Anahtar kelimeler: Davatapu Vaadi İkame İkmal Açılmamış Usulden Davayı Sayılmasına İşbu Edilmediği

T.C.

İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ Esas
KARAR NO
:████████
DAVA
:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin 25.04.2019 tarihinde işbu davaya konu taleplerin aynı olduğu .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülen davayı ikame ettiğini, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiğini, davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile görülmeye devam ettiğini, mahkemece usul ve yasaya aykırı şekilde eksik harcın ikmal edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddedilerek açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2022 tarih █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamı ile onandığını, bu aşamada 29.08.2022 tarihinde yine davalı şirkete konu ile ilgili ihtarname çekildiğini, davalı şirketçe bu ihtarnameye cevap verilmediğinden usulen reddedilmiş davadaki esasa yönelik talepleri karşılanmamış olduğundan, işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, ana sözleşmede hasılat paylaşımı öngörülmüş olmasına rağmen tarafların bunun aksine hasılat paylaşımının fiziki taksimde yapılacağı yönünde 24.01.2017 günlü fiziki paylaşım protokolü yapmış olduklarının delillerle mübrez olduğunu, bu paylaşım protokolü gereği, yüklenicinin kendisine düşen villaları satıp kaynak yaratabileceğini, bunu sağlayabilmek için arsa sahibi tarafından vekaletname verileceğini, sözleşmenin tapuya şerh edileceğini, bu uzlaşıya rağmen ne vekaletname verildiğini ne de sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, fiziki paylaşımda yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin arsa sahibi tarafından satıldığını, bu sebeple zaman aşımının başlangıç tarihinin, bu protokole aykırı olarak yapılan satışların taraflarınca öğrenildiği tarih olduğunu, bu tarihin .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın ikame edildiği tarihi olan 25.04.2019 olduğunu, Eser Sözleşmesinden doğan davalarda TBK 147. madde gereğince zaman aşımının 5 yıl olduğundan davanın yasal süresi içinde açıldığını, müvekkili şirketin 18.04.2007 tarihinde, aralarında ortak olarak Kazakistanlı ortak Gussain Rasulov’un da bulunduğu kişilerle birlikte, inşaat yapma amaçlı kurulduğunu, şirket kurulduktan sonra, müvekkili ile davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasında 21.04.2007 tarihinde ... 9. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi” düzenlendiğini, sözleşme konusunun, İstanbul İli, ... İlçesi, ..., ... Mevkii’nde bulunan 3 pafta, 88 parsel (daha sonra değişerek 857 parsel olmuş) nolu 30.625 metrekare yüzölçümlü gayrimenkulün belirli bir payının yükleniciye devri karşılığında, üzerinde yüklenici tarafından, sözleşmeye uygun şekilde konut inşa edilmesi, inşa edilen konutların, arsa sahibi ile yüklenici arasında paylaşılmasının düzenlendiğini, sözleşmeye göre yüklenici tarafın müvekkili şirket, arsa sahibinin de davalı ... firması olduğunu, sözleşmeye göre, yapılacak olan bu konutların %41’i arsa sahibine, %59’ü yükleniciye ait olmak üzere paylaşılacağını, sözleşmenin tanziminden sonra inşaata başlandığını, ... firmasının haksız baskıları, müvekkilini zor durumda bırakan davranışları sonucu, müvekkilinin müzayaka haline itildiğini ve şirket aleyhine olacak adi yazılı ek sözleşmeler tanzim etmeye zorlandığını, müvekkili şirketin sürekli olarak ... firmasının maddi baskılarına maruz kaldığını, baskı nedeniyle şirket hisselerinin kısmen devrinin yapıldığını, bu devir ile şirkette temsil yetkisini ele geçiren ortakların müvekkili şirket adına ve davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş ile muvazaalı ve hileli işlemler yaparak, müvekkili şirkete ticari yönden zarar verici eylemlerde bulunduklarını, bir süre sonra ortakların, olağan genel kurul toplantılarında kötü niyetli şekilde kararlar alarak hisse aldıkları ortağı şirketten ıskat ettiklerini, ortak ıskat kararını içeren genel kurul kararının iptali için .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonunda 07.05.2014 tarihinde davanın kabulüne, ıskat kararının kaldırılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, eski ortağın yeniden şirket ortaklığına döneceğinin anlaşılmasıyla, devir yapılan ortaklar ile davalı/arsa sahibi olan ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasında muvazaalı işlemler yapılmaya başlandığını, davalı ... ile müvekkili şirket arasında 2007 yılında tanzim edilen inşaat sözleşmesine göre yapılacak olan meskenlerin %59’luk kısmının müvekkiline ait olacağını, müvekkili şirketin bu kazanımlarının engellenmesi için ... Yapı’nın o tarihlerdeki ortakları ile davalı ... arasında hileli işbirliği yapılarak birçok bağımsız bölümün kendi yakınları adına muvazaalı şekilde devirlerinin yapıldığını, bu satışlardan kaynaklı olarak müvekkili şirket hesabına giren bir satış bedeli olmadığını, muvazaalı şekilde müvekkili şirketi ekonomik olarak sıfırladıklarını, mal varlıklarını elden çıkardıklarını, eski ortağın şirkete dönmesine uzun süre fiilen engel olduklarını, tüm muvazaalı işlemleri bitirip şirketin içini boşalttıktan sonra eski ortağı çağırıp şirketteki tüm hisselerini kendisine vereceklerini söylediklerini, müvekkili şirketin eski hissedarının bu durumda şirketin tüm hisselerini devir yaptığı şahıslardan aldığını, kendi adına tescil ettirdiğini ve 2018 yılında şirketin tek yetkilisi olduğunu, halen şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, şirketin yetkilisi olduktan sonra yaptığı araştırmalarda davaya konu bu olayları ortaya çıkararak işbu davayı açma zorunluluğu oluştuğunu, muvazaalı ve hukuka aykırı şekilde devir yapılan taşınmazlar ile ilgili açıklamalarının; davalı ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, B tipi No:24 bağımsız bölüm numaralı mesken önce ... isimli kişiye ... firması tarafından devir yapıldığını, ... isimli şahsın Av. ...’in yakın akrabası olduğunu, Av. ...'in de müvekkili şirketin Kazakistanlı ortaklarının şirkette hakim oldukları dönemde müvekkili şirketin avukatı olduğunu, ... Kazakistanlı ortakların talimatıyla avukatlarının akrabasına haksız şekilde tapu devri yapıldığını, ... tapunun maliki olduğu dönemlerde bahse konu inşaatların olduğu şantiyede çalışan işçi olduğunu, ...'in muvazaalı olarak edindiği taşınmazı 31.05.2016 tarihinde davalı ...’nin yetkilisi olan ...’ye devrettiğini, bu devrin yapıldığı tarihte satıcı ...’in adına vekil olarak satış işlemini yapan kişinin Av. ... olduğunu, Av. ...’in davacı müvekkili ... firmasının avukatı olduğunu, davalı ...’nin müvekkili şirkete vermesi gereken taşınmazı, hileli işlemlerle, önce ...’e sonra da davalı ...’nin yetkilisi ... adına devir yapıldığını, ...'nün, dolambaçlı yollarla kendi şirketinin mülkiyetinde olan bir taşınmazın şahsi olarak maliki olduğunu, bu daireyi sonradan ...’e satmış olsa da dairenin bedelini müvekkili şirkete tazminle mükellef olduğunu, davalı ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, A tipi 3, A tipi 4 ve B tipi 8 numaralı taşınmazların 10.02.2017 tarihinde ... inşaat firması tarafından ...’ya devredildiğini, ... adına aynı günde 3 adet taşınmazın devrinin yapıldığını, bu şahsın 20 yıldan beri Kazakistanlı ortakların arkadaşı ve iş ilişkisi içerisinde olduğu biri olduğunu, ...’ın mali gücünün bir günde her birinin değeri 800.000 USD civarında olan 3 adet villayı kredi bile kullanmadan almış olmasının normal bir durum olmadığını, şu anda bu villalarda farklı farklı kiracıların oturduğunu, bildikleri kadarıyla kira bedellerinin ... üzerinden Kazakistanlı ortaklara aktarıldığını, satışı yapılan 3 adet taşınmazın satış değerlerinin piyasa rayiç değerlerinin çok altında olduğunu, ...'nın bu taşınmazları alırken davalı ... şirketine hiçbir ödeme yapmadığını, muhasebe kayıtlarında yapılan yolsuz işlemlerle ...'nın müvekkili şirketten alacaklı hale getirildiğini, her ne kadar A3 ve A4 no’lu daireleri sonradan 3. kişilere satmış olsa da dairelerin satış bedellerini müvekkili şirkete tazminle mükellef olduğunu, davalı ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, B tipi 21 numaralı taşınmazın 09.02.2017 tarihinde ... firması tarafından ...’a devredildiğini, ...’la yakın kan bağı olan ... ... inşaatın yapımını üstlenen taşeron firmasının ortağı, Kazak ortak ...’in Kazakistan’daki işlerini yürüten güvendiği bir şahıs olduğunu, ...’ın böylesine değerli bir meskeni alacak maddi durumu olmadığını, herhangi bir para ödemesi yapılmadan muvazaalı şekilde müvekkili şirketin içini boşaltma amaçlı olarak taşınmazın ... adına devrinin yapıldığını, her ne kadar bu daireyi sonradan ...’a satmış olsa da dairenin bedelini müvekkili şirkete tazminle mükellef olduğunu, davalı ... ve ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, C tipi 42 numaralı taşınmazın 05.11.2015 tarihinde ... adına ½, ... adına ½ şeklinde müştereken devredildiğini, ancak bu taşınmazın önce Av. ...’e davalı ... tarafından muvazaalı şekilde devredildiğini, sonra da ... tarafından yine muvazaalı şekilde ... ile ... adına tescil edildiğini, tapuyu devralan bu kişilerin Av. ...’in Gaziantep’ten yakın tanıdığı kişiler olduklarını, oysa Av. ...'in o tarihlerde müvekkili ... Yapı’nın avukatı olduğunu, ... tarafından kendi tanıdıklarına yapılan devir işleminin, bu işlemlerin tamamının müvekkili şirketin haklarına zarar verici mahiyette ve danışıklı olduğunu açıkça gösterdiğini, davalı ... ve (eşi olduğu tahmin edilen) ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, C tipi 43 nolu taşınmazın 08.09.2016 tarihinde ... adına ½, ... adına ½ şeklinde müştereken devredildiğini, 21.04.2007 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesine göre müvekkili şirket adına devir ve tescil olması gereken bu taşınmazın davalı ... şirketi tarafından muvazaalı işlemle, mal kaçırma amacıyla müvekkili şirketin eski ortaklarıyla iş birliği yaparak bu kişiler adına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, iptali gerektiğini, davalı ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, C tipi 38 nolu taşınmazın 13.03.2018 tarihinde ... adına devredildiğini, davalı ... şirketinin sözleşme gereği müvekkili şirket adına tescil etmesi gereken bu taşınmazı haksız şekilde ... isimli kişiye devredilmesinin muvazaalı olduğunu, mal kaçırma maksatlı olarak yapıldığından iptali gerektiğini, müvekkili şirkete bu taşınmazdan dolayı herhangi bir para girişi olmadığını, davalı ... ile ilgili iddialarının: İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, C tipi 39 nolu taşınmazın 11.02.2016 tarihinde ... adına devredildiğini, davalı ... şirketinin sözleşme gereği müvekkili şirket adına tescil etmesi gereken bu taşınmazı haksız şekilde ... isimli kişiye devretmesinin muvazaalı olduğunu, mal kaçırma maksatlı olarak yapıldığından iptali gerektiğini, muvazaalı işlemlerin neredeyse tümünde, davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş adına vekil sıfatıyla satış işlemlerini gerçekleştiren kişinin ... olduğunu, bu şahsın, müvekkili şirketin eski ortaklarının çok yakın arkadaşı olduğunu, anılan kişilerin tüm işlerini takip ettiğini, ...’ın davalı ... şirketiyle hiçbir hukuki ve ticari bir bağlantısı olmadığını, bu firmanın taşınmaz satışı gibi hassas bir konuda ...’ı vekil olarak kullanmasının, aslında ...’ın işlem yapmış olduğu o taşınmazların tamamının müvekkili şirkete verilmesi gereken taşınmazlar olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, ...’ın satış işlemlerinde satıcı davalı ... şirketinin vekilliğini yapmış olduğu bütün taşınmazların, müvekkili şirketin eski ortakları ile davalı ... şirketinin yetkilisi ... arasında yapılan son görüşmelerde müvekkili şirkete bırakılması kararlaştırılmış taşınmazlar olduğunu, taşınmazların satış vekaletlerinin dava dışı 3. şahıs konumundaki ...’a verildiğini, bu kişinin davalı ... şirketinin değil, müvekkili şirketin eski ortaklarının yakını olduğunu, dır. daha önce aynı projede davalı ... şirketinin sattığı hiçbir taşınmazda ...'ın vekil olarak davalı ... şirketini temsil etmiyorken, ıskat davasının kazanılmasından sonra bütün satışlarda bu şahsın davalı ... şirketinin vekili olması ve kısa sürede birçok tapu devri yapmasının, muvazaanın ve danışıklı dövüşün çok açık göstergesi olduğunu, davalı ... şirketinin sözleşme gereğince müvekkiline vermesi gereken % 59 oranındaki gayrimenkulleri henüz vermediğini, muvazaalı olarak satılan gayrimenkullerin müvekkili şirket adına tapu tescillerinin talep edildiğini, tescilini istedikleri gayrimenkullerin sözleşmeye göre davacının alması gereken meskenlerin % 59’luk kısmını karşılamaya yetmediğini, bakiye alacakları olan gayrimenkullerin davalı ... şirketi adına olduğunu, % 59'luk hisseye tekabül eden diğer gayrimenkullerin de davalı ... adına olan tapularının iptal edilerek müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ettiklerini, tapu ile yapılacak yazışmalarda yeni malikler ortaya çıkması halinde onların da davaya eklenmesi gerektiğini beyan ederek; dökümü yapılan, muvazaalı ve hukuka aykırı işlemler ile davalılar adına kayıtlı olan bütün taşınmazların satışlarının iptali ile bu taşınmazların müvekkili şirket adına tesciline, tescili mümkün değilse HMK 147. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak satışı yapılmış taşınmazların gerçek değerleri üzerinden bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya ödemesine, bu gayrimenkullerin dışında sözleşmeye göre % 59’luk hisselerinin tamamlanmasına yetecek olan davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. adına kayıtlı tutulan gayrimenkullerin de tapularının iptali ile müvekkili şirket adına tescillerinin yapılmasına, bunun mümkün olmaması halinde HMK 147.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak gayrimenkullerin gerçek değerleri üzerinden bedellerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davacıya ödemesine, davacı şirket adına tescilini talep ettikleri tüm taşınmazların üzerine 3. şahıslara devir ve tescilinin önlenmesi için teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, taşınmazların devirlerinde muvazaalı görünmeyenler yönünden devir tarihlerinden itibaren, piyasa gerçek değerleri üzerinden o tarihten itibaren işleyecek yasal faziletiyle beraber, davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. firmasından alacaklı olduklarının tespitine ve bu alacağın davacıya ödenmesine, bu alacağın teminatı yönünden olmak üzere davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş.’nin maliki olduğu İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, de bulunan bütün gayrimenkullerine tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; 25.04.2019 tarihinde tarafları ve konusu işbu dava ile aynı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Eski: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas) sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı şirketin eksik harcı tamamlamaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bu kararın 09.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, işbu davada diğer davalılar ile müvekkili şirket arasında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davacı ... A.Ş. tarafından işbu davanın birlikte açılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davanın davalılar bakımından tefrik edilmesine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde iddia olunan tüm maddi vakıanın sanki davalılar tarafından birlikte gerçekleştirildiği gibi tuhaf ve anlamsız bir durum ortaya çıktığını, davacı ... A.Ş.'nin, tapu iptal ve tescili ile birlikte terditli olarak alacak talebinde bulunduğunu, davacı şirketin, bu taleplerinde hem sözleşme ilişkisi hem de müvekkili ... A.Ş. ile diğer davalılar ve/veya dava dışı 3. kişiler arasındaki muvazaalı işlem hukuki sebebine dayandığını, davacının içerisinde bulunduğu çelişik bu durumun, davanın talep neticesine de yansıdığını, öncelikle davacı ... A.Ş.'nin dava dilekçesinin talep sonucunun açıklattırılması, sonra da muvazaa iddiasına ilişkin olarak dayandığı vakıaları ispat etmek üzere delil getirmesi ve hangi delil ile hangi vakıanın ispat edileceğine açıklık getirmesi gerektiğini, davacı ... A.Ş. içerisindeki ortaklık ilişkileri ve ihtilaflarının işbu davaya konu edilemeyeceğini ve delil olarak da sunulamayacağını, davacı ... A.Ş. ile müvekkili ... A.Ş. arasında akdedilmiş olan Kök Sözleşmenin, aslında bir hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesi olduğunu, tarafların asıl amacı ve isteğinin hasılat paylaşımı olduğunu ve sürecin bu doğrultuda işlediğini, davacı şirketin dava dilekçesinin tamamına hakim olan “... firmasının sözleşme gereği ... Yapı adına tescil etmesi gereken taşınmazı …’a devretmesi muvazaalıdır” şeklindeki iddialarının hukuken hiçbir anlamı bulunmadığını, dava dilekçesinin tamamında, bütün işleri yetkili organları ve yetkili müdürlerince yürütülen davacı şirketin kendi ortakları tarafından muvazaalı işlemlere başvurulduğu iddiasının, bizzat davacı şirket tarafından anlatıldığını, bu davada aslında davacı konumunda eski Yönetim Kurulu Başkanı ..., davalıların ise dava dilekçesinde çok bahsi geçen davacı şirketin Kazak ortakları olması gerektiğini, dava dilekçesinde davacı şirketin temsil yetkisini ele geçiren Kazakistanlı ortakların, ...’i dışladığı, ... firması ile danışıklı dövüşlü işlemler yapıldığı, ...’e ticari yönden zarar verici eylemlerde bulunduklarının beyan edildiğini, bu iddiada bulunan davacı şirketin 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait Olağan Genel Kurul toplantılarının, ortakların tamamının katılımı ile yapıldığını, bu toplantılara davacı şirket temsilcisi ...'in de katıldığını, davacı şirket adına, davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin hileli işler yaptığı bizzat davacı şirketin kendisi tarafından iddia ediliyorsa, iddia sahibinin önce bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, ilgili yöneticler/ortaklar hakkında sorumluluk davası açması ve bu iddiasını hukuken sağlam temellere oturtması gerektiğini, iddia sahibinin bu iddiasını ispatlaması ihtimalinde bu durumun, ilgili şirket ortakları yönünden sorumluluk davasının konusu olabileceğini, bu durumun müvekkili şirket ve işbu dava yönünden hiçbir önemi bulunmadığını, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, işbu davayı 100.000,00 TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede inşa edilen 49 konutun %59'nun, yani ~29 konutun kendi adına tescilini talep ettiğini, söz konusu konutların bugünkü ortalama rayiç değerlerinin 20.000.000,00 TL civarında olduğunu, 29 konutun toplam rayiç değerinin asgari 580.000.000,00 TL olduğunu, mahkeme tarafından söz konusu taşınmazların rayiç değerlerinin tespit ettirilmesi, rayiç değer üzerinden hesaplanacak nispi harcı tamamlaması için davacı şirkete kesin süre verilmesi ve yatırmadığı takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalan son sözleşme olan Fiziki Paylaşım Protokolünün 24.01.2017 tarihinde imzalandığını, bu protokol gereğince ... A.Ş.'ye gelir/hasılatı tamamen bırakılan A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48 nolu konutlardan (B21) 09.02.2017, (A3-A4-B8) 10.02.2017, (C34) 28.02.2017 ve (C48) ise 07.03.2017 tarihinde alıcılarına tapuların devredildiğini, tapu devirlerinin vekaletname verilen ... A.Ş.'nin hissedarı/ortağı ve yetkili yönetim kurulu üyesi ... tarafından yapıldığını, davacı şirket tarafından daha önce ikame olunan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava hakkında eksik harcın ikmal edilmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması ile davanın bütün usuli sonuçlarının ortadan kalktığını, davacı tarafından dava konusu edilen taleplerin son işlem tarihi 07.03.2017 dikkate alındığında dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki Kök Sözleşme'nin Anlaşmazlıkların Çözümü başlıklı XV. maddesine göre; "Taraflar birbirine tam bir güvenle ve en geniş iyi niyetle bu sözleşmeyi yaptıklarından aralarında anlaşmazlık çıkmaması asıldır. Aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklar önce bir araya gelerek görüşme yoluyla 15 gün içinde çözümlenemezse, tarafların atayacağı birer hakem ve gerekirse bu iki hakemin ortak atayacağı bir hakemle oluşacak üçlü hakem heyeti bu uyuşmazlıkları 15 gün içinde çözmeye çalışacaktır. Eğer hakemler anlaşamaz ise, bu uyuşmazlıklarda ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir." hükmünün düzenlendiğini fakat davacı şirket tarafından tahkim süreci yürütülmeden işbu davanın ikame edildiğini, HMK'nın 413/1. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılması dava şartı olduğundan davacı ... A.Ş.'nin talepleri arasında alacak iddası bulunduğu gözetildiğinde, alacak talepli ticari dava niteliğindeki işbu davanın açılmasından önce arabuluculuk başvurusu yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, müvekkili şirket ile ilgili olarak konutların tapusunun iptal edilerek kendi adına tescilini talep ettiğini, ancak söz konusu projede dava tarihi itibariyle müvekkili adına tescilli herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, davanın müvekkili ... A.Ş. açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde, müvekkili ile davacı arasında inşaatın başladığı tarihten satılmayan/elde kalan konutların fiziki paylaşımının yapıldığı 24.01.2017 tarihine kadar Kök Sözleşme'ye ek olarak imzalanan 10 adet Ek Sözleşme ile Fiziki Paylaşım Protokolü'nden hiç bahsedilmediğini, oysa ki olayların ve karşılıklı mutabakatların kronolojik olarak imzalı belgelere dayanarak ele alınması ve değerlendirilmesi halinde davacı şirketin iddialarının ne kadar haksız olduğunun net bir biçimde ortaya çıkacağını, taraflar arasında 27.04.2007 tarihinde Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, ancak yüklenici / davacı şirketin finansman sıkıntısı çekmesi ve inşaatı normal seyrinde sürdürememesi nedeniyle bu sözleşmenin devamı olarak farklı tarihlerde on ayrı Ek Sözleşme ve en sonunda da 24.01.2017 tarihinde Fiziki Paylaşım Protokolünün imzalandığını, davacı ... A.Ş.'nin konut satışlarında başarılı olmaması nedeniyle inşaatı finanse edemeyecek duruma düşmesi ve müvekkili ... A.Ş.'den sık sık finansman talebinde bulunması nedeniyle tarafların zaman zaman Kök Sözleşmede belirlenen paylaşım oranını değiştirmek zorunda kaldıklarını, İlk değişikliği Ek Sözleşme No. 3'ün I. maddesi ile (%41 - %59) olan oranları (%43 - %57) olarak değiştirdiklerini, 30.09.2009 tarihinde bitirilmesi taahhüt edilen inşaat, 07.09.2011 tarihine gelindiğinde hala noksan/natamam olduğundan, taraflar oranları bu tarihte Ek Sözleşme No.4'ün II. maddesi ile (%46 - %54) olarak belirlendiğini, Aralık 2012'ye gelindiğinde, davacı ... A.Ş. tekrar müvekkiline müracaat ettiğini, projenin bitirilmesi için 3.000.000,00 USD finansmana ihtiyacı olduğunu, sözleşmenin feshi veya işin beklemesi ihtimallerinde ciddi zarara uğrayacaklarını beyan ederek finansman desteği ve sözleşmenin ayakta kalmasının teminini talep ettiğini, davacının bu taleplerinin de müvekkili tarafından kabul edildiğini, 19.12.2012 tarihli Ek Sözleşme No. 5, madde I ve bölgedeki gelişme ve sektördeki yeni oranlar da dikkate alınarak taraflar nihai paylaşım oranlarının (%50 - %50) olmasında mutabık kaldıklarını, Ek Sözleşme No.4'ün III. maddesinin 1. paragrafına göre; "KÖK SÖZLEŞME'nin (VII.) maddesinde düzenlenen arsa paylarının devri hususunda taraflar, arsa payı devrinin YÜKLENİCİ'ye değil doğrudan doğruya ARSA SAHİBİ'nden ALICILAR'a yapılması konusunda mutabıktırlar.", Ek Sözleşme No.5'in IV. maddesinin 1. paragrafına göre; "Arsa payı devirleri, iskan ruhsatı alındıktan sonra KDV dahil taahhüt ettikleri bedellerin tamamını ödemiş olmaları şartıyla, doğrudan konut alıcılarına yapılacaktır." şeklinde olduğunu, inşa edilen 49 konutun tamamının tapusunun arsa sahibi olan müvekkili ... A.Ş. adına tescilli olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerdeki hükümler gereğince inşa edilen konutlar satıldıklarında tapularının alıcılarına doğrudan müvekkili üzerinden intikal ettirildiğini, davacının, kendi payına düşen taşınmazların adına tescil edilmediği veya muvazaalı olarak üçüncü kişilere devredildiği yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Kök Sözleşme'nin V/2. maddesinde; yüklenicinin 30.09.2007 tarihinden önce inşaat ruhsatını almış ve en geç 30.09.2009 tarihinde inşaatı bitirmiş olacağının kararlaştırıldığını, ancak yüklenici / davacı şirketin inşaatı taahhüt ettiği tarihte bitiremeyeceğini beyan ederek müvekkil ... A.Ş.'den devamlı olarak ek süre talep ettiğini, davacı şirketin inşaatı 27.05.2014 tarihinde bitirerek iskan ruhsatını alabildiğini, müvekkilinin, projenin selameti için davacı şirketin finansman ihtiyacını karşıladığını, karşılığında da henüz satışı yapılmamış konutlardaki davacı ... A.Ş.'nin paylarını/haklarını devraldığını, buna dair hak ve yükümlülükler taraflar arasında akdedilen ek sözleşmeler ve Fiziki Paylaşım Protokolü ile hüküm altına alındığını, taraflar arasında imzalanan 09.12.2016 tarihli Ek Sözleşme No. 10 ile 24.01.2017 tarihinde imzalanan Fiziki Paylaşım Protokolü gereğince; inşaatın bitirilebilmesi için, yüklenici ... A.Ş.'nin talebi üzerine, müvekkilinin davacıya 2.250.000,00-USD finansman sağladığını, henüz satılmamış olan konutların taraflar arasında fiziken (%50 - %50) paylaşıldığını (her birine 11 adet, müşterek 3 adet olmak üzere toplam 25 adet konut), müvekkilinin davacıya verdiği paralar karşılığında davacının payına düşen konutların bir kısmının müvekkiline bırakıldığını, yüklenici/davacı ... A.Ş.'nin uhdesinde nihai olarak 7 adet konut kaldığını, Ek Sözleşme No. 10'nun 3/f. maddesine göre; "Nihai olarak YÜKLENİCİ'ye kalan A3, A4, B8, B20, B21, C48, C34 nolu bağımsız bölümlerin tapusu YÜKLENİCİ tarafından talep edilene kadar ARSA SAHİBİ'nde kalacak, sona kalacak bir tanesi hariç, talep halinde tapu devri için gereken vekaletname YÜKLENİCİ yetkilisine derhal verilecektir. Sona bırakılacak konutun tapusu ise YÜKLENİCİ'den ARSA SAHİBİ'ne gelebilecek her türlü riskler (davalar, hacizler, piyasa borçları, özellikle de ... davası için ARSA SAHİBİ tarafından blokaj karşılığı verilmiş olan teminat mektubu riski) ve Cari Hesap borcu (TL borçları) sıfırlandıktan sonra verilecektir." 24.01.2017 tarihli Fiziki Paylaşım Protokolü'nün 4. maddesi; "Son iki yılda Dünyada ve Türkiye'de ağırlığını hissettiren ekonomik koşullar nedeniyle konut satışlarında ne adet ve ne de fiyat olarak tatminkar bir seviye tutturmak mümkün olmamıştır. Bu durum karşısında taraflar 2012 yılında Ek Sözleşme No.5 ile kabul ettikleri oranlara uygun olarak satılmayan konutları %50-%50 fiziken paylaşmışlar, 09.12.2016 tarihinde imzaladıkları Ek SözleşmeNo.10 ile YÜKLENİCİ'nin payına düşen konutlardan bir kısmı, inşaatın bitirilmesi için ve inşaata harcanmak üzere YÜKLENİCİ'ye verdiği paralar (alacağı) karşılığında ARSA SAHİBİ'ne bırakılmıştır. Nihai olarak YÜKLENİCİ'nin uhdesinde kalan konutlar A3, A4, B8, B20, B21, C34 ve C48 olarak belirlenmiş ve kesinleşmiştir." Kök Sözleşme'nin VIII/c. maddesinde; "Bu sözleşmenin ortak amacının gerçekleştirilmesinde YÜKLENİCİ'nin üzerine aldığı işlerini yerine getirebilmesi için, ARSA SAHİBİ, YÜKLENİCİ'nin yetkili müdürlerine veya göstereceği diğer kişilere, sözleşme kapsamındaki işlerin gerektirdiği yetkileri içeren vekaletname ve yetki belgelerini verecektir. YÜKLENİCİ, vekaletname ve yetki belgesi ile aldığı yetkileri, kendi mesuliyeti altında olmak üzere şirketin avukat, danışman ve diğer elemanları vasıtasıyla kullanabilecektir." Ek Sözleşme No.4'ün VI. maddesinde; "YÜKLENİCİ satışlardan yapacağı tahsilatın aynı gün içinde, banka nezdinde açılan müşterek hesaba yatırılmasını ve bu hesaptan tarafların hesaplarına gerekli transferlerin yapılmasını sağlayacaktır. " Ek Sözleşme No.6'nın 3. maddesinde; "ARSA SAHİBİ tarafından sağlanacak finansman YÜKLENİCİ'ye borç olarak verilecek ve bu borç 31.12.2013 tarihine kadar, yapılacak satışlardan YÜKLENİCİ'nin payına düşen miktar ARSA SAHİBİ'ne bırakılmak suretiyle ödenecektir. Bunu teminen projeden yapılacak tüm satışlarda alıcıların ödemelerini doğrudan ARSA SAHİBİ'nin banka hesaplarına yapmaları sağlanacaktır. ARSA SAHİBİ'nin alacağı sıfırlandıktan sonra satışlardan yapılacak tahsilatta tarafların kendi paylarının doğrudan kendi banka hesabına yatırılması sağlanacaktır. " Ek Sözleşme No.7'nin 1/b. maddesinde; "ARSA SAHİBİ tarafından işbu EK SÖZLEŞME NO:7 ye göre YÜKLENİCİ'ye verilecek bu borç EK SÖZLEŞME NO-6 ile düzenlenen finansman desteğinin geri ödenmesi ile ilgili hükümler aynı kalmak üzere 30.10.2014 tarihine kadar, yapılacak satışlardan YÜKLENİCİ'nin payına düşen miktar ARSA SAHİBİ'ne bırakılmak suretiyle ödenecektir. Bunu teminen projeden yapılacak tüm satışlarda alıcıların ödemelerini doğrudan ARSA SAHİBİ'nin banka hesaplarına yapmaları sağlanacaktır." Ek Sözleşme No.10'nun 3/f. maddesinde; "Nihai olarak YÜKLENİCİ'ye kalan A3, A4, B8, B20, B21, C48, C34 nolu bağımsız bölümlerin tapusu YÜKLENİCİ tarafından talep edilene kadar ARSA SAHİBİ'nde kalacak, sona kalacak bir tanesi hariç, talep halinde tapu devri için gereken vekaletname YÜKLENİCİ yetkilisine derhal verilecektir..." 24.01.2017 tarihli Fiziki Paylaşım Protokolü'nün 5. maddesinde; "YÜKLENİCİ'ye ait olduğu kabul edilen A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48 nolu konutları (bir tanesi hariç) YÜKLENİCİ dilediği zaman, dilediği kişiye, dilediği bedelle satabilecektir. ARSA SAHİBİ bunu teminen YÜKLENİCİ'ye, talebi üzerine, gerekli vekaletnameyi verecektir..." şeklinde hüküm altına alındığını, ...'ın, davacı şirketin 21.06.2018 tarihine kadar şirketin hissedarı/ortağı ve 22.06.2018 tarihine kadar da davacı şirketi münferiden harice karşı en geniş şekilde temsile yetkili Yönetim Kurulu üyesi olduğunu, ...'ın davacı şirketi temsilen yapmış olduğu tapu devir işlemlerinin muvazaalı olduğunun iddia edilmesinin, davacı şirketi bizzat muvazaalı işlemin tarafı haline getirdiğini, bu durumda muvazaanın varlığının ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, davacı ... A.Ş. adına tam yetkili olarak işlem tesis eden şirket ortağı ...'ın tarafı olduğu tüm hukuki işlemlerden de bizzat şirket tüzel kişiliğinin mesul olduğunu, 24.01.2017 tarihli Fiziki Paylaşım Protokolü'nün 5. maddesine göre; "YÜKLENİCİ'ye ait olduğu kabul edilen A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48 nolu konutları (bir tanesi hariç) YÜKLENİCİ dilediği zaman, dilediği kişiye, dilediği bedelle satabilecektir. ARSA SAHİBİ bunu teminen YÜKLENİCİ'ye, talebi üzerine, gerekli vekaletnameyi verecektir. Buna karşılık YÜKLENİCİ de (5.) maddede yazılı konutlar dışında hiçbir konutla ilgili hak ve alacağının kalmadığını kabul ve beyan eder. (YÜKLENİCİ'ye, en sona kalan konutun tapusunun devrine, Ek Sözleşme No.l0'da belirtildiği şekilde, ARSA SAHİBİ'ne olan borçlar kapandıktan sonra imkan verilecektir)." Bu hüküm gereğince davacı ... A.Ş. "A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48" nolu konutlar dışındaki diğer konutlarla ilgili bir hak ve alacağının kalmadığını kabul ve beyan ettiğini, davacı ... A.Ş.'nin söz konusu A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48 nolu konutları da üçüncü kişilere sattığını, bedelini tahsil ettiğini, tapuları da ... A.Ş.'nin yetkilisi ...'a vekaletname verilerek müvekkili ... A.Ş. tarafından doğrudan alıcılarına intikal ettirildiğini beyan ederek; öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise işbu haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 25.04.2019 tarihinde tarafları ve konusu işbu dava ile aynı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Eski: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas) sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı ... A.Ş.'nin eksik harcı tamamlamaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın 09.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, davacının işbu davayı 100.000,00 TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede toplamda 49 konutun inşa edildiğini, bunların %59'un kendi adına tescilini talep ettiğini, söz konusu konutların bugünkü ortalama rayiç değerinin 20.000.000,00 TL'nin üstünde olduğunu, 29 konutun toplam rayiç değerinin asgari 580.000.000,00 TL olduğunu, müvekkili açısından davaya devam edilebilmesi için davanın başlangıcında bu miktar üzerinden harcın ikmali gerektiğini, tapu iptal ve tescil davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından müvekkili ... ile ilgili talep edilen taşınmazın iktisap tarihi dikkate alındığında dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Tapu İptal ve Tescil davalarında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevli olması dava şartı olduğundan ticari nitelikte olmayan işbu davanın görevli olmayan Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın, davacı ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic. A.Ş. ve diğer davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasındaki 2007 yılında düzenlenen, Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi'ne dayandığını, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sözleşme nedeni ile ileri sürülebilecek mülkiyet ve alacak iddialarının, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davanın, muvazaa nedeni ile tapu iptali ve tescil davası, bunun mümkün olmaması halinde ise alacak davası olarak açıldığını, alacak davasının müvekkili olan tapu maliklerine karşı değil davalı şirket ... İnşaat ve Turizm A.Ş aleyhine açıldığını, davacı ile davalı ... İnşaat ve Turizm A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, müvekkili tarafından ne sözleşme içeriği, ne hükümleri ne de sözleşmenin bilinmediğini, bu sözleşme nedeni ile müvekkilinden ne mülkiyete ilişkin bir talep ne de alacağa ilişkin bir talep ileri sürülemeyeceğini, davanın, hukuki temelinin bulunmaması, hukuki yarar bulunmaması sebepleri ile reddi gerektiğini, ancak mahkemenin muvazaaya ilişkin iddiayı araştırması halinde ise, somut olayda muvazaa olmadığını, müvekkilinin, dava konusu taşınmazları henüz proje aşamasında satın aldığını, satın aldığı bu taşınmazlardan B8 nolu taşınmaz için 1.128.299 TL, A3 nolu daire için 1.298.000 TL, A3 nolu daire için de 1.327.000 TL ödeme yaptığını, bu ödemeleri 2011 yılından itibaren farklı tarihlerde, şirket ortaklarının isteği üzerine, ortakların şahsi hesabına havale ile gönderdiğini, taşınmazlar bittikten sonra tapu verilmesi aşamasında, B8 nolu daire için 1.026.000 TL, A4 numaralı taşınmaz için 1.188.000 TL ve A3 nolu taşınmaz için 1.188.000 TL fatura kesildiğini, müvekkilinin taşınmaz alım satımı için gerekli tüm ödemeleri yaptığını, tapusunu ve sonrasında da taşınmazlarını teslim aldığını, dava dilekçesinde, müvekkilinin bu taşınmazlara karşı hiç bir ödeme yapmadığı, bu taşınmazları alabilecek mali gücünün olmadığı, kira bedellerinin Kazak ortaklara aktarıldığı iddialarının gerçek olmadığını, müvekkilinin uzun yıllar bir çok firmada yöneticilik yaptığını, halen kendi adına işlettiği işletmeler bulunduğunu, ayrıca kendi adına kayıtlı malvarlığının da bulunduğunu, müvekkilinin bu şirketin ortaklarını tanıyor olmasının, çevrelerindeki insanların bu kişiler ya da şirketler ile her hangi bir şekilde iş yapmış olmasının başlı başına işlemin muvazaalı olduğunu gösteren bir emare olmadığını, yatırım yapmak isteyen ya da taşınmaz satın almak isteyen kişilerin ilk araştıracakları çevrenin kendi çevrelerinin olması kadar doğal bir durum olamayacağını, bu maddi gerçeklere rağmen, davacı tarafın, müvekkilini, malvarlığı olmayan, diğer davalının yararına çalışan ve mal kaçırmaya yardımcı olduğunu ileri sürebildiğini, araştırdıkları kadarı ile, açıkladığı durumda olan, ticari başarısızlıkları nedeni ile iflas eden, hiç bir malvarlığı bulunmayan bizzat davacı şirketin şu anki ortak ve yetkilisi olan ... olduğunu, muvazaanın hiç bir unsurunun bulunmadığını, taşınmazların bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme ve hükümlerinin müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin, tapu kayıtlarına güvenerek ve buna güveneceklerini bilerek taşınmazları satın ve teslim aldığını, müvekkiline ait dava konusu taşınmazların tapu kaydı ... firmasına ait olmasına rağmen, bu projeyi davacı firma olan ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic A.Ş ile birlikte gerçekleştirildiğinden, ya da bilmedikleri organik ilişkileri nedeni ile taşınmazların satış faturalarının ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic A.Ş. tarafından düzenlendiğini, aslında satış işleminin satıcı tarafında ... firması ile birlikte ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic A.Ş.'nin de bulunduğunu, davacı şirketin, Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişilik olduğunu, yaptığı tüm işlemlerin ortaklarını bağlayacağını, dava dilekçesinden ortaklar arasında bir takım ihtilaflar çıktığının anlaşıldığını, bunların üçüncü kişileri ilgilendirmesinin mümkün olamayacağını, tüzel kişiliğe sahip şirketin, satış faturasını keserek alım satımına taraf olduğu bir işlem nedeni ile sonradan muvazaa iddiasında bulunmasının hukuken kabul edilemeyeceğini beyan ederek; davanın müvekkili aleyhine görülebilmesi için taşınmaz değerinin belirlenmesi ile belirlenerek bu rakam üzerinden harcın ikmal edilmesini, davacı tarafından harcın ikmal edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına, hukuki sebebi bulunmayan ve haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 25.04.2019 tarihinde tarafları ve konusu işbu dava ile aynı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Eski: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas) sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı ... A.Ş.'nin eksik harcı tamamlamaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve kararın 09.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, davacının işbu davayı 100.000,00 TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede toplamda 49 konutun inşa edildiğini, bunların %59'un kendi adına tescilini talep ettiğini, söz konusu konutların bugünkü ortalama rayiç değerinin 20.000.000,00 TL'nin üstünde olduğunu, 29 konutun toplam rayiç değerinin asgari 580.000.000,00 TL olduğunu, müvekkili açısından davaya devam edilebilmesi için davanın başlangıcında bu miktar üzerinden harcın ikmali gerektiğini, tapu iptal ve tescil davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından müvekkili ... ile ilgili talep edilen taşınmazın iktisap tarihi dikkate alındığında dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğradığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Tapu İptal ve Tescil davalarında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevli olması dava şartı olduğundan ticari nitelikte olmayan işbu davanın görevli olmayan Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın, davacı ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic. A.Ş. ve diğer davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasındaki 2007 yılında düzenlenen, Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi'ne dayandığını, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sözleşme nedeni ile ileri sürülebilecek mülkiyet ve alacak iddialarının, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, ayrıca müvekkil ...'ın taşınmazın maliki olmadığının, taşınmazı sattığını, bu nedenle müvekkiline açılan davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın, davacı ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic. A.Ş. ve diğer davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasındaki 2007 yılında düzenlenen, Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi'ne dayandığını, sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, müvekkili tarafından ne sözleşme içeriği, ne hükümleri ne de sözleşmenin bilinmediğini, bu sözleşme nedeni ile müvekkilinden ne mülkiyete ilişkin bir talep ne de alacağa ilişkin bir talep ileri sürülemeyeceğini, davanın, hukuki temelinin bulunmaması, hukuki yarar bulunmaması sebepleri ile reddi gerektiğini, müvekkili ...'ın, B 21 numaralı taşınmazı proje aşamasında satın aldığını, taşınmaza ilişkin ödemeleri, şirketin ortaklarından olan ...’un hesabına, █████/2017 tarihinde, 482.500 TL ve █████/2017 tarihinde 543.500 TL olmak üzere 1.026.000 TL ödeme yaptığını, taşınmaz için █████/2017 tarihinde 1.026.000 TL fatura kesildiğini, akabinde tapu işlemleri yapılarak müvekkilinin taşınmazının teslim edildiğini, müvekkilinin satın aldığı bu taşınmazı daha sonra sattığını, müvekkilinin bu taşınmazı alabilecek maddi imkanlarının olmadığı, hiç bir ödeme yapmadan taşınmazı satın aldığı, davacı şirketin içini boşaltma amaçlı işlemleri yaptığı iddialarının gerçek olmadığını, müvekkilinin, Tıp Doktoru olduğunu, uzun yıllardır çeşitli kurumlarda işyeri hekimliği yaptığını, gerek maddi ve gerekse sosyal durumunun dava konusu taşınmazı ve daha değerli taşınmazları alabilecek güçte olduğunu, olmadığını, yatırım yapmak isteyen ya da taşınmaz satın almak isteyen kişilerin ilk araştıracakları çevrenin kendi çevrelerinin olması kadar doğal bir durum olamayacağını, bu maddi gerçeklere rağmen, davacı tarafın, müvekkilini, malvarlığı olmayan, diğer davalının yararına çalışan ve mal kaçırmaya yardımcı olduğunu ileri sürebildiğini, araştırdıkları kadarı ile, açıkladığı durumda olan, ticari başarısızlıkları nedeni ile iflas eden, hiç bir malvarlığı bulunmayan bizzat davacı şirketin şu anki ortak ve yetkilisi olan ... olduğunu, muvazaanın hiç bir unsurunun bulunmadığını, taşınmazların bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme ve hükümlerinin müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin, tapu kayıtlarına güvenerek ve buna güveneceklerini bilerek taşınmazları satın ve teslim aldığını, sonrasında da sattığını, müvekkiline ait dava konusu taşınmazların tapu kaydı ... firmasına ait olmasına rağmen, bu projeyi davacı firma olan ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic A.Ş ile birlikte gerçekleştirildiğinden, ya da bilmedikleri organik ilişkileri nedeni ile taşınmazların satış faturalarının ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic A.Ş. tarafından düzenlendiğini, aslında satış işleminin satıcı tarafında ... firması ile birlikte ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic A.Ş.'nin de bulunduğunu, davacı şirketin, Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bir tüzel kişilik olduğunu, yaptığı tüm işlemlerin ortaklarını bağlayacağını, dava dilekçesinden ortaklar arasında bir takım ihtilaflar çıktığının anlaşıldığını, bunların üçüncü kişileri ilgilendirmeyeceğini, tüzel kişiliğe sahip şirketin, satış faturasını keserek alım satımına taraf olduğu bir işlem nedeni ile sonradan muvazaa iddiasında bulunmasının hukuken kabul edilemeyeceğini beyan ederek; davanın müvekkili aleyhine görülebilmesi için taşınmaz değerinin belirlenmesi ile belirlenerek bu rakam üzerinden harcın ikmal edilmesini, davacı tarafından harcın ikmal edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına, hukuki sebebi bulunmayan ve haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. ile davacı ... A.Ş.'nin aralarında daha önce yapılan Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi bulunduğunu, dava konusunun bu sözleşmeden kaynaklı olarak taşınmazların paylaşılmasına ilişkin olduğunu, diğer davalıların ve kendisinin aralarında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacı tarafından işbu davanın tüm maliklere karşı birlikte açılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davanın davalılar bakımından tefrik edilmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ... firmasının vermiş olduğu cevap dilekçesi ve eklerinde, davacının dava dilekçesinde bahsetmemiş olduğu ve yine davacı ve davalı şirket arasında yapılmış olan ek protokollerin sunulduğunu, bu durumun bile davanın tefrik edilmesi gerektiğinin bir göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazı █████/2016 tarihinde devir aldığını, dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alacak zamanaşımının başlangıç tarihinin; öğrenme anı ile birlikte değil, alacağın muaccel olmasıyla başlayacağını, yapılan sözleşmenin bitişi 2009 yılı olduğu için, ... firması ve davacı tarafın yapmış olduğu sözleşmeler ışığında zamanaşımı süresinin çoktan dolmuş olduğunu, davacının işbu davayı 100.000,00-TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede toplamda 49 konut inşa edildiğini, bunların %59'unun kendi adına tescilini talep ettiğini, taşınmazların rayiç değerini tespit ettirilmesi, rayiç değer üzerinden hesaplanacak nispi harcı tamamlaması için davacı şirkete kesin süre verilmesi, yatırmadığı takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusunun iki ticari şirketin aralarında yapmış oldukları sözleşmenin şartlarına uyulmamasından kaynaklandığını, bu sebeple davada husumetin yöneltildiği kurum, arsa sahibi olan ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. olması gerektiğini, sözleşmenin konusu olan taşınmazda malik olan bir takım 3. kişilerin davalı olarak gösterilmiş olmasının hukuken hatalı olduğunu, daire maliklerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davada davalı konumda olamayacaklarını, davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden itirazı bulunduğunu, dava konusu sözleşmesinin şartları incelendiğinde tarafların aslında sözleşmenin bir çok maddesine aykırı davrandıklarını, bu aykırılıklara rağmen sözleşmeyi fesih haklarını kullanmadıklarını, bu aykırılıklar ile günümüze kadar geldiklerinin anlaşıldığını, taşınmazların satılması hususunda ... İnşaat ve ... Yapı'nın yapmış oldukları sözleşmede taşınmazların devri hususunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, satış bedeli açısından hasılat paylaşımı anlaşması yapıldığını, taşınmazlar satılabilir ve bu satış bedeli anlaşmaya uygun olarak %41 - %59 paylaşılacaktır şeklinde bir anlaşma bulunduğunu, satışlardan yüzdelik payını alamayan sözleşme taraflarının sözleşmeyi feshetmelerinin basiretli iş adamları olarak şirketlerini daha fazla zarara uğramamak adına yapmaları gereken ilk adım olması gerektiğinin hukuki bir incelemeye gerek kalmaksızın aşikar bir durum olduğunu, anlaşmazlıkların çözümü açısından sözleşmelerinde hakeme danışılmasını kendilerinin özel bir şart olarak belirlemiş olduklarının anlaşıldığını, dava konusu olayda bu şart yerine getirilmeden hakem görüşmeleri sağlanmadan direkt dava yoluna gidildiğini, hakem görüşmeleri mevcutsa bunların dosya içerisine alınması aksi halde sözleşmeye aykırı biçimde açılmış olan bu davanın reddi gerektiğini, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, arabulucuya başvurulmadan açılmış olan bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu anlaşmanın █████/2007 tarihinde taraflarca imzalandığını, sözleşmenin V. maddesinde yüklenicinin en geç █████/2009 tarihinde inşaatı bitirmiş olması gerektiğinin hüküm altına alındığını, taşınmazların satışlarının 2015- 2016-2017 ve 2018 tarihlerinde yapıldığını, %50 hissesi tarafına ait olan taşınmazın devrinin █████/2016 tarihinde yapıldığını, iki tarafın da tacir olduğu sözleşmede, 1 hafta içerisinde satış bedelinin %41-%59 paylaşılması gerektiği sözleşme şartlarında açık bir biçimde belirtilmişken, davacının satış bedelini alamadığını, kendisine tapu devri yapılmadığını belirtmek için 10 yıl beklenmiş olmasının iyi niyetli bir durum olmadığını, taleplerini dile getirilmesi için tapuda satış işlemlerinin beklenilmesine de gerek olmadığını, 2007 yılında yapılmış olan sözleşmeye göre belirli aşamalarda yüklenicinin arsa paylarının devrini talep edebilecekken aşamaların hiçbirinde devir talep etmemesi, inşaatın 2009 yılında bitmesinin ardından da satış işleminin gerçekleştiği 2016 yılına kadar devir talep etmemesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını, 2009 yılından 15 yıl geçtiğini ve davacının, nihayet sözleşmeye dayanarak hakkını talep etmek istediğini, bunu da sözleşmenin tarafı olan ... firmasından değil, iyi niyetli 3. kişilerden talep ettiğini, hak kaybına uğrama sebebini iyi niyetli 3. kişilerin taşınmazları satın almış olması olarak göstermeye çalıştığını, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu taşınmaz için site yöneticisi/firma temsilcisi ... ile görüşüp C-43 numaralı mülk için anlaşmaya vardıklarını, mülkün boş olması ile birlikte banka kredisine başvurduklarını, bankanın da taşınmaz hakkında herhangi bir şerh olmadığına dair raporu ile satış-devir işlemini █████/2016 tarihinde ... İnşaat Turizm Ticaret A.Ş.'den satın aldığını, taşınmazın 1/2'sinin kendi adına 1/2'sinin ise eşi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, █████/2016 tarihli davacı şirket tarafından düzenlenen konut satış bedeli faturasını aldıklarını, kendisinin bu olayda MK'nun 1023. maddesindeki iyi niyetle korunan kişi olduğunu, davacının, taşınmazların muvazaa ile devrinin yapıldığını iddia ettiğini ve bu iddiasını yine kendi şirket yetkilisine dayandırdığını, davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme ve hükümlerin kendisini bağlamadığını, tapu kayıtlarına güvenerek bu taşınmazı satın aldığını beyan ederek; davanın konusunun sözleşme şartlarına uyulmaması olması sebebi ile dava taraflarının sözleşmenin tarafları olması gerektiğinden, davada pasif dava ehliyetinden yoksun olması sebebi ile davanın husumet yönünden reddine, sözleşmede kendilerinin belirlemiş oldukları hakem şartının ve zorunlu arabuluculuk aşamasının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davacının iş bu davayı tarafına yöneltmesinde hukuki yararı bulunmaması, davacının, davayı açmak için yaklaşık 10 yıl beklemiş olmasının iyi niyet kurallarıyla örtüşmemesi ve zamanaşımı olması gerekçesiyle davanın reddine, usulden ret talebinin kabul edilmemesi ve davanın esasına girilirse, taşınmazı 2015 yılında içerisinde kiracı varken, tapuda malik gözüken herhangi bir şahıstan satış sözleşmesinin şartlarını yerine getirerek almış olduğu göz önüne alındığında hukuk kuralları çerçevesinde iyi niyetli 3. kişi sıfatına haiz olması sebebi ile dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davanın gerekirse dosyanın tefrik edilerek kendisi yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. ile davacı ... A.Ş.'nin aralarında daha önce yapılan Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi bulunduğunu, dava konusunun bu sözleşmeden kaynaklı olarak taşınmazların paylaşılmasına ilişkin olduğunu, diğer davalıların ve kendisinin aralarında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacı tarafından işbu davanın tüm maliklere karşı birlikte açılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davanın davalılar bakımından tefrik edilmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ... firmasının vermiş olduğu cevap dilekçesi ve eklerinde, davacının dava dilekçesinde bahsetmemiş olduğu ve yine davacı ve davalı şirket arasında yapılmış olan ek protokollerin sunulduğunu, bu durumun bile davanın tefrik edilmesi gerektiğinin bir göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazı █████/2016 tarihinde devir aldığını, dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alacak zamanaşımının başlangıç tarihinin; öğrenme anı ile birlikte değil, alacağın muaccel olmasıyla başlayacağını, yapılan sözleşmenin bitişi 2009 yılı olduğu için, ... firması ve davacı tarafın yapmış olduğu sözleşmeler ışığında zamanaşımı süresinin çoktan dolmuş olduğunu, davacının işbu davayı 100.000,00-TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede toplamda 49 konut inşa edildiğini, bunların %59'unun kendi adına tescilini talep ettiğini, taşınmazların rayiç değerini tespit ettirilmesi, rayiç değer üzerinden hesaplanacak nispi harcı tamamlaması için davacı şirkete kesin süre verilmesi, yatırmadığı takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusunun iki ticari şirketin aralarında yapmış oldukları sözleşmenin şartlarına uyulmamasından kaynaklandığını, bu sebeple davada husumetin yöneltildiği kurum, arsa sahibi olan ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. olması gerektiğini, sözleşmenin konusu olan taşınmazda malik olan bir takım 3. kişilerin davalı olarak gösterilmiş olmasının hukuken hatalı olduğunu, daire maliklerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davada davalı konumda olamayacaklarını, davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden itirazı bulunduğunu, dava konusu sözleşmesinin şartları incelendiğinde tarafların aslında sözleşmenin bir çok maddesine aykırı davrandıklarını, bu aykırılıklara rağmen sözleşmeyi fesih haklarını kullanmadıklarını, bu aykırılıklar ile günümüze kadar geldiklerinin anlaşıldığını, taşınmazların satılması hususunda ... İnşaat ve ... Yapı'nın yapmış oldukları sözleşmede taşınmazların devri hususunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, satış bedeli açısından hasılat paylaşımı anlaşması yapıldığını, taşınmazlar satılabilir ve bu satış bedeli anlaşmaya uygun olarak %41 - %59 paylaşılacaktır şeklinde bir anlaşma bulunduğunu, satışlardan yüzdelik payını alamayan sözleşme taraflarının sözleşmeyi feshetmelerinin basiretli iş adamları olarak şirketlerini daha fazla zarara uğramamak adına yapmaları gereken ilk adım olması gerektiğinin hukuki bir incelemeye gerek kalmaksızın aşikar bir durum olduğunu, anlaşmazlıkların çözümü açısından sözleşmelerinde hakeme danışılmasını kendilerinin özel bir şart olarak belirlemiş olduklarının anlaşıldığını, dava konusu olayda bu şart yerine getirilmeden hakem görüşmeleri sağlanmadan direkt dava yoluna gidildiğini, hakem görüşmeleri mevcutsa bunların dosya içerisine alınması aksi halde sözleşmeye aykırı biçimde açılmış olan bu davanın reddi gerektiğini, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, arabulucuya başvurulmadan açılmış olan bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu anlaşmanın █████/2007 tarihinde taraflarca imzalandığını, sözleşmenin V. maddesinde yüklenicinin en geç █████/2009 tarihinde inşaatı bitirmiş olması gerektiğinin hüküm altına alındığını, taşınmazların satışlarının 2015- 2016-2017 ve 2018 tarihlerinde yapıldığını, %50 hissesi tarafına ait olan taşınmazın devrinin █████/2016 tarihinde yapıldığını, iki tarafın da tacir olduğu sözleşmede, 1 hafta içerisinde satış bedelinin %41-%59 paylaşılması gerektiği sözleşme şartlarında açık bir biçimde belirtilmişken, davacının satış bedelini alamadığını, kendisine tapu devri yapılmadığını belirtmek için 10 yıl beklenmiş olmasının iyi niyetli bir durum olmadığını, taleplerini dile getirilmesi için tapuda satış işlemlerinin beklenilmesine de gerek olmadığını, 2007 yılında yapılmış olan sözleşmeye göre belirli aşamalarda yüklenicinin arsa paylarının devrini talep edebilecekken aşamaların hiçbirinde devir talep etmemesi, inşaatın 2009 yılında bitmesinin ardından da satış işleminin gerçekleştiği 2016 yılına kadar devir talep etmemesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını, 2009 yılından 15 yıl geçtiğini ve davacının, nihayet sözleşmeye dayanarak hakkını talep etmek istediğini, bunu da sözleşmenin tarafı olan ... firmasından değil, iyi niyetli 3. kişilerden talep ettiğini, hak kaybına uğrama sebebini iyi niyetli 3. kişilerin taşınmazları satın almış olması olarak göstermeye çalıştığını, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu taşınmaz için site yöneticisi/firma temsilcisi ... ile görüşüp C-43 numaralı mülk için anlaşmaya vardıklarını, mülkün boş olması ile birlikte banka kredisine başvurduklarını, bankanın da taşınmaz hakkında herhangi bir şerh olmadığına dair raporu ile satış-devir işlemini █████/2016 tarihinde ... İnşaat Turizm Ticaret A.Ş.'den satın aldığını, taşınmazın 1/2'sinin kendi adına 1/2'sinin ise eşi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, █████/2016 tarihli davacı şirket tarafından düzenlenen konut satış bedeli faturasını aldıklarını, kendisinin bu olayda MK'nun 1023. maddesindeki iyi niyetle korunan kişi olduğunu, davacının, taşınmazların muvazaa ile devrinin yapıldığını iddia ettiğini ve bu iddiasını yine kendi şirket yetkilisine dayandırdığını, davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme ve hükümlerin kendisini bağlamadığını, tapu kayıtlarına güvenerek bu taşınmazı satın aldığını beyan ederek; davanın konusunun sözleşme şartlarına uyulmaması olması sebebi ile dava taraflarının sözleşmenin tarafları olması gerektiğinden, davada pasif dava ehliyetinden yoksun olması sebebi ile davanın husumet yönünden reddine, sözleşmede kendilerinin belirlemiş oldukları hakem şartının ve zorunlu arabuluculuk aşamasının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davacının iş bu davayı tarafına yöneltmesinde hukuki yararı bulunmaması, davacının, davayı açmak için yaklaşık 10 yıl beklemiş olmasının iyi niyet kurallarıyla örtüşmemesi ve zamanaşımı olması gerekçesiyle davanın reddine, usulden ret talebinin kabul edilmemesi ve davanın esasına girilirse, taşınmazı 2015 yılında içerisinde kiracı varken, tapuda malik gözüken herhangi bir şahıstan satış sözleşmesinin şartlarını yerine getirerek almış olduğu göz önüne alındığında hukuk kuralları çerçevesinde iyi niyetli 3. kişi sıfatına haiz olması sebebi ile dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davanın gerekirse dosyanın tefrik edilerek kendisi yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. ile davacı ... A.Ş.'nin aralarında daha önce yapılan Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi bulunduğunu, dava konusunun bu sözleşmeden kaynaklı olarak taşınmazların paylaşılmasına ilişkin olduğunu, diğer davalıların ve kendisinin aralarında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacı tarafından işbu davanın tüm maliklere karşı birlikte açılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davanın davalılar bakımından tefrik edilmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ... firmasının vermiş olduğu cevap dilekçesi ve eklerinde, davacının dava dilekçesinde bahsetmemiş olduğu ve yine davacı ve davalı şirket arasında yapılmış olan ek protokollerin sunulduğunu, bu durumun bile davanın tefrik edilmesi gerektiğinin bir göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazı █████/2015 tarihinde devir aldığını, dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alacak zamanaşımının başlangıç tarihinin; öğrenme anı ile birlikte değil, alacağın muaccel olmasıyla başlayacağını, yapılan sözleşmenin bitişi 2009 yılı olduğu için, ... firması ve davacı tarafın yapmış olduğu sözleşmeler ışığında zamanaşımı süresinin çoktan dolmuş olduğunu, davacının işbu davayı 100.000,00-TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede toplamda 49 konut inşa edildiğini, bunların %59'unun kendi adına tescilini talep ettiğini, taşınmazların rayiç değerini tespit ettirilmesi, rayiç değer üzerinden hesaplanacak nispi harcı tamamlaması için davacı şirkete kesin süre verilmesi, yatırmadığı takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusunun iki ticari şirketin aralarında yapmış oldukları sözleşmenin şartlarına uyulmamasından kaynaklandığını, bu sebeple davada husumetin yöneltildiği kurum, arsa sahibi olan ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. olması gerektiğini, sözleşmenin konusu olan taşınmazda malik olan bir takım 3. kişilerin davalı olarak gösterilmiş olmasının hukuken hatalı olduğunu, daire maliklerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davada davalı konumda olamayacaklarını, davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden itirazı bulunduğunu, dava konusu sözleşmesinin şartları incelendiğinde tarafların aslında sözleşmenin bir çok maddesine aykırı davrandıklarını, bu aykırılıklara rağmen sözleşmeyi fesih haklarını kullanmadıklarını, bu aykırılıklar ile günümüze kadar geldiklerinin anlaşıldığını, taşınmazların satılması hususunda ... İnşaat ve ... Yapı'nın yapmış oldukları sözleşmede taşınmazların devri hususunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, satış bedeli açısından hasılat paylaşımı anlaşması yapıldığını, taşınmazlar satılabilir ve bu satış bedeli anlaşmaya uygun olarak %41 - %59 paylaşılacaktır şeklinde bir anlaşma bulunduğunu, satışlardan yüzdelik payını alamayan sözleşme taraflarının sözleşmeyi feshetmelerinin basiretli iş adamları olarak şirketlerini daha fazla zarara uğramamak adına yapmaları gereken ilk adım olması gerektiğinin hukuki bir incelemeye gerek kalmaksızın aşikar bir durum olduğunu, anlaşmazlıkların çözümü açısından sözleşmelerinde hakeme danışılmasını kendilerinin özel bir şart olarak belirlemiş olduklarının anlaşıldığını, dava konusu olayda bu şart yerine getirilmeden hakem görüşmeleri sağlanmadan direkt dava yoluna gidildiğini, hakem görüşmeleri mevcutsa bunların dosya içerisine alınması aksi halde sözleşmeye aykırı biçimde açılmış olan bu davanın reddi gerektiğini, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, arabulucuya başvurulmadan açılmış olan bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu anlaşmanın █████/2007 tarihinde taraflarca imzalandığını, sözleşmenin V. maddesinde yüklenicinin en geç █████/2009 tarihinde inşaatı bitirmiş olması gerektiğinin hüküm altına alındığını, taşınmazların satışlarının 2015- 2016-2017 ve 2018 tarihlerinde yapıldığını, %50 hissesi tarafına ait olan taşınmazın devrinin █████/2015 tarihinde yapıldığını, iki tarafın da tacir olduğu sözleşmede, 1 hafta içerisinde satış bedelinin %41-%59 paylaşılması gerektiği sözleşme şartlarında açık bir biçimde belirtilmişken, davacının satış bedelini alamadığını, kendisine tapu devri yapılmadığını belirtmek için 10 yıl beklenmiş olmasının iyi niyetli bir durum olmadığını, taleplerini dile getirilmesi için tapuda satış işlemlerinin beklenilmesine de gerek olmadığını, 2007 yılında yapılmış olan sözleşmeye göre belirli aşamalarda yüklenicinin arsa paylarının devrini talep edebilecekken aşamaların hiçbirinde devir talep etmemesi, inşaatın 2009 yılında bitmesinin ardından da satış işleminin gerçekleştiği 2015 yılına kadar devir talep etmemesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını, 2009 yılından 15 yıl geçtiğini ve davacının, nihayet sözleşmeye dayanarak hakkını talep etmek istediğini, bunu da sözleşmenin tarafı olan ... firmasından değil, iyi niyetli 3. kişilerden talep ettiğini, hak kaybına uğrama sebebini iyi niyetli 3. kişilerin taşınmazları satın almış olması olarak göstermeye çalıştığını, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu taşınmazı █████/2015 tarihinde ...'den satın aldığını, taşınmazın 1/2'sini kendi adına, 1/2'sinin eşi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, evdeki mevcut kiracının tahliyesi ve bankadan satış için kredi alınması prosedürleri ile uğraştıklarını, exper raporu alınmasını beklediklerini, tapu maliki ...'e eşinin hesabından; █████/2015 tarihinde 50.000 TL'yi, █████/2015 tarihinde 200.000 TL'yi, en son █████/2015 tarihinde tapunun devri ile birlikte 479.256,96 TL'yi EFT yolu ile gönderdiklerini, taşınmazın sahibi ... ve kiracısı ...'in █████/2015 kira başlangıç tarihli kira sözleşmeleri bulunduğunu, bu kira ilişkisi devam ederken, taşınmazı ...'den satın almaları üzerine, kiracı ...'e █████/2015 tarihinde taşınmazın yeni maliki olduğunu ve taşınmazı kendi ihtiyaçlarında kullanacaklarını bildiren bir İhtarname gönderdiklerini, kiracının da bu ihtarnameye █████/2015 tarihinde noter vasıtası ile bir cevap gönderdiğini, davacının dava dilekçesinde, eski malik ... ile yakın bir ilişkisi olduğunu öne sürdüğünü fakat böyle bir durumun hiçbir gerçekliği olmadığını, ... ile taşınmaz satış süresince bir araya gelmek dışında herhangi bir tanışıklığı bulunmadığını, tapu kütüğünde malik olarak gözüken herhangi bir şahıstan satış bedelini ödemek sureti ile taşınmazı satın aldığını, usulüne uygun biçimde devir işlemini gerçekleştirdiklerini, davacının satış bedelinden alacağını daha ilk satışta talep etmesi gerekirken, taşınmazın 2. el değiştirişi üzerine olaylardan hiçbir haberi olmayan ve haberi olması da beklenmeyen 3. Kişiden tapu iptal-tescil talep etmesinin, iyi niyet kurallarına, hayatın olağan akışına ve hukuk mantığına aykırı bir durum olduğunu, kendisinin bu olayda MK'nun 1023. maddesindeki iyi niyetle korunan kişi olduğunu, kendisinin dava konusu sözleşmeden, buna haiz şartlardan haberdar olmasının imkanın bulunmadığını,
davacının, taşınmazların muvazaa ile devrinin yapıldığını iddia ettiğini ve bu iddiasını yine kendi şirket yetkilisine dayandırdığını, davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme ve hükümlerin kendisini bağlamadığını beyan ederek; davanın konusunun sözleşme şartlarına uyulmaması olması sebebi ile dava taraflarının sözleşmenin tarafları olması gerektiğinden, davada pasif dava ehliyetinden yoksun olması sebebi ile davanın husumet yönünden reddine, sözleşmede kendilerinin belirlemiş oldukları hakem şartının ve zorunlu arabuluculuk aşamasının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davacının iş bu davayı tarafına yöneltmesinde hukuki yararı bulunmaması, davacının, davayı açmak için yaklaşık 10 yıl beklemiş olmasının iyi niyet kurallarıyla örtüşmemesi ve zamanaşımı olması gerekçesiyle davanın reddine, usulden ret talebinin kabul edilmemesi ve davanın esasına girilirse, taşınmazı 2015 yılında içerisinde kiracı varken, tapuda malik gözüken herhangi bir şahıstan satış sözleşmesinin şartlarını yerine getirerek almış olduğu göz önüne alındığında hukuk kuralları çerçevesinde iyi niyetli 3. kişi sıfatına haiz olması sebebi ile dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kendisi yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. ile davacı ... A.Ş.'nin aralarında daha önce yapılan Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi bulunduğunu, dava konusunun bu sözleşmeden kaynaklı olarak taşınmazların paylaşılmasına ilişkin olduğunu, diğer davalıların ve kendisinin aralarında ihtiyari veya zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, davacı tarafından işbu davanın tüm maliklere karşı birlikte açılmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davanın davalılar bakımından tefrik edilmesine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı ... firmasının vermiş olduğu cevap dilekçesi ve eklerinde, davacının dava dilekçesinde bahsetmemiş olduğu ve yine davacı ve davalı şirket arasında yapılmış olan ek protokollerin sunulduğunu, bu durumun bile davanın tefrik edilmesi gerektiğinin bir göstergesi olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazı █████/2015 tarihinde devir aldığını, dava tarihi itibariyle beş yıllık zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alacak zamanaşımının başlangıç tarihinin; öğrenme anı ile birlikte değil, alacağın muaccel olmasıyla başlayacağını, yapılan sözleşmenin bitişi 2009 yılı olduğu için, ... firması ve davacı tarafın yapmış olduğu sözleşmeler ışığında zamanaşımı süresinin çoktan dolmuş olduğunu, davacının işbu davayı 100.000,00-TL üzerinden açtığını, ancak söz konusu projede toplamda 49 konut inşa edildiğini, bunların %59'unun kendi adına tescilini talep ettiğini, taşınmazların rayiç değerini tespit ettirilmesi, rayiç değer üzerinden hesaplanacak nispi harcı tamamlaması için davacı şirkete kesin süre verilmesi, yatırmadığı takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusunun iki ticari şirketin aralarında yapmış oldukları sözleşmenin şartlarına uyulmamasından kaynaklandığını, bu sebeple davada husumetin yöneltildiği kurum, arsa sahibi olan ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. olması gerektiğini, sözleşmenin konusu olan taşınmazda malik olan bir takım 3. kişilerin davalı olarak gösterilmiş olmasının hukuken hatalı olduğunu, daire maliklerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davada davalı konumda olamayacaklarını, davada pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, bu sebeple husumet yönünden itirazı bulunduğunu, dava konusu sözleşmesinin şartları incelendiğinde tarafların aslında sözleşmenin bir çok maddesine aykırı davrandıklarını, bu aykırılıklara rağmen sözleşmeyi fesih haklarını kullanmadıklarını, bu aykırılıklar ile günümüze kadar geldiklerinin anlaşıldığını, taşınmazların satılması hususunda ... İnşaat ve ... Yapı'nın yapmış oldukları sözleşmede taşınmazların devri hususunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, satış bedeli açısından hasılat paylaşımı anlaşması yapıldığını, taşınmazlar satılabilir ve bu satış bedeli anlaşmaya uygun olarak %41 - %59 paylaşılacaktır şeklinde bir anlaşma bulunduğunu, satışlardan yüzdelik payını alamayan sözleşme taraflarının sözleşmeyi feshetmelerinin basiretli iş adamları olarak şirketlerini daha fazla zarara uğramamak adına yapmaları gereken ilk adım olması gerektiğinin hukuki bir incelemeye gerek kalmaksızın aşikar bir durum olduğunu, anlaşmazlıkların çözümü açısından sözleşmelerinde hakeme danışılmasını kendilerinin özel bir şart olarak belirlemiş olduklarının anlaşıldığını, dava konusu olayda bu şart yerine getirilmeden hakem görüşmeleri sağlanmadan direkt dava yoluna gidildiğini, hakem görüşmeleri mevcutsa bunların dosya içerisine alınması aksi halde sözleşmeye aykırı biçimde açılmış olan bu davanın reddi gerektiğini, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, arabulucuya başvurulmadan açılmış olan bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu anlaşmanın █████/2007 tarihinde taraflarca imzalandığını, sözleşmenin V. maddesinde yüklenicinin en geç █████/2009 tarihinde inşaatı bitirmiş olması gerektiğinin hüküm altına alındığını, taşınmazların satışlarının 2015- 2016-2017 ve 2018 tarihlerinde yapıldığını, %50 hissesi tarafına ait olan taşınmazın devrinin █████/2015 tarihinde yapıldığını, iki tarafın da tacir olduğu sözleşmede, 1 hafta içerisinde satış bedelinin %41-%59 paylaşılması gerektiği sözleşme şartlarında açık bir biçimde belirtilmişken, davacının satış bedelini alamadığını, kendisine tapu devri yapılmadığını belirtmek için 10 yıl beklenmiş olmasının iyi niyetli bir durum olmadığını, taleplerini dile getirilmesi için tapuda satış işlemlerinin beklenilmesine de gerek olmadığını, 2007 yılında yapılmış olan sözleşmeye göre belirli aşamalarda yüklenicinin arsa paylarının devrini talep edebilecekken aşamaların hiçbirinde devir talep etmemesi, inşaatın 2009 yılında bitmesinin ardından da satış işleminin gerçekleştiği 2016 yılına kadar devir talep etmemesinin iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını, 2009 yılından 15 yıl geçtiğini ve davacının, nihayet sözleşmeye dayanarak hakkını talep etmek istediğini, bunu da sözleşmenin tarafı olan ... firmasından değil, iyi niyetli 3. kişilerden talep ettiğini, hak kaybına uğrama sebebini iyi niyetli 3. kişilerin taşınmazları satın almış olması olarak göstermeye çalıştığını, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu taşınmazı █████/2015 tarihinde ...'den satın aldığını, taşınmazın 1/2'sini kendi adına, 1/2'sinin eşi ... adına tapuda kayıtlı olduğunu, evdeki mevcut kiracının tahliyesi ve bankadan satış için kredi alınması prosedürleri ile uğraştıklarını, exper raporu alınmasını beklediklerini, tapu maliki ...'e kendi hesabından; █████/2015 tarihinde 50.000 TL'yi, █████/2015 tarihinde 200.000 TL'yi, en son █████/2015 tarihinde tapunun devri ile birlikte 479.256,96 TL'yi EFT yolu ile gönderdiğini, taşınmazın sahibi ... ve kiracısı ...'in █████/2015 kira başlangıç tarihli kira sözleşmeleri bulunduğunu, bu kira ilişkisi devam ederken, taşınmazı ...'den satın almaları üzerine, kiracı ...'e █████/2015 tarihinde taşınmazın yeni maliki olduğunu ve taşınmazı kendi ihtiyaçlarında kullanacaklarını bildiren bir İhtarname gönderdiklerini, kiracının da bu ihtarnameye █████/2015 tarihinde noter vasıtası ile bir cevap gönderdiğini, davacının dava dilekçesinde, eski malik ... ile yakın bir ilişkisi olduğunu öne sürdüğünü fakat böyle bir durumun hiçbir gerçekliği olmadığını, ... ile taşınmaz satış süresince bir araya gelmek dışında herhangi bir tanışıklığı bulunmadığını, tapu kütüğünde malik olarak gözüken herhangi bir şahıstan satış bedelini ödemek sureti ile taşınmazı satın aldığını, usulüne uygun biçimde devir işlemini gerçekleştirdiklerini, davacının satış bedelinden alacağını daha ilk satışta talep etmesi gerekirken, taşınmazın 2. el değiştirişi üzerine olaylardan hiçbir haberi olmayan ve haberi olması da beklenmeyen 3. Kişiden tapu iptal-tescil talep etmesinin, iyi niyet kurallarına, hayatın olağan akışına ve hukuk mantığına aykırı bir durum olduğunu, kendisinin bu olayda MK'nun 1023. maddesindeki iyi niyetle korunan kişi olduğunu, kendisinin dava konusu sözleşmeden, buna haiz şartlardan haberdar olmasının imkanın bulunmadığını, davacının, taşınmazların muvazaa ile devrinin yapıldığını iddia ettiğini ve bu iddiasını yine kendi şirket yetkilisine dayandırdığını, davacı ve davalı şirket arasındaki sözleşme ve hükümlerin kendisini bağlamadığını beyan ederek; davanın konusunun sözleşme şartlarına uyulmaması olması sebebi ile dava taraflarının sözleşmenin tarafları olması gerektiğinden, davada pasif dava ehliyetinden yoksun olması sebebi ile davanın husumet yönünden reddine, sözleşmede kendilerinin belirlemiş oldukları hakem şartının ve zorunlu arabuluculuk aşamasının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davacının iş bu davayı tarafına yöneltmesinde hukuki yararı bulunmaması, davacının, davayı açmak için yaklaşık 10 yıl beklemiş olmasının iyi niyet kurallarıyla örtüşmemesi ve zamanaşımı olması gerekçesiyle davanın reddine, usulden ret talebinin kabul edilmemesi ve davanın esasına girilirse, taşınmazı 2015 yılında içerisinde kiracı varken, tapuda malik gözüken herhangi bir şahıstan satış sözleşmesinin şartlarını yerine getirerek almış olduğu göz önüne alındığında hukuk kuralları çerçevesinde iyi niyetli 3. kişi sıfatına haiz olması sebebi ile dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kendisi yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davada dava değerinin 100.000 TL olarak gösterildiğini, kendisine ait taşınmaz ile birlikte birçok taşınmazın tapu iptalinin talep edildiğini, en azından rayiç değer üzerinden hesaplanacak harç ile dava açılması gerekirken eksik harç ile dava ikame edildiğini, davacı tarafa eksik harcın tamamlatılmasına karar verilmesini talep ettiğini, tarafları ve konusu huzurdaki dava ile aynı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Eski: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas) sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı ... A.Ş.'nin eksik harcı tamamlamaması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın 09.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu sebeple dava konusunda kesin hüküm olduğundan davanın bu yönden de reddini talep ettiğini, dava konusu iddiaları kabul etmemekle beraber dava TBK 147. md. hükümlerine göre belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması sebebi ile davanın bu yönden de reddine karar verilmesi talep ettiğini, Tapu İptal ve Tescil davalarında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin görevli olması dava şartı olduğundan ticari nitelikte olmayan davanın görevli olmayan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davanın, davacı ile diğer davalı şirket arasındaki sözleşmeden kaynaklı olduğunu, kendisine bu davada husumet yöneltilemeyeceği için husumet yönünden de davanın reddini talep ettiğini, dava konusunun davacı taraf ile diğer davalı şirket arasında hasılat paylaşımlı yapılan sözleşmeye dayandığını, taşınmazı usulünce iktisap eden şahsı açısından davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın bu yönden de reddini talep ettiğini, TTK 5/a md.ne göre ticari davalarda arabuluculuğa başvurulması dava şartı olduğundan davanın bu yönden de reddini talep ettiğini, davacı ile davalı şirket arasında dava konusu olay ile ilgili tahkim anlaşması bulunduğunu, tahkime başvurulmadan huzurdaki dava açılmış olduğundan bu yönde de davanın reddini talep ettiğini, dava konusu İstanbul ili, Sariyer ilçesi, ..., 857 parsel sayılı taşınmazın davalılara ait bağımsız bölümler üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından talep edilen tedbir talebine itiraz ettiğini, ancak mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilecek ise en azından dava konusu taşınmazların tapu da kayıtlı değerleri üzerinden teminatın takdir edilmesine karar verilmesini talep ettiğini, dava konusunun ... Yapı Taahhüt Sanayi Ve Dış Tic. A.Ş. ve diğer davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasında yapılan kar elde etme amacı ile yapılmış olan Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesinin şartlarına uyulmaması iddiasından kaynaklı olduğunu, ancak tapuya şerh edilmeyen sözleşmesinin içeriğinin ve hükümlerinin kendisi tarafından bilinebilmesinin imkansız olduğunu, taraf olmadığı sözleşme nedeni ile kendisine karşı ne alacak ne de mülkiyete ilişkin bir talep ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın, kendisinin taşınmazı muvazaalı olarak almış olduğu iddiasının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu gayrimenkulü emlak komisyoncusu vasıtasıyla satın aldıklarını, satın alma tarihine kadar diğer davalı ... İnşaat ve hakim ortağı ... ile bir tanışıklığı olmadığını, satın alma sürecinde ... ve ... İnşaatın yetkilisi olduğunu öğrendiği ... ile mutabık kalıp gayrimenkulü 914.500 TL tapu bedeli üzerinden kısmen birikimim kısmen banka kredisi kullanılarak satın aldığını, iddia edilenin aksine muvazaalı bir satış olmadığını, ikamet amaçlı alınmış gerçek bir satış olduğunu, tarafına ait dava konusu taşınmazın önceki maliki diğer davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. olduğunu, ancak ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş ile ortaklık içinde ticari ilişkisi bulunan davacı firmanın kendisine konut satış faturası düzenlediğini, davacının, davasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, hala davalı ... firmasına kayıtlı bulunan dairelerin mevcut olduğunu kendi dava dilekçesinde de belirttiğini, diğer davalı ... firması ile imzalamış oldukları sözleşmeye dayanarak ancak ve sadece ... Firması üzerinden tapu iptal tescil talep etmesi gerekirken iyi niyetli ve sözleşmenin tarafı olmayan 3. kişilerin tapularının da iptalini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek; öncelikle huzurdaki davanın görev, husumet, hukuki yarar, eksik harç, zamanaşımı, arabuluculuk ve önce hakeme başvurulması gerektiği itirazları sebebi ile usulden reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, bu talebi yerinde görülmez ise taşınmazların tapu değeri üzerinden teminat takdir edilmesine, kamu düzeninden olan eksik harç ikmal edilmez ise davanın bu yönden reddine, hiçbir haklı ve hukuki sebebi, hukuki yarar olmayan haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline dahili dava dilekçesi tebliğ edildiğini, müvekkili ve eşi dava dışı ... ...'ın uzun yıllardan bu yana ... Group isimli şirketin sahibi ve yöneticileri konumunda faaliyet gösterdiklerini, 2022 yılının Ağustos ayı itibariyle ... bölgesinde mülk arayışına giriştiklerini, ... Sitesi'nde yer alan davaya konu taşınmazda karar kıldıklarını ve 825.000-USD karşılığında mutabık kalındığını, müvekkilinin evi satın almaya karar verdiği, hatta tapu devrine kadar taşınmazı satın almış olduğu ... ile herhangi bir iletişim dahi kurmadığını, tüm sürecin emlak danışmanı tarafından yürütüldüğünü, taraflar arasında 14.11.2022 tarihi itibariyle satış protokolü imzalandığını, bunun akabinde müvekkilinin 16.11.2022 tarihi itibariyle protokolde yer alan tutar olan 500.000-TL'yi ''... gayrimenkul avansödeme'' açıklamasıyla satıcı ...'ya gönderdiğini, 23.11.2022 tarihi itibariyle taşınmazın devrinin müvekkiline yapıldığını, devir tarihinde doğan tüm tapu harçları ve döner sermaye ücretlerinin müvekkilince ödendiğini, yine müvekkili tarafından aynı gün davalı ...'ya 3.500.000-TL ödemenin ''... a4-857 satış bedeli'' açıklamasıyla yapıldığını, bakiye bedelin ise ... Tapu Müdürlüğü huzurunda, tarafların karşılıklı mutabakatı ile devir esnasında ...'ya elden teslim edildiğini, taşınmazın, 2017 yılından müvekkilince devralındığı tarihe kadar 5 sene boyunca davalı adına kayıtlı bulunduğunu, müvekkiline kaydında şerh, ipotek ve takyidat bulunmaksızın devredildiğini, ayrıca devir tarihinde davaya konu inşaat sözleşmesine ilişkin tapu kaydında herhangi bir kayıt da bulunmadığını, iyi niyetli dördüncü kişi konumunda bulunan müvekkiline, satın aldığı malikten bir önceki maliki de araştırma yükümlülüğü yüklenilmesi ihtimalinin abesle iştigal ettiğini, müvekkilinin taşınmazı satın almış olduğu tarihten bu yana kesintisiz olarak ilgili konutta ailesiyle birlikte ikamet ettiğini, taşınmazın satın alınmış olunduğu tarihten bu yana elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin müvekkili adına olduğunu, faturaların ve site aidatlarının müvekkili tarafından ödendiğini, zorunlu DASK poliçeleri düzenli olarak müvekkili adına düzenlendiğini, Türk Medeni Kanunu 1023. ve 1024. maddeleri gereğince iyi niyetli dördüncü kişi konumunda bulunan müvekkiline izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin, ne taşınmazı satın almış olduğu davalı ... ile ne de bahsi geçen diğer davalılarla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, taşınmazı takdiyatında herhangi bir şerh, ipotek olmadan satın aldığını, müvekkiline satıcının da taşınmazı devraldığı şahıs ve şirketleri irdeleyip aralarında bağ veya bağlantı arama külfeti yüklenebilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek; öncelikli olarak müvekkili adına kayıtlı taşınmaza işlenen davalıdır şerhinin kaldırılmasını, davanın müvekkili yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine dahili dava dilekçesi tebliğ edildiğini, müvekkili ...'ın uzun yıllardan bu yana ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi isimli şirketin sahibi ve yetkilisi konumunda faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkili ...'ın, ...'ın eşi olduğunu, müvekkillerinin 2021 yılı itibariyle ... bölgesinde mülk arayışına giriştiklerini, ... Sitesi'nde yer alan davaya konu taşınmazda karar kıldıklarını ve 5.675.000-TL satış bedeli üzerinden mutabık kalındığını, müvekkillerinin evi satın almaya karar verdiği, hatta tapu devrine kadar taşınmazı satın almış olduğu ... ile herhangi bir iletişim dahi kurmadığını, tüm sürecin emlak danışmanı tarafından yürütüldüğünü, taşınmazın satışına ilişkin anlaşma sağlanması akabinde 25.08.2021 tarihinde 100.000-TL kapora ücretinin ''... 857 parsel 12u kapora'' açıklamasıyla satıcı ...'ya müvekkili ... tarafından gönderildiğini, 31.08.2021 tarihi itibariyle taşınmazın devrinin müvekkillerine yapıldığını, devir tarihinde doğan tüm tapu harçları ve döner sermaye ücretlerinin müvekkillerince ödendiğini, müvekkili tarafından aynı gün davalı ...'ya 2.300.000-TL ödemenin ''... a3 u 12 satış bedeli'' açıklamasıyla yapıldığını, bakiye bedelin ise ... Tapu Müdürlüğü huzurunda, tarafların karşılıklı mutabakatı ile devir esnasında ...'ya 376.600-USD satış tarihindeki kur karşılığı olan 8,27-TL üzerinden, 160.518-TL bakiye bedel ile birlikte elden teslim edildiğini, taşınmazın, 2017 yılından müvekkillerince devralındığı tarihe kadar 5 sene boyunca davalı adına kayıtlı bulunduğunu, müvekkillerine kaydında şerh, ipotek ve takyidat bulunmaksızın devredildiğini, ayrıca devir tarihinde davaya konu inşaat sözleşmesine ilişkin tapu kaydında herhangi bir kayıt da bulunmadığını, iyi niyetli dördüncü kişi konumunda bulunan müvekkillerine, satın aldığı malikten bir önceki maliki de araştırma yükümlülüğü yüklenilmesi ihtimalinin abesle iştigal ettiğini, müvekkillerinin, taşınmazı satın almış olduğu tarihten bu yana kesintisiz olarak ilgili konutta ailesiyle birlikte ikamet ettiğini, taşınmazın satın alınmış olunduğu tarihten bu yana elektrik, su, doğalgaz, internet bağlantısı, ... gibi aboneliklerinin müvekkili adına olduğunu, faturaların ve site aidatlarının müvekkili tarafından ödendiğini, zorunlu ...poliçelerinin düzenli olarak müvekkili adına düzenlendiğini, müvekkili ...'ın ... Site Yönetimi içerisinde aktif olarak faaliyet gösterdiğini, yalnızca bu hususun dahi müvekkillerinin iyi niyetli dördüncü kişi konumunda olduğunu ortaya koyar nitelikte olduğunu, ayrıca müvekkillerinin taşınmazı 1/2'şer hisseli olarak tescil ettirmesinin de taşınmazın aile konutu olarak kullanılma amacıyla satın alındığını açıkça ortaya koyduğunu, Türk Medeni Kanunu 1023. ve 1024. maddeleri gereğince iyi niyetli dördüncü kişi konumunda bulunan müvekkillerine izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, müvekkillerinin, ne taşınmazı satın almış olduğu davalı ... ile ne de bahsi geçen diğer davalılarla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, taşınmazı takdiyatında herhangi bir şerh, ipotek olmadan satın aldığını, müvekkillerine satıcının da taşınmazı devraldığı şahıs ve şirketleri irdeleyip aralarında bağ veya bağlantı arama külfeti yüklenebilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan ederek; öncelikli olarak müvekkilleri adına kayıtlı taşınmaza işlenen davalıdır şerhinin kaldırılmasını, davanın müvekkilleri yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; .... Noterliği'nin 29.08.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ve .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi'nin fotokopilerinin sunulmuş olduğu görüldü.
Davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi ekinde; .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi'nin, █████/2007 tarihli Ek Sözleşme No:1'in, █████/2009 tarihli Ek Sözleşme No:2'nin, ... ... Projesi Etap Planının, Ek Sözleşme No:3'ün, █████/2011 tarihli Ek Sözleşme No:4'ün, █████/2012 tarihli Ek Sözleşme No:5'in, █████/2013 tarihli Ek Sözleşme No:6'nın, █████/2014 tarihli Ek Sözleşme No:7'nin, █████/2014 tarihli Ek Sözleşme No:8'in, █████/2014 tarihli Ek Sözleşme No:9'un, █████/2016 tarihli Ek Sözleşme No:10'un, █████/2017 tarihli Fiziki Paylaşım Protokolünün, █████/2014 tarihli Yapı Kullanma İzin Belgesinin, .... Noterliği'nin █████/2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname cevabının fotokopilerini ve tapu devirlerine ilişkin tablonun çıktısını sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ...'ın cevap dilekçesi ekinde; █████/2016 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporunun ve █████/2016 tarihli 694.398,09 TL bedelli ... İnşaat ve Tur. Tic. A.Ş. hesabına "... Sitesi C 43 bahçe dubleksi satış bedeli karşılığı ..." açıklamalı işleme ait dekont fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ...'ın cevap dilekçesi ekinde; █████/2016 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporunun ve █████/2016 tarihli 694.398,09 TL bedelli ... İnşaat ve Tur. Tic. A.Ş. hesabına "... Sitesi C 43 bahçe dubleksi satış bedeli karşılığı ..." açıklamalı işleme ait dekont fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ...'nun cevap dilekçesi ekinde; █████/2015 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporunun, ...'ya ait...Bankası hesabının █████/2015 - █████/2015 tarihli hesap dökümünün, ... tarafından ... hesabına gönderilen █████/2015 tarihli 50.000,00 TL bedelli işlem dekontunun, ...'in kiraya veren, ...'in kiracı olduğu █████/2015 tarihli Kira Sözleşmesinin, .... Noterliği'nin █████/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ve .... Noterliği'nin █████/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ...'nun cevap dilekçesi ekinde; █████/2015 tarihli Gayrimenkul Değerleme Raporunun, ...'ya ait ...Bankası hesabının █████/2015 - █████/2015 tarihli hesap dökümünün, ... tarafından ... hesabına gönderilen █████/2015 tarihli 50.000,00 TL bedelli işlem dekontunun, ...'in kiraya veren, ...'in kiracı olduğu █████/2015 tarihli Kira Sözleşmesinin, .... Noterliği'nin █████/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin ve .... Noterliği'nin █████/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ...'ın cevap dilekçesi ekinde; ...'ın hesabından ... İnşaat ve Tur. Tic. A.Ş. hesabına "... Sitesi ...nolu konut satış bedeline karşılık ... İnşaat ve Tur. Tic. A.Ş. lehine keşide edilmiş olan 31.7.2016 vadeli 344.500 TL'lik senet bedeli olarak... tarafından yapılan ödeme" açıklamalı işleme ait dekontun, 9/███████ tarihli Değerleme raporunun ve "... kullanılan 450.000 TL'lik konut kredi bedelinin bloke çek ile ... İnşaat A.Ş.'ye ödenmesi" şeklinde açıklama yazılan dekont fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ekinde; müvekkili ile ... arasında imzalanan █████/2022 tarihli Satış Protokolü ve Kaparo Sözleşmesinin, müvekkili hesabından ... hesabına gönderilen █████/2022 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli, █████/2022 tarihli 500.000,00 TL bedelli işlem dekontlarının, █████/2022 TL tarihli 80.000,00 TL bedelli tapu harç ödemesine ilişkin müvekkili adına ve ... adına 2 adet dekontun, ... Site Yönetimi'nce düzenlenen 18.12.2025 tarihli yazının, müvekkilinin, ... ...'ın ve ... ...'ın adres kayıtlarının, müvekkili adına doğal gaz, elektrik, ..., Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesinin, ... Site Yönetimi'ne yapılan aidat ödemelerine ilişkin dekontların fotokopilerini ve ...ile yapılan whatsapp konuşmalarının çıktılarını sunmuş olduğu görüldü.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ekinde; ... Site Yönetimi'nce düzenlenen 18.12.2025 tarihli yazının, müvekkilleri adına elektrik, ..., ... faturalarının, ... hesabından ... hesabına "... A3 U 12 satış bedeli" açıklaması ile gönderilen █████/2021 tarihli 2.300.000,00 TL bedelli, █████/2021 tarihli "... 857 parsel 12U kapora" açıklamalı 100.000,00 TL bedelli işlem dekontlarının, müvekkillerinin adres kayıtlarının, İstanbul ... ... 857 parsel 3 nolu bağımsız bölüm taşınmazın müvekkilleri adına 1/2 hisseli oldukları Tapu Senedinin, emlak vergisi ödeme dekontlarının, Zorunlu Deprem Sigortası Poliçesinin fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı ile; henüz yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, somut olayda davanın bulunduğu aşama itibari ile tedbir talebi konusu yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karar verildiği anlaşıldı.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın incelenmesinde davacı ... tarafından davalı ... Yapı Taahhüt Sanayi Ve Dış Tic. A.Ş. aleyhine açılan davada davacının, ıskata ilişkin yönetim kurul kararının hüküm tespitini pay defterinde gerekli düzeltmelerin yapılması ve 19.07.2012 tarihli 2012/... sayılı yönetim kurul kararının uygulanmasının tedbir yoluyla durdurulmasını talep ettiği, 2012/... Esas 2014/... Karar sayılı █████/2014 tarihinde "Davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne ve davalı şirketin 19.07.2012 tarihli 2012/5 sayılı davacının ortaklığının ıskatına dair olan yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline" dair karar verildiği, kararın █████/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasının bir suretini UYAP üzerinden gönderildiği, dosyanın incelenmesinde, davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ... İnşaat Ve Turizm Tic. A.Ş., ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine tapu iptali ve tescil talebi ile açılan davada; davacı vekiline eksik harcı tamamlamak üzere süre verildiği, eksik harcın tamamlanmadığı, ... sayılı █████/2020 tarihli kararı ile "6100 sayılı H.M.K.'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına," dair karar verildiği, kararın davacı vekilince İstinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli ilamı ile "Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine," dair karar verildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı █████/2022 tarihli ilamı ile "Verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına," dair karar verildiği ve kararın █████/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı.
Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde davaya konu taşınmazlar üzerinde bilirkişiler Mimar ... İnşaat Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi ... refakate alınarak keşfen inceleme yapılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1-Taraflar arasında imzalanan kök sözleşme (gelir paylaşımlı kat karşılığı inşaat yapım sürecinde 10 adet ek protokol yapıldığı ve en son da fiziki paylaşım protokolü yapıldığı, bu protokole göre davacıya verilecek 7 adet taşınmaz A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48 nolu konutlar olduğu, bu taşınmazların davacı uhdesine geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
2-Bunun belirlenebilmesi için bir mali müşavirce davacı mali defterlerinin incelenmesi ile yukarıda sayılı 7 adet taşınmazın satış durumları ile satış bedellerinin davacı uhdesine geçip geçmediği anlaşılabilecektir. Bunun takdiri yüce mahkemeye aittir.
3-Keşif kararında incelenmesi belirtilen davalılara ait 9 adet taşınmaz A tipi 3-, A tipi 4- ve B tipi 8-, B tipi 21 -, B tipi 24 -, C tipi 38 -, C tipi 39 - C tipi 42-, C tipi 43-, nolu taşınmazın dava tarihi itibarı ile değerleri toplamı 230.400.000.-TL olarak hesaplanmıştır.
4-Taraflar arasında son olarak imzalanan fiziki taksim protokolüne göre davacıya verilecek olan 7 adet taşınmaz A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48 nolu konutlar değerleri toplamı da 194.400.000.-TL olarak hesaplanmıştır.
5-Davacının; davalı tarafın kendisini yüklenici firmadan ıskat ettikten sonra muvazaalı olarak yüklenici firma ile bu protokollerin yapıldığını ve yine bu bağımsız bölümlerin de muvazaalı olarak satış ve devrinin yapıldığını beyan ve iddiasının yorumu ve kararı hukuki olup yüce mahkemenin takdirindedir" şeklinde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş. vekilince █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi, █████/2025 tarihinde davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunulmuş olduğu ve dilekçesinde bilirkişi heyetinden dava konusu taşınmazların satış tarihindeki değerlerinin tespitini belirten ek rapor alınmasını, daha sonra dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile mali defter incelemesi yapılması ve 7 adet taşınmazın satış ile satış bedellerinin müvekkili uhdesine geçip geçmediğinin tespiti için mali müşavir bilirkişiye tevdini talep etmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile; "Dava değerinin 230.400.000-TL olduğunun tespiti ile eksik 3.932.948,25‬.-TL peşin karar harcının Harçlar kanunu maddesi █████ uyarınca davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmasına, aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına," karar verildiği, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin talimatı sonucunda; 1 no'lu Burak Çağman ve 4 no'lu ...'nün maliki gözüktüğü davaya konu "İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, B tipi, 24 nolu" ve "İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, C tipi, 38 nolu" taşınmazlar yönünden tapu iptal ve tescil talepli işbu davadan kısmi feragat ettiklerini, işbu taşınmazların harca esas değerinin 28.800.000 TL ve 18.000.000 TL olduğunu, █████/2025 tarihli ara kararda düzenlenen 3.932.948,25 TL harçtan; davalıların maliki olduğu taşınmazların bedeli düşülerek ve yeniden harcın hesaplanarak kendilerine bildirilmesi halinde harcın dosyaya ödeneceğini beyan ettiği, dosyanın davalılar ... ... ve ... ... yönünden tefrik edilerek mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve ████████ Karar sayılı █████/2025 tarihli kararı ile "Davanın feragat nedeni ile reddine" dair karar verildiği, kararın █████/2025 tarihinde kesinleştiği, mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile "Kısmi feragattan sonra işbu dava değerinin 183.600.000,00.-TL olduğunun tespiti ile eksik 3.135.429‬,00-TL peşin karar harcının Harçlar kanunu maddesi █████ uyarınca davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmasına, aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına," dair karar verildiği, eksik harcın tamamlandığı ve █████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın miktarı itibariyle heyete tevdine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkili adına tescil talep ettikleri tüm taşınmazların üzerine 3. şahıslara devir ve tescilin önlenmesi için teminatsız şekilde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde, tapu kayıtlarının evveliyatlarıyla birlikte celbi için Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin ve davalıdır şerhi verilmesi taleplerinin tapu kayıtları geldikten sonra değerlendirilmesine karar verildiği, ... Tapu Müdürlüğü'nce davaya konu taşınmazların aktif ve pasif tapu kayıtlarının gönderilmiş olduğu, mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile, "Davacı vekilinin dava ve talep konusu taşınmazlar üzerine "Davalıdır" şerhi konulması talebinin kabulü ile; İstanbul, ..., ..., 3 pafta, 857 parsel, A tipi 3, A tipi 4, B tipi 8, B tipi 21, C tipi 39, C tipi 42, C tipi 43 bağımsız bölüm numaralı taşınmazların kayıtlarına "DAVALIDIR" şerhi konulmasına, teminat alınmasına yer olmadığına" dair karar verildiği ve kararın ... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan yazı ile bildirildiği, ... Tapu Müdürlüğü'nce verilen cevapta taşınmazlar üzerine "Davalıdır ve Kesinlesmemis Mahkeme Kararlarının Belirtmesinin Tesisi" işleminin █████/2025 tarih 12861 yevmiye numarası ile yapıldığının bildirildiği anlaşıldı.
Davalı ... vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile celbini talep ettiği delilleri hususunda ... ... ve ... ... müzekkere yazılarak davalı ...'a ait 2016-2017 tarihleri arasındaki çek ve mevduat hesaplarının 2016-2017 yıllarındaki davacı ... ile davalı ...'ne yapılan işlemler ile sınırlı olmak üzere hesap hareketlerinin gönderilmesi ve davalı ...'ın 2016 yılında konut kredisi çekip çekmediğinin, çekmiş ise kredi başvurusuna ilişkin evrakların ve "İstanbul İli, ... İlçesi, ..., 3 Pafta, 857 Parsel, C tipi 39 no.lu Bağımsız Bölüm" adresli taşınmaz için düzenlenen 09.02.2016 tarihli konut değerleme raporunun mahkememize gönderilmesinin istenildiği, yazılan yazılara .... ve ... .. A.Ş. tarafından cevap verildiği anlaşıldı.
Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde "A tipi 3, A tipi 4 ve B tipi 21 numaralı taşınmazların maliklerine karşı dava açılmadığı anlaşılmakla davacı vekiline taşınmaz maliklerini davaya dahil etmek üzere gereken hukuki işlemleri başlatmak ve durumu mahkememize bildirmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, aksi taktirde taraf teşkili sağlanmamasının hukuki sonuçlarına katlanacağı ve işbu taşınmazlar açısından davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına" dair karar verildiği, davacı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesi ile ..., ..., ... ... ve ...'ın davaya davalı olarak dahil edilmesine ve kendilerine tebligat yapılmasını talep ettiği, mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekiline davaya dahil edilmesini istediği kişiler için dahili dava dilekçesini hazırlamak ve mahkememiz dosyasına sunmak üzere süre verildiği, davacı vekilince █████/2025 tarihinde dahili davalılar için dava dilekçesi sunulduğu, mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile dahili davalı olarak bildirilen kişilerin TC kimlik numaralarının ... Tapu Sicili Müdürlüğü'nden celbine, bildirildiğinde dahili davalıların UYAP sistemine kayıt edilerek; dava dilekçesi, dahili dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma tutanakları, █████/2024 tarihli, █████/2025 tarihli, █████/2025 tarihli, █████/2025 tarihli ve iş bu ara kararın dahili davalılara tebliğine karar verildiği, ... Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından TC kimlik numaralarının bildirildiği ve dahili davalılara ara kararımız gereği tebligatların yapıldığı anlaşıldı.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; kar paylaşımlı inşaat sözleşmesi nedeniyle davalı ... Firması tarafından müvekkili adına devir yapılması gerekirken, haksız - muvazaalı şekilde davalılar adına devir edilen gayrimenkullerin tapularının iptali ile müvekkili adına tescilini, bunun imkansız olması halinde muvazaalı devir yapan davalılardan taşınmaz bedelinin, ... Firmasından da .... Noterliğinin 21.04.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi” gereğince müvekkili şirket adına olması gereken taşınmazların tespiti ile iptal ve tescili istenen taşınmazların dava tarihindeki gerçek değerleri üzerinden satış bedelleri kadar alacaklı olduklarının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır. Yine davacı tarafça ana sözleşmede hasılat paylaşımı öngörülmüş olmasına rağmen tarafların bunun aksine hasılat paylaşımının fiziki taksimde yapılacağı yönünde 24.01.2017 günlü fiziki paylaşım protokolü yapmış olduklarını, bu paylaşım protokolü gereği, yüklenicinin kendisine düşen villaları satıp kaynak yaratabileceği, bunu sağlayabilmek için arsa sahibi tarafından vekaletname verileceğini ve sözleşmenin tapuya şerh edileceğini, bu uzlaşıya rağmen ne vekaletname verildiğini ne de sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, aksine fiziki paylaşımda yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin arsa sahibi tarafından satıldığını, bu sebeple zaman aşımının başlangıç tarihinin, bu protokole aykırı olarak yapılan satışların taraflarınca öğrenildiği tarih olup, bu tarihin .... Asliye Hukuk’ta açılan davanın ikame tarihi olan 25.04.2019 tarihi olduğunu ve eser sözleşmesinden doğan davalarda TBK 147.madde gereğince zaman aşımının 5yıl olduğu gözetildiğinde davanın yasal süresi içinde açılmış olduğunu beyan ve izah ettiği görülmüştür.
Dava konusu somut olayda, davacı şirket 18.04.2007 tarihinde inşaat yapma amaçlı kurulmuştur. Şirket kuruluşundan sonra, davacı ile davalı ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş arasında, 21.04.2007 tarihinde, ... Noterliği' nde ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmenin konusu, İstanbul İli, ... İlçesi, ..., ... Mevkii’nde bulunan 3 pafta, 88 parsel nolu 30.625 metrekare yüzölçümlü gayrimenkulün belirli bir payının yükleniciye devri karşılığında, üzerinde yüklenici tarafından, sözleşmeye uygun şekilde konut inşa edilmesi, inşa edilen konutların, arsa sahibi ile yüklenici arasında paylaşılmasıdır. Sözleşmeye göre yüklenici taraf davacı taraf olup, arsa sahibi de davalı ...dir. Yapılacak olan konutların %41’i arsa sahibine, %59’ü yükleniciye ait olmak üzere paylaşılacaktır. Sözleşmenin tanziminden sonra inşaata başlanmış olup, davacı tarafın iddiaları "davalı ...' nin haksız baskıları, davacıya zor durumda bırakan davranışları sonucu, müvekkilinin müzayaka haline itildiği ve şirket aleyhine olacak adi yazılı ek sözleşmeler tanzim etmeye zorlandığı, davacının sürekli olarak ... Firmasının maddi baskılarına maruz kaldığı, bu baskı nedeniyle şirket hisselerinin kısmen devir yapıldığı, bu devir ile beraber, şirkette temsil yetkisini ele geçiren ortakların müvekkili ... Yapı Taahhüt Sanayi ve Dış Tic. A.Ş. adına ve ... İnşaat ve Turizm Tic. A.Ş ile muvazaalı ve hileli işlemler yaparak, davacı şirkete ticari yönden zarar verici eylemlerde bulundukları" yönündedir. Yine davacı taraf, diğer davalıların da tamamen mal kaçırma maksatlı olarak davalı ... İnşaat ve Turizm Ticaret Anonim Şirketi ile danışıklı dövüş içinde olduklarını iddia etmektedirler.
Bu haliyle uyuşmazlığın esasen 21.04.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesinden doğduğu ve zamanaşımı itirazlarının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Beş Yıllık Zamanaşımı" başlıklı 147. maddesine göre; "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: ...6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar".
Alacak zamanaşımı başlangıç tarihi ise alacağın muaccel olmasıyla başlar. 6098 sayılı TBK'nun 149. maddesinde; "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar." hükmü mevcuttur.
Taraflar arasında imzalanan Fiziki Paylaşım Protokolünün tarihi 24.01.2017 tarihi olup bu protokol gereğince ... A.Ş.'ye gelir/hasılatı bırakılan "A3, A4, B8, B20, B21, C34, C48" nolu konutlardan (B21) 09.02.2017, (A3-A4-B8) 10.02.2017, (C34) 28.02.2017 ve (C48) ise 07.03.2017 tarihinde alıcılarına tapuları devredilmiştir. Bu haliyle davamız tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı şirket ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ise ancak sorumluluk davasına konu olabilecek nitelikte olup davamız konusu olmadığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Diğer yandan, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas (Eski: .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .../... Esas) sayılı dava hakkında eksik harcın ikmal edilmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması ile davanın bütün usuli sonuçları da ortadan kalkmıştır.
HÜKÜM
: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL Karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 1.707,75 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 3.135.429,00 TL toplamı olan 3.137.136,75 TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 3.136.404,75 TL karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Ret sebebi ortak olduğu gözetilerek, davalılar ... İnşaat ve Turizm Ticaret A.Ş., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T göre hesap ve taktir olunan 2.892.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... İnşaat ve Turizm Ticaret A.Ş., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
6-Davalı ... tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
7-Davalı ... tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine,
8-Davalı ... tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
9-Fazla yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin davalı ... ve davalı ...'nun davalı ...'nun, Davalı ... ... A.Ş. Vekilinin Davalı ... ve ... vekilinin, Dahili Davalı ... ve ... ve ... vekilinin, Dahili Davalı ... vekilinin yüzüne kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!