Anahtar kelimeler: Oğlundan Altını Gram Darlığından Toplamda İstemli İleriye Yoğunluğu Başkanı Ötürü

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: RetMahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı olan ...'in, müvekkilinden ve oğlundan toplamda 3.060 gr altını borç olarak aldığını ve gram karşılığının TL olarak sözleşmeye yazıldığını, 3.060 gr altının 328.940,82 TL'ye tekabül ettiğini, davalının aldığı bu borca karşılık ... Şubesi'nin ileri tarihli 50.000,00 TL bedelli çekini verdiğini, ... İzmir Şubesi'nden 3 adet makbuzla ve .... Bankası ... Şubesi'nden 1 adet makbuzla ve bunun sonucunda düzenlenen sözleşme ile bu miktar altının borç olarak verildiğini, davalı borcunu ödemeyince ve çekin süresi geçince tekrar çekteki tarihi düzeltip verdiğini, ancak yeni tarihli çekin de ödenmediğini, çekin müvekkilinin elinde olduğunu, davalının müvekkilini uzun süre oyaladığını, daha sonra unvan değişikliği yaptığını, eski yetkililerin işten çıkartıldığını, borcunu ödemeyen davalı hakkında İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itirazında haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, müvekkili yararına alacağın % 40'ı oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 21.01.2011 tarihinde ortaklık yapısının, sahipliğinin, imza yetkilisinin ve unvanının değiştiğini, 21.01.2011 tarihi itibari ile ...'in şirkette hissesinin ve yetkisinin bulunmadığını, şirketin adresinin de “... Mahallesi .... Sokak No:.... Torbalı/İZMİR” olarak değiştiğini, takibe dayanak belgenin tarihsiz olduğunu, 05.11.2010 tarihinde ... tarafından 35.000,00 TL tutarında “giden EFT” açıklaması ile bir paranın yattığını, müvekkilinin altın alım satımı yönünde bir ticaretinin bulunmadığını, altınların müvekkiline teslimi konusunda herhangi bir faturanın bulunmadığını, dayanak belgedeki imza ve düzenleme tarihinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, altınların alındığına ilişkin olarak müvekkili defterlerinde herhangi bir kaydın bulunmadığını, ...'ın müvekkilinin çalışanı olduğunu, şirketi imzaya yetkili olmadığını, bu kişinin almış olduğu altının şahsi olarak alındığının değerlendirilmesi ve müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, altınların ne için alındığının belirgin olmadığını, bu işlemlerin ... tarafından yürütülen tefecilik faaliyeti kapsamında olduğunu, müvekkilinin kayıtlarına göre davacıya ... Şubesi'nin 45.000,00 TL bedelli çekinin verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III.MAHKEME KARARIMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından davalıya altın, altın karşılığı döviz ve TL borç verildiği ve ödenmediği ileri sürülerek tahsili için İzmir 22. İcra Dairesinin █████████ E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, takibin dayanağı olan tarihsiz belgedeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun kabul edildiği, ████████ E. Sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Yargıtay 19. H.D.'nin 17.01.2018 tarihli bozma kararı ile temerrüt tarihinin belirlenerek altınların TL karşılığının ve TL olarak verilen borçlar yönünden temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, bozma sonrasında davalı vekilince davaya konu borcun ödendiğine ilişkin 25.05.2011 tarihli ...'nin imzasını içeren belgedir başlıklı ibranamenin sunulduğu, davacı tarafından bu aşamada ibraname sunulamayacağı savunulmuş ise de, bu belge borcu sona erdirici nitelikte olduğundan Yargıtay kararından sonra dahi sunulabileceğinin değerlendirildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin Belge İnceleme Şubesi tarafından sunulan raporlardan, belgedir başlıklı belgedeki imzasının metne göre ters atılmış olmakla birlikte ...'nin eli ürünü olduğunun anlaşıldığı, imzanın metne göre ters atılmış olmasının, belgenin geçerliliğini etkilemediği, söz konusu 25.05.2011 tarihli belgenin Abdurrezzak Çeri'nin başka amaçla atılmış imzaları kullanılarak rızası hilafına oluşturulduğunun sübuta ermediği, dolayısı ile 25.05.2011 tarihli ibraname niteliğindeki belgedir başlıklı belge karşısında, davaya konu borcun ödenmesi ile borcun sona erdiği ve davacının alacağının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacının takibe girişmekte kötüniyetli olduğu sübuta ermediğinden şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.V. SONUÇ
: Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.