Anahtar kelimeler: Davacıbirleşen Davacısı İstemli Davalısı Arkadaşları Bozulmuştur Birleşen Müdahillerin İlamına Uyularak

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı birleşen dosyada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve birleştirme kararı verilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, müdahillerin taleplerinin reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili, Hazine vekili, duruşma istemli olarak birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili, birleşen dosya davacısı ..., davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiş; İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ek kararı ile davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz başvuru talebinin reddine, 11.03.2023 tarihli ek kararı ile birleşen dosya davacısı ... ve ... vekilinin temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiş; ek kararlar yine duruşma istemli olarak davalı ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, duruşma istemlerinin gerekli masraf yatırılmadığından reddiyle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında, Erzurum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 16... , 50, 51, 53... ada 18 parsel sayılı sırasıyla 3.730.200, 3.078.200, 406.400, 5.748.8 00... .694.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılarak tespit edilmiştir.Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından mera iddiasıyla davalı ... ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin meni davası sırasında ... ve ... tapu kaydına dayanarak davalılarla birlikte hak sahibi olduklarını belirterek, ... Köyü Tüzel Kişiliği ise dava konusu edilen taşınmazların (1 16... , 53, 1 18... parsel) köylerine ait mera olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin meni davası, davaya konu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış, Kadastro Mahkemesinde kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.Birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşları tarafından tapu kayıtlarına dayanılarak ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin meni davası, davaya konu taşınmazlar hakkında (1 16... , 51 parsel) tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.Kadastro Mahkemesinde, 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.05.2000 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "...Uyuşmazlığın, taşınmazların kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mera olup olmadıkları, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının taşınmazlara ait bulunup bulunmadığı ve kapsamlarının belirlenmesi yönlerinde toplandığı, oyuk, dere, tepe ve gözeler gibi doğal sınırlar her yerde rastlanabilen sınırlar olduğuna göre, Teşrinisani 1288 Daimi tarih ... nolu tapu kaydında da geçen sahibi senet yerinin kaydın aidiyeti, 8.3.19 69... nolu tapu kaydının uygulanması ve aidiyet yönünden de 'Köroğlu Kalesi' yerlerinin kesin olarak belirlenmesi, taşınmazların mera yada yaylak olup olmadıkları kadar, büyük taşınmazların hangi imkanlarla zilyet edildiğinin de araştırılması, güneydeki komşu ... Köyü sınırları içinde kalan komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılması, ziraat teknikerinin düşüncesiyle yetinilmeyerek ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazların mera olup olmadıkları ve nitelikleri yönünden gerekçeli rapor alınması, komşu 49... nolu parseller hakkındaki davaların sonuçlanması halinde verilen kararların davaya etkisi üzerinde durulması, komşu 52 nolu parselin mera olarak yapılan ve kesinleşen tespitinin delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınması, harita mühendisi bilirkişiye yapılan keşif ve uygulama ile kayıtlarda geçen sınır yerlerini izleme olanağı verir geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmesi, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu edilen 1 16... -53 parsel ile 1 18... parsel sayılı taşınmazlar bakımından mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ile tutanak bilirkişisinin beyanları, keşif mahallinde ziraat bilirkişi kurulunun yaptığı teknik inceleme ile mera bütünlüğü ve mera özellikleri dikkate alındığında parsellerin mera vasfında olduğu, dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaz bakımından davalı tarafın dayandığı 07.06.1962 tarih ve 7 sıra numaralı 2757,00 metrekare yüzölçümündeki tapu kaydı miktara uyularak tatbik edilmiş olup tapu kaydının (A) harfli yer bakımından zemine uyduğu, geriye kalan kısımlar bakımından ise ziraat bilirkişi kurulunun tespitleri ile mahallinde dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişilerin 1981 yılından bu yana köy halkı tarafından ortaklaşa hayvan otlatıldığı beyanları birlikte değerlendirildiğinde mera vasfında olduğu, dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaz bakımından ise davalı tarafın dayandığı 06.07.1966 tarihli ve 28 sıra numaralı tapu kaydı ile tedavülleri 06.10.1968 tarihli ve 5 sıra numaralı, 02.02.1970 tarihli ve 3 sıra numaralı, 16.07.1979 tarihli ve 13 sıra numaralı 2757,00 metrekare yüzölçümündeki tapu kaydı miktara uyularak tatbik edilmiş olup tapu kaydının (A) harfli yer bakımından zemine uyduğu, geriye kalan kısımlar bakımından ise mera vasıflı olduğu..." gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, müdahillerin taleplerinin reddine, dava konusu 1 16... , 53... ada 18 parsel sayılı taşınmazların mera vasfında aynı ada ve parsel numarası ile orta malı olarak ayrı ayrı sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına, 1 16... parselin 05.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2757,00 metrekare alanın bu parselden ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası ile dayanak 07.06.1962 tarih, cilt: 20, sayfa:1 ve sıra:7'de kayıtlı tapu kaydındaki hisse malikleri adına çayır vasfıyla tapuya tesciline, geriye kalan (B) harfi ile gösterilen 3727443,00 metrekare alanın mera vasfında aynı ada ve parsel numarası ile orta malı olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına, 1 16... parselin 05.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2757,00 metrekare alanın bu parselden ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası ile dayanak 26.10.1968 tarih, cilt:20, sayfa:3, sıra:5'de kayıtlı tapu kaydındaki hisse malikleri adına çayır vasfıyla tapuya tesciline, geriye kalan (B) harfi ile gösterilen 403643,00 metrekare alanın mera vasfında aynı ada ve parsel numarası ile orta malı olarak sınırlandırılmasına ve mera özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili, Hazine vekili, birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili, birleşen dosya davacısı ..., davalı ... vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ek kararı ile davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz başvuru talebinin reddine, 11.03.2023 tarihli ek kararı ile birleşen dosya davacısı ... ve ... vekilinin temyiz başvuru talebinin reddine karar verilmiş; ek kararlar davalı ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. İlk Derece Mahkemesinin, davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz başvuru talebinin reddine ilişkin 09.01.2023 tarihli ek kararı yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ek kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin, birleşen dosya davacısı ... ve ... vekilinin temyiz başvuru talebinin reddine ilişkin 11.03.2023 tarihli ek kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, hükmü temyiz eden birleşen dosya davacısı ... ve ... vekiline 478,50 TL temyiz harcı ve 3000 TL temyiz masrafınının verilen kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına dair tebligatın vekile 28.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içerisinde aynı gün harç ve masrafların eksiksiz olarak yatırıldığı anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2023 tarihli ek kararı usul ve Kanuna uygun bulunmadığından ek kararın bozularak ortadan kaldırılması ve esas yönünden temyiz incelemesi yapılmasına karar vermek gerekmiştir.3. Dava konusu 1 16... , 53... ada 18 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, dayanılan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının anlaşılmış olmasına, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili, birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.4. a) Dava konusu 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilen bölümleri yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili, birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.b) Dava konusu 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın dayandığı 07.06.1962 tarihli ve 7 sıra numaralı 2.757,00 metrekare yüzölçümündeki miktarıyla geçerli tapu kaydının dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmına uyduğu, davalı tarafın dayandığı 06.07.1966 tarihli ve 28 sıra numaralı 2.757,00 metrekare yüzölçümündeki miktarıyla geçerli tapu kaydı ile tedavüllerinin 1 16... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmına uyduğu gerekçesiyle bu kısımların ilgili tapu malikleri adına tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.Dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen 07.06.1962 tarihli ve 7 sıra numaralı tapu kaydının ".... gelen yol" okuyan kuzey hududu hariç diğer hudutları 31.08.2021 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca soyut olarak gösterilmiş ise de, tapu kaydının doğu, güney ve batı hudutları sırasıyla "... ve ... Tepesi, ... ve oyuk" okumakta olup, hudutları itibarıyla her yere uyabilecek nitelikte olan kaydın dava konusu taşınmaza ait olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim, hudutları gösteren mahalli bilirkişi ve tanıklarca da, bu hudutların nokta olarak hangi sınır içinde kaldığını bilmedikleri, sadece bu kısımları isim olarak gösterdikleri ifade edilmiş, fen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza komşu diğer dava konusu taşınmazların çevresinde farklı yerlerde de tepe, ..., oyuk yaylası hudutları gösterilmiştir. Tapu kaydının doğu hududunda yer alan ".,... ve .... Tepesi" hududu 1 16... parselin doğusunda gösterilip bu hudutlara ilişkin somut bir açıklamada bulunulmamış, 08.09.1994 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ise bu hududun 1 16... parselin doğusunda kaldığını söylemiştir.Dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmaza uyduğu kabul edilen 06.07.1966 tarihli ve 28 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavüllerinin kuzey, doğu, güney ve batı hududu sırasıyla "dere ve kır, oyuk, tepe ve büyük dere" okumakta olup, kuzey hududu hariç diğer hudutları 31.08.2021 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklarca soyut olarak gösterilmiş ise de, hudutları itibariyle her yere uyabilecek nitelikte olan kaydın dava konusu taşınmaza ait olduğunu söylemek mümkün değildir. Nitekim, hudutları gösteren mahalli bilirkişi ve tanıklarca da, tepe hududu için birçok yerde bulunduğu ifade edilmiş, fen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza komşu diğer dava konusu taşınmazların çevresinde farklı yerlerde de tepe, ..., oyuk yaylası, dere hudutları gösterilmiştir.Hudutları itibarıyla her yere uyabilecek nitelikte olan tapu kayıtlarının uygulanma kabiliyetinin bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Öte yandan, kesinleşen 1 16... ve 1 18... sayılı mera parsellerine komşu dava konusu 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak üç kişilik ziraat bilirkişi heyetinden alınan raporda; dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın sınırlarının belirgin olmayıp toprak yapısı ve bitki örtüsü itibarıyla mera vasfında olduğu ve hayvan otlatmada kullanıldığı belirtilmiş ve taşınmaz fotoğrafları ile desteklenmiştir. Dava konusu 1 16... parsel sayılı taşınmazın ise yaklaşık 1/3lük kısmının çayır vasfında, diğer kısımların mera vasfında olduğu belirtilmiş ise de taşınmaz fotoğraflarına bakıldığında biçenek olarak kullanıldığı anlaşılan kısmın mera bütünlüğünü bozduğu, rapor içeriğinde; söz konusu alanın sınırlarının genişletilebileceğinin belirtildiği ve meradan açıldığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde bir kısım beyanlarda, dava konusu taşınmazların davanın tarafı olan şahıslarca da hayvan otlatmada kullanıldığı beyan edilmiş ise de, şahıslar yönünden taşınmazın hayvan otlatılarak kullanılması ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılmaz.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden de taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak, mera özel siciline kaydına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ek kararının ONANMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesini 11.03.2023 tarihli ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 1 16... , 53... ada 18 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,(4a) bendinde açıklanan nedenlerle, dava konusu 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilen bölümleri yönünden, birleşen dosya davacısı ... ve ... vekili, birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,(4b) bendinde açıklanan nedenlerle, dava konusu 1 16... ve 51 parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili ve Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,İstek halinde peşin harcın davacı-birleşen dosya davalısı ... Belediye Başkanlığına iadesine,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70'er TL'nin temyiz edenler birleşen dosya davacısı ... ve ..., birleşen dosya davacısı ... ve davalı ... ve davalı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.