Anahtar kelimeler: Otogaz Bayiliğini Sürüncemede Alımından Satımdan Bayilik Üstlendiği Cari Durduğu Ödemediği

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu, 13.09.2022 başlangıç tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi gereğince müvekkil şirketin --- bayiliğini üstlendiği, davalınn --- alımından kaynaklanan 27.728,00 TL cari borcunu ödemediği, müvekkilinin cari alacağının tahsili için, ---. İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı takip dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takip başlatmışsa da davalının ödeme yapmadığı gibi takibe haksız yere itiraz ettiği ve takibi durduğu, davalının borçlu haksız ve dayanaksız itirazları ile takibi sürüncemede bırakmak istediği, şirket kayıtları incelendiğinde, davalının takip tarihinde 27.728,00 TL cari borcu olduğunun sabit olduğu, yasa gereği arabuluculuğa başvurulmuşsa da arabuluculuk toplantısında anlaşmaya varılamadığı, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle davalı borçlunun, ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyasına yaptığı zın miktar itibariyle kesin olmak üzere iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı borçlunun takip miktarı üzerinden 020 inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle
: Taraflar arasındaki ---- Bayilik Sözleşmesi kapsamında müvekkil şirketin, davacıdan aldığı ürünlerin bedellerini peşin veya eş zamanlı olarak ödediği, ödeme yapılmadan ürün tesliminin sektör uygulamaları gereği mümkün olmadığı, davacı kayıtlarında görünen alacak tutarının, sözleşme sonunda doğan bir borçtan değil; sözleşme süresince cari hesapta hatalı şekilde izlenen bir bakiyeden kaynaklandığı, bu hatanın kaynağı olarak, davacıya ait tankerlerin ve saha görevlilerinin müvekkilin istasyonundan aldıkları akaryakıtın bedelinin, davacıdan alınan - bedellerinden mahsup edilmesi uygulaması olduğu, tankerlerin gaz teslimi sonrası dönüş yolunda müvekkilin istasyonundan mazot/motorin aldığı, bu bedellerin otogaz alımlarına karşılık düşüldüğü, bu işlemlerin süreklilik arz ettiği, icra takibi sonrası yapılan görüşmelerde de takibin hatalı olduğunun davacı yetkililerince kabul edildiği, ancak buna rağmen davanın açıldığı, müvekkil defterlerinde davacıya yönelik borç bulunmadığı, bu mahsup uygulamasının doğrulanması amacıyla davacıya ait tanker şoförü ile saha müdürünün tanık olarak dinletilmesi ve ilgili araç plakalarının dosyaya sunulacağı, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle haksız ve kötü niyetle açılmış davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatın davacıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, ----.İcra Müdürlüğünün ---- Esas Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. İcra Dosyası İncelemesi: Davacı tarafından --- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile 12.07.2024 tarihinde ilamsız icra takibi ile 27.728,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ olduğu, davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu ve takibin durduğu görülmüştür.
Davada taraf teşkili sağlanmış, taraflar tacir olduğundan ticari kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılmıştır.
Talimat Mahkemesi Mali Bilirkişi Raporu ;
Davalının 2022 yılı ticari defterlerinin bilanço esasına göre tutulduğu tespit edilmiştir.2022 yılı yevmiye defteri 31.12.2021 tarih ----- yevmiye numarasıyla-----Noterliğinde tastik edildiği tespit edilmiştir.2022 yılı Defteri Kebir defteri 31.12.2021 tarih ---- yevmiye numarasıyla -----. Noterliğinde tastik edildiği tespit edilmiştir.2022 yılı envanter defteri 31.12.2021 tarih ---- yevmiye numarasıyla -----. Noterliğinde tastik edildiği tespit edilmiştir. Davalı firma 2022 yılı yevmiye defterini kapanış onayı yaptırdığı tespit edilmiştir.
Devalının 2023 ve 2024 yılları ticari defterleri E defter mükellefi statüsünde olup elektronik ortamda tutulduğu tespit edilmiştir.2023yılı envanter defteri 27.12.2022 tarih ----- yevmiye numarasıyla----. Noterliğinde tastik edildiği tespit edilmiştir.2024 yılı envanter defteri 28.12.2023 tarih ------ yevmiye numarasıyla ------. Noterliğinde tastik edildiği tespit edilmiştir.
Davalının 2022 yılı yevmiye defterleri incelenmiş olup 16.09.2022 tarihi ile 31.12.2022 tarihleri arasında davacı olan -----davalı firmaya 317.103,41 TL fatura düzenlediği tespit edilmiştir. 19.09.2022 tarihi ve15.12.2022tarihleri arasında davalı firma olan -----davacı firmaya 276.038,30 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. 2022 yılı sonu itibariyle davalının davacı firmaya 41.065,11 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalının 2023 yılı yevmiye defterleri incelenmiş olup 01.01.2023 tarihi ile 31.12.2023 tarihleri arasında davacı olan ----- davalı firmaya 1.056.358,96 TL fatura düzenlediği tespit edilmiştir. 01.01.2023 tarihi ve31.12.2023tarihleri arasında davalı firma olan-------davacı firmaya herhangi bir ödeme yapmadığı tespit edilmiştir. 2023 yılı sonu itibariyle davalının davacı firmaya 1.097.424,07 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalının 2024 yılı yevmiye defterleri incelenmiş olup 01.01.2024 tarihi ile 31.12.2024 tarihleri arasında davacı olan ---- davalı firmaya 223.382,90 TL fatura düzenlediği tespit edilmiştir. 01.01.2024 tarihi ve31.12.2024tarihleri arasında davalı firma olan -----davacı firmaya 368.923,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. 2022-2023 ve 31.12.2024 yılları tüm düzenlenen fatura ve ödemelerin yevmiye defterlerine işlendiği ve 31.12.2024 sonu itibarıyla davalının davacıya 951.883,97 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde davalıdan 27.728,00 TL alacağının olduğunu beyan ettiği ancak davalının defter ve belgeleri incelendiğinde davacının davalıdan 951.883,97 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir, rakamlar arasındaki tutarsızlığın nedenini davalının mali müşavirine bildirimde bulunarak bunun nedenin ne olduğu tarafımca sorulmuştur. Davalının mali müşaviri mükellefi olan davalının banka ekstrelerini kendilerine beyan etmediği dolayısıyla banka hareketlerini yevmiye defterine işlemediğini beyan etmiştir. Ancak yapılan ödemelere ait dekontların davalı firmada olduğunu beyan etmiş olup, kendilerinin yevmiye kayıtlarına ait E beratlarını beyan ettiklerini düzeltme yapamayacaklarını bildirmiştir. Farklılığın bundan dolayı kaynaklandığını tarafıma bildirmiştir.
Sonuç ve kanaat
:
Sonuç itibariyle yevmiye kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının düzenlemiş olduğu faturaların yevmiye defterlerine işlendiği bildirimlerinin yapıldığı tespit edilmiştir, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin yevmiye kayıtlarına işlendiği tespit edilmiş olup 31.12.2024 tarihi itibariyle davalının davacı firmaya 951.883,97 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup, davalının mali müşavirinin aradaki büyük farklılığın nedenini davalının banka ekstrelerinin yevmiye kayıtlarına işlenmediğinden dolayı kaynaklandığının beyan edildiğine dair kanaat belirtilmiştir
Bu defa davacı kayıtları üzerinde inceleme yapılması için dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Mali Bilirkişi Raporu;
Davacı Defter İncelemesi; Sayın Mahkemenin 23.10.2025 tarihli 3.celse kararında belirlediği inceleme gününde (17.11.2025 SAAT: 10:00) davacı vekilinin hazır bulunduğu, ticari defter kayıtlarının yerinde incelenmesi için talebinin olduğu bu kapsamda Sayın Mahkemece verilen görev kapsamında davacının ticari defter kayıtlarının incelenmesi için davacı vekili ile iletişime geçilmiş davacının ticari defter kayıtları ve yerinde inceleme için 19.11.2025 tarihinde ----- adresine e posta gönderilmiş, sonrasında ilgili e posta 09.12.2025 tarihinde tekrar yenilenmiş ve akabinde davacı vekili tarafından 12.12.2025 tarihli cevabi e postada “İyi günler ----- bey; Her ne kadar geçtiğimiz günlerde davacı taraf olarak bazı belgelerin temini istenmişse de geçen süre içerisinde mümkün olamamıştır. Elimizde olmayan bu durumu açıklamak gerekirse; ---- tek hissedarı ve yetkilisi ----- geçtiğimiz günlerde vefat etmiştir. Ancak ölümünün şaibeli olarak değerlendirildiği, kolluk kuvvetlerince araştırmasının sürdüğünü öğrendik. Durum halen aydınlatılamadığı için ne yazık ki şirkette imza yetkilisi kimse bulunmuyor. Defterlerin nerede olduğu bilinmiyor. Şirket nezdinde ilgilive muhatap kimseye de ulaşamıyoruz. Hal böyle olunca istenen belgeleri yakın bir tarihte size ulaştırmamız mümkün görünmüyor. Ancak davalı tarafın defterlerinde yapılan araştırmada ve dava ekinde sunduğumuz cari borç kayıtlarında borcun varlığı açıkça görünmektedir. Gerekli görülmesi halinde ve mümkünse vergi dairesi kayıtlarını inceleyebilirseniz bir sonuca ulaşabileceğini düşünüyorum.” Şeklinde cevap verildiği görülmüş olup açıklanan nedenlerle davacının ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamamış olup dosya kapsamında yer alan belge ve bilgiler ile sınırlı olarak inceleme yapılacaktır. Davacı Hesap İncelemesi; Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde suret olarak sunulmuş olan 2023–2024 dönemine ait muavin defter dökümleri, dosyada mevcut tek muhasebe kaynağı olması nedeniyle, yalnızca bilgi ve karşılaştırma amacıyla incelemeye esas alınmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 2023–2024 dönemine ait muavin defter suretlerinin incelenmesinde; davacının, icra takibinin başlatıldığı 12.07.2024 tarihi itibarıyla davalıdan 27.728,35 TL tutarında alacaklı göründüğü görülmüştür. Davalı Hesap İncelemesi; Sayın Mahkemece talimatla incelettirilen davalı ----Şirketi ile ilgili Mali Müşavir ----- tarafından hazırlanmış olan bilirkişi raporunun sonuç bölümünde “Sonuç itibariyle yevmiye kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının düzenlemiş olduğu faturaların yevmiye defterlerine işlendiği bildirimlerinin yapıldığı tespit edilmiştir. davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin yevmiye kayıtlarına işlendiği tespit edilmiş olup 31.12.2024 tarihi itibariyle davalının davacı firmaya 951.883,97 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup, davalının mali müşavirinin aradaki büyük farklılığın nedenini davalının banka ekstrelerinin yevmiye kayıtlarına işlenmediğinden dolayı kaynaklandığını beyan etmiştir.” Şeklinde olduğu görülmüştür. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi ile ekinde yer alan ----- Bankası hesap ekstrelerinin incelenmesinde; söz konusu ekstrelerde yer alan ödemelerin tamamının davacı kayıtlarında davalı lehine alacak (tahsilat) olarak muhasebeleştirildiği, bununla da yetinilmeyerek davalı tarafça kendi muhasebe kayıtlarında bulunmayan bazı ilave ödeme tutarlarının dahi davacı tarafından davalı lehine alacak olarak kayda alındığı tespit edilmiştir
Davalı tarafın incelenen 2024 dönemine ait muavin defter kayıtlarında davalının, icra takibinin başlatıldığı 12.07.2024 tarihi itibarıyla davacıya 1.101.781,97 TL tutarında borçlu göründüğü tespit edilmiştir. Ayrıca davalının muavin defter kayıtlarına göre takip tarihinden sonra davacı aleyhine toplamda 149.898,00 TL ödeme olarak borç kaydettiği görülmüştür.
Davalı tarafın takip tarihi sonrasında davacı aleyhine toplam 149.898,00 TL tutarında ödeme yapıldığı iddiasıyla borç azaltıcı kayıt oluşturulduğu görülmüştür. Ancak söz konusu tutarların, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan muavin defter kayıtlarında karşılık bulmadığı, bu ödemelere ilişkin banka dekontu, havale/EFT belgesi, kasa tahsil fişi, makbuz veya taraflar arasında düzenlenmiş bir mahsup belgesi gibi somut ve doğrulanabilir herhangi bir belge veya bilginin dosya kapsamına sunulmadığı tespit edilmiştir.Bu nedenle anılan tutarların fiilen yapılıp yapılmadığı ve davacı cari hesabına yansıyıp yansımadığı hususu mevcut dosya içeriği itibarıyla tespit edilememiştir. Davalı tarafça söz konusu ödemelere ilişkin somut ve denetlenebilir belgelerin dosyaya sunulması halinde, bu kayıtların cari hesap bakiyesi üzerindeki etkisinin yeniden ele alınabileceği değerlendirilmiştir.
Yukarıda tabloda yer alan 2023 ve 2024 dönemi karşılaştırmalı ticari defter kayıtlarının birlikte değerlendirilmesinden; davacı tarafından düzenlenen faturalarda ve mal/hizmet teslimlerine ilişkin borçlandırmalarda esaslı bir uyumsuzluk bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen fatura tutarlarının davalı kayıtlarında da karşılık bulduğu ve 2024 yılı takip tarihi itibarıyla yapılan tahsilatların her iki tarafça da uyumlu şekilde kayda alındığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık, 12.07.2024 takip tarihi itibarıyla ortaya çıkan –1.074.053,62 TL tutarındaki farkın, faturalardan veya 2024 yılı işlemlerinden değil, 2023 yılı içerisinde davalının yaptığı fiili ödemeleri ve davacıya ait tankerler ile saha görevlilerinin müvekkil istasyonundan aldığı motorin/akaryakıt faturalarını muhasebe kayıtlarına almayarak mahsup etmemesinden kaynaklandığı görülmüştür. Davacı kayıtlarında bu motorin ve akaryakıt alımları ile diğer fiili tahsilatlar, davacıdan alınan LPG bedellerinden düşülmek suretiyle tahsilat ve mahsup olarak muhasebeleştirilmiş; buna karşılık davalı taraf bu ödemeleri ve motorin faturalarını kendi yevmiye ve cari hesap kayıtlarına dahil etmediği görülmüştür.Bu nedenle davacı defterlerinde davalı borcu önemli ölçüde azalmış görünürken, davalı defterlerinde aynı tutarlar ödenmemiş borç olarak izlenmeye devam etmiş; söz konusu muhasebeleştirme farkı 2023 yılı sonunda yaklaşık 1,07 milyon TL büyüklüğünde bir cari hesap uyumsuzluğu yaratmış ve bu fark 2024 yılına da aynen devrederek takip tarihi itibarıyla –1.074.053,62 TL olarak devam etmiştir. Bu itibarla tespit edilen farkın kaynağı, taraflar arasındaki fiili ödemeler ve motorin/akaryakıt faturaları yoluyla yapılan mahsuplaşmaların davacı tarafından kayda alınmasına karşın davalı muhasebesine yansıtılmamasından ibaret olup, aynı işlemler davacı defterlerinde borcu azaltıcı/kapayıcı etki yaratırken davalı defterlerinde borç bakiyesini azaltmayacak şekilde izlenmeye devam etmiş, böylelikle cari hesapta dönem sonlarında önemli bir uyumsuzluk meydana gelmiştir.
Bu çerçevede, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla 27.728,35 TL tutarında bir bakiye alacak bulunduğu görülmekle birlikte, davalı tarafın bu bakiyenin de ödendiği veya mahsup edildiği yönündeki iddiasının, salt kendi defter kayıtlarıyla veya soyut beyanlarla değil; ödeme ve mahsuplaşmayı doğrulayacak somut ve denetlenebilir belgelerle (banka dekontu/havale-EFT kayıtları, kasa tahsil fişi, cari hesap mutabakatı, mahsup fişi, motorin/akaryakıt satışına ilişkin fatura ve sevk/teslim belgeleri, plaka bazlı yakıt alım kayıtları, ilgili dönem yevmiye maddeleri ile uyumlu muavin dökümleri vb.) ispatlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Nitekim, davacı defterlerinin aslen ibraz edilememesi nedeniyle davacı kayıtlarının bütünlüğü ve doğruluğu yönünden tam bir denetim yapılamamakta ise de dosyaya sunulan muavin defter suretlerinde takip tarihi itibarıyla alacak bakiyesi oluştuğunun görülmesi karşısında, bu bakiyenin kapandığı/ödendiği iddiasının ispat külfeti bakımından davalı yanca somut belgeyle ortaya konulması önem arz etmektedir.
Bu nedenle, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinin kesin tespiti ve takip konusu bakiyenin akıbetinin netleştirilebilmesi için, özellikle davalı tarafından ileri sürülen ödeme/mahsup kalemlerinin tarih, tutar ve dayanak belge bazında somutlaştırılması; varsa ilgili üçüncü kişilerce yapılan tahsilatların ve motorin/akaryakıt alımlarının da belgelendirilerek cari hesaba hangi şekilde yansıtıldığının ortaya konulması gerektiği değerlendirilmiştir.
BA-BS İncelenmesi
: Davacı tarafın BS bildirimlerine göre; 2022 döneminde 4 adet belge ile toplam 210.006,83 TL, 2023 döneminde 14 adet belge ile toplam 943.376,08 TL ve 2024 döneminde 2 adet belge ile toplam 186.152,42 TL tutarında işlem bildiriminde bulunulduğu görülmektedir.
Davalı tarafın BA bildirimlerine göre ise; 2022 döneminde herhangi bir bildirim yapılmadığı, 2023 döneminde 14 adet belge ile toplam 943.376,08 TL, 2024 döneminde ise 2 adet belge ile toplam 186.152,42 TL tutarında bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların 2023 ve 2024 dönemlerine ilişkin BA–BS bildirimleri belge adedi ve tutar itibarıyla birebir uyumlu olup, bu dönemlerde herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu durum, davacının 2024 dönemine ilişkin faturalardan kaynaklanan bakiye alacak tutarının BA–BS verileri açısından fatura tutarları yönünden ihtilaflı olmadığını; tarafların, incelenen BA–BS formlarında söz konusu fatura tutarlarının karşılıklı olarak alım-satım bildirimi olarak yansıdığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Dava,----İcra Müdürlüğünün ------ Esas Sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 2023–2024 dönemine ait muavin defter suretlerinin incelenmesinde; davacının, icra takibinin başlatıldığı 12.07.2024 tarihi itibarıyla davalıdan 27.728,35 TL tutarında alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davalı -----Şirketi hakkında Mali Müşavir ----- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı yevmiye defterlerine işlendiği, davalının davacıya yapmış olduğu ödemelerin de yevmiye kayıtlarında yer aldığı, ancak davalının banka ekstrelerinin yevmiye kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle 31.12.2024 tarihi itibarıyla davalının davacıya 951.883,97 TL borçlu göründüğü belirtilmiştir. Davalının, icra takibinin başlatıldığı 12.07.2024 tarihi itibarıyla davacıya 1.101.781,97 TL tutarında borçlu göründüğü, davacı kayıtlarında bu motorin ve akaryakıt alımları ile diğer fiili tahsilatlar, davacıdan alınan LPG bedellerinden düşülmek suretiyle tahsilat ve mahsup olarak muhasebeleştirilmiş; buna karşılık davalı taraf kendi yaptığı ödemeleri ve motorine ilişkin bedelleri kendi yevmiye ve cari hesap kayıtlarına dahil etmediği, bu nedenle davacı defterlerinde davalı borcu önemli ölçüde azalmış görünürken, davalı defterlerinde aynı tutarlar ödenmemiş borç olarak izlenmeye devam etmiş; söz konusu muhasebeleştirme farkı 2023 yılı sonunda yaklaşık 1,07 milyon TL büyüklüğünde bir cari hesap uyumsuzluğu yaratmış ve bu fark 2024 yılına da aynen devrederek takip tarihi itibarıyla –1.074.053,62 TL olarak devam etmiştir.
Tespit edilen farkın kaynağı, taraflar arasındaki fiili ödemeler ve motorin/akaryakıt faturaları yoluyla yapılan mahsuplaşmaların davacı tarafından kayda alınmasına karşın davalı kayıtlarına yansıtılmamasından ibaret olup, aynı işlemler davacı defterlerinde borcu azaltıcı/kapayıcı etki yaratırken davalı defterlerinde borç bakiyesini azaltmayacak şekilde izlenmeye devam etmiş, böylelikle cari hesapta dönem sonlarında önemli bir uyumsuzluk meydana gelmiştir.Davalı vekilince sunulan ----- hesap ekstrelerinin incelenmesinde; ekstrelerde yer alan ödemelerin tamamının davacı kayıtlarında davalı lehine alacak (tahsilat) olarak muhasebeleştirildiği, ayrıca davalı kayıtlarında bulunmayan bazı ilave ödeme tutarlarının da davacı tarafından davalı lehine alacak olarak kayda alındığı tespit edilmiştir.
Bu çerçevede, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla 27.728,35 TL tutarında bir bakiye alacak bulunduğu görülmekle birlikte, davalı tarafın bu bakiyenin de ödendiği veya mahsup edildiği yönündeki iddiasının, salt kendi defter kayıtlarıyla veya soyut beyanlarla değil; ödeme ve mahsuplaşmayı doğrulayacak somut ve denetlenebilir belgelerle ispatlanması gerektiği değerlendirilmiştir.
Davacı defterlerinin aslen ibraz edilememesi nedeniyle davacı kayıtlarının bütünlüğü ve doğruluğu yönünden tam bir denetim yapılamamakta ise de dosyaya sunulan muavin defter suretlerinde takip tarihi itibarıyla alacak bakiyesi oluştuğunun görüldüğü, davalının kendi defter kayıtlarında daha fazla borç bakiyesinin de bulunduğu dikkate alındığında bu bakiyenin kapandığı/ödendiği iddiasının ispat külfeti bakımından davalı yanca somut belgeyle ortaya konulması gerektiği değerlendirilmekle tüm dosya kapsamı yapılan mali inceleme neticesinde davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla 27.728,35 TL tutarında bir bakiye alacak bulunduğu anlaşılmakla davacının iş bu alacağını davalıdan tahsil şartları oluştuğu bu nedenle davanın ve icra inkar tazminatının kabulüne, şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1- ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin 27.728,00 TL üzerinden DEVAMINA,
2-27.728,00 TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine
4-Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 1.894,09 TL'nin başlangıçta alınan 855,02 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.039,02 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
5-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 8.340,00 TL bilirkişi masrafı, posta ve tebligat gideri olmak üzere bakiye toplam 9.195,02 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafın yapmış olduğu masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 27.728,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!