Anahtar kelimeler: Bodrumda Aralıksız Bodrum Muhasebeci Fabrikasında İsimli Başladığını Net Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bodrum 1. İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Fabrikasında muhasebeci olarak 13.01.2011 tarihinde işe başladığını, 01.02.2012 tarihinde ise Bodrum'da bulunan "..." isimli işyerinde muhasebeci olarak çalışmaya devam ettiğini ve iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 16.09.2017 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, en son net ücretinin 4.000,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, ücretinin bordrolarda yazan ücret olduğunu, davacının iş sözleşmesinin 11.09.2017 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmüne dayanılarak haklı nedenle feshedildiğini, davacının dava dışı ... çalışanı ile arasında anlaşarak şahsın özel aracına doldurulan akaryakıtı ... fatura ettiğini ve karşılığında birtakım gıda maddesi ve türlü içki aldığını, bu durumun müvekkili Şirketin ticari itibarını zedelediğini, davacının yazılı bir savunma vermeden işyerini terk ettiğini, fazla çalışmasının ve yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti taleplerinin kabulü, fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle davalının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispat edemediği, davacı asılın duruşmada hiç yıllık izin kullanmadığını beyan ettiği, yıllık izinlerinin kullandırıldığını veya ücretinin ödendiğini davalının ispat edemediği, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanlarıyla ispat ettiği, karşılıklarının ödendiğini davalının ispat edemediği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmüne göre haklı nedenle feshedildiğini,2. Davacının fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerektiğini,3. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını,4. Davacının kıdemine göre hak etmiş olduğu yıllık izinlerinin hizmet süresi boyunca kullandırıldığını, çalıştığı süre boyunca yıllık izinlerini kullanmadığı yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.