Anahtar kelimeler: Zmm Aracıyla Seyahat Erzurum Cismani İlçesinde Yazim İli Ölüm Plakalı

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023 (Asıl dava), █████/2023 (Birleşen dava),█████/2024 (Karar)NUMARASI
: ████████ Esas, 2024/8 KararDAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, davacı müvekkili, █████/2022 tarihinde ... ili ... ilçesinde ... plakalı aracıyla seyahat halindeyken, davalı tarafın ZMM sigortalısı olan ... plakalı araçla çarpışması sonucu, karşılıklı trafik kazası meydana geldiğini, bahsi geçen kaza sonucunda müvekkilinin, gözünde kısmi görme kaybı yaşandığını ve müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırığı oluştuğunu, bu şekilde somut kaza sonucunda müvekkilinin, geçici ve daimi işgücü kaybının vuku bulduğunu ve müvekkilinin gerçekleşen bedensel zararlarından kaynaklı maddi tazminat talep haklarının doğduğunu, meydana gelen bu trafik kazasında kaza tespit tutanağına göre her araç sürücüsü de kusurlu görülmesine rağmen akabinde alman kusur bilirkişi raporuna göre, vaki kazanın gerçekleşmesinde davalı yanca sigorta edilmiş olan ... plakalı araç sürücüsünün tek ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, somut kazaya ilişkin ceza yargılamasının halen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... Esasında halen derdest olduğunu, davalı sigorta şirketine yasal (zorunlu ön) başvuru yapılarak müvekkilinin maluliyeti konusunda ödeme yapılmasının talep edildiğini, ancak sözü edilen başvuru da ... Adli Bilimler Enstitüsü tarafından geçerli yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş olan 27/..../2023 tarihli Adli Kurul Raporuna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin köyde tarım ve hayvancılıkla uğraştığını, kendisinin resmi sabit bir geliri bulunmadığını, bu sebeple hesaplamada, asgari ücretin esas alınmasını talep ettiklerini, konuyla ilgili yapılan arabuluculuk başvurusu da olumsuz olarak sonuçlandığını, bu nedenlerle davacının somut kazadan kaynaklı oluşan maluliyetinin rakamsal olarak belirlenmesinin henüz mümkün olmadığından şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen 2023/...Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin █████/2022 günü,.... ili ... ilçesinde ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak seyahat etmekte iken, davalı tarafın ZMM sigortalısı olan ... plakalı aracın kendilerine çarpışmasıyla gerçekleşen trafik kazası sonucu yaralandığını, müvekkilinin bu kaza sonucunda kemik kırıklarının oluştuğunu, vaki kaza sonucu davacıda geçici ve daimi iş gücü kaybı oluştuğunu, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasında ATK tarafından yapılan kusur bilirkişi incelemesine göre davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün %100 oranında kusuru olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple usul ekonomisi gereği iş bu dosyanın anılan dosya ile birleştirilmesini talep ettiği, kazaya ilişkin ceza yargılamasının ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... Esasında halen derdest olduğunu, müvekkilinin kaza sonrasında uzunca bir dönem bakıcı yardımına ihtiyaç duyduğunu ve davacı bu nedenle diğer aile bireylerinden destek almak zorunda kaldığını, davacı lehine bakıcı gideri taleplerinin bulunduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu kendisinin kayıtlı sabit bir geliri bulunmadığını, bu itibarla asgari üretin esas alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için davalı sigorta şirketine müracaat ettiklerini ancak bir sonuç alamadıklarını, arabuluculuk bürosuna başvuru yaptıklarını ancak buradan da bir sonuç alamadıklarını, davacının somut kazadan kaynaklı oluşan maluliyetinin rakamsal olarak belirlenmesinin henüz mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak derdest edilen iş bu taleplerinin şimdilik geçici ve daimi iş gücü kaybından kaynaklı alacak namıyla 100,00-TL maddi tazminat ve bakıcı giderinden kaynaklı alacak namıyla 100,00-TL maddi tazminatın tahsilini, fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Asıl ve birleşen davada davalı taraf asıl dava yönünden davaya cevap vermemiştir.Asıl ve birleşen davada davalı vekili birleşen 2023/...Esas sayılı dava yönünden cevap dilekçesinde, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili sigorta şirketine usule uygun başvuru yapılmadığını, kazanın oluşumunda sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, davacının kalıcı iş göremezlik zararı oluşmadığını, davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, aylık bağlanıp bağlanmadığının araştırılması ve şayet bir ödeme yapıldı ise hesaplanacak tazminattan güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, kusur durumu ve maluliyet belirlendiğinde dosyanın hesaplama amacıyla, aktüeryal rapor hazırlanabilmesi için bilirkişiye verilmesi gerektiğini, ceza dosyasının tespit edilerek sonucunun beklenmesine, şayet uzlaşma var ise, uzlaşma, sigortacının sorumluluğunu da kaldıracağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, arabuluculuk son tutanağında yazılı olmayan uyuşmazlık konuları hakkında davanın reddi gerektiğini, davacıların, faiz talebinin hukuka uygun olmadığını, tazminat sorumluluğunun kabul anlamına gelmemekle birlikte; temerrüdün tespitinde usule uygun başvuru yapılmadığının da gözetilmesi gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddi ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince, " Mahkememizin asıl ve birleşen dosyalarında dava konusu, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.01.04.2022 tarihinde, sürücü ...'ün yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil (asıl ve birleşen dava davacıları bu araç içerisinde yolcu konumundadır) ile ... Mahallesi yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, karşı yönden gelen sürücü ...'un yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucu, dava konusu kaza meydana gelmiştir....Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli kusur raporunda özetle; "sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’ün ise kusursuz olduğu," yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.Dava dilekçesi ekinde sunulan, davacı ...'e ait, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle;"...T.C. kimlik numaralı ...doğumlu ...'ün tarafımıza iletilen tıbbi evraklardaki mevcut bulguları ve yapılan muayenesine göre; Şahsın mevcut yaralanması ile █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu, █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen yaralanmasının tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 (yüzde yüz) malul sayılması gerektiği, kişinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle tedavilerinin başlaması ile birlikte sürekli iş göremezlik raporu alana kadar tedavi süresince 15 (onbeş) gün süreyle bakıcıya ihtiyacının bulunduğu, dosya içeriğinde fatura edilmiş tedavi masraflarının bulunmadığı, bu tür bir yaralanmada fatura edilemeyen birtakım (ulaşım, barınma, beslenme, pansuman, rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb.) masrafların olmasının beklendiği, SGK kapsamı dışında olan bu harcamaların, yaralanmanın niteliği dikkate alındığında toplamda 2.500 (ikibinbeşyüz) lira olarak kabulünün uygun olacağı, █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sürekli toplam engellilik oranının %10 (yüzde on) olduğu " yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.Dava dilekçesi ekinde sunulan, davacı ...'e ait, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın █████/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; "... T.C Kimlik numaralı ...doğumlu ...'ün tarafımıza iletilen tıbbi evraklardaki mevcut bulguları ve yapılan muayenesine göre; şahsın mevcut yaralanması ile █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası arasında illiyet bağının bulunduğu, █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında meydana gelen yaralanmasının tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında %100 malul sayılması gerektiği, kişinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle tedavilerinin başlaması ile birlikte sürekli iş göremezlik raporu alana kadar tedavi süresince 30 gün süreyle bakıcıya ihtiyacının bulunduğu, dosya içeriğinde fatura edilmiş tedavi masraflarının bulunmadığı, bu tür bir yaralanmada fatura edilemeyen birtakım masrafların olmasının beklendiği, SGK kapsamı dışında olan bu harcamaların, yaralanmanın niteliği dikkate alındığında toplamda 5.000,00 TL olarak kabulünün uygun olacağı, █████/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı sürekli toplam engellilik oranının %17 olduğu" yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen █████/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; " birleşen dosyada ... 01.04.2022 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle %17 maluliyet, 30 günlük bakıcı ihtiyaç ve 6 aylık iyileşme süresi içerisinde 1.043.441,22 TL efor/iş gücü kaybı tazminatı hesaplandığı, sigorta teminat limiti 500.000,00 TL olduğu, asıl dosyada ... 01.04.2022 Tarihinde Geçirdiği Kaza Nedeniyle %10 Maluliyet, 15 günlük bakıcı ihtiyaç ve 3 aylık iyileşme süresi içerisinde 547.579,01 TL efor/iş gücü kaybı tazminatı hesaplandığı, sigorta teminat limiti 500.000,00 TL olduğu," yönünde görüş beyan edildiği görülmüştür.Davacı vekili █████/2023 tarihli dava değeri belirleme dilekçesi ile; davacı ... için toplamda 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dosya davacısı ... için toplamda 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda, davacıların maluliyetinin tespiti ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 27.01.2023 tarihli maluliyet raporlarına göre değerlendirilmiştir. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporları TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.Asıl ve birleşen davalar yönünden dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede ise, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda, ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'un gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, banket, yaya yolu ve görüşe engel cisim bulunmayan ve de azami hız limiti “50 km/s” olan, 3 m genişliğinde, iki yönlü, eğimli, düz, kuru yüzeyli, asfalt kaplama köy yolunda seyri sırasında olay yerine geldiğinde; yola gereken dikkatini vermemesi ve aracını mevcut yol şartlarına uygun bir şekilde sevk ve idare etmemesi nedeniyle, karşı yönden seyretmekte olan ve kendi aracını görünce yolun sağ tarafına yanaşan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu değerlendirme Mahkememizce dosya içeriğinde uygun bulunduğundan kusur raporu hükme esas alınmıştır.Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen kusuru raporu, ... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenen maluliyet raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak asıl davada; davanın kabulü ile; 500.000,00 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen 2023/...Esas sayılı davada; davanın kabulü ile; 500.000,00 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " A-Asıl davada; Davanın kabulü ile; 500.000,00 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... B-Birleşen 2023/...Esas sayılı davada;Davanın kabulü ile; 500.000,00 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
:Asıl ve birleşen dava dosyasında davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacıların kazaya ilişkin maluliyeti usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmediğini, mahkemece maluliyet tespit edilmeyerek raporların usul ve yasaya aykırı hükme esas almasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tazminat hesaplamasına ilişkin raporun hesap hataları ile dolu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun fahiş hatalar içerdiğini, geçici bakıcı giderleri dolayısıyla sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamasına rağmen aleyhe bakıcı gideri tazminatına hükmedildiğini, bilirkişi tarafından bakıcı gideri hesabında asgari ücreti 5.500 TL olarak almasının hatalı olduğunu, 2023 yılının ilk altı ayında asgari ücret 4.253,40 TL olmasına rağmen mahkemece sebepsiz zenginleşmeye sebep olunacak şekilde davacılar lehine fazlaca tazminata hükmedildiğini, dosya içerisinde mevcut evraklar incelendiğinde, davacıların hastanede kaldığı günler tespit edilemediğini, davacıların hastanede kaldığı günler tespit edilerek bilirkişi raporuna hastanede kalınan gün süresinin dışlanarak hakkaniyete uygun bir şekilde hesaplama yapılması gerekirken mahkemece bu hususa da riayet edilmediğini, mahkemece gerekli indirimler yapılmadığını, kaza tespit tutanaklarına göre davacıların kaza esnasında emniyet kemerinin olup olmadığı hususunun belirsiz olduğunu, dosya mevcudundaki kayıtlara göre davacının baş bölgesinden yaralandığını, baş bölgesinden yaralanmış olması kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olamayacağına işaret ettiğini, başvurucunun emniyet kemerini takmadığının tespit edilmesi halinde hesaplanan tazminat tutarlarına %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanacağını, bu hususta gerekli araştırmalar ve herhangi bir indirim yapılmadığını, müvekkili şirketin işbu dava öncesi temerrüde düşmediğinden müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan da söz edilemeyeceğini, dava açılmasına da sebebiyet verilmediğini, müvekkili şirkete geçerli bir başvuru yapılmışcasına faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca bu hususun gerekçelendirilmediğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davasıdır.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Somut olayda; █████/2022 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu karşılıklı trafik kazası meydana geldiği, kaza nedeniyle davacıların %100 kusurlu araç sigortasından, iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talep ettikleri, mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen dava davalısı ... Sigorta Aş. vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.Asıl dava dosyası yönünden yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde; İstinaf talebinde bulunan davalının ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, asıl dava davalısı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Birleşen dava dosyası yönünden yapılan istinaf itirazlarının incelenmesinde; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Bölümü'nün 01.07.2020 tarihli maluliyet raporu ile; davacının alt ekstremiteye yönelik maluliyet oranı %17 olarak belirlenmiş ve mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'in “Engel oranları alan kılavuzu”ndaki "Kas-iskelet sistemi" başlığı altında 3 üncü maddede yer alan "Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları" bölümünde; “Engellilik, hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişinin özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu, son bir senede herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir” düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda, kaza tarihi █████/2022, rapor düzenleme tarihi ise █████/2023 olup davacının maluliyetinin alt ekstremiteye ilişkin bulunduğu hususları dikkate alındığında, kaza tarihi ile rapor tarihi arasında Yönetmelik ile belirlenen bir senelik zaman diliminin geçmemiş olduğu, karara esas alınan raporun davacının iyileşme süresi (bir sene) dolmadan düzenlendiği ve bu hali ile raporun karar vermeye elverişli ve yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının kaza tarihi itibarı ile geçerli mevzuat ve ekinde yer alan hükümlere göre belirlenmesi için en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen dava davalısı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiştir.HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde "...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda, yukarıda ayrıntılı biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,a-Başvuru sırasında alınması gerekli 34.155,00-TL harçtan peşin alınan 8.538,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 25.616,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,b-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,2-Davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf isteminin KABULÜ ile, yerel mahkeme kararının, HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf peşin karar harcının davalıya iadesine,5-İstinaf başvurusu aşamasında yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,8-Kararın kesinleştirme, teminat, gider avansı ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,9-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; birleşen dava yönünden HMK’nın 362-(1)/g maddesi uyarınca kesin, asıl dava yönünden HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.