Anahtar kelimeler: Üyeliğe Blok Daireyi Başvurduğunu Satıldığını Tapusunun Devrettiğini Sattığını Üyeliğini Bilgisi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., 2023/5 K.Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatife ait E blok, 5 no.lu dairenin 07.06.2006 tarihli protokol ile inşaat malzemesi karşılığında diğer davalı ...’ye satıldığını, ...’nin 09.10.2006 tarihli sözleşme ile bu daireyi kooperatif yetkililerinin bilgisi dahilinde 80.000,00 TL karşılığında müvekkiline sattığını ve kooperatif üyeliğini müvekkiline devrettiğini, davacının kooperatife başvurduğunu ve üyeliğe kabul edildiğini, ancak dava konusu dairenin tapusunun davalılardan ...’a verildiğini ileri sürerek müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine, E blok, 5 no.lu dairenin tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline, tapu tescili mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsili talep etmiş, ıslah dilekçesiyle 135.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 08.07.1998 tarihinde kooperatife üye olduğunu, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, önce ... blok, 26 no.lu dairenin tahsis edildiğini, 14.12.2010 tarihinde ise ... blok, 5 no.lu dairenin tahsis ve tescil edildiğini, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.3. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; satış işleminin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, satışın yapıldığı dönemde davalı kooperatifin hukuken geçerli bir yönetim kurulu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli kararı ile davacının kooperatife üye kabul edildiğine dair belge ve karar bulunmadığı, davalı ... ile davacı arasında imzalanan devir belgesinin resmi senet vasfında olmadığından mülkiyetin nakli için yeterli belge sayılamayacağı, davacının davalılardan ...'ye verdiği parayı geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile üyeliğin tespiti ve tapu iptal ve tescil talebinin reddine, kooperatif aleyhine açılan alacak talebinin reddine, 120.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1.1. İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nce, mahkemece davalı kooperatif defter ve kayıtları celp edilip davacının veya davalılardan ...'nin davalı kooperatifin genel kurullarına çağrılıp çağrılmadıkları, katılıp katılmadıkları, davalılardan ...'ye davaya konu bağımsız bölümün protokol karşılığında verilip verilmediği araştırılarak, davacı veya davalılardan ...'nin davalı kooperatife zımni üye olarak benimsenip benimsenmediği, yine davalılardan ...'ın durumunun kooperatif kayıtlarında incelenip davaya konu bağımsız bölümün tahsisi hususunda davalı kooperatifçe işlem yapılıp yapılmadığı, şayet tahsis yapılmış ise kime hangi tarihte ne şekilde tahsis edildiği, davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespiti halinde ise dava konusu taşınmaz üzerinde önceki tarihli tahsise dayalı üstün hakkı bulunup bulunmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.1.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının üyelik kaydının ya da genel kurullara katıldığına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, ödenen 80.000,00 TL’nin dava tarihinde ulaştığı değerin 120.000,00 TL olduğu, bu bedelin davalı ...‘den tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile üyeliğin tespiti ve tapu iptali ile tescil talebinin reddine, kooperatif aleyhine açılan alacak davasının reddine, 120.000,00 TL'nin dava tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 11.03.2025 tarihli, █████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.VI. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; ; 07.06.2006 tarihli protokol başlıklı belgeye göre dava konusu 5 no.lu dairenin inşaat malzemesi karşılığında diğer davalı ...’ye satıldığını ve protokol altında davalı kooperatif yetkililerinin imzalarının bulunduğunu, ...’nin kooperatiften almış olduğu daireyi ve üyeliği 09.10.2006 tarihli devir sözleşmesi ve ekindeki çek-senet bordrosu ile 80.000,00 TL karşılığında müvekkiline sattığını, kooperatif yetkililerince aynı gün kooperatif merkezinde müvekkile kooperatif üyeliğine giriş için üye giriş beyannamesi ve taahhütname imzalatıldığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğini kazanması için başkaca bir yönetim kurulu kararına ihtiyaç olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde önceki tarihli tahsise dayalı üstün hakkı bulunduğunu, bu nedenle davalılardan ...'a yapılan tahsisin de geçersiz olduğunu, dava konusu dairenin müvekkile tahsisi mümkün olmasa dahi bu durumda daire değerinden ya da diğer davalı ...’ye ödenen bedelden davalı kooperatifin müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde maddi tazminat istemlerine ilişkindir.1.1. Mahkemece önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere; dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının veya davacının üyeliği devraldığını iddia ettiği ...’nin kooperatif üyesi olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Kooperatif ortaklığı, kooperatifi temsile yetkili organların bu hususta alacağı açık bir kararla gerçekleşebileceği gibi bu konuda açık bir karar olmasa bile kooperatifin ilgili kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, ilgili adına belge düzenlemesi onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi, konut tahsis ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi şeklinde somut ilişkiler ile zımnen de gerçekleşebilir.1.2. Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; ...’nin 2006-2009 yılları arasında tüm genel kurullara çağırıldığı, hazirun cetvellerinde imzası olduğu, toplantılara katıldığı ve hatta 2009 yılı genel kurul tutanaklarına göre yönetim kurulunda yer aldığı hususları dikkate alındığında ...’nin kooperatif üyesi olduğu tartışmasızdır. Bu durumda üyeliği ...’den 09.10.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devraldığını iddia eden davacının üyeliğinin de kooperatifin kaşe ve imzası bulunan üye giriş beyannamesi ve taahhütname de dikkate alındığında öncelikle davacının üyeliğinin kooperatifçe benimsendiğinin kabulü gerekir.2.1. Davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü ile birlikte davacının tapu iptal ve tescil talep edebilmesi için bu hisseye yönelik kooperatife tüm ödemelerini yapmış olduğunu, hiçbir borcu kalmadığını ve diğer bağımsız bölüm sahipleri ile eşit ödemede bulunduğunu ispatlaması gerekmektedir.2.2. Kural olarak, payın devralınması suretiyle ortak olunması hâlinde kooperatife yeni giren ortak tüm hak ve borçları ile ortaklık sıfatını kazandığından devreden ortağın önceden kabul ve taahhüt etmiş olduğu şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülükleri ortaklık sıfatını sonradan kazanan ortak için de geçerlidir. Bu kişilerin ayrıca bir kabul ve taahhütte bulunmalarına gerek yoktur ( Örnek, Ö.: Yargıtay Kararları Işığında Kooperatif Ortaklarının Hakları, Yükümlülükleri ve Sorumlulukları, Ankara 2020, s. 135).2.3. Ortaklık payının devralınması suretiyle ortak olunması durumunda devralan yeni ortağın tüm hak ve borçları ile ortaklık sıfatını kazandığı, devreden ortağın önceden kabul ve taahhüt etmiş olduğu şahsi sorumluluk veya ek ödeme yükümlülükleri ortaklık sıfatını sonradan kazanan ortak için de geçerli olacağı, davacı tarafça inşaat malzemeleri karşılığı üye yapılan ... ait üyeliği devraldığı ve peşin ödemeli ortak olduğu iddia edildiğinden, mahkemece ...’nin peşin bedelli üye olup olmadığı tespit edilmesi gerekmektedir.2.4. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortaklar hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadırlar. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu, genel kurul gündemine alarak, genel kurulun onayına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi icap etmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve alt yapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz.2.5. Öte yandan, üyeliğin devri halinde üyeliği devreden kişinin peşin bedelli ortak olduğunun belirlenmesi halinde, devralan üyenin de peşin bedelli ortak olarak kabul edileceği tartışmasızdır.3.1. Somut olayda dosyada mevcut Protokol başlıklı 07.06.2006 tarihli belgede kooperatife ait inşaatın ... blok 1. kat 5 no.lu dairenin inşaat malzemeleri karşılığı ...’ye satıldığı, ... tapu masrafları dışında kooperatife bir borcu bulunmadığı, ...’nin daireyi aynı şartlarda devretme hakkına sahip olduğu ‘’kararlaştırılmış olup, anılan belgede kooperatif kaşesi ile yönetim kurulundan iki kişinin imzaları bulunmaktadır. Bu belge yönetim kurulunca imzalanmış olduğundan tek başına dava dışı devreden üye ...’nin peşin bedelli ortak olduğunun kabulü bakımdan tek başına yeterli bir belge değildir.3.2. Bu durumda üyeliği devreden ...’nin peşin bedelli üye olarak kabulüne ilişkin bir genel kurul kararı olup olmadığı veya genel kurulun peşin bedelli üye konusunda yönetim kuruluna bir yetki verip vermediği araştırılmalı bu şekilde bir yetki verilmemiş ise kooperatifçe, üyeliği devreden ...’den uzunca bir süre inşaat finansmanı için aidat istenilmemiş, bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde; adı geçen üye adına bir borç kaydı yer almamış, üyenin borçlu gözükmediği bilançolar genel kurullarca onaylanmış ve dolaylı da olsa genel kurulun üyenin borçlu olmadığını zımnen kabul etmiş olması halinde peşin bedelli ortak olduğunun kabulü gerekir.3.3. Kooperatifler Kanunu’nun 14. maddesi ve Kooperatif Anasözleşmesi’nin 17/3. maddesi gereğince ortaklığın devri halinde yeni ortaklığı bütün hak ve yükümlülükleri ile birlikte devralmış sayılacağından devreden üyenin peşin bedelli ortak olduğunun tespiti halinde devir alan üyenin de peşin bedelli ortak olduğunun kabulü gerekir.4. Davacının üyeliği devraldığı ...’nin peşin bedelli üye olmadığının anlaşılması halinde ise davacının veya ...’nin kooperatife karşı mali yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirip getirmediği araştırılmalıdır.5.1. Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan şekilde yapılan araştırma sonucu davacının üyeliği devraldığı ...’nin peşin bedelli üye olduğunun tespiti veya tüm mali yükümlülüklerini yerine getirdiğinin belirlenmesi halinde davacının tapu iptal ve tescil talebinin değerlendirilmesi gerekir.5.2. Ancak dosya kapsamına göre davacının hak iddia ettiği bağımsız bölümün adına kayıtlı olduğu davalılardan tapu maliki olan ...'ın tahsiste öncelik durumunun ve üstün hak sahibi olup olmadığının, kooperatif kayıtlarında incelenip davaya konu bağımsız bölümün tahsisi hususunda davalı kooperatifçe işlem yapılıp yapılmadığı, şayet tahsis yapılmış ise kime hangi tarihte ne şekilde tahsis edildiği, üyeliği kimden ve hangi tarihte devraldığı, dava konusu taşınmaz üzerinde önceki tarihli tahsise dayalı üstün hakkı bulunup bulunmadığı hususunda, kooperatif konusunda uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmesi gerektiği, bu gerekliliğin önceki bozma ilamında da belirtilmiş olduğu ve mahkemece önceki bozma ilamına uyulduğu halde bu hususta yeterli araştırma yapılmak suretiyle bozma gereklerini yerine getirilmediği anlaşılmıştır.6.1. Yukarıda (5) numaralı bentte açıklanan araştırma sonucu tapu maliki olan ...’ın üstün hak sahibi olduğu sonucuna varıldığı takdirde ise dava konusu bağımsız bölümde davalı ...’ın üstün hak sahibi olması nedeniyle bu kişi adına yapılan tahsis ve tescilin iptaline karar verilemeyeceği gözetilerek, kooperatifin uhdesinde davacıya tahsis edilebilecek başka bir daire bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.6.2. Kooperatifin elinde tahsis edilebilecek daire bulunduğunun anlaşılması ve (3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan şekilde yapılan araştırma sonucu davacının veya devraldığı ...’nin kooperatife karşı tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunun anlaşılması halinde tapu iptal ve tescile karar verilmeli, kooperatifin elinde daire olmaması halinde ise ortağa teslim edilmesi gereken bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değeri belirlenerek bu değer hüküm altına alınmalıdır.7. Yukarıdaki bentlerde açıklandığı üzere davacının üye olmakla birlikte, dava konusu dairede üstün hak sahibi olmadığı veya davacıya verilecek ayrı bir daire bulunmadığı veya peşin bedelli üye olmadığı, üyeliğinin normal üye olduğu, ödemelerinin ise eksik olduğunun tespiti halinde davacıyla aynı durumda olan diğer kooperatif ortaklarına konut tahsis edilip edilmediği, tahsis etmiş ise ne şekilde tahsis edildiği araştırılmalı, davalı kooperatifçe davacıya tahsis edilebilecek daire bulunmadığının ve ödemelerinin tam olarak yapılmadığının tespiti halinde ise dairemizin yerleşik uygulamasına göre aşağıdaki şekilde tazminat hesabı yapılmalıdır.Buna göre;a-Önce ortaklara tahsis edilen konutun dava tarihi itibariyle rayiç değeri hesaplanmalıdır.b-Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar ( toptan eşya fiyat endeksi " TEFE" artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak güncel değeri bulunmalıdır.c-Bundan sonra yukarıda (a) maddesinde bulunan değerden (b) maddesinde bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.d- Bunu takiben eksik ödeme yapan davacı ortağın ödentileri (b) maddesindeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı güncelleştirilmelidir.e- Bu hesaplamalardan sonra normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (b) maddesinde bulunan ödemelerinin güncel değerinin karşılığı yine yukarıda (c) maddesinde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre davacının (d) maddesinde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yararlanması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak (d) maddesinde bulunan miktar (c ) maddesinde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan rakamın (b) maddesinde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktarın (d ) maddesinde bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarıdır.8. Mahkemece yukarıda ayrıntıları açıklandığı üzere inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı bir şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmasına karşılık, mahkeme kararının onandığı anlaşılmakla, bu kez yapılan incelemede, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 11.03.2025 tarihli ve ████████ Esas, 2023/5 Karar sayılı onama ilamı KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının talep halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.