Anahtar kelimeler: Gümüş Kuyumculuk Altın Döviz İzninin Hissedarı Satım Unvanının Murisi Aşnin
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ███████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı temsilcisi ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin döviz alım ve satım işleri yapan bir şirket olduğunu, döviz alım ve satım faaliyet izninin iptal edilmesi sebebiyle ...ve Altın Tic. A.Ş.'nin yeni ticaret unvanının ... Gümüş Altın ve Kuyumculuk Tic. A.Ş. olarak değiştirilerek ilân edildiğini, davalının murisi ....’in müvekkili şirketin %48 hissedarı iken şirketteki imza yetkisini kullanarak şirketin borçlu olduğu toplam 28.400,00 $’lık 10 adet senedi kayınpederi olan ... isminde bir şahsa düzenleyip verdiğini, bu şahsın senetlerin gününde ödenmemesi sebebiyle icra takibine başvurduğunu ve müvekkili şirketin Hazine Müsteşarlığında döviz alım ve satım izni alabilmek için yatırdığı teminata haciz koydurduğunu, şirketin faaliyet izninin durdurulmasının da bu sebeple olduğunu, Hazine Müsteşarlığınca şirketin döviz alım satım izninin iptal edildiğini, şirketin döviz alım satım işleminin iptal edilmesinde davalının murisinin kusurlu olduğunu ve mirası reddetmeyen davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 230.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davalının sorumluluğuna mesnet gösterilen usulsüz işlemlerin 2000 yılında gerçekleştiği, idarece alınan karara karşı davacı şirketin 2000 yılında İdare Mahkemesinde iptal davası açtığı, bu durumda zararın ve failin öğrenildiği tarihin en geç 2000 yılı olduğunun anlaşıldığı, zarar açısından 5 yıllık dava açma süresinin 2005 yılında dolduğu, dava tarihinin 09.10.2007 olduğu, 5 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, davacı temsilcisi ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının murisi ve şirket ortağı olan ...’nin şirkete verdiği iddia olunan zararların tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Zamanaşımı değerlendirmesi işin esasına yönelik bir değerlendirme olup zamanaşımı nedeniyle davanın reddi kararı doğrudan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden verilmiş bir ret kararı niteliğinde değildir. Bu durumda mahkemece verilen karar esastan ret kararı niteliğinde olduğundan yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirmiş davalı yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “30.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “35.200,00 TL nispi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!