Anahtar kelimeler: Talepli Verip İstemli Görülüp Muhtıra Sunduğunu Süreci Gönderdiğini Açılmamış Bağlandığını

MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:I. YARGILAMA SÜRECİDavacı İstemi4. Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde; ... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat istemli davanın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlandığını, karara karşı süresinde adli yardım talepli temyiz dilekçesi sunduğunu, anılan Dairenin adli yardım talebinin reddine karar verip kendisine muhtıra gönderdiğini, daha sonra da temyiz harçlarının yatırılmadığı gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verdiğini, bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunduğunu, Hukuk Genel Kurulunca adli yardım talebinin değerlendirilmesi kararının temyiz incelemesi yapan Hukuk Genel Kuruluna ait olduğu gerekçesiyle kararın kaldırıldığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin açık olan kanun hükmüne aykırı karar verdiğini ileri sürerek 17.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Özel Daire Kararı5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; “...Dava, hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı Devletin hukuki sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat davası olup davacı adli yardım talebinde bulunmuş, █████/2024 tarihli tensip zaptı ile, davacı tarafından ibraz edilen belgeler ve dosyadaki bilgilere göre davacının, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığından adli yardım talebinin reddi ile başvuru harcı ve peşin harcın yatırılması için kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde harcın yatırılmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağı ihtarında bulunulmuş, davacının itirazı üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin █████/2024 gün, 2024/8 D.iş esas, 2024/8 D.iş karar sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddedildiği, verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen süresi içerisinde başvuru ve peşin harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır.HMK'nın 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebinde bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davacının bu dosyaya yeterli belge sunmadığı ve talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması dikkate alınarak adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Davacının adli yardım talebinin reddine dair karara yönelik itirazı ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 gün ve 2024/8 D.iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacının kendisine yapılan ihtar ve kesin süreye rağmen yargılama harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava harcı ikmal edilmemiş olduğundan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Alınması gerekli 615,40 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,3-Hazineden karşılanan 3 adet tebligat gideri olan 525,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,...” karar verilmiştir.Kararın Temyizi6. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.II. ÖN SORUN7. Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında öncelikle; davacının, Özel Dairenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararını adli yardım talepli olarak temyiz etmesi karşısında, kanun yoluna başvuru sırasındaki adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı, adli yardım talebinin yerinde olmadığına karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlattırılması için dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.III. GEREKÇE8. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Pekcanıtez vd., Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411).9. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334/1. maddesi “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” hükmünü içermektedir.10. Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir.11. Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından mali yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin mali durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu, yani kendisi ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak, her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez vd., s. 2417-2419).12. Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir.13. Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus HMK’nın 336/2. maddesinde “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde düzenlenmiştir.14. Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir.15. Öte yandan talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır; bu yönüyle mali yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçüsünün geçerli olduğunun kabulü gerekir.16. Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında, talepte bulunanın kendisi ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay, adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez vd., s. 2427).17. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine sunduğu 17.07.2024 tarihli ve adli yardım talepli dava dilekçesiyle, ... aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat istemli davada Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin açık olan kanun hükmüne aykırı karar verdiğini ileri sürerek tazminat isteminde bulunduğu, Özel Dairece; davacının dosyaya yeterli belge sunmaması ve talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması dikkate alınarak davacının adli yardım talebinin reddine karar verilerek başvurma ve peşin nispi harcı yatırması için davacıya kesin süre verildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itiraz incelemesi sonucunda Yargıtay 5. Hukuk Dairesince, HMK’nın 337/2. maddesi kapsamında, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, davacı tarafın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin adli yardım talebine ilişkin red kararının kaldırılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, davacının süresi içinde harçları yatırmaması üzerine Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının verilen bu karara karşı adli yardım talepli olarak temyiz isteminde bulunduğu ancak temyiz dilekçesinde, yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren malî durumuna ilişkin yeni belgeler sunmadığı anlaşılmaktadır.18. Davacı, Özel Dairenin adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı itiraz etmiş ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesince verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karar HMK’nın 337/2. maddesi gereğince kesinleşmiştir. Bu aşamadan sonra kanun yoluna başvuru sırasında, davacı tarafından ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmayı gösterir belge sunulmamıştır. Bu durumda, Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kanun yoluna başvururken temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçları ile temyiz gider avansının yatırılması gerektiği, bunun ise yüklü bir miktar olmadığı, davacının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.19. Hâl böyle olunca, davacının adli yardım talebi, HMK’nın 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.20. Davacının sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından, davacıya temyiz başvurma harcı ve maktu temyiz karar harcını ikmal etmesi için muhtıra çıkarılarak bir haftalık kesin süre verilmeli, kesin süre içinde harç yatırıldığı takdirde dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmeli, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde HMK’nın 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmelidir.IV. KARARAçıklanan sebeplerle;1- Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.