Anahtar kelimeler: Kazakistanda Darlığından İstemli İleriye Yoğunluğu Ötürü Ret Dinlenildikten Hazır Şartı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Kazakistan'da kurulu bir limited şirket olduğunu, şirketin Türkiye'de kurulu ... Turizm ve İnşaat A.Ş.'nin sermayesine tekabül eden toplam payların %75'ine sahip olduğunu, davalının ise ... Şirketi'nin paylarının %25'ine sahip olduğunu, dava dışı ... Şirketi'nin dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi ile 04.04.2006 tarihli ve 21.000.000,00 euro bedelli genel kredi sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirket ve davalının da işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kefillerin kendi iç ilişkilerinde kredinin geri ödenmesi bakımından sorumluluklarının ... Şirketi'ndeki hisse oranları ile sınırlı olacağını kararlaştırdıklarını, müvekkili şirketin müteselsil kefil sıfatı ile bankaya ödemek zorunda kaldığı toplam 2.825.000,00 euronun %25'i olan 706.250,00 euroyu diğer müteselsil kefil davalının ödemesi gerektiğini, ancak davalının bu talebin gereğini yerine getirmediğini, bu sebeple icra takibi başlattığını, ancak davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin dava dışı ... Şirketinin hisselerinin %75'ini satın alarak hakim ortak haline geldiğini, davacı şirketin satıcılardan söz konusu hisseleri satın alırken önce Hisse Devir Çerçeve Kararı ve Devir Ön Protokolü adı altında bir protokol imzaladığını ve bu protokolün 5. maddesi uyarınca satıcılara ödenecek 18.750.000,00 USD'lik bedelin ... Şirketi tarafından kullanılacak kredi ile ödeneceğinin hüküm altına alındığını, şirketin satışa konu %75 hisse değerinin 58.925.000,00 USD olduğunu davacının kabul ettiğini, bu bedeli doğrudan satıcılara ödemek yerine bir ödeme mekanizması oluşturmayı tercih ettiğini, şirketin toplam 25.000.000,00 USD kredi kullanılmasına karar verildiğini, böylelikle davacı şirket tarafından satıcılara ödenmesi gereken toplam 58.925.000,00 USD'lik %75 hisse devir bedelinin ödenmiş hale geldiğini, davacı şirketin geri ödemeleri düzenli olarak yaptıktan sonra yıllarca bu bedelleri ne şirketten ne de müteselsil kefil olduğu iddiası ile davalıdan geri istemediğini, tüm bu hususlara rağmen davacının ihtarname ile davalıdan 706.250,00 USD tutarında ödeme yapmasını haksız ve hukuka aykırı olarak talep ettiğini, davacı şirketin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini ve alacak miktarının %20'si oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi ve devamı hükümleri çerçevesinde dava dışı ... Şirketi'nin ...'tan kullanmış olduğu kredinin geri ödemesinde ödemelerin önce dava dışı ... Şirketi hesabına yapıldığı, takiben ... Şirketi'nin bankaya ödemede bulunduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerin davacı şirket tarafından satın alınan dava dışı ... Şirketi'nin hisse bedellerine ilişkin olarak (davacı ile hisselerini devreden ... Şirketi ortakla arasındaki 2005 tarihli protokole uygun surette) gerçekleştirildiği, davacının dava dışı ... Şirketi'ne kefaletinin ortaklık ilişkisinden doğduğu, dolayısıyla davalının dava dışı ... Şirketi'nin ...'tan almış olduğu kredi borcundan dolayı kefalet hükümlerine göre sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğunun sabit olmadığı, kötüniyet tazminatı talep etme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davacı ve katılma yoluyla davalı tarafça istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin (katılma yoluyla) istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, dava dışı firmanın kullandığı kredinin kefili olarak yapılan ödemenin, diğer kefilden (davalıdan) payı oranında rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.