Anahtar kelimeler: Wwwcom Çekirdek Unsurlu Bugüne Özgün Adının Günden Unsuru Sınaî Fikri
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1999 yılında kurulan müvekkilinin faaliyete başladığı günden bugüne "..." markalarını kullandığını, müvekkilinin ... çekirdek unsurlu www.....com alan adının sahibi olduğunu ve faaliyete başladığı günden bugüne özgün ... ibaresini hem marka hem de alan adının çekirdek unsuru olarak kullandığını, müvekkilinin alan adının 2010 yılında tescil edildiğini, Türkiye dahil dünya çapında erişilir durumda olduğunu, ... arama motorunda ... anahtar kelimesi ile arama yapıldığında ilk sırada davacının yer aldığını, davacının ... markasının..., ... ve .... nezdinde tescilinin sağlandığını, davacı markasının tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, dünya çapında pek çok ülkede aktif şekilde kullandığını, sektöründe tanınmış marka olduğunu, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini ve sistematik şekilde araçlar için ses ve video sistemleri/çözümleri üzerine faaliyet gösteren uluslararası markaları taklit ettiğini, davalının, davacının ... markasını birebir kopyalayarak ███████████ sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, davacı markasındaki ... ibaresini, ayırt edici logosunu, markadaki "professional sound" ibaresini ve turuncu, koyu mavi/siyah ve beyaz renk kombinasyonunu kopyaladığını, davalı şirketin 1996 yılında kurulduğunu, elektronik cihazlar meslek grubunda faaliyet gösterdiğini, davalının websitesinde ".. Dünyanın en prestijli taşıtlar için ses sistemleri/çözümleri üreten markalarından ... ve ... markalarını ülkemize kazandırmıştır" ifadesinin bulunduğunu, davalının fiillerinin kötüniyetli olduğunu, davacının ... markaları bakımından aktif ve kesintisiz kullanımları olduğunu, söz konusu markalara yüksek ayırt edici nitelik kazandırdığını, özellikle araçlar, profesyonel kullanım, ev ve mobil uygulamalar için ses ve video sistemleri/çözümlerine ilişkin ürünler ve hizmetler üzerinde aktif ve kesintisiz kullanımları olduğunu, davalının, davacıya ait ... çekirdek unsurlu www.....com alan adından doğan haklarını da ihlal ettiğini, davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ... numara ile 09. sınıfta kötüniyetli marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ticari faaliyetini Türkiye'de sürdürmeyen, Türkiye'de tescili ve marka kullanımı olmayan, Türkiye'de ticari faaliyeti olmayan bir markayı bilmek zorunda olmadığını ve bilmesi gerekmediğini, müvekkilinin marka seçimini davacı şirketin yurt dışında tescil ettirdiği ve kullandığı markaya göre yaptığına ilişkin iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacı şirket markasının yurt dışında tescilli olması ve kullanılmasının tanınmış marka sayılması için yeterli olmadığını, davacı şirketin ürünlerini Türkiye'de pazarlamadığını, www.....com web sitesinde Türkiye'deki alıcılara yönelik bir faaliyet bulunmadığını, ...'nin ABD'de şehir olup, müvekkilinin marka oluştururken bu hususu esas aldığını, hükümsüzlüğe konu markanın davacı markalarının tescilinden farklı olarak siyah ve gri zemine mavi ve açık mavi renklerle tescil edilmesinin de bu durumu gösterdiğini, markanın bütünüyle, renkleriyle kopyalanmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin markanın yurt dışında tescilli olduğunu ve kullanıldığını işbu dava ile öğrendiğini, asıl olan iyiniyet olduğundan tescil başvuru tarihi itibariyle genel bir değerlendirme yapılarak sonuca varılacağını, hatta markanın tanınırlığının dahi kötüniyetin kabulü için yeterli olmadığını, davalı şirketin, dava konusu markayı davacı şirketin Türkiye'de ticaretini engellemek ya da markayı stoklamak için değil, kendi ticaretinde kullanmak için tescil ettirdiğini, taraflar arasında önceye dayanan bir ticari ilişki ya da distribütörlük ilişkisinin bulunmadığı da dikkate alındığında davacının kötüniyet iddialarını kanıtlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davaya konu markanın Türkiye'de ticaretine konu etmediği ve tanınmışlık iddiasını ispatlayamadığı, münhasıran yakın ve benzer ibare tescilinin kötüniyetin kabulü için yeterli kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davalının tescilinin kötüniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda, davalının marka başvuru tarihinde davacı markasının tanınmış marka olduğunun somut delillerle ispat edilemediği, davacının davalı marka başvuru tarihinden önce Türkiye'de ticari faaliyetinin bulunduğunu ispatlayamadığı, yurt dışında tescilli alan adının davacı adına 2010 tarihinden itibaren kayıtlı olması ve Türkiye'den de erişilebilir olmasının davacının ciddi kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, davacının yurt dışında başka ülkelerde ve wipo nezdinde tescilli olup Türkiye'de tescilli olmayan markasının ülkemizde ciddi kullanımı ve tanınmışlığı ispat edilemediğinden öncelik hakkına dayalı gerçek hak sahipliği, tanınmışlık yolu ile hükümsüzlük şartlarının somut olayda gerçekleşmediği, davacı tarafından, davalı markasının, davacı markasının yurtdışı tescil sınıfında aynı alanda elektronik cihazlar sınıfında tescilli olduğu, davalının müvekkilinin markalarını aynen kopyaladığı gibi, sistematik olarak "araçlar için ses ve video sistemleri/çözümleri" için faaliyet gösteren uluslararası markaları da taklit ettiğini belirterek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğinin ileri sürüldüğü, dava dilekçesi ekinde davalı adına tescilli marka kayıtlarının sunulduğu, davalı vekili tarafından gönderilen e-mailde; "Müvekkiliniz ... tarafından ...Elektronik Tic. ve
San. Ltd. Şti. aleyhine ███████████ tescil nolu ve ███████████
başvuru no'lu markaların hükümsüzlüğü talebiyle açılan dava Bakırköy 2. FSHHM'nde ████████ E. numarası ile görüldüğü, ...Ltd.Şti yargılama gideri ve vekalet ücreti ya da başka bir bedel talep edilmeden davadan vazgeçilmesi halinde söz konusu başvuru ve tescilli markalarını, tüm mal ve hizmetler için ... firmasına devir edebileceğinin ...
... şirketine bildirilmesini talep ettiği, davadan vazgeçme nedeniyle ... Ltd. Şti.'den herhangi bir ücret ya da bedel talep etmeyeceği, detaylı anlaşma koşulları düzenlenecek protokolde yer almak üzere teklifinin müvekkiliniz tarafından uygun görülmesi halinde bildirilmesi" şeklinde sulh teklifinde bulunulduğu, davalı vekilinin sunulan marka tescil listesine itiraz etmediği, davalı şirketin internet sitesinde; www.....com.tr/hakkimizda....'de "1995'ten sonra dünyanın en prestijli taşıtlar için ses sistemleri/çözümleri üreten markalarından ... ve ... markalarını ülkemize kazandırmıştır. Şirketimiz sonrasında....ve... markalarını piyasaya sunmuştur." şeklinde paylaşım yaptığı, bu şekilde yurt dışında üçüncü kişiler adına tescilli olan ... ve ...markalarının, davalı tarafından Türkiye'ye getirildiğinin ve ...-...ve ...markalarının davalı tarafça piyasaya sunulduğunun da kabul edildiği, davalı tarafça davacının yurt dışında tescilli markasının ... ibaresi ile ... şekil logo unsurunun aynısını, aynı grafik unsurla, aynı sınıfta tescil ettirmesi, bunun dışında yine yurt dışında üçüncü kişiler adına tescilli başka markaları kendi adına tescil ettirerek internet sitesinde kullanıldığına yönelik beyanı göz önüne alındığında, davalının davaya konu markayı tesadüfen bulduğunun düşünülemeyeceği, taraflar arasındaki yazışma da dikkate alındığında tescilinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2015-100053 tescil no.lu "...+şekil" markasının 9. sınıfta hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli 2015-... tescil no.lu "... işaret" markasının 9. sınıfta hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!