Anahtar kelimeler: Devirciro Kargoya Lehdarının Telafisi Teselsül Gelişen Ltdşti Çalınması Kargo Güç

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalıların birlikte, teselsül halinde organize şekilde hareketle; lehdarının müvekkili şirket ... ŞİRKETİ bulunduğu ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... Çek numaralı █████/2023 keşide tarihli 235.000,00 TL bedelli çekin, müvekkili tarafından kargoya verilmesi sonrasında kargo personelinin dağıtımı sırasına 3.kişilerce çalınması ve devamında gelişen eylemler ile davalılarca usulüne uygun devir,ciro ve temlik alınmaksızın davalılardan ... LTD.ŞTİ tarafından ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmesi sebepleri ile müvekkillinin sonradan telafisi güç ve imkansız zararlara uğramasını önlemek amacıyla öncelikle işbu dava öncesinde ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. -... K. sayılı dosyası ile İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 3. fıkrası gereğince icra veznesine giren/girecek paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, meticesinde müvekkili şirketin dava konusu çek bakımından, tüm davalılar yönünden borçlu olmadığının ve ilgili çekin hükümsüz kaldığının tespiti ile icra takibinin müvekkili yönünden durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini Müvekkili ... Şirketi'nin sonradan telafisi güç ve imkansız zararlara uğramasını önlemek amacıyla öncelikle H.M.K 208 vd. maddeleri uyarınca icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına ve İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 3. fıkrası gereğince icra veznesine giren/girecek paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik olarak ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. -... K. sayılı dosyası ile verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, davanın kabulü ile Müvekkili ...Şirketi'nin dava konusu, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... Çek numaralı, ... keşide tarihli, 235.000,00 TL bedelli çek bakımından davalılara ayrı ayrı borçlu olmadığının, ilgili çekin hükümsüz kaldığının tespiti ile ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin menfi tespite uygun şekilde durdurulmasına ve iptaline, İcra takibinin; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ...K. Sayılı kesinleşen dosyası ile iptaline karar verilen ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı Savcılık soruşturması kapsamında çalıntı olduğu tespit edilen çeke dayalı olarak haksız ve kötü niyetle yapılması nedeniyle, %40 oranında kötü niyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama giderleri ve ücreti vekâletin, davaya sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ... yönünden davalı sıfatı ile iş bu dava açılmış ise de; Bu davalı Müvekkil şahıs, diğer davalı ...ŞTİ'nin yetkilisi olduğunu, Dava konusu çek aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ...şirketinden ... şirketi tarafından alındığını, Davaya konu çekin son cirantası da davalı müvekkili şirket olduğunu, Çek şirket kayıtlarına işlenmiş, vade tarihinde ... Bankası ... şubesine götürüldüğünde, çeke işlem yapılmayarak arkasının şirket yetkilisi sıfatı ile ... tarafından imzalanması banka şube görevlilerince istenmiş, bu istem üzerine çekin arkası imzalandığını, Ancak yeni bir ciro oluşturulduğu anlamına gelmemesi için de imza yanına İPTAL şerhi düşüldüğünü, Müvekkili ... tarafından ciro yapılmamış, bu yönde davacı veya diğer cirantalardan da bir alacak talebinde bulunulmadığını, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra takibinde davalı Müvekkili ...'inde alacaklı yada borçlu gibi herhangi bir sıfatı da bulunmadığından husumet yokluğundan iş bu davanın reddini talep ettiklerini, Çekteki ciro silsilesinden de anlaşılacağı gibi müvekkili, dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... şirketinden aldığını, Çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelini tahsil edememiş ve bu nedenle de mağduriyet yaşadığını, Yani müvekkilinin somut olayda hiçbir kötüniyeti bulunmayıp bizzat suçun mağduru olduğunu, Bu nedenle davacı, müvekkiline karşı sorumlu olup menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olup menfi tespit davasının reddine karar verilmesini, davanın her iki müvekkille ilgili olarak ayrı ayrı reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı ...ve ... yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.DELİLLER /Taraf vekillerinin belirttiği, ... 36. İcra Müdürlüğü - ... Esas Sayılı dosyası, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ...K. sayılı dava konusu çeke ilişkin zayi/iptal dosyası,... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma numaralı dosyası, ... 16.İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı dosyası. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. - ...K. sayılı dosyası, ...Bürosu'nun ... Dosya numaralı ve ... Başvuru dosya numaralı dosyası, Ticari Defter ve kayıtlar, banka kayıtları, çek aslı delil olarak değerlendirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının ... Bankası ... Şubesi'nden verilme ... numaralı 25.07.2023 keşide tarihli 235.000 TL bedelli çek sebebiyle davalılara borçlu olup olmadığı, davacının İİK'nın 72/3. Maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi konulu ihtiyati tedbir talebinin yerinde olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı.█████/2025 tarihli bilirkişi raporunda “İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde: Davacı şirketin, dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı ... Şti. arasında 2023 yılında ticari ilişkinin mevcut olduğu, dava dosyası içinde yer alan çekin arkasındaki ... A.Ş.’den sonraki ciro sahipleri gerçel veya tüzel şirketler ile gerek çekten önce gerekse çekten sonra aralarında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, 1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter Defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. ilgili Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olmasından dolayı davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde: Davacı şirketin, dava dışı ...A.Ş. ile dava dışı ... Şti. arasında 2023 yılında ticari ilişkinin mevcut olduğu, dava dosyası içinde yer alan çekin arkasındaki ...A.Ş.’den sonraki ciro sahipleri gerçel veya tüzel şirketler ile gerek çekten önce gerekse çekten sonra aralarında herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı,” sonuç ve kanaatine varılmıştır.█████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda“ Dosya mevcudu, kök rapor, davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları, dava dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;Davalılar; ...Şti, ... Aş, ...Şti ve ...'in inceleme günü olan █████/2025 günü saat 14:00’da mehkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalıların yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, Mali yönden kök raporda yer alan görüş ve kanaatimde herhangi bir değişikliğin bulunmadığı,” sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /...36. İcra Müdürlüğünün ... Esas esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının ... Şirketi, takip borçlularının ise davacı ... Şirketi ve davalılar ...Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Anonim Şirketi olduğu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 31.07.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde, toplam alacak tutarının 259.852,05-TL olduğu ve takip dayanağının ... günlü ... Seri No lu, 235.000,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.Tarafların uyuşmazlık noktaları, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... Çek numaralı █████/2023 keşide tarihli 235.000,00 TL bedelli çekte lehtar olan davacının çeki cirolayıp müşterisine göndermek için kargoya verdiğinde, çekin kargoda çalındığı iddiası sebebiyle çekte bulunan davalılara borçlu olup olmadığı, davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.Dava konusu, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... Çek numaralı █████/2023 keşide tarihli 235.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığını, çekin 04.04.2023 tarihinde ... kargo personelinin dağıtımı sırasında çalındığını, çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığını iddia ettiği, 01.10.2025 tarihli duruşmada taraflara ticari defterlerin incelenmek üzere ibrazı için süre verildiği, davalıların tamamının duruşmada bulunmadığı ve diğer aşamalarda da yargılamayı takip etmedikleri, davalılara 01.10.2025 tarihli duruşma zaptının tebliğine rağmen ticari defterlerini mahkememize ibraz etmedikleri, davacının ticari defterlerinin incelendiği, 07.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı keşideci ... A.Ş. İle ticari ilişkide bulunduğunun tespit edildiği ve davaya konu olan çekin 10.05.2023 tarihinde ödeme aracıyla keşideci ... A.Ş tarafından ödeme aracı olarak davacıya verildiğinin tespit edildiği, incelenen ticari defterlerde davacının davalılarla ticari ilişkisinin tespit edilmediği, davaya konu çekin çalınmasına ilişkin ...CBS nin ... soruşturma sayılı dosyada daimi ara kararının verildiği, davaya konu olan çekin iptali için davacı anlaşılmıştır.... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi -... esas sayılı dosyanda, davacı ... Şirketi, davaya konu çekin çalınması sebebiyle çek iptali talebinde bulunduğu, 27.07.2023 tarihinde mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, çekin iptaline karar verildiği, hükmün 12.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ... Karar ... Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ...E-... K sayılı kararı)Davaya konu somut olayda, davaya konu çeklerin ciro silsilesinde şeklen bozukluk yoktur. Kural olarak davacı, davalı hamillerin kötüniyetle çeki iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamillere karşı ileri süremez. Davacı, davalıların çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanmalıdır.Mahkememizce davalılar hakkında uyap entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına alınan iş bu kayıtlar uyarınca davalılara ait benzer mahiyette birçok dosyanın olduğu görülmüş çalınan çekin aynı yöntem ile davalıların eline geçtiği kanaati hasıl olmuş sadece davacısının farklı olduğu, davacıları farklı olan, ülkenin farklı yerlerinde kaybolan çekin genelde aynı cirantaların imzası ile davalının eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulması, bu cirantaların şirket olması ve bu şirketlere ulaşılamaması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi davalıların iyi niyetini ortadan kaldıran organize bir durumun olduğunu gösterdiği, davacının ticari defterlerinde, davacıdan sonra çeki cirolayan ...Ltd. Şti ile ticari ilişkisinin tespit edilememesi ve davalı ....Ltd. Şti nin ticari defterlerini sunmaması, diğer tüm davalıların da ticari defterlerini sunmaması ve bu yönde bir çok dosyalarının bulunması sebebiyle hamillerin kötüniyetli olduğunu kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı tarafın tazminat talebinin yönünden İİK'nun 72/5. maddesi uyarınca davanın kabulü yanında davalıların haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Yukarıda detaylıca açıklandığı üzere davalıların aynı ciro silsilesi ile çekleri cirolayıp piyasaya sürmeleri sebebiyle bir çok davaları bulunduğundan davalıların kötüniyetli olduğu kabul edilmiş ve davacının tazminat talebinin 72/5 uyarınca kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davanın kabulü ile davacının dava konusu, ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... Çek numaralı, █████/2023 keşide tarihli, 235.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ile ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile davacı aleyhinde başlatılan takibin davacı yönünden iptaline,2-İİK 72/5 uyarınca davacının tazminat talebinin kabulü ile taktiren alacağın yaklaşık % 20 si tutarında hesaplanan 47.000 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 16.052,85 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 4.437,63 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 11.615,22 TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 4.437,63 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.865,23 TL'nin davalılardan alanarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.170,75 TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam 9.170,75 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan delil avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleşmesinden sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,-Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*