Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Sadır Çıktıları Satımdan Olmuş Cari Faturaya Yazışma Taraflı İmzalı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2026
NUMARASI
:2026/9 Esas, Derdest
DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıdan faturaya bağlı cari hesap alacağı olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.Yerel mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararında, somut olayda davalı taraftan sadır olmuş imzalı herhangi bir borç belgesi dosyaya ibraz edilmemiştir. Sadece tek taraflı düzenlenmiş yazışma çıktıları, cari hesap ekstresi ve muavin defter çıktıları ibraz edilmiştir. O halde talep yargılamayı gerektirdiğinden, borcun doğduğuna dair yaklaşık ispat şartı yerine gelmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, yerel mahkemece HMK 119/2. Maddesine göre çıkartılan 16.01.2026 tarihli muhtıra gereği dosyaya sunduğu 28.01.2026 tarihli izahat dilekçesi ve ekleri ile; davalı ile ... asıl işveren olduğu, davalının asıl yüklenici olduğu ve davacının da alt yüklenici olduğu inşaat işleri için, davanın tarafları arasında 19.06.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ve müteakip bir kısım sözleşme ve protokoller imzalandığını, buna istinaden davacının ...’nde bir dizi inşaat işleri yaptığını, bunların bazılarının tamamlandığını, bazılarının da davalının finansal ve teknik şartları yerine getirmemesi sebebiyle tamamlanamayıp belli seviyelerde kaldığını, meydana getirilen işler sebebiyle davacının 77.395.979,64 TL alacaklı olduğu bir cari hesap meydana geldiğini belirterek, bu miktar alacak için, yeni sunulan deliller de nazara alınarak yeniden ihtiyati haciz talep etmiştir.Yerel mahkemenin █████/2026 tarihli ara kararında, işlerin hangi seviyede kaldığı, gelen seviyeye göre davalının ne miktar ödemeler yaptığı, tamamlanan kısımları yapılan ödemelerin karşılayıp karşılamadığı, tamamlanamayan işlerde kusurun hangi tarafta olduğu, hususları ile neticeten davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı yargılama gerektirdiğinden, vadesi gelmiş bir alacağın varlığı şu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli istinaf dilekçesinde, davalı asıl yüklenici taraf ile ...'nin başkenti olan ...'da yer alan birçok proje üzerinden anlaşılarak derhal ve titizlikle inşaat çalışmalarına başlanmışsa da dosyaya hem fiziken sunulan toplam 1300 sayfadan oluşan ve kronolojik sırası ve belge düzenlenme ve davalı ile girilen iş ilişkisinin sırası ve tarihi dikkate alınarak hazırlanan 3 klasör İlk Derece Mahkemesine hem kalem personeli hem de ön büro aracılığıyla ayrı ayrı sunularak davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz şerhi işlenmesinin talep edildiğini, yerel mahkemenin dosyaya sunulan üç klasör dolusu imzalı hakedişe, kesin hesap formuna rağmen, "yaklaşık ispat" koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, mahkemenin "yaklaşık ispat" eşiğini "tam ispat" seviyesine çıkararak hukuki hata yaptığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının kesin olarak ispatı değil, mahkemede bir kanaat uyandıracak kadar delillendirilmesinin yeterli olduğunu, ilk derece Mahkemesine sunulan cari hesap ekstresi başta olmak üzere, taraflar arasında her iki şirketin kurumsal mail adresi üzerinden yapılan dolayısıyla şirketi doğrudan sorumluluk altına soktuğu ve bağladığı açık olan mail kayıtları, fatura kayıtları, şirketlerin kaşe ve imzalarının yer aldığı projeye ilişkin koşulları içeren sözleşme kayıtları ve ekleri, proje sürecinde tarafların ortak mutabakatta anlaştığı ve her iki tarafın da yetkili temsilcilerince onaylanmış ve imzalanmış ortak mutabakatlar ile sabit olmak üzere ve ayrıca davalı tarafça da cevap ve beyan dilekçelerinde, tarafların ticari iş ilişkisinde olduğu alt yüklenicinin hak ediş alacağının olduğu ve bir kısmının ödendiği bir kısmının ise açıkça ödenmediği beyanı üzerine alacağımızın varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığı hususları kül halinde değerlendirildiğinde yaklaşık ispat şartının sağlandığının açık olduğunu, alacağın tahsilinin ciddi tehlike altında bulunduğunu, yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebini bir ara yargılamaya dönüştürerek usul ve yasaya aykırı davrandığını belirterek █████/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması ile, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Dosya muhteviyatı ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat aranmamakla birlikte davanın esası yönünden tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispatının arandığı, İİK 258/1.maddesine göre ise talep dilekçesine haklılığı yaklaşık olarak ispat eden belgelerin eklenmesi gerektiği, alacağın varlığının ve miktarının davanın esasına girerek yargılamayı gerektirmesi, vadesi gelmiş bir alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve 2026/9 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!