Anahtar kelimeler: Mercii Tacir Anadolu Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Yöneticisi Adalet Başvuran İstemi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ
:Sulh Ceza HakimliğiSAYISI
: █████████ Değişik İşSUÇ
: Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılıkİNCELEME KONUSUKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddiKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2024 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.07.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.07.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 01.10.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMA. Kanun Yararına Bozma İstemiYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,Dosya kapsamına göre, şüphelilerin işitme ve konuşma engelli müştekiye borsa üzerinden yatırım yaparak para kazandıklarını söyleyerek, para göndermesi halinde aylık %25 oranında kazanç elde edebileceği konusunda aldatıp müştekiden toplam 810.000,00 Türk lirası almak suretiyle haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde kaldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;Müşteki tarafından sunulan 20.12.2023 tarihli şikayet dilekçesi ekinde, şüpheli ...'a gönderdiği paralara ilişkin banka dekontlarının sunulmuş olması, şüpheli ...'ın kısa bir süre müştekiye ödeme yaptıktan sonra bir daha ödeme yapmayıp, işin diğer şüpheli ...'ye devredildiğinin iddia edilmesi karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; şüpheliler tarafından müşteki adına borsa üzerinden belirtilen dönemlerde herhangi bir yatırım işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak, varsa ilgili belgelerin temin edilmesi, müştekiler tarafından şüpheliye gönderildiği belirtilen ödemelere ilişkin kayıtların ilgili bankalardan getirtilmesi, şüpheliler haklarında benzer soruşturma veya kovuşturma dosyaları varsa araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir....“Şeklinde düzenlenmiştir.3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.Hükümleri yer almaktadır.4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerin işitme ve konuşma engelli olan şikâyetçiyi, hileli hareketlerle borsa üzerinden yatırım yaparak aylık %25 oranında kazanç elde edebileceği konusunda kandırıp, toplam 810.000,00 TL haksız menfaat elde ettiklerinin, benzer şekilde çok sayıda işitme engelli vatandaşı da dolandırdıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'ın savunması doğrultusunda, şikâyetçi adına borsada yatırım yapılıp yapılmadığının belirlenmesi bakımından şüphelilerin ve ... isimli şirketin banka/kripto para hesap bilgileri temin edilerek incelenmesi, şikâyetçi tarafından ibraz edilen flash belleğin çözümünün yaptırılması, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturma dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunduğunun tespiti halinde bu dosyaların getirtilip incelenmesi, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, "..şikayete mevzu teşkil eden ve müşteki ...'ın bizatihî kendi irade ve rızasıyla rizikolu bir yatırım vasıtası olan borsa sisteminde değerlendirmesi ve getiri sağlaması amacıyla Ziraat Bankası, TEB Bankası, Enpara.com, QNB Finansbank ve Garanti Bankasında bulunan hesaplarımdan şüpheli ... adına kayıtlı TR...44 , TR...63 , TR...64 Iban numaralı hesaplara toplam 810.000-TL para gönderdikten sonra ...'ın kendisine 2-3 ay süresince hatırlamadığı miktarlarda ödeme yaptıktan sonra ödeme yapmayınca ana parasını ödemesini istediğinde ...'ın kendisine işleri... isimli bir şahsa devrettiğini, bundan sonra ödemeleri...'nin yapacağını söylemesi sonrasında... ve ... ile birlikte █████/2023 tarihinde...de finans yatırım danışmanlığı sözleşmesi imzaladıklarını belirttiği süreçte müştekinin şüpheliler tarafından ağır, yoğun ve ustaca bir hile ile sergileniş açısından inceleme ve denetleme imkânını ortadan kaldıracak nitelikte birtakım hareketlerle dolandırıldığına ve şüphelilerin birtakım hileli davranışlarla müştekiyi aldattıklarına, müştekinin veya başkasının zararına olarak bu yolla kendilerine veya başkasına bir yarar sağladıklarına dair maddî ve müşahhas hiçbir delil bulunmadığı gibi müştekinin şüphelilere yönelik vakî şikayetinin esâsen şikayet edilen şahıslarla yapmış olduğu ve hususî hukuk hükümlerine tâbi kâr&zarar unsurlarını ihtiva eden işlemler bağlamında cereyan eden hukukî münasebetten mütevellid zararın tazmini ve ödenen paraların iadesini temin etmeye mütedair alacak&borç münasebeti ve hukukî ihtilaf kapsamında kaldığı ve bu ihtilafın ancak yetkili ve görevli icra dairesi veya hukuk mahkemesinde çözümlenebileceği ve icra dairesi veya hukuk mahkemelerinde müşteki tarafından şüpheliler aleyhine açılacak takip veya dava neticesinde elde edilecek karar ile bu nevi taleplerin karşılanabileceği..." şeklindeki hatalı gerekçeyle eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.II. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.07.2024 tarihli ve █████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.02.2026 tarihinde karar verildi.