Anahtar kelimeler: Kıyıkenar Kıyıya Kıyıda Karacabey İklim Çizgisi Çizgisine Şehircilik Tapunun Şerh
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karacabey 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Dava, taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin istemine ilişkindir.
Davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan dava konusu 1538 parsel sayılı taşınmazın 1.028,76 metrekaresinin kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh edildiğini, kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kalan 1.028,76 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile kıyıya terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; hukuka uygun şekilde belirlenmiş bir kıyı-kenar çizgisi bulunmadığını, dava konusu taşınmaz Ramsar Sözleşmesi kapsamında göl koruma bandında yer aldığından yasal olarak herhangi bir yapılaşmanın mümkün olmadığını, davalının taşınmazı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine dayalı şekilde iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1.028,76 metrekarelik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, dava konusu 1538 parsel sayılı taşınmazın 1.028,76 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kıyı-kenar çizgisinin maksimum su kotu gözetilerek geçirildiğinin belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda idarece belirlenen kıyı-kenar çizgisinin uygun olduğunun bildirildiği, Mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!