Anahtar kelimeler: Okuyamadığını Zihni Kulaklarının Melekelerinin Gözlerinin Yaşamı Zayıf Bakıma Aksaray İsteyip

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan RetİLK DERECE MAHKEMESİ
: Aksaray 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in 90 yaşında ve bakıma muhtaç olduğunu, zihni melekelerinin zayıf olduğunu, yaşı itibariyle gözlerinin iyi görmediğini ve yazıları okuyamadığını, kulaklarının az duyduğunu, yaşı, sosyal yaşamı, geliri itibariyle başkasından borç isteyip, borç alacak durumu ve ihtiyacı olmadığını, daha önce başkaları tarafından kandırılıp elinden senet alındığını, bu hususla ilgili yargılamaların devam ettiğini, müvekkili tek başına yaşadığı için eş bulma vaadiyle defalarca kandırıldığını, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, herhangi bir ad altında borç para almadığını, davalı hakkında dolandırıcılıktan dolayı şikâyette bulunulduğunu, davalının 90 yaşındaki müvekkiline parça parça 3.000.000,00 TL nakit parayı senet tanzim tarihine kadar vermesinin, herhangi bir yazılı belge almamasının, senet tarihinde ise yanında iki kişi ile gidip 3.000.000,00 TL gibi bir parayı verdiğine dair senet aldığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin hile ve desise ile kandırıldığını, davalının savcılık aşamasındaki beyanlarının çelişkili olduğunu ileri sürerek müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile savcılık soruşturma dosyasında alınan kriminal uzmanlık raporuna göre dava konusu senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olduğu; Adli Tıp Kurumu raporunda da senedin geçerliliğini etkileyecek bulguların olmadığı tespitine yer verildiği, Mahkemece alınan ATK raporunda, davacı müteveffa ...'in, akit tarihinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre; ...'in 01.06.2017 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, bu durumun aksine bir delilin dosya kapsamına yansımadığı, icra takibinin iptaline yönelik icra mahkemesinin kesinleşmiş hükmünün kambiyo senedinin geçerliliğini etkilemeyeceği, eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisinin müştekisi olduğu soruşturma dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ispat yükü üzerinde olan davacıların, davaya konu senedin muristen, kandırılarak ve hile ile alındığını ispatlayamadıkları, davacıların, icra hukuk mahkemesinde açılan imzaya ve borca itiraz davasında aldırılan Emniyet Genel Müdürlüğü raporunda imzanın murise ait olmadığının tespit edildiği iddiasını istinaf sebebi olarak ileri sürdükleri ancak dava dilekçesinde, bonodaki imzanın sahte olduğu ve bu nedenle davacı müteveffanın borçlu olmadığının tespitine yönelik bir talebin bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusnun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, bonoya dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.