Anahtar kelimeler: Ettirmek Sınai Bulunacak İbareli Tanınmış İhtimali Karıştırma Fikri Derecede Markaların
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ██████████, ██████████ sayılı ve "... ...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ██████████ sayılı " ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin bu karara karşı gerçekleştirdiği iltibas gerekçeli itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarında ortak olarak geçen “...” ibaresinin ayırt edicilik seviyesinin son derece yüksek olduğunu, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarında geçen “...” ve “...” markalarıyla seri markalar yaratmış olduğunu, dava konusu edilen markanın davacının söz konusu markaları ile aynı/benzer emtialar için tescil edilmek istendiğini, davacının tescilli/tanınmış markaları ile aynı esas unsuru ihtiva eden dava konusu edilen markanın davacının markalarının serisi içerisine sızma ihtimalinin yüksek olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-11022 sayılı kararın iptali ile dava konusu ██████████ başvuru "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, davalının markasında kullanılmış olan “soffio” ibaresinin taraf markalarını farklı kılmaya yettiğini, markalarda ortak olan “...” ibaresinin, Türkçe’de “saf/temiz dokunuş” anlamına gelmesi nedeniyle davacının tekeline bırakılmayacak, markasal hüviyette zayıf bir ibare olduğunu, davalının markasında bu ibarenin ön plana çıkarılmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının TÜRKPATENT nezdindeki itirazlarında dayanmadığı “tanınmışlık” iddiasına huzurdaki davada da dayanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının itiraza mesnet gösterdiği markalarının tanınmış olduğunu ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, dava konusu edilen “...” markasının davalı adına TÜRKPATENT nezdinde onlarca tescilli markaya konu olduğunu, davalının bu markalardan gelen müktesep hakkının bulunduğunu, davacının huzurdaki davada karşılaştırılan markaları hecelere, harflere bölerek veya markada yer alan kelimeleri çıkartarak benzerlik bulmaya çalışmasının doğru olmadığını, zira markalar arasında benzerlik incelemesinde bütüncül bir değerlendirme yapılması gerektiğini, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, ortak olan “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin son derece düşük olduğunu, bir marka içerisinde esas unsur olarak korunamayacağını, tek bir kişi/kuruluşun tekeline verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında geçen ve markasal hüviyette somut ayırt edici niteliği de zayıf olan “...” ibaresinin mevcudiyeti/ortaklığının, markaları görsel, işitsel ve anlamsal açılardan benzer olacak derecede yakınlaştırmaya yeter güçte bir ortaklık olarak nitelendirilemediği, davacının ayırt ediciliği düşük olan bu ibareye markasal anlamda korunması gereken ekonomik bir değer kattığının yeterli delil ile ispat edilemediği, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının kısmen gerçekleşmiş olmasına rağmen, markaların karıştırılma ihtimalinin somut olayda bulunmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmünde yer alan koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!