Anahtar kelimeler: Lokarno Kolye Ref Bileklik Takı Sınıfında Kilit Meni Haklara Süreyle

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Marka ve Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Ref veMen'i ile Maddi, Manevi ve İtibar TazminatıDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka ve Tasarımdan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Ref ve Men'i ile Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesi ile, ..... tasarım numaralı kolye-1,4 , ve bileklik-2,3, 11-01 Lokarno sınıfında █████/2019 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, ..... tasarım numaralı kolye 11-01 Lokarno sınıfında █████/2020 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, ..... tasarım numaralı kolye-1, kolye-2, kolye-3 adlı tasarımları 11-01 Lokarno sınıfında █████/2019 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, ...... Takı Kilit Sistemi 11-01 Lokarno Sınıfında █████/2021 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, ..... tasarım numaralı Takı Kilit Sistemi 11-02 Lokarno Sınıfında █████/2021 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, ...... tasarım numaralı Takı Kilit Sistemi 11-01 Lokarno Sınıfında █████/2021 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, .... tasarım numaralı Takı Kilit Sistemi 11-01 Lokarno Sınıfında █████/2021 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, ..... ve .... numaralı bileklik ve takı kilit sistemleri için de tasarım başvurusunda bulunulmuş olup tescil aşamasında olduğunu, Sözer İstanbul markasının ...... tescil numarası ile 14-35-40. Sınıflarda █████/2022 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle, .... markası ..... tescil numarası ile 14-35-40. Sınıflarda █████/2021 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle, ..... tescil numarası ile 14-35. Sınıflarda █████/2019 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle, ..... markası ..... tescil numarası ile 14-35. Sınıflarda █████/2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle, ..... markası ..... tescil numarası ile 14-35-40. Sınıflarda █████/2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkili .... Kuyumculuk San. Tic. A.Ş. adına tescil edildiğini ve koruma altına alındığını, müvekkil şirketlerin, bir süredir hak sahibi oldukları marka ve tasarımlarının davalı tarafından izinsiz olarak yeni/ayırt edici unsurunu teşkil eden ögesinin aynısını ve ayırt edilemeyecek derecede benzerini müvekkilinin herhangi bir izni olmaksızın kullandığını, tasarımları ve markaları kullanarak meydana getirdiği ürünleri piyasaya sunduğunu, kalıplarını yaptığı ve ürünlerin satışını gerçekleştirdiği duyumunu müşterilerinden aldığını, Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...... D.İş sayılı dosyasından delil tespiti talebinde bulunulduğunu, tespit sonucu, davalının müvekkiline ait marka ve tasarım haklarını ihlal ettiği tespit edildiğini, müvekkillin tasarım ve marka hakkına davalının ihlali sebebiyle işbu davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, HMK madde 107 uyarınca tespit edildiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, tasarım ve markanın önemi, ürünlerin satışına ciddi etkisi nazara alınarak 50.000,00 TL manevi tazminat, tasarımların ve markanın kötü ve uygun olmayan bir şekilde kullanılması nedeniyle 50.000,00 TL itibar tazminatı olmak üzere toplam 101.000,00 TL ödemesine, Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ..... D.İş sayılı dosyasında yapılan masraflar ve ücretler ile işbu davadaki vekalet ücreti ile dava masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin, uzun yıllardır kuyumculuk ve mücevherat sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, uyuşmazlık konusu takı tasarımının "....." veya "....", İspanyolca'da "....." olarak adlandırıldığını, tasarımın tarihçesinin 1970'li yıllara dayandığını, davaya konu tasarımın bir kültürün ve bir akımın simgesi olduğunu, söz konusu tasarımın davacının tekelinde olmadığını, davacının piyasaya sunduğu mücevherlerin tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğuna ilişkin iddialarının abestle iştigal olduğunu, dünyanın her yerinde bulunan pek çok mücevher mağazasında "....." tasarımını görmenin mümkün olduğunu, davacının tasarımının yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olmadığını, nitekim tasarımların yeni sayılması ve bu bağlamda korumadan yararlanması için tescil tarihinde önce bir tasarımın aynısının, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerektiğini, müvekkili şirkete ait takı tasarımının genel iltibasa neden olacağını söylemenin mümkün olmadığını, mücevherlerin nihai tüketici kitlesinin bilinçli tüketiciler olduğunu, takılardaki taş ve diziliş, taşlar arasındaki mesafe farklılığının takıların ayırt ediciliğini sağlamakta olduğunu, nitekim, davacı tarafından tescil edilen takı tasarımda baget taşlar kullanıldığını, bu taşların birinci sırasının dikey olarak düzenlenmişken, ikinci sıranın yatay olarak dizildiğini, ayrıca kilidin sol tarafında iki sıra taşın zincir yönünde devam ettiğini, müvekkiline ait tasarımda ise taşların yuvarlak olduğunu, kilit kısmında tek sıra taş bulunmadığını, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz fiilin temelinde haksız fiil sorumluluğu bulunduğundan TBK m.49 vd uyarınca tazminat davalarının açılabilmesinde hukuka aykırılık unsurunun yanında kusur, zarar ve illiyet bağının bulunması gerektiğini, bunları ispat yükümlülüğünün tazminat talep edenin üzerinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının sınai haklarına tecavüz eylemlerinin gerçekleştiği varsayımında dahi salt tecavüz fiilinin tazminat için yeterli olmadığını, davacının ayrıca zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, bu noktada, davacının sınai haklarına tecavüz fiilini müvekkilinin mağazasında tespit edilen sadece 2 ürüne dayandırdığını vurgulamak istediklerini, mahkemece tecavüz olduğu kanaatine varılsa dahi, itibar kaybı tazminatının oluşmadığını, nitekim bu tazminata hakka konu ürün veya hizmetlerin, kötü bir şekilde kullanılması veya üretilmesi ya da uygun olmayan biçimde piyasaya sürülmesi durumlarından hakka konu ürün veya hizmetlerin itibarı zarar görmesi halinde hükmedildiğini, açıklanan nedenlerle, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacı adına kayıtlı marka ve tasarım tescil belgeleri celp olunmuştur.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp olunmuştur.Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...... değişik iş sayılı dosyası celp olunmuş, tetkikinde; talep eden ..... Kuyumculuk Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından, karşı taraf ..... Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine delil tespiti talebinde bulunulduğu, tespit sonucu bilirkişiler █████/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak, "tespit talep edilen adreste, tespit talep eden yana ait markaları ihtiva ederkullanımların gerçekleştirildiği, mahalde tespit edilen kullanımların talep eden yana aitürünlerde var olduğu iddia edilen "......." unsurunu ihtiva etmediği, tespittalep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadarbenzer olduğu, işletmede ..... DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.’nin faaliyetteolduğunun tespit edildiği,aleyhine tespit istenen .... Dış Tic. LTD. ŞTİ’ne ait .... Bulvarı No:7 K:1 İkitelli OSB Başakşehir/İstanbuladresinde keşif esnasında tespite konu 2 adet takı tespit edildiği, tespit talep eden tarafa ait 18.12.2020 başvuru tarihli ..... numaralı tescilli takıtasarımı ile aleyhine tespit istenen ..... Dış Tic. LTD. ŞTİ’ne ait ...... Bulvarı No:7 K:1 İkitelli OSBBaşakşehir/İstanbul adreslerinde bulunan tespite konu takı arasında bilgilenmiş kullanıcıüzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin benzerlikler bulunduğu, bu sebep ile iltibasyaratabilecek derecede benzer olarak algılandıkları" hususlarını tespit ve rapor ettikleri görülmüştür.Dosya, davalının, davacıya ait tescilli tasarımlarından ve markalarından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının ve itibar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa maddi tazminat miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler █████/2025 tarihli raporlarında; "Davacı tarafa ait ...... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Mali yönden yapılan incelemede; davacının maddi tazminata hak kazandığının kabulü halinde, lisansa dayalı tazminat hesabı için davacı tarafça emsal lisans sözleşmeleri sunulmadığından ve İstanbul Kuyumcular Odası tarafından sektörel bir lisans oranının bulunmadığı bildirildiğinden, aynı zamanda davalı tarafın, davacının markasına ve tasarımlarına dayalı haksız kullanımlarının hangi tarihten itibaren başladığı tespit edilememiş olduğundan, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının cirosuna bağlı olarak, marka ve tasarımlarının tanınırlığı ve bilinirliği, sayıları ve tescil tarihleri, davalının cirosu ve haksız kullanım süresi, ihlalin şekli, davalının birebir kullanım nedeniyle kusurunun derecesi, taraf defterlerine yansıyan karlılık oranları, markanın ekonomik durumuna ilişkin hususların değerlendirilmesi ile öngörülmüş olan %3 lisans oranı ve davalının ..... D.İş sayılı iş tespit dosyasındaki tespit tarihi ile dava tarihi arasındaki cirosu baz alınarak, davacının 6769 sayılı SMK’nun 151/2-c) maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.” tercihine göre, talep edebileceği maddi tazminat tutarının 3.247.784,00 TL olarak hesap edildiği, Davacının aynı zamanda itibar tazminatı talebinde bulunduğu, SMK 150/2 hükmüne göre, “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir”. belirlenmiş olup, dava konusu uyuşmazlıkta ihlale ilişkin fiiller arasında kötü şekilde kullanılma veya üretime, uygun olmayan tarzda piyasaya sürülme hususuna rastlanmamış olmakla birlikte bu husustaki takdirin Mahkemeye ait olacağı"Davalı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile, davacıya ait tasarım ile müvekkili şirket nezdinde tespit edilen ürünler arasında benzerlik bulunmadığını, sadece yeni ve ayırt edici özelliklere sahip tasarımların hukuken korumadan yararlanabileceğini, bu kural çerçevesinde yenilik, daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olarak tanımlanabileceğini, nitekim Yargıtay'a göre tasarımlarda dünya çapında, yani mutlak yenilik aranmakta olduğunu, bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğunu, davacıya ait tasarım yenilik unsurunu taşımadığını, davacıya ait dava konusu tasarım ile dünyaca ünlü olan "......" tasarım bütüncül değerlendirmeye tabi tutulduğunda, ayırt edicilik unsrunun sağlanmadığını, müvekkili şirkete ait takı tasarımının genel iltibasa neden olacağınının söylenemeyeceğini, mücevherlerin nihai tüketici kitlesinin bilinçli tüketiciler olduğunu, bu noktada, takılardaki taş ve diziliş, taşlar arasındaki mesafe farklılığının takıların ayırt ediciliğini sağladığını, maddi tazminat hesabının hatalı yapıldığını, davacı yanın, maddi tazminatının SMK 151/2 (c) maddesinde düzenlenen tecavüzde bulunanın tasarımı lisans anlaşmasına dayalı olarak hukuka uygun kullanması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını talep ettiğini, davacının işbu talebi doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi heyeti tarafından fahiş tutarda maddi tazminat hesaplandığını, tasarımının yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olmadığından, korumadan yararlanamayan davacının haklarına tecavüzün hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle mevzuattaki lisans bedelinin ödenmesine ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşmediğinden davacının bu talebinin reddedilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının sınai haklarına tecavüz eylemlerinin gerçekleştiği varsayımında dahi; salt tecavüz fiilinin tazminat için yeterli olmadığını, davacının ayrıca zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, davacının sınai haklarına tecavüz fiilini müvekkilinin mağazasında tespit edilen 2 ürüne dayandırdığını, gerek davacının tecavüze konu ürüne ilişkin cirosunun, gerekse davalının tecavüze konu ürününün cirosunun tespit edilemediğini, bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda, lisans bedelinin cironun, %1 oranında hesaplanması gerekirken, %3 oranında belirlenmesinin hakkaniyet ve menfaat dengesi ile ters düştüğünü, bilirkişi heyeti tarafından dava konusu uyuşmazlıkta ihlale ilişkin fiiller arasında kötü şekilde kullanılma veya üretime, uygun olmayan tarzda piyasaya sürülme hususuna rastlanmamış olduğuna ilişkin tespitlerine aynen iştirak ettiklerini, açıklanan nedenlerle itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile, davalının fiillerinin müvekkilinin tasarım ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu ve davanın haklılığının işbu rapor ile de ispat edildiğini, davalının kullanımlarının müvekkilinin marka ve tasarımlarına benzer olduğu ve marka-tasarım hakkını ihlal ettiği tespitine katılmakla , maddi tazminat incelemesinde emsal lisans sözleşmesi sunulmadığı belirtilmişse de delil dilekçeleri ekinde emsal lisans sözleşmesi sunulduğunu, emsal lisans bedeline ilişkin yapılacak bir hesaplamada, emsal lisans sözleşmesi hesaplamada yol gösterici olmakla, lisans bedeli yanında Yargıtay kararında da belirtildiği gibi markanın ekonomik önemi, marka sahibinin cirosu, davalının cirosu, kapasitesi dikkate alınarak mahkemece bir hesaplama yapılması gerektiğini, dosyaya sundukları emsal lisans sözleşmesi ve açıklanan kriterler dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin tanınırlığı, cirosu, marka ve tasarımları, ihlalin süresi hususları değerlendirildiğinde lisans oranının %3 oranının üzerinde olacağının açık olduğunu, itibar tazminatı hesaplaması yapılmadığını, davalının, müvekkilinin tasarım ve marka hakkını ihlal ettiğini ve ürettiğini, bu haksız eylemi nedeni ile tüketiciler nezdinde tasarım ve markanın itibar kaybetmesinin kaçınılmaz olduğunu, itibar tazminatına da hak kazanıldığını, davanın bu yönden de kabulü ve raporda bu hususta değerlendirme yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, itiraz ve beyanları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarımızı saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat ve 50.000,00 TL itibar tazminatı talep ettiklerini, tanzim ettirilen bilirkişi raporunda davalı tarafın müvekkilinin marka ve tasarım haklarını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan raporda SMK madde 151/2-c uyarınca talep edebilecekleri maddi tazminat bedelinin 3.247.784,00 TL olduğu kanaatine varıldığını, bu nedenle; 1.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 3.246.784,00 TL artırarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 3.247.784,00 TL maddi tazminatın, 50.000,00 TL itibar tazminatının, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Dava, davalının, davacıya ait markasından ve tasarımlarından doğan haklarına tecavüzünün tespiti, ref ve men'i ile maddi, manevi ve itibar tazminatı talebine yöneliktir.Markadan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden yapılan değerlendirmede;SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.Davacının, davaya dayanak ...... tescil numaralı markası "S harfi şekli + ......", ..... tescil numaralı markası "S harfi şekli + .... tescil numaralı markası "S harfi şekli" .... tescil numaralı markası "....." unsurlarından; davalının markasal kullanımları ise "S harfi şekli" unsurundan oluşmaktadır. Davacının tescilli markalarında bulunan "S harfi şekli"nin özel ve farklı bir grafik tasarım şeklinde oluşturulduğu, konumlandırılışı ve şekli itibarı ile akılda kalıcılığı yüksek bu unsurun ayırdedici unsur olarak davacı markalarında yer aldığı, davalı markasal kullanımlarında bulunan "S harfi şekli" unsurunun birebir aynı olduğu, davalının davacı markalarının tescilli olduğu emtia ve hizmetlerde faaliyet göstermesinden dolayı sınıfsal ayniyet bulunduğu, taraf markalarındaki benzerlik sınıfsal ayniyetle birlikte değerlendirildiğinde ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirme-karıştırma ihtimalinin oluştuğu, bu itibarla marka hakkına tecavüz fiilinin hukuki koşullarının bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.Tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti davası yönünden yapılan değerlendirmede;SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir.Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir.Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır.Davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürünün karşılaştırılmasında: dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "Takı Kilit" sistemi tasarımı olduğu, davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescili incelendiğinde ana gövdenin dikdörtgen oranlarda olduğu, yüzeyin tamamının taşlar ile kaplandığı, yüzeyin merkezinde taşların üzerinde stilize edilmiş "S" harfi formunda marka logosunun yer aldığı, dikdörtgen gövdenin iki uzun kenarında bir tarafa daha yakın iki adet yarım daire kulakçık yer aldığı, dikdörtgen gövdenin bir kısa kenarında zincir bulunduğu, davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün incelendiğinde ana gövdenin dikdörtgen oranlarda olduğu, yüzeyin tamamının taşlar ile kaplandığı, yüzeyin merkezinde taşların üzerinde stilize edilmiş siyah zemin üzerinde "S" harfi formunda öğe yer aldığı, dikdörtgen gövdenin iki uzun kenarında bir tarafa daha yakın iki adet yarım daire kulakçık yer almadığı, dikdörtgen gövdenin bir kısa kenarında zincir bulunduğu, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, yerleşim ve yüzey özelliklerinde olduğu, tasarımlar arasında bulunan fark, yüzey üzerinde yer alan taşların biçimi ve yerleşimi olup bu farklar tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı;Davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürünün karşılaştırmasında: dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "Takı Kilit" sistemi tasarımı olduğu, davacı tarafa ait ....... numaralı tasarım tescili incelendiğinde ana gövdenin dikdörtgen oranlarda olduğu, yüzeyin üzerinde yazı ve rakam bilgilerinin yer aldığı, dikdörtgen gövdenin iki uzun kenarında bir tarafa daha yakın iki adet yarım daire kulakçık yer aldığı, dikdörtgen gövdenin bir kısa kenarında zincir bulunduğu, davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün incelendiğinde ana gövdenin dikdörtgen oranlarda olduğu, yüzeyin üzerinde yazı ve rakam yer aldığı ama bu bilgilerin farklı olduğu, dikdörtgen gövdenin iki uzun kenarında bir tarafa daha yakın iki adet yarım daire kulakçık yer aldığı, dikdörtgen gövdenin bir kısa kenarında zincir bulunduğu, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, yerleşim ve yüzey özelliklerinde olduğu, tasarımlar arasında bulunan farkın yüzey üzerinde yer alan yazılar olup bu farklar tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı;Davacı tarafa ait ...... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürünün karşılaştırmasında: dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların "Takı Kilit" sistemi tasarımı olduğu, davacı tarafa ait .... numaralı tasarım tescili incelendiğinde kilit mekanizmasının iki adet kola sahip olduğu, kolların dışa bakan kenarlarının dişli yapıda ve uçlarının radyuslu olduğu, kolların üst yüzeyi taşlar ise kaplanmış içe doğru açılı biçimde ilerleyen bir kolu daha aşağı kotta yer alan bağlantı öğesi yer aldığı, davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün incelendiğinde kilit mekanizmasının iki adet kola sahip olduğu, kolların dışa bakan kenarlarının dişli yapıda ve uçlarının radyuslu olduğu, kolların üst yüzeyi taşlar ise kaplanmış içe doğru açılı biçimde ilerleyen bir kolu daha aşağı kotta yer alan bağlantı öğesi yer aldığı, karşılaştırılan tasarımları oluşturan bütün öğelerin benzer biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerinde olduğu, tasarımlar arasında bulunan farkın diş sayısı ve alt kolda taş bulunmaması olup bu farkların tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, tasarımların benzer olarak algılandığı, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş olmakla, davalının, davacının tasarımdan doğan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir.Hesap uzmanı bilirkişi tarafından ticari kayıt ve defterleri ile tüm deliller ışığında tespit olunan 3.247.784,00 TL maddi tazminatın, toplanan deliller, ihlal edilen hakkın boyutu ve davalının ticari hacmi ile uyumlu ve usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 50.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmıştır.Davacının itibar tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirmede; Yüksek Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih ve ..... Esas- .... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "... itibarı kavramı, ... ile inşa edilen imajı ifade etmektedir. Zira imaj ve güven oluşturmanın bir maliyeti vardır. İtibar zararı ise inşa edilen veya edilmekte olan imajın zedelenmesi nedeniyle doğan zarardır. İtibar tazminatı belirlenirken, bir taraftan imaj inşası için gerçekleştirilen giderlerden hareket ederek zararın giderilmesi için yapılması gereken (reklam kampanyası gibi) giderleri dikkate almalı, diğer taraftan da itibar kaybının manevi yönünü göz önünde tutulmalıdır." Somut uyuşmazlıkta, davalıların kötü üretim ve pazarlama yaptığı hususu ispatlanamadığı gibi, davacının imajının zedelendiği hususu da ispatlanamamıştır. Keza bozulan imajın düzeltilmesi için herhangi bir masraf yapılması gerektiği de ispatlanamamıştır. Bu itibarla, itibar tazminatına yönelik talebin reddi gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının, davacıya ait ..... tescil numaralı tasarım ve ..... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün ref ve men'ine,-3.247.784,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-İtibar tazminatı talebinin reddine,2-Alınması gereken 225.271,63 TL ilam harcından, davacı tarafça yatırılan 1.724,83 TL peşin harç ve 55.446,95 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 168.099,85 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tasarıma tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen markaya tecavüzün tespiti davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 403.822,72 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen itibar tazminatı davası yönünden 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı tarafça yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 317,00 TL posta-tebligat masrafı ve Bakırköy ....... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .... değişik iş sayılı dosyasında yapılan 4.591,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 19.908,90 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 14.931,68 TL'sinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.724,83 TL peşin harç ve 55.446,95 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 57.441,63 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip .....Hakim ......