Anahtar kelimeler: Gittisinde Gözüktüğü Ağustos Kaydın Tedavüllerinin Dahili Geldi Vermiş Aktarılan Müdahil
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI
: 2000/3 E., ████████ K.
Taraflar arasında görülen genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş; hükmün, davacı Hazine vekili, müdahil davacılar ... ve arkadaşları vekili, ilgili kişi ... ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Müdahil davacıların dayandıkları tapu kayıtlarında geldi kayıt olarak Ağustos 1288 tarihli ve 2 numaralı kayıt gözüktüğü halde bu kaydın gittisinde başka tapu kayıtları gösterilmekte olduğundan öncelikle "Ağustos 1288 tarihli 1 ve 2 sıra numaralı kayıtların tedavüllerinin getirtilerek dayanak kayıtlar arasındaki bağlantının tespit edilmesi ve uzman bilirkişiden rapor alınması, tapu kayıt malikleri ile müdahil davacılar arasındaki bağlantının sağlanması, dayanak tapuların revizyonlarının sorulması, tapu kayıtlarının kayıt kapsamları belirlenirken değişebilir sınırlı kayıtların miktarlarına değer verilmesi gerektiğine dikkat edilmesi, müdahil davacılara vergi kayıtları olup olmadığının sorulması, kadastro tespiti sırasında taşınmazların, Suriye uyruklu ...'a ait olduğu belirtilmiş olup Suriye uyruklu kişilere ait paylar olup olmadığının belirlenmesi ve 1966 yılında Devletçe Suriyelilerin mallarına el konulduğunun dikkate alınması, müdahillerden ...'un 2 parsel sayılı taşınmaz için, ....'in 6 parsel sayılı taşınmaz için Hazineye kira ödediklerini bildirdikleri halde İlk Derece Mahkemesince bu yön üzerinde durulmamış olması, Hazine tarafından ibraz edilen kira sözleşmelerinin mahallinde usulüne uygun uygulanması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinde bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "bir kısım müdahil davacıların dayandığı Ağustos 1288 tarihli ve 2 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu ancak değişebilir nitelikte sınıra sahip olması nedeniyle miktarı kadar geçerli olduğu, Piroboki 8 numaralı tahrir kaydının taşınmaza uymadığı, müdahiller.... ve ...'un ... .... mirasçıları oldukları, ... ....'un payını tapuda ...'a sattığı ve dayanak tapu kaydında hissesinin kalmadığı, her ne kadar müdahil davacıların böyle bir satış olmadığını iddia etmekte iseler de kadastro tespitinden önce taşınmazların satışının menkuller gibi zilyetliğin devri ile yapılmakta olup 03.07.2020 tarihli duruşmada alınan beyanlarında dava konusu taşınmazların bulunduğu köyden göç etmeleri nedeniyle yaklaşık 90 yıldır dava konusu taşınmazları kullanmadıklarını beyan etmiş olmaları karşısında taşınmazların zilyetliğinin tapudaki satış ile uyumlu bir şekilde devir edilmiş olduğunun anlaşıldığı, dayanılan tapu kapsamında kalan (3A), (4A), (5A), (6A), (7A), (8A), (9A) harfli yerlerin ilgili taşınmazlardan ifrazı ile tapu malikleri adına tesciline, kalan kısımlar yönünden ise 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca her taşınmazda 100 dönüm kazanılabileceğinin dikkate alınmasına, tapu ve zilyetlikle ile kazanılan yerler dışında kalan kısımların ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı Hazine, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in davalarının kısmen kabulüne, ....ile ..., ..., ...’un davalarının reddine, fen raporuna ekli krokide (3A) harfiyle gösterilen 3.582,12 m², (4-A) harfiyle gösterilen 12.479,54 m², (5-A) harfiyle gösterilen 8.023,97 m², (6-A) harfiyle gösterilen 9.579,38 m², (7-A) harfiyle gösterilen 14.678,38 m², (8-A) harfiyle gösterilen 13.802,19 m², (9-A) harfiyle gösterilen 23.454,42 m²lik kısımların birlikte oluşturduğu aynı krokide (A) harfiyle gösterilen toplam 85.600,00 m² yüzölçümlü kısmın tarla vasfıyla son parsel numarası verilerek tapu malikleri ve/veya mirasçıları adına hükümde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, tapu kaydındaki Suriye uyruklular "...., ... kızı ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., .... oğlu ...; ... oğlu ...... kızı ...; ... oğlu (... torunu) Kesuman .... kızı (... Torunu" hisselerine ( toplam 3...0 pay) 01.10.1966 tarihli ve 6/7104 sayılı kararname ve 13.10.1966 tarihli ve 1395 sayılı genelge gereği Hazine tarafından el konulduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, dava konusu 1 parsel sayılı taşınmaz ile fen raporuna ekli krokide (9B) harfiyle gösterilen 100.000,00 m²lik kısmın ... mirasçıları adına hükümde gösterilen payları oranında, 2 parsel sayılı taşınmaz ile fen raporuna ekli krokide (4C) harfiyle gösterilen 82.043,54 m², (6B) harfiyle gösterilen 100.000,00 m² ve (6C) harfiyle gösterilen 34.872,58 m²lik kısımların Hazine adına, fen raporuna ekli krokide (3B) harfiyle gösterilen 50.421,50 m²lik kısmın ... adına, fen raporuna ekli krokide (4B) harfiyle gösterilen 100.000,00 m²lik kısmın ½ şer hisse ile ... ve ... adına, fen raporuna ekli krokide (5B) harfiyle gösterilen 100.000,00 m², (5C) harfiyle gösterilen 26.565,80 m², (7B) harfiyle gösterilen 100.000,00 m², (7C) harfiyle gösterilen 71.768,20 m², (8B) harfiyle gösterilen 100.000,00 m² ve (8C) harfiyle gösterilen 78.104,53 m²lik kısımların 1/4 er pay ile ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davacı Hazine vekili, müdahil davacılar ... ve arkadaşları vekili, ilgili kişi ... ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, müdahil davacılar ... ve arkadaşları vekili, ilgili kişi ... ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelemesine gelince; İlk Derece Mahkemesinin, bir kısım müdahil davacıların dayandığı Ağustos 1288 tarihli ve 2 numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu ancak değişebilir nitelikte sınıra sahip olması nedeniyle miktarı kadar geçerli olduğunun kabulü ile tapu kapsamında kalan ve fen raporuna ekli krokide (3A), (4A), (5A), (6A), (7A), (8A), (9A) harfleri ile gösterilen yerlerin ilgili taşınmazlardan ifrazı ile tapu malikleri adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, miktar fazlası kısım yönünden verilen karar eksik araştırma ve inceleme ile verilmiştir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazların ...'a ait olduğu, ...'un 1890 yılında öldüğü ve taşınmazların mirasçıları tarafından kullanıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, tereke malının mirasçılar arasında taksim edilip edilmediğine ilişkindir. Gerek mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları gerekse tarafların dosyaya ibraz ettikleri çeşitli tarihli dilekçeler ile dosyada toplanan diğer delillerden, dava konusu taşınmazların 1963 yılında yapılan taksim ile ..., ..., ... ve müşterekleri, ... ve müşterekleri tarafından kullanıldığı ne var ki dava tarihi olan 1967 yılına kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-c maddesinde yer alan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, taksim sonucu isabet eden mirasçıların her birinin en fazla 100 dönüm miktarında taşınmaz kazanabileceği gözetilerek 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 30.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır.
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle; müdahil davacılar ... ve arkadaşları vekili, ilgili kişi ... ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte yazılı nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz eden ...'ndan alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL nin temyiz eden ilgili kişi ...'ten alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!