Anahtar kelimeler: Yıkılan Ödenerek Damga Trabzon Muhtesat İnş Dış İrtifak San Şti

MAHKEMESİ :Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
:█████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
:Davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ
:Trabzon Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
:████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İnş. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davaya konu taşınmaz üzerinde 49 yıl süreli, bağımsız ve sürekli nitelikte ve dava dışı şirket lehine irtifak hakkı tesis edildiğini, sözleşme kapsamında irtifak bedeli, damga vergisi ödenerek arsa üzerinde bulunan ve yıkılan muhtesat bedeli için dava dışı ... İnş. San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca; başka bir taşınmaz üzerinde 49 yıl süreli, bağımsız ve sürekli nitelikte ve dava dışı şirket lehine irtifak hakkı tesis edildiğini, sözleşme kapsamında irtifak bedeli, damga vergisi ödenerek arsa üzerinde bulunan ve yıkılan muhtesat bedeline karşılık sözleşmenin özel hükümlerinin 1. maddesi uyarınca davalı lehine 2.873.841,58 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, tapuda dava dışı ... İnşaat şirketi lehine irtifak hakkı tesis edildiğini, daha sonrasında sözleşmenin tarafı olan dava dışı şirketinin bölünme yoluna giderek bölünme işleminin ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini ve bu bölünme sonucunda müvekkil şirketin doğduğunu, bölünme çerçevesinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmaza ilişkin hakların müvekkil şirket üzerinde bırakıldığını, buna dayalı olarak müvekkil şirket lehine tapuda irtifak hakkı tesis edildiğini, müvekkilince davalı idareye başvurulduğunu, davalı tarafından bölünme yoluyla irtifak hakkının müvekkilinin üzerine geçmesi işleminin sözleşmenin devri niteliğinde olduğu gerekçesiyle 2018 yılı irtifak hakkı bedeli 16.340,92 TL, damga vergisi, 3.697.190,68 TL teminat bedelinin talep edildiğini, irtifak hakkı bedelinde ihtilaf bulunmamakla birlikte damga vergisi ve teminat bedeline ilişkin talebinin yersiz olduğunu, zira bölünme yoluyla oluşan yeni şirketin sözleşmenin tarafı olan dava dışı şirketin halefi olduğunu, bu nedenle sözleşme devri olduğu yönündeki değerlendirmede isabet bulunmadığını, müvekkilinden bu kapsamda ek yükümlülükler istenemeyeceğini, müvekkilini irtifak hakkı sözleşmesinin tarafı olarak tanınması hususunda oluşan muarazanın giderilmesi zarureti doğduğunu ileri sürerek müvekkilinin dava dışı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin tarafı olarak kabulüyle ek yükümlülük yüklenilmeksizin sözleşmenin ifasını ve bu husustaki muarazanın giderilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, aksinin kabulü halinde ise davaya asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağını, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler sonrasında açıldığını, dava konusu irtifak hakkı devrinin dayanağı işlemlerin sözleşmenin devri niteliği taşıdığını, bu nedenle davacının, müvekkiliyle dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmenin tarafı sayılamayacağını, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında geçerli bölünme söz konusu olup bölünme kapsamında ayni hakların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 179/4 hükmü uyarınca, kısmi bölünmenin ticaret siciline tesciliyle birlikte kendiliğinden devralan davacı şirkete geçtiği, dava dışı ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den bölünme yolu ile oluşan davacı şirketin, davalı ... ile dava dışı ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki İrtifa Hakkı Sözleşmesinin bölünme nedeni ile doğrudan tarafı olması sebebi ile ek bir yükümlülük yüklenmeksizin söz konusu sözleşme hak ve yükümlülüklerinden yararlanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava dışı ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'den bölünme yolu ile oluşan davacı şirketin, davalı ... ile dava dışı ... İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasındaki İrtifa Hakkı Sözleşmesinin bölünme nedeni ile doğrudan tarafı olması sebebi ile ek bir yükümlülük yüklenmeksizin söz konusu sözleşme hak ve yükümlülüklerinden yararlanmasına, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş, karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bölünme sözleşmesinin bölünmeye katılan şirketlerden birinin mal varlığının tamamını veya bir kısmını devreden şirket olarak ticaret siciline bölünmenin kaydından itibaren, devralan şirkete devretmeyi taahhüt ettiği, devralan şirketin ise bu taahhüdü kabul ettiği iki taraflı borç yükleyen bir sözleşme olduğu, bu haliyle bölünme kapsamındaki ayni hakların devralana geçişi TTK'nın 179/4. hükmü uyarınca, bölünmenin ticaret siciline tesciliyle birlikte kendiliğinden olacağı, ancak bu hususun sadece bölünen ve devralan şirket bakımından geçerli olduğu, her ne kadar bölünen şirketin üçüncü kişilerle yapmış olduğu sözleşmelerin akıbetinin ne olacağına ilişkin TTK'da açık bir düzenleme bulunmamakta ise de yukarıda bahsi geçen kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde şirket bölünmesine ilişkin işlemin üçüncü kişiler yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 2 05... . maddeleri kapsamında değerlendirilmesinin hukuka uygun olacağı sonucuna varıldığı, zira tek taraflı olarak yapılan bölünme işlemi sonrasında sözleşmenin karşı tarafının, devralan şirket ile mevcut hukuki ilişkiyi devam ettirip ettirmeyeceği, devam ettirmesi halinde ilişkinin hangi şartlarda devam edeceği konusunda hak ve yetkisinin bulunması gerektiği, aksinin kabulü durumunda sözleşmenin karşı tarafının (somut olayda davalının) hak ve menfaatlerinin korunmasına imkan kalmayacağı, bu durumun davalının tarafı ve dahli olmadığı bölünme işlemi yüzünden zarara uğramasına sebebiyet verebileceği, aynı zamanda kötü niyetli akitlerce sözleşmenin devrine ilişkin yasakların etrafından dolanılmasının yolu açılacağı, davalının gerek sözleşmenin 15. maddesi, gerekse yukarıda açıklanan kanun hükümleri çerçevesinde bölünme işlemini bir nevi sözleşmenin devri sayarak buna uygun şekilde işlem tesis etmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, dava dışı şirketin bölünmesiyle oluşan davacı şirketin, dava dışı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin halefiyet yoluyla tarafı olup olmadığının, sözleşme devri bulunup bulunmadığının tespiti ile bu kapsamda davalıdan ek yükümlülükler talep edilip edilemeyeceği hususundaki muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava dışı şirket ile davalı arasında imzalanan irtifak hakkı sözleşmesinin 15. maddesinde irtifak hakkı devri düzenlenmiş olmakla bu düzenlemeye göre irtifak hakkının devir yasağından söz edilemez. Kaldı ki 6102 sayılı TTK'nın 179/4 hükmünde, bölünmenin ticaret siciline tescille geçerlilik kazanacağı ve tescil ile tescil anında envanterde yer alan bütün aktifler ve pasifler ile devralan şirketlere geçeceği düzenlenmiştir. Davacı şirket sözleşmenin tarafı olan dava dışı şirketin bölünmesi ile kurulmuş, ticaret siciline tescil edilmiş ve bölünme Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir. O halde bölünme yoluyla külli halefiyet kapsamında irtifak hakkının da davacıya geçtiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.