Anahtar kelimeler: Tanıtması Tavşanlı Neticeten Söylemesi Sistemlerinin İlişkili Görüşü Adalet Başvuran Kurumlarının
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR
: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-l-son, 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 41.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf talebine yönelik eski hale getirme isteminin reddi kararı üzerine 09.07.2024 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın internet üzerinden QNB Finansbank sitesini kopyaladığı, katılanın bu siteye kredi başvurusunda bulunduğu, daha sonra sanığın katılanı arayarak kendisini bankacı olarak tanıtıp kredi başvurusu için aradığını söylediği, kredi kullandırmak bahanesiyle katılanın cep telefonuna gelen şifreleri öğrendikten sonra, kendi hesabına katılanın hesabından 2.500,00, 2.500,00, 10.000, 00... .900,00 Türk lirası tutarlarında para aktarımı sağlayarak bilişim sisteminin sağladığı kolaylıktan faydalanıp üzerine atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar mahkemece atılı suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
Katılanın 08.03.2024 tarihli ifadesinde olay günü kendisini telefonla arayan şahsın erkek olduğunu beyan etmesi, sanığın aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve suçta kullanılan gsm hattının yabancı uyruklu bir kişi adına kayıtlı olması, parayı çeken kişinin erkek bir kişi olduğunun görüntü kaydından anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir nitelikte herhangi bir tespitin yapılamadığı cihetle, müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini de açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir. Böylece ülke genelinde uygulama birliği sağlanacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmiş olacaktır.
2. Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre bozma nedenleri; 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 5271 sayılı Kanun'un 309. Maddesinin (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır. Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir. Aynı Kanun'un dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.
3. Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün hangi hallerde kanun yararına bozulabileceği, kanun yararına bozma kararının ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılamayacağı, hangi hallerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Kanun yararına bozma, kesinleşen hüküm yönünden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlıdır. Dava konusu olayda mahkemece kanıtların toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen hükümde, varolan kanıtların mahkûmiyete yeterli olmadığından bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulması mümkün değildir. Zira böyle bir durumda ortada hukuka aykırılık hali bulunmamakta olup, dosya kapsamında elde edilen delillerin değerlendirilmesine ilişkin bir uyuşmazlık hali söz konusudur.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması talebini içeren ihbarnamede belirtilen, "..Katılanın 08.03.2024 tarihli ifadesinde olay günü kendisini telefonla arayan şahsın erkek olduğunu beyan etmesi, sanığın aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve suçta kullanılan gsm hattının yabancı uyruklu bir kişi adına kayıtlı olması, parayı çeken kişinin erkek bir kişi olduğunun görüntü kaydından anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir nitelikte herhangi bir tespitin yapılamadığı cihetle, müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği..." şeklindeki nedenin kanun yararına bozma yolunda ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
16.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!