Anahtar kelimeler: Esenyurtistanbul Güzellik Salonu Mobilyaların Kalite Açılırken Satımdan Sitesi Alamadığını İşlettiğini

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... Mah. ... Sk. ... Sitesi ... Esenyurt/ISTANBUL adresinde güzellik salonu işlettiğini, bahse konu iş yeri açılırken mobilyaların alınması maksadıyla davalı ... ile sözlü alım satım sözleşmesi yapıldığını, davalı şirket yetkilisine 5.000 USD elden ödeme yapıldığını, davalı şirketin mobilyaların bir kısmını davacıya teslim ettiğini ancak teslim edilen mobilyaların anlaşılan kalite ve tasarımda olmadığının davalı tarafa bildirildiğini, bir karşılık alamadığını, davalı şirketin 5.000 USD ödeme almasına rağmen işlemleri tam olarak bitirmeyeceğini, sadece üretime başladıklarını teslim edeceğini ama montaj ve kurulumuyla ilgilenmeyip, müvekkili şirket adresinin kapısına bırakacağını bu yaptıkları işe karşılık olarak 113.500 TL + KDV fatura keseceğini söylediğini, davalı şirket yetkilisinin bu konuşmayı takip eden günde yeniden iletişime geçerek sebebi anlaşılmaksızın fatura bedelinde artırıma gittiğini ve 170.000 TL + KDV keseceğini söylediğini, bir günde gelen 57.000TL zammın taraflarca anlaşmaya varılmış bir zam olmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından fazladan ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulünü, öncelikle Mahkememizce takdir edilecek teminat karşılığında İcra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20′ den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLER ve GEREKÇE
:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı borçlu olup olmadığının tespiti ile davacının ödediği bedelin istirdatını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...Davacının 2023 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdikinin ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacıya ait yevmiye defter kayıtlarında davalı tarafından düzenlenen 01.06.2023 tarihli ve
... numaralı KDV dahil 189.470,00 TL tutarındaki satış faturasının
Bulunmadığı, davalının 20.03.2023 tarihinde işe başladığı, 2023 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter
defterlerinin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünce tasdik edildiği, yevmiye defterinin
kapanış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davalının 12.07.2023 takip tarihi itibarıyla davacıdan 189.470,00 TL alacaklı göründüğü, davacının 2023 yılına ait Form Ba içeriğinde davalı tarafından düzenlenmiş KDV hariç
171.500,00 TL tutarında 1 adet alış faturasını bildirdiği, buna karşılık davalının Form Bs
içeriğinde davacı adına düzenlenmiş KDV hariç 171.500,00 TL tutarında 1 adet satış
faturasını bildirdiği, netice itibarıyla davacının Ba bildirimi ile davalının Bs bildiriminin
birbirleriyle örtüştüğü,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı şirket yetkilisi ... Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasındaki beyanında; "biz güzellik salonu işletiyoruz, güzellik salonu için ihtiyacımız olan pedikür masası, tırnak masası ve kasa temini için çalışanlarımızın önermiş olduğu ve bu işlerle ilgilenen davalı şirket yetkilisi ile irtibata geçtik ve kendisi ile talep ettiğimiz ürünler karşılığında 170.000,00 TL'ye anlaştık kendini önden kapora istediği için 5.000,00 dolar kapora gönderdik, aradan 3 hafta geçtikten sonra ürünlerin tamamı tarafımıza teslim edildi, montajı yapıldı ancak ürünler geldiğinde ikinci kalite ürün gönderildiğini fark ettik halbuki anlaşırken birinci kalite ürün teslim edileceği şekilde anlaşmıştık, ürünler güzellik salonuna getirilerek montajın yapıldığı aşamada ürünlerin anlaştığımız kalitede olmadığını fark ettik ve davalı şirket yetkilisine bu durumu bildirdik, teslim edilmeden önce davalı tarafa 2.000,00 dolar daha ödeme yapmıştık, gelen ürünlerin anlaşılan kalitede olmaması üzerine kalan bedeli ödemeyeceğimizi bildirdik ve ödeme yapmadık, sonrasında ödediğimiz kısımda dahil olmak üzere tüm fatura bedeli yönünden aleyhimize icra takibi başlatılmıştır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı şirket yetkilisi ... Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasındaki beyanında; "ben iç mimar olarak çalışırım ve bir firmam vardır, davacı şirket yetkilisi ile icra takibine konu █████/2023 tarihli faturada belirtilen ürünlerin temini konusunda 171.500,00 TL'ye anlaştık ve 3 hafta gibi bir sürede ürünleri davacı şirkete teslim ettik, davacı şirket bize iddia ettiği gibi ayıp bildiriminde bulunmadı yalnızca montajla ilgili yaşadığı bir sorunu iletti, bunun üzerine bende ustayı gönderip sıkıntıyı giderdik, ürünler faturada belirtildiği şekilde anlaşılmıştır, lake olan ürünler faturada lake olarak belirtilmiştir, diğer ürünler mdf'dir, davacı şirket tarafımıza bu ürünler nedeniyle hiçbir ödeme yapmamıştır, ödeme talep edildiğinde de görüşmeye giden arkadaşım tehdit edilmiştir, tarafımıza hem kapora ödemesi yapılmamıştır, hemde belirtildiği şekilde bir kısmi ödeme yoktur, bu nedenle fatura bedelinin tahsili için icra takibi başlatılmıştır," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı şirket vekili tarafından Mahkememize sunulan █████/2024 tarihli dilekçesinde özetle; icra dosyasına ödeme yapıldığını, davanın İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca istirdat davasına dönüştürülerek yargılamaya devam edilmesini talep etmiştir. İcra dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça █████/2024 tarihinde dosya alacağının haricen tahsil edildiğine ilişkin bildirimde bulunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ödeme belgelerinin incelenmesinde; davacı tarafça █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024, █████/2024 ve █████/2024 tarihlerinde icra takip dosyası kapsamında ödemeler yaptığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyasında █████/2025 tarihinde davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nce █████/2025 tarih ... Esas no ... Karar nolu kararı ile Mahkememiz dosyasında verilen kararın kaldırıldığı ve Mahkememizin işbu esasına kaydedildiği görülmüştür.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olarak görünen davalı üzerindedir. Zira davacı esasında borçlu olmadığı halde ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia etmekte olup menfi tespit davasının özel bir görünümü olan istirdat davasında ispat yükü hukuki ilişkide alacaklı olarak görünen taraf üzerindedir. Buna göre tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, istinaf kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafından Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı taraf arabuluculuk süreci içerisinde ödeme yapmış olup, dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden önce davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ettiği ve İİK 72/6 maddesi birlikte değerlendirildiğinde davaya istirdat davası olarak devam etmek gerektiği anlaşılmış ve yargılamaya devam olunmuştur. Taraflar arasında güzellik salonu için mobilya satımı konusunda sözlü olarak anlaşma sağlandığı, anlaşmaya konu ürünlerin davacıya teslim edildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamakta olup, davacı taraf kendilerine anlaşılan kalitede ürün teslim edilmediği iddiasındadır. Bu durumda işbu davanın niteliği gereği davalı taraf icra dosyasından kaynaklı alacaklı olduğunu ispat etmekle yükümlü olup, Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı tarafça satıma konu ürünler için düzenlendiği anlaşılan █████/2023 tarihli ve KDV hariç 171.500,00-TL tutarındaki faturanın davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak her iki tarafça karşılıklı olarak BA-BS bildirimlerinde yer aldığı, davalının icra takip tarihi itibari ile davalıdan ayrıca faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğine veya faturanın davacı tarafça iade edildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, faturaya konu ürünlerin davacıya teslim edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davalı taraf icra takip tutarı kadar davacıdan alacaklı olduğunu ispat etmiş olup, davacı tarafın hem davalı ile yaptığı anlaşma kapsamında hangi kalitede ürün teslim edilmesi gerektiğini hem de ayıp iddiasını ispat etmesi gerekecektir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve sözleşmenin satım sözleşmesi olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının ayıp iddiasına yönelik sunmuş olduğu deliller kapsamında bir kanaat elde edilememiş olup, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görüldüğünden ayıp iddiasına yönelik yemin delili hatırlatılmış, davacı taraf verilen kesin süre içerisinde yemin metni ibraz etmemiştir. Bu durumda davalı tarafın icra takip dosyası nedeni ile davacıdan alacaklı olduğunu ispat ettiği ancak davacının davalı tarafça düzenlenen faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğunu ispat edemediğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 3.235,68‬-TL harçtan mahsubu ile 2.503,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!