Anahtar kelimeler: Segbis Olunanların Talepli İstemesine Rize Süreci Açılmamış Karşın Açtığı Hakimler
Hukuk Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

    SAYISI
    : ███████ E., ████████ K.
    1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
    2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
    I. YARGILAMA SÜRECİ
    Davacı İstemi
    4. Davacı adli yardım talepli dava dilekçesinde; Rize Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ sayılı dosyasında SEGBİS üzerinden duruşmaya katılmak istemesine karşın ihbar olunan hâkimler tarafından bu olanağın kendisine sağlanmadığını, bu konuda açtığı tazminat davasının da Rize İdare Mahkemesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile görev nedeniyle reddedildiğini ve kesinleştiğini ileri sürerek, ihbar olunanların görev suçu ve kusuru sonucu uğradığı zarar nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
    Özel Daire Kararı
    5. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı karar ile; “…Davacı dava dilekçesinde özetle; Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı davasına davalılar tarafından iştirak ettirilmediğini, Rize İdare Mahkemesinin davasında verilen görev yönünden ret kararının kesinleşmesi sonrasında işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, davalıların fiillerinden dolayı manevi zarara uğradığını belirterek 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    GEREKÇE
    : Dava, hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı Devletin hukuki sorumluluğuna dayalı manevi tazminat davası olup davacı adli yardım talebinde bulunmuş, █████/2025 tarihli tensip zaptı ile, davacı tarafından Dairemizde açılmış birden fazla dava dosyası bulunduğu, bu dosyalarda davacının sosyal ve ekonomik durumunun araştırıldığı, gelen cevabi yazıdaki bilgilere göre ve davacı tarafından ibraz edilen belgeler ve dosyadaki bilgilere göre davacının, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığından adli yardım talebinin reddi ile başvuru harcı ve peşin harcın yatırılması için kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde harcın yatırılmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağı ihtarında bulunulmuş, davacının itirazı üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin █████/2025 gün, 2025/8 D.iş esas, 2025/8 D.iş karar sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddedildiği, verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen süresi içerisinde başvuru ve peşin harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
    HMK'nın 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebinde bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davacının bu dosyaya yeterli belge sunmadığı ve talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması dikkate alınarak adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Davacının adli yardım talebinin reddine dair karara yönelik itirazı ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 gün ve 2025/8 D.iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
    Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacının kendisine yapılan ihtar ve kesin süreye rağmen yargılama harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
    HÜKÜM
    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
    1-Davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava harcı ikmal edilmemiş olduğundan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
    2-Alınması gerekli 615,40 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
    3-Hazineden karşılanan 1 adet tebligat gideri olan 210,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,…” karar verilmiştir.
    Kararın Temyizi
    6. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.
    II. ÖN SORUN
    7. Özel Dairece verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın, davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi karşısında, davacının kanun yoluna başvuru sırasındaki adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı, adli yardım talebinin yerinde olmadığına karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin tamamlattırılması için dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmış ve değerlendirilmiştir.
    III. GEREKÇE
    8. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Pekcanıtez, Hakan/Özekes, Muhammet/Akkan, Mine/Taş Korkmaz, Hülya: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411).
    9. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334/1. maddesi “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler” hükmünü içermektedir.
    10. Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir.
    11. Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından mali yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin mali durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu, yani kendisi ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak, her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan/Taş Korkmaz, s. 2417-2419).
    12. Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise asıl davadaki taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir.
    13. Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus 6100 sayılı Kanun’un 336/2. maddesinde “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır” şeklinde düzenlenmiştir.
    14. Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir.
    15. Öte yandan talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır; bu yönüyle mali yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçüsünün geçerli olduğunun kabulü gerekir.
    16. Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında, talepte bulunanın kendisi ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay, adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez/Özekes/Akkan/Taş Korkmaz, s. 2427).
    17. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine sunduğu adli yardım talepli dava dilekçesiyle, ihbar olunan hâkimlerin SEGBİS üzerinden duruşmaya katılmasını sağlamadıklarını ve bundan dolayı zarar gördüğünü ileri sürerek 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, Özel Dairece; tensip zaptında adli yardım talebi değerlendirilerek, davacı tarafından açılan çok sayıdaki dava dosyalarında sosyal ve ekonomik durumunun araştırılmasına ilişkin olarak toplanan bilgi ve belgeler karşısında davacının geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığı gerekçesiyle adli yardım talebinin reddedildiği, başvurma ve peşin nispi harç ile gider avansını yatırması için davacıya kesin süre verildiği, ilgili ihtaratı içeren tensip zaptının davacı vasisi ve davacıya ayrı ayrı tebliğ edildiği, davacı tarafından adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edilmiş ise de itirazın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından reddedildiği, harç ve gider avansının da yatırılmadığı, bunun üzerine Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının verilen bu kararı adli yardım talepli olarak temyiz ettiği anlaşılmakta ise de davacı temyiz dilekçesinde kendi talebi üzerine muhtarlık tarafından verilen fakirlik belgesi dışında yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren malî durumuna ilişkin başka bir belge sunmadığı anlaşılmaktadır.
    18. Diğer yandan HMK’nın 337/2. maddesi; “Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir” hükmünü taşımakta olup; davacı, Özel Dairenin adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı itiraz etmiş ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesince verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karar HMK’nın 337/2. maddesi gereğince kesinleşmiştir. Bu aşamadan sonra kanun yoluna başvuru sırasında, davacı tarafından ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmayı gösterir belge sunulmamıştır. Ayrıca, Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden kanun yoluna başvuru sırasında ödenecek harçların maktu nitelikte olduğu, bunun ise yüklü bir miktar olmadığı gözetildiğinde, davacının kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.
    19. Hâl böyle olunca, davacının adli yardım talebi, 6100 sayılı Kanun’un 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
    20. Davacının sunduğu temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından, davacıya temyiz başvurma harcı ve maktu temyiz karar harcını ikmal etmesi için muhtıra çıkarılarak bir haftalık kesin süre verilmeli, kesin süre içinde harç yatırıldığı takdirde dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmeli, süresi içinde harç yatırılmadığı takdirde 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince davacının temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmelidir.
    IV. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1- Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,
    2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,
    25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!