Anahtar kelimeler: Ret İsteklerinin Görüşü Edenlerin Neticesinde Edilebilir Esastan Yetkilerinin Sayisi Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜM
: Düzeltilerek esastan retTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Esastan ret ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2025 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile;Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının ( L ve son) bentleri, 158/3, 43/1, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 2.437.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca; Hükmün 3. paragrafında bulunan "9'AR YIL 4'ER AY 15'ER GÜN HAPİS" ibaresinin yerine "8'ER YIL 16'ŞAR AY 15'ER GÜN HAPİS" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık ... müdafinin temyizi; müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediği, kararın hakkaniyetli olmadığı, müvekkil aleyhine delil olmadığı, katılanın zararının bir kısmını karşıladıklarını ve katılanın etkin pişmanlığa rıza gösterdiğini ve şikâyetinden vazgeçtiğini belirttikleri, yanlış verilen kararın düzeltilmesi ile müvekkilinin beraat etmesine gerektiğine ve hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.Sanık ... ve müdafinin temyizi; müvekkilin üzerine atılı suçu işlemediği, diğer sanıkların suçuna iştirak etmediği, sadece parayı çekip teslim ettiği, menfaatinin olmadığı, kendisinin de mağdur olduğunu, diğer sanıklarla arasında yüzleştirme işlemi yapılmadığı, HTS kayıtlarının ortaya çıkartılmadığı, maddi gerçeğin ortaya konulmadığı, kararın hakkaniyetli olmadığı, müvekkil aleyhine somut delil olmadığını belirterek yanlış verilen kararın düzeltilmesi ile müvekkilinin beraat etmesine gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARTemyizin kapsamına göre;A. İlk Derece Mahkemesinin KabulüKatılan ...'un 20.12.2023 tarihinde ... numaralı hattan arandığı, telefondaki kişinin ... Asayiş Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru olduğunu, isminin ... olduğunu, ...'de kuyumcu soygunu olduğunu, hırsızların üzerinde katılanın kimliğinin çıktığını, bu soygunda çalınan eşyaların siyah bir torba ile katılanın evinde olduğunu, bunu dronla da tespit ettiklerini söyleyerek ve katılan ile ailesinin tutuklanabileceklerinden bahisle katılanı korkutarak katılandan ne kadar parası ve ziynetinin olduğunu sorduğu, katılanın da telefondaki kişiye inanarak bu kişinin yönlendirmesi ile hareket etmeye başladığı, 20.12.2023 tarihinde ... Bankasından, kendisine bildirilen banka hesabına parayı gönderdiği, şahısların ertesi günü de müştekiyi telefonla aradıkları ve bu kez müştekinin 21.12.2023 günü evde bulunan ziynet ve paralarını (düşük ayarlı olmayan 2 adet bilezik, 1 adet bileklik, 1 adet gerdanlık, 7 adet gram altın, 7 adet çeyrek altın, 1 adet yarım altın, 2 adet tam altın, 2 adet Osmanlı zamanından kalma ve aile yadigarı 90' lık denilen altın, 2 adet Osmanlı'dan kalma altın, 2 adet yüzük, 1 adet alyans, 3 çift küpe, 4500 USD, 300 Bulgar levası, 1085 Euro) saat 15.00 sıralarında poşet içerisine koyarak, şahısların yönlendirmesi oturduğu sitenin karşısında bulunan ... Market önünün karşı tarafında yüzünde siyah cerrahi maske takılı, siyah şapkalı bir erkek şahsa teslim ettiği ve ertesi günü de ... Bankası hesabında bulunan 4.000 USD'yi TL'ye çevirdikten sonra 109.000 TL olarak sanık ...'nun banka hesabına, ... Bankası hesabından da kredi çekerek 147.000 TL'yi kendisine bildirilen banka hesabına gönderdiği, olay esnasında katılan ile ayrıca ... ,... ,... , .... ... numaralı hatlar üzerinden de iletişime geçildiği, devam eden süreçte ise katılanın dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu somut olayda, Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan deliller ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; Belirlenen bu kabule göre, Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, katılan ...'a yönelik sabit olan nitelikli dolandırıcılık suçundan eylemlerine uyan TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 158/1-L-son maddeleri gereğince suçun işleniş şekli, sanıkların suça yönelik suç işleme kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının fazlalığı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmalarına, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlendiği anlaşılmakla cezalarından TCK'nın 158/3-1. cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında artırım yapılmasına, suçun aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararı altında farklı zamanlarda birden fazla kez işlendiği anlaşılmakla cezalarından TCK'nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerine göre suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, sanıkların geçmişi, kişiliği, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, zararları gidermeye yönelik bir çabasının bulunmayışı dikkate alınarak cezalarından TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına, sanıklardan ...'nun sabıkasında görüldüğü üzere Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı ilamı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve TCK'nın 58. maddesinde belirtilen yasal süreler geçmeden sanığın yeniden suç işlediği anlaşılmış olmakla; sanık hakkında mahkememizce verilen cezanın TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu sanıklar ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.B. Bölge Adliye Mahkemesinin KabulüSanıklar hakkında yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, sanıklar ..., ... hakkındaki, "9'AR YIL 4'ER AY 15'ER GÜN HAPİS" ibaresinin yerine "8'ER YIL 16'ŞAR AY 15'ER GÜN HAPİS" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇEYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.V. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 11.09.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.