Anahtar kelimeler: Tepit Senediyle Gönen Balıkesir Vasfıyla Tarla Beri Köy Alanında İli
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gönen (Balıkesir) Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: 2021/3 E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Balıkesir ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 08... parsel sayılı taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tepit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazı 17.03.1970 tarihinde köy senediyle satın aldığını ve satın aldığı tarihten beri de kesintisiz olarak kullanmakta olduğunu, dava konusu taşınmazın adına tescili için 31.05.2007 tarihinde Manyas Sulh Hukuk Mahkemesinde Hazine, Orman İdaresi ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine tapusuz taşınmazın tescili için açtığı davada Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Manyas Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Manyas Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 14.10.2010 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla taşınmazın 74.751,25 m² olarak davacı müvekkili adına tesciline karar verilmiş ise de Hazine tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.12.2012 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla taşınmazın bulunduğu alan 1986 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Devlet ormanı niteliğiyle tespit harici bırakıldığından taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğunu ve bozma kararı üzerine Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı 23.11.2013 tarihli kararıyla bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verildiğini, karara karşı yapılan temyiz ve karar düzeltme taleplerinin de reddedilerek kararın kesinleştiğini, Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası, bozma ilamıyla birlikte, esas itibarıyla davalı Hazine açısından aleyhe kesin hüküm niteliğinde olduğunu, zira kesinleşen kararla dava konusu taşınmazın davacı müvekkilinin kullanımında olduğu ve Hazineyle hiçbir ilgisinin olmadığının kesin olarak belirlendiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yenileme kadastro çalışmalarında tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, davacı tarafından haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından daha önce Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasıyla tapusuz taşınmazın tescili davası açıldığı ve davanın reddine karar verildiğini, söz konusu dosyada Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesinde “taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmayacağı” hususunun belirtildiğini, davacının tapusu olmaksızın işbu davayı açmasının mümkün olmadığından davacının taraf ehliyeti bulunmadığını ve davanın bu nedenle reddi gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazın mülkiyetini zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın genel arazi kadastrosunun 1986 yılında yapılarak kesinleştiği ve bu kadastro çalışmalarında taşınmazın orman olarak tespit harici bırakıldığından Hazine adına yapılan tespitte hukuka aykırılık bulunmadığını, dava konusu taşınmazla ilgili olarak tespit işleminin yasaya uygun olduğu ve taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporlarından davalı parselin Manyas Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve kesinleşen dava dosyasında dava konusu edilen taşınmazın kapsamı içinde kaldığının kesin olarak tespit edildiği, tapusuz taşınmazların zilyetlikle olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi için davasız ve aralıksız olarak 20 yıl müddet ile ve malik sıfatıyla zilyetliğin devamının zorunlu olduğu, davacının eldeki davada dava konusu taşınmazı dava ettiği Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davayı 06.04.2009 tarihinde açtığı, davacının zilyetliğinin dava tarihi olan 24.01.2019 tarihi itibariyle henüz 10 yılını doldurmuş olduğu, dava konusu taşınmazın Manyas Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve kesinleşen dava konusu taşınmaz kapsamında kalması, zilyetliğin davasız ve aralıksız olmaması, dava konusu taşınmaz hakkında Manyas Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kesin kararın niza teşkil ettiği, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşen Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████-106 Esas ve Karar sayılı dosyasına konu taşınmazın içerisinde kaldığının 22.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporuyla tespit edilmiş olmasına, dava konusu taşınmazla bulunduğu mahalde orman kadastrosu çalışmalarının 17.08.1994 başlayarak 29.06.1995 tarihinde kesinleşmiş olmasına, Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen ███████-106 Esas ve Karar sayılı dosyasının Manyas Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla 31.05.2007 tarihinde açılmış olmasına, dava konusu taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığının kesinleştiği 29.06.1995 tarihi ile dava tarihi olan 31.05.2007 tarihi arasında taşınmazın olağanüstü zamanaşımıyla kazanma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılmasına, Manyas Sulh Hukuk Mahkemesinin söz konusu dosyasının taraflar arasında niza teşkil etmesine ve nizanın ortaya çıktığı tarihten işbu dava tarihine kadar olan süre içerisinde de 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığının sabit oluşuna göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşları temyiz dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun 1986 yılında yapıldığını ve kadastro ekibince davacı murisin parseldeki zilyetliğinin varlığı kabul edildiği halde hatalı olarak Devlet ormanı niteliğiyle tespit harici bırakıldığını, davacı nurisin taşınmazı 1970 yılında satın aldığını ve dava açtığı 2009 yılına kadar 23 yıllık zilyetlik süresini tamamladığını, Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiğini, 1994 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunduğunu, orman tahdidi yapılan yerlerde tahdidin kesinleşmesinden sonra zilyetlik yoluyla kazanmanın mümkün olduğunun Yargıtay kararlarıyla belirlendiğini, bu nedenle taşınmazın iktisaba elverişli olduğunu, Orman İdaresi ile muris arasında herhangi bir niza bulunmadığını, satın alma tarihi olan 1970 yılı ile tespit tarihi olan 1986 yılı başlangıç tarihi olarak sayılsa bile Manyas Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılış tarihi olan 2009 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğunu, her ne kadar dava konusu taşınmazın 1995 yılında orman sınırlarına alındığı savunulmuşsa da orman tahdit haritasının usulüne uygun olarak zemine uygulanmadığını, taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu savunulan dava dosyasının krokisinin hatalı tatbik edildiğini, krokisi dava konusu taşınmazı kapsasa dahi davanın tarafları ve niteliğinin farklı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları ... ve arkadaşlarının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!