Anahtar kelimeler: Suçla Manisa Maksadıyla Kredinin Süreç Edenin Görüşü Tahsis Açılmasını Sağlamak
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇLA
: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER
: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ise; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-j, 204/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak, sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin sabit olmasına karşın, verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5237 sayılı Kanun'un 158/1-j maddesinde düzenlenen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olmasının gerektiği, ancak banka çalışanlarınca bankacılık mevzuatı ile bankacılık usul ve prensiplerine aykırı şekilde kredi açılmışsa dolandırıcılıktan değil, bankacılık zimmeti suçundan bahsedileceği, bununla birlikte; dosyadaki mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılmak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda aynı Kanun'un 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği belirlenerek yapılan incelemede; banka çalışanı olan sanıklar ..., ... ve ...'in diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket etmek suretiyle içeriği itibarıyla sahte olan ÇKS belgelerine dayanarak usulsüz kredi temin ettiklerinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160. maddesinde düzenlenen ve aynı Kanun'un 162. maddesine göre özel soruşturma ve kovuşturma usulüne tabi bankacılık zimmeti ve bu suça iştirak suçlarını oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi, diğer yandan; haklarında soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen muhtar ve azalar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciği suçuna ilişkin açılan kamu davası bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre atılı suça iştirakin ve bu doğrultuda sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!