Anahtar kelimeler: İtirazname Süreç Silahlı Tmknın Tutularak Görüşü Lehe Örgütüne Olma Adana
3. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK'nın 314/2, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63.maddeleri uyarınca (bozma öncesi kazanılmış hakkı saklı tutularak) verilen mahkumiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.09.2025 tarihli ve █████████ - ██████████ sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.12.2025 tarihli ve 16 - ██████████ Bozma Üzerine sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli ve █████████ esas sayılı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli ve ██████████ esas sayılı iddianameleri ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı,
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi tarafından verilen bozma kararı üzerine Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2019/ 14... /152 sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği,
İlk derece mahkemesi kararına karşı sanık müdafisinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2022 tarihli ve ██████████ sayılı tebliğnamesi ile mahkumiyet hükmünün onanması görüşüyle dosya Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesine tevdi edildiği,
Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin █████/2025 tarihli ve ███████ 82... /22725 sayılı kararıyla; "Sanık hakkında düzenlenen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ esas sayılı iddianame ile açılan ve asıl dosya ile birleşen Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında, iddianame ve ekinde yer alan dosyadaki delillerin 5271 sayılı Kanun'un 191 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup savunmaları alınmadan mahkumiyet kararı vermek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması" gerekçe gösterilerek mahkumiyet hükmünün tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile bozulmasına karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğnameye aykırılık nedeniyle dosyanın re'sen yapılan incelemesi sonucunda aşağıda yer verilen nedenlerle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yüksek Dairemizin söz konusu kararına karşı 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
I.İTİRAZ KONUSU
:
İtirazın konusu, öncelikle sanık veya müdafii tarafından temyiz dilekçesinde temyiz nedeni olarak ileri sürülmeyen ve CMK md. 289'da yer verilen hukuka kesin aykırılık halleri dışındaki muhakeme normlarının temyiz incelemesine konu edilip edilemeyeceğine, ayrıca, bu ön sorunun değerlendirilmesinin ardından her ne kadar Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozma nedeni olarak 5271 sayılı CMK'nın 191. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine iddianame ve eklerinin okunup savunmaları alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmüşse de dosya kapsamında yer verilen tüm iddianame ve eklerinin duruşmada okunduğu görüldüğünden, savunma makamının savunma hakkının kısıtlandığının kabul edilemeyeceğine ilişkindir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Örgüte müzahir ... İlkokulunda da bir dönem görev yapan sanığın ByLock programını ... ID numarası, cemilavensis adı ve ....e şifresi ile kullandığı, bir kişinin kendisini ... adıyla eklediği ve HTS ile CGNAT kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, dosya kapsamında yer alan veri inceleme raporu çerçevesinde sanığın ... silahlı terör örgütünün emniyet mahrem yapılanması içinde ... kod adı (ByLock tespit ve değerlendirme tutanağını doğrulayacak şekilde) ile .... bölgesinde örgüt içinde öğretmen statüsünde görev yaptığı, yine örgüt içinde ... vasfında tanımlandığı (bunun alt sınıf örgüt mensuplarını kontrol eden örgütsel bir sınıf olduğu), yapı içerisindeki son iki görev yeri başlığı altında ANKARA, gelmeden önceki son görevi başlığı altında ..., örgüt içi haberleşmede kullandığı değerlendirilen ve telefonu başlığı altında ... numaralı telefonunun bulunduğu hususlarının tespit edildiği, sanığın tutuklu bulunduğu cezaevinden 25.01.2017 tarihinde eşi....'nün kullandığı cep telefonunu aradığında telefona eşi yerine kimliği belirsiz bir şahsın çıktığı, bahse konu şahsın sanığa hitaben "... abi ben kardeşin, ... yenge iyi, çocuklar ... ve ... de iyi, onlar emin ellerde, onu söyleyeyim diye bilgi vereyim dedim, telefonlara bir süre çıkmayacak, görüşe de gelmeyecekler" dediği, sanığın kiminle görüştüğünü sormasına rağmen konuştuğu kişinin ismini vermekten imtina ettiği, duruşmada bu durumun sorulması üzerine hayatın olağan akışına uygun olmayan ve duruşma tutanağında belirtildiği şekilde eşini memlekete gönderdiğini, dağlık bölgede oturduğu için telefonların çekmediğini, il merkezinde akrabaları olduğunu, çekindiklerinden isim verilmediğini belirtmişse de telefondaki kişinin tanık olarak beyanının alınması için tüm çabalara rağmen adres tespitinin yapılamadığı gibi sanığın da bu konuda mahkemeye yardımcı olmadığının görüldüğü, terör örgütü üyelerinin cezaevine girdikten sonra ailelerine örgüt tarafından destek sağlanarak ihtiyaçlarının karşılandığı yönündeki tespitler çerçevesinde sanığın da ailesine örgüt tarafından destek sağlandığı sonuç ve kanaatine varıldığı, yine tanık ....'nin; "sanığın ... Üniversitesi sınıf öğretmenliği okuduğu dönemde örgütte bölge imamlığı yaptığını ve örgütsel sorumluluk aldığını" beyan ettiği, bu kapsamda örgütsel sorumluluk alan, emniyet mahrem yapılanmasında öğretmen statüsünde yer alan, kod adı bulunan ve örgütsel haberleşme programı olan ByLock'u kullanan sanığın bu şekilde gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen bu eylemlerinin örgüt hiyerarşisine organik bağ ile dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk içerdiği, üzerine atılı ... silahlı terör örgütüne üye olma suçunun oluştuğu anlaşılmakla, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dair hükmün onanması gerektiği düşünüldüğünden, Yüksek Dairenin bozma kararına karşı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurmak gerekmiştir.
Ayrıca, ayrıntıları YCGK'nın 08.10.2025 tarihli ve 2025/9-1 01... /388 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık veya müdafii tarafından temyiz dilekçesinde temyiz nedeni olarak ileri sürülmeyen ve CMK md. 289'da yer verilen hukuka kesin aykırılık halleri dışındaki muhakeme normlarının temyiz incelemesine konu edilemeyeceği, bu kapsamda sanık müdafii tarafından temyiz nedenleri arasında CMK'nın 191. maddesi uyarınca iddianamenin duruşmada okunmadığını hususunun ileri sürülmediği gibi bu bozma nedeninin CMK'nın 289. maddesinde yer verilen hukuka kesin aykırılık halleri arasında da yer almadığı anlaşılmıştır. Yine, her ne kadar Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozma nedeni olarak CMK'nın 191. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine iddianame ve eklerinin okunup savunmaları alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülmüşse de dosya kapsamında yer verilen tüm iddianame ve eklerinin duruşmada okunduğunun görüldüğü (bu dosya ile birleştirme kararı verilen Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamaya konu olan iddianame ve eklerinin okunmadığı hususu ileri sürülerek bozma sebebi yapıldığı, ancak bu mahkemenin 03.07.2018 tarihli 1. celsesinde açık şekilde "CMK 191. maddesi uyarınca iddianame ve iddianamenin kabulüne dair karar okundu" yazıldığı, yine Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamaya konu olan iddianame ve eklerinin 24.05.2017 tarihli 1. celsede açık olarak "CMK 191/1-b maddesi gereğince iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylem/eylemler ve delilleri ile suçlamanın hukuki nitelendirilmesi ve atılı suç anlatıldı" şeklinde okunduğu, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 30.10.2018 tarihli bozma kararının ardından 2 ayrı mahkemedeki dava dosyasının birleştirilmesi üzerine Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2019/ 14... /152 sayılı kararına esas alınan ve temyiz incelemesine konu edilen yargılamanın 19.02.2019 tarihli 1. celsesinde açık şekilde "Sanığa iddianamesinde yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylem/eylemler ve delilleri ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatıldı. Savunma ve delilleri soruldu" yazıldığı) anlaşılmakla, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma ilamında dosya içeriğine aykırı şekilde "sanık hakkında düzenlenen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ esas sayılı iddianamesi ile açılan ve asıl dosya ile birleşen Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasında iddianame ve ekinde yer alan dosyadaki delillerin 5271 sayılı CMK'nın 191. maddesi uyarınca sanık ve müdafisine okunup savunmaları alınmadan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı" şeklinde gerekçe ileri sürülmüşse de açıklanan nedenlerle savunma makamının savunma hakkının kısıtlandığının kabul edilemeyeceğine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.09.2025 tarihli ve ███████ 82... /22725 sayılı bozma ilamının kaldırılarakdana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2021 tarihli ve 2019/ 14... /152 sayılı kararı kapsamında verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2017 tarihli ve █████████ esas sayılı iddianamesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli ve ██████████ esas sayılı iddianamesi ile silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarından kamu davası açıldığı, Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve ███████ - ███████ sayılı kararıyla sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nın 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, sanık müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 19.01.2018 tarihli ve ████████-████████ sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen bu kararın sanık müdafiince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 30.10.2018 tarihli ve █████████-█████████ sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 21.12.2018 tarihli ve █████████-█████████ sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin özetle; " ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi ve yine sanık hakkında Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında suç tarihi 15.07.2016 olan silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan açılmış davanın bulunması ve her iki davanın birleştirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği," şeklindeki ilamı doğrultusunda bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, sanığın savunmasının birleştirme kararı verilmeden önce CMK 147 ve devamı maddeleri uyarınca yönteme uygun olarak alınmış olduğu, bu nedenle de savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla; oluş, iddia, birleşen dosyada tanık olarak dinlenen ....'nin sanıkla birlikte sohbetlere katıldığını beyan etmesi, veri inceleme raporuna göre sanığın mahrem yapı içerisinde öğretmen olarak kodlanması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ve dosyada mevcut tüm diğer deliller karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
IV. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.09.2025 tarihli ve █████████ - ██████████ sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3.İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre sanığın örgüt içerisindeki konumu itibariyle örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!