Anahtar kelimeler: Malul Motosiklet Motosikletin Çift Motorlu Taraflı Karıştığı Göremezlik Heyeti Karayolları
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: █████████ D.İş █████████ K
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.05.2021 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan motosiklet ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.348,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.652,00 TL maluliyet rapor ücreti olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm sebebiyle reddi gerektiğini, davacı Suriye uyruklu olduğundan teminat yatırma yükümlülüğü bulunduğunu, kazaya neden olan aracın çekme belgesi olduğundan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu sunmadığını, geçici iş göremezlik zararının teminat dışı olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemiyle yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ...'nın rapor masrafından sorumlu olmadığını, temerrüdün gerçekleşmediğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu somut olayda kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu belirlenen motosiklet cinsi aracın çekme belgeli olarak trafikten çekilmiş olduğu bu halde trafiğe çıkmasının söz konusu olmaması gerektiği, belirtilen araca sigorta yaptırılmasının da tescil kaydı bulunmadığından mümkün olmadığı, bu itibarla dava konusu zarar verici hadiseye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılması zorunluluğu bulunmayan araç sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiği, davalı ... Hesabına husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, kaza tespit tutanağında belirtilen trafikten çekme belgesinin ne için düzenlendiğinin belli olmadığı gibi taraflarca bu hususta herhangi bir delil ve belge de ibraz edilmediği, hakemlerin keşif, tanık dinleme, olay yeri tespiti, özel uzmanlık gerektiren nitelikli uyuşmazlıklarda bilirkişi/bilirkişi heyeti belirleme ve atama gibi konularda adli yargıda tanınan hak ve yetkilere, yargılamanın niteliği gereği fiili olarak sahip olmadığı, konu uyuşmazlıkta, uyuşmazlığın ilave delillerin değerlendirilmesi çerçevesinde adli yargı yolu dahilinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın görevli mahkemeye tevdi edilmek üzere sigorta Tahkim Komisyonuna iadesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusurlu olduğu iddia edilen aracın çekme belgeli olduğunu, resmi tutanağın aksinin ispatlanamadığını, aracın hangi sebeple trafikten çekildiğinin araştırılmasına gerek bulunmadığını, kaza tespit tutanağından aracın trafikten çekilmiş olduğunun açıkça belirtildiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.
1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.
MÖHUK’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17. maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.
Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!