Anahtar kelimeler: Karnesinin Keşideci Çek Beyanı Görüşü Bedelli Çekin İstemlerinin Edenlerin Sahte

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:... Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2013 tarihli ve 2013/... Esas sayılı iddianamesi ile, dava dışı şikâyetçi ... ... vekili tarafından suça konu 14.300 TL bedelli çek ile ilgili karşılıksız çek suçundan şikayet dilekçesi verildiği, 04.12.2008 tarihinde çekin keşideci şirket yetkilisi şikâyetçi ... hakkında karşılıksız çek suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporu ve şikâyetçi beyanı doğrultusunda çek karnesinin sahte belgelerle alındığı gerekçesi ile ... hakkında beraat karar verilerek, asliye ceza mahkemesince sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğu; şikâyetçi ...'un yetkilisi olduğu .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait, suça konu çeki ele geçiren sanığın çekleri yetkilisi olduğu şirket adına çekilen kredi sırasında bankaya vermek suretiyle kullandığı iddiasıyla 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilen olayda;1- 5271 sayılı Kanun'un 34... uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; somut olayda sanığın sabit kabul edilen fiilinin ne olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan, gerçek zarar gören ile sanığın eylemi ilişkilendirilmeden gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,2-Kabule ve uygulamaya göre de;a. Sanığın haksız olarak ele geçirdiği gerçek çeki almış olduğu krediye karşılık bankaya teminat olarak vermesi şeklindeki eyleminin, TCK'nin 158/1-j maddesinde düzenlenen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,b. Sanık hakkında kurulan hükümde, belirlenen adli para cezasının belirli taksitler hâlinde ödenmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK'nin 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,c. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, ████████ Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,18.11.2025 tarihinde karar verildi.