kap Yükleri Sunularak Fuar Navlun Taşındığını Bağıtlanan Büyükçekmece Bekleme

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████Büyükçekmece İcra Dairesi
: ...DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında taşımacılık sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişki doğrultusunda, müvekkilinin davalı ile bağıtlanan anlaşması çerçevesinde davalıya ait yükleri Türkiye’den Almanya’daki fuar alanına taşındığını ve navlun ile bekleme ücreti olarak 1.900 euro, 5 günlük bekleme için 900 euro olmak üzere toplam 2.800 euro bedel karşılığında 3 kap ve 5 kap olmak üzere 2 farklı yüke ilişkin ... ve ... plakalı araçlar ile taşıma hizmeti sunularak fatura düzenlediği davalının fatura bedelini ödemediğinden aleyhine Büyükçekmece İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğu, davalının süresinde itiraz ederek takibin durduğunu ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.DELİLLER
: Büyükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında başlatılan Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; Takip alacaklısının olmayan bir alacak için haksız olarak müvekkili firma aleyhine icra takibi başlatmış olması nedeniyle haksız takip nedeniyle uğrayacakları tüm zararların tazmin hakkını saklı tutmak kaydı ile takip alacaklısı lehine doğmuş ve doğacak tüm borcun fer’ilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.Büyükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 2.800,00 EUR asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi 13.01.2026 havale tarihli raporunda: Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ticari defter noter tasdik bilgileri; Kayıtlarını e-defter olarak tutmakta olduğunu, davacı tarafından sunulan defterlerin e-defter olduğu 13.12.2011 tarih 28141 sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan elektronik defter genel tebliğinin yayınlanmış olduğunu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğini, davacının yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğunu, Davacı Yevmiye Defterinde Davalı İle Olan Cari İlişkisi: Taraflar arasında TTK 89. Madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmadığını, taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisi olduğunu, açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğunu, açık hesap ilişkisinde tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türü olduğunu, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın davacının alacağına ilişkin başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu takibin durması üzerine açılan itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, uyuşmazlık konusunun ise davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığının tespit edildiğini, davacı tarafından davalıya; 08.03.2025 tarihinde içeriği navlun geliri olan 1.900 Euro bedelli bir adet fatura ile 20.03.2025 tarihinde içeriği bekleme ücreti olan 900 Euro bedelli bir adet fatura düzenlenmiş olup, toplamda 2.800 Euro tutarında fatura kesildiğinin anlaşıldığını, davacının yevmiye defterinin incelenmesi neticesinde, söz konusu faturalar nedeniyle davacının davalıdan 2.800 Euro alacaklı olarak kayıtlı olduğu tespit edildiğini, Davacının Dava Konusu Ettiği Faturaların Davalı Şirkete Tebliğ Edilip Edilmediğine Dair İnceleme: Davacı tarafından dava konusu yapılan fatura davalıya ticari fatura senaryosu ile gönderildiğini, ticari e-fatura senaryosunda e-faturayı alan kişi, bu faturayı red, kabul ya da iptal etme hakkına sahip olduğunu, E-faturayı gönderen satıcı, sistemde alıcının faturayı kabul edip etmeyeceğine dair bir cevap vermesini bekleyeceğini, fatura alıcısının faturaya itiraz edecek se red etme hakkına haiz olduğunu, ancak ticari fatura senaryosuna göre düzenlenip gönderilmiş bir fatura için alıcısı tarafından dönülen "red" yanıtının satıcı açısından hukuki sonuç doğurabilmesi ve dikkate alınabilmesi için söz konusu yanıtın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen sürede yapılması gerekmekte olduğunu, ayrıca bu sürede itiraz edilmiş olması faturanın düzenlenmiş ve alıcısına iletilmiş olduğunu kabul etme gereğini ortadan kaldırmadığını, bu nedenle düzenlenmiş ve alıcısının posta kutusuna başarılı şekilde iletilmiş e-Fatura, itiraz halinde alıcı ile satıcı arasındaki hukuki ihtilaf süreci tamamlanıncaya kadar geçerli kabul edilmesi gerekmekte olduğunu,Ba- Bs beyannameleri ve Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının incelendiğini, Yabancı Para Birimi İle Satışı Yapılan Faturalar: Davacı şirketin faturalarını hem TL bazında, hemde USD bazında kesmekte olduğunu, vergileme açısından Dövizli fatura düzenlenmesi usulü Vergi Usul Kanunu'nun 215/2-a maddesi gereği, davacının alacağı takip tarihinde 2.800,00 Euro olup, davacı takip tarihi itibariyle bu meblağı TCMB döviz alış kuru üzerinden TL’ na çevirmek suretiyle icra takibi başlatacağını, Davalı Açısından İnceleme: Davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğini, ticari defterler ile bunların dayanağı belgeler üzerinde inceleme yapılması hususunda 01.12.2025 günü ticari defterlerinin mahkeme kaleminde hazır bulunması için ihtar edilmiş olduğu, duruşma günü hazır olamayan tarafa duruşma zaptı tebliğ edildiğini, davalı tarafın inceleme günü defter ibraz etmemiş yerinde inceleme talep etmemiş olduğunu, Taşıma İşi Açısından Değerlendirme: Davacı ... gördüğü taşıma işlerinden bakiye taşıma bedeli alacaklısı olduğunu, bu alacaklarını ticari defter kayıtları ile ortaya koyduğunu, davalı ... ise soyut borca itiraz etmiş, ticari defterlerini sunmamış olduğunu, taşıma faturaları içeriği somut olarak itiraza uğramadığında taşıyıcı lehine alacak mesnedi olarak kabul edilmekte olduğunu, davacının alacak sebebi faturalar bakımından davalının itirazları somut olarak ileri sürülmediği için fatura içeriği taşımaların davalı için yapıldığı karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda davacının alacak mesnedi cari hesap bakiyesinin dayanak faturalara dayandığı gözetildiğinde alacaklı olduğu, Sonuç: davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “Ticari Fatura Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan, davacının, davalıdan 112.114,56 TL karşılığı 2.800,00 Euro alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının bu alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceğini bildirmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu ve ek raporu içeriğine göre;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 2.800,00 Euro karşılığı olan 112.114,56 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS formlarının uyuştuğu, taşıma faturalarına davalının itiraz ettiğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kabulü ile; davalının Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca EURO cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına,2-Asıl alacağın %20' sine tekabül eden 24.672,76-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-Alınması gerekli 8.426,98 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.489,93 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.937,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 1.489,93 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.105,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 14.736,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır