Anahtar kelimeler: Edenin Görüşü Oluşa İnanç Neticesinde Edilebilir Belgede Dolandırıcılık Kuruluşlarının Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın farklı avukatlar tarafından temsil edilmeleri nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlülükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince her bir sanık için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekle, Mahkemece hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince belirlenen 3.000 TL vekalet ücretinin sanıklara ayrı ayrı verilmesine dair hüküm kurulması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı bendinde "adı geçen sanıklara" ibaresinden sonra gelmek üzere "ayrı ayrı" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden;Sanık ...'in ... kasabasında, sanık ...'in ise ... kasabasında kendi imkanları ile kendilerine ait inşaat yapmaya başladıkları, bunun için mercilerden yasal izinleri alıp kendi çalışmaları ve imkanları ile bu inşaatları suç tarihlerinde yaptıkları inşaatları tamamlama sürecinde diğer eksik işlemleri yapıp oturmak amacıyla faaliyete geçtikleri ancak inşaatın kapasitesine göre çalışan işçi ve diğer teknik personelin sigortalı olarak gösterilmiş olması zarureti sebebiyle bu eksikliği giderebilmek için ... Sigorta isimli sigorta ve muhasebe üzerine iş yeri işletmeciliği yapan sanık ... ile irtibata geçtikleri ve bu şahıstan belirli sayıda işçi bildirimi hususunda yardım istedikleri, sanık ...'ın ise SGK tarafından kendilerine verilecek şifre ve diğer bilgileri isteyerek diğer sanıkları sanıklar ... ve ...'in iş yerlerinde çalışan işçiler gibi sigortalı olarak gösterdiği, bu sahte bildirimler sebebiyle kurumun zarar ettiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte işe giriş bildirimleri düzenleyip kuruma ibraz ederek 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci maddesi uyarınca kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda, işe giriş bildirgesini düzenleyen sanık ...'ın eyleminin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 2 nci maddesinin (A) fıkrasında belirtilen "muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olmaması, aynı Kanun'un 47 nci maddesinde sözü edilen meslek mensuplarının görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan da sayılmaması nedeniyle atılı suçun oluşmayacağı, kaldı ki sanığın alınan savunmasında sigorta hizmeti verdiğini beyan ettiği, bu haliyle sanığın fiillinin sabit olması halinde, sanıklar yönünden 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ''resmi belgede sahtecilik'' suçunu oluşturacağı belirlenerek ve suç tarihinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden 13.10.2009, sanık ... yönünden 09.12.2009, sanıklar ... ve ... yönünden 02.12.2009, sanık ... yönünden 31.12.2009, sanık ... yönünden 02.02.2010, sanıklar ..., ... ve ... yönünden 18.03.2010, sanıklar ... ve ... yönünden 31.03.2010, sanıklar ... ve ... yönünden 01.11.2010, sanıklar ... ve ... yönünden 10.11.2010 olduğu, diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden ise en aleyhe kabul ile 07.03.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede,Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, sanıklar ... ve ... yönünden 13.10.2009, sanık ... yönünden 02.12.2009, sanıklar ..., ... ve ... yönünden en aleyhe kabul ile 07.03.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının ise sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 12.12.2013 tarihinden, sanık ... yönünden, suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia edilmesine göre, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 20.03.2014 tarihinden, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden sorgularının yapıldığı 17.09.2013 tarihinden, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 12.12.2013 tarihinden, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 28.10.2013 tarihinden, sanık ... yönünden sorgusunun yapıldığı 24.12.2013 tarihinden, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 20.03.2014 tarihinden ve sanık ...'in sorgusunun yapıldığı 12.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,17.12.2025 tarihinde karar verildi.