Anahtar kelimeler: Okulları Sınai İbareli Fikri Ret Markalarını Haklar Marka Göstererek Birleşen

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVAAsıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "m ..." ibareli marka başvurusuna davalı şirketin "...", "... ", "... okulları", "", "... ", "... ", "... ", "... ", "...", "... ", "... ", "... okulları" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa markaların bütün olarak bıraktığı izlenim, şekilleri, logoları, renkleri vb. göz önüne alındığında markalar arasında hiçbir surette benzerlik ve iltibas tehlikesi olmadığını, markalarda kullanılan yazı stilinin ve renklerinin farklı olduğunu, tescil edilen mallar açısından genel ve jenerik sayılabilecek ... ibaresinin davalının tekeline bırakılamayacağını, yalnızca davalıya işaret etmesinin de mümkün olamayacağını, her iki şirketin sektörlerinin birbirinden farklı bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2021-M-438 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Asıl davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir.3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait "..." ibaresini içeren seri markalar ile davacı tarafın tescilini talep etmiş olduğu marka arasında benzerliğin ötesinde aynılık bulunduğunu, davacı yanca tescili talep edilen markanın bu hali ile tescil edilmesinin açıkça müvekkilinin ticari hayatına ve dolayısıyla hitap ettiği kitle ile ekonomik gücüne büyük ölçüde halel getireceğini, zira ... ibaresini içeren markaların müvekkili ile bütünleştiğini, davacı yanın iddia ettiği gibi markalara ait logoların renklerinin ve boyutunun farklı olmasının markalar arasındaki aynılığa/benzerliğe engel teşkil etmediğini, her iki tarafın da markanın esaslı unsurunun ''...'' ibaresi olduğunu, bu durumun karıştırılma ihtimali yarattığını, müvekkilin ''...'' markasının 41. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescilli olduğunu, uyuşmazlık konusu marka başvurusunun da müvekkili markası ile aynı/benzer/ilişkili mallar bakımından tescil edilmek istendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının emtia listelerinin dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve davalı itirazı üzerine kısmen reddedilen çekişme konusu 41. sınıfın tamamı bakımından aynı/aynı tür ve benzer/ilişkili hizmetlerden oluştuğu, dava konusu edilen ██████████ sayılı "...+şekil" ibareli davacı ... başvurusunun ayırt edici esaslı unsuru konusumda olan "..." kelimesinin Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlükte karşılığı bulunmamakla birlikte, Fransızca ve İngilizce’de “usul, tarz” anlamına gelen “mode” kelimesi gündelik dile ... olarak yerleşerek aynı anlamlarda kullanılır hale geldiği, redde mesnet alınan ve 41. sınıftaki çekişme konusu hizmetleri kapsayan davalı markalarının ise; "... + şekil, .... + şekil, .... + şekil, ... + şekil, ... + şekil, ..... + şekil,... + şekil, ... + şekil, ... + şekil" ibarelerinden oluştuğu, markaların tamamının "..." kelimesine “okulları” ibaresinin veya “Ankara, ....” gibi şehir ve ilçe adlarının eklenmesi ile oluşturulduğu, markaların tamamında vurgu ve ayırt ediciliğin "..." kelimesine yüklendiği, markaların yazım stilleri ve "..." ibaresini merkeze alan genel marka kompozisyonları dikkate alındığında taraf markaları arasında görsel, kavramsal ve işitsel benzerlik bulunduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacının marka başvurusu ile başvuruya itiraz olarak ileri sürülen davalılar markaları arasında iltibasa neden olacak nitelikte benzerlik olmadığı iddiasında dayanan YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı asıl ve birleşen davada davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.