Anahtar kelimeler: Esnasında İlamına Kesinlik Şartı Eksiklikleri Uyularak İdaresi İstemiyle Tutanağı Kadastro

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tescil istemiyle açılan ancak yargılama esnasında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., Orman İdaresi, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı ... vekili dava dilekçesinde; Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi ... boğazı üstü mevkinde kain ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 3.955,78 m² yüzölçümündeki tescil harici taşınmazın, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını, 35 yılı aşkın zamandır zeytinlik vasfıyla taşınmazı tasarruf ettiğini açıklayarak, adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, yargılama sırasında, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucunda 2749 parsel olarak sınırlandırıldığının anlaşılması üzerine ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, talep üzerine kadastro mahkemesine gönderilmiştirII. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde bir kadastro işlemlerinin olduğunu, taşınmazın kadastro harici bırakıldığı yapılan keşiften sonra anlaşılacağını, davacının taşınmazı kendisinin kullandığını dair ve hak sahibini kanıtlamak için dava açmadığını, tespit harici bırakılmasından sonra bu yerdeki kullanımını salt zilyetliğine dayanarak kişi yararına ve mülkiyet edinme anlayışının yanlış olduğunu, imar ihyanın zilyetlikle bir arada değerlendirilmesi ve kişinin bunu ispatlaması gerektiğini belirterek, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya öncelikle görev, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazda bulunarak davanın usul, görev ve esas yönünden reddine karar verilmesini savunmuştur.3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya öncelikle husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden itirazda bulunarak haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.04.2014 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine açılan Bursa ili .... ilçesi ... Mahallesi ... mevkindeki sınırları dava dilekçesinde yazılı ve kadastro tespiti sonrası 2749 parsel olarak sınırlandırılan taşınmaza yönelik tescil talebinin reddine; davalı kılınarak tutanak aslı malik tayini yapılmaksızın mahkememize gönderilen dava konusu .... ili .... ilçesi ..... Mahallesi 2749 parsel sayılı 3.955,71 m² yüzölçümlü taşınmazın, zeytinlik niteliği ile ... adına tesciline; 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçları ve betonarme su havuzunun davacı ...'a ait olduğunun tespit tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli kararıyla "davacının davaya konu yeri 30 yıldan fazla bir zamandır zeytinlik olarak malik sıfatıyla kullandığını, kendi adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince kadastro çalışması yapıldığı, dava konusu yerin davalı olması nedeniyle malik hanesi ve beyanlar hanesinin boş bırakıldığı, mahkemece taşınmazın başında keşif yapılarak bilirkişilerden rapor alındığı, orman bilirkişisinin raporunda dava konusu yerin aralıklarla dikilmiş zeytin ağaçları ile kaplı olduğu, taşınmazın batı doğu istikametinde klizimetre ile yapılan ölçümde %40 - 50 eğimli olduğu, 1959 yılında baskısı yapılmış memleket haritasında taşınmazın tamamının yeşil renkle belirtilen çalılık işareti bulunan çalılık alanda kaldığı, etrafının da çalılık alanda kaldığı, 1976 tarihli memleket haritasında da yeşil renkle belirtilen üzerinde çalılık işareti bulunan çalılık alanda kaldığı, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı, 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince üzerindeki muhtesatların tespitine karar verilmesinin doğru olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı, davalılar ... ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.2. Dairemizin 25.11.2021 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın zeytinlik vasfıyla ... adına tesciline ve davacı yararına muhdesat şerhi verilmesine hükmedilmiş ise de, taşınmazın ilk orman tahdidine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş, taşınmaz üzerindeki zeytinliklerin aşılı olup olmadıkları, taşınmazın hangi tarihte zeytinlik vasfını kazandığı ve taşınmazın hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamayacağı belirtilerek, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunup bulunmadığını araştırılarak bulunduğu takdirde reddine karar verilmeli; kesinleşen orman kadastro sınırlarının dışında bulunduğunun anlaşılması halinde ise 3116 sayılı Orman Kanunu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; taşınmazın eğim ölçer (klizimetre) aleti ile kesin ve gerçek eğimi belirlenmeli, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, ağaçların taşınmaz üzerindeki dağılımları ile aşılı olup olmadıkları ve aşı yaşları ile taşınmazın hangi tarihte zeytinlik vasfını kazandığı belirlenmeli, taşınmazda davacı yararına zilyetlik yolu ile kazanma koşulları oluşup oluşmadığı araştırılmalı, bu kapsamda yapılacak keşifte, ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapılıp yapılmadığı, imar planı yapılmış olması halinde ne zaman yapıldığı ve kesinleşip kesinleşmediği ve dava konusu taşınmazın imar planında ne şekilde tespit gördüğü araştırılmalı, taşınmazın öncesi orman veya 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/J maddesi kapsamında eğimi % 12'yi aşan (toprak muhafaza karakteri taşıyan) çalılık niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde, orman kadastrosunun yapıldığı tarihten dava veya imar planı kapsamına alınma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolup dolmadığı hususu gözetilmeli ve dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir." gereğine değinilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " mahallinde icra edilen keşifte dinlenen bilirkişilerin davacı tarafından taşınmazın 1980 yılında temizlendiği, fidandan zeytin dikimi yapıldığı, öncesinde de pamucaklık olduğu, davacının temizleyip zeytin diktikten sonra taşınmazın kesintisiz olarak kullandığını bildirmişler, orman kadastro haritasına göre en yakın orman sınırlarının ... deresinin karşı tarafından olduğunu, alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın orman sayılmayan alanda bulunduğu, imar ihyanın yapıldığı, 19 84... yılında imar ve ihyanın yapıldığını gösteren 40 yaşlarında zeytin ağaçlarının olduğunun belirlendiği, yine hava fotoğraflarında sınırların belirgin olduğu, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyetlerin yapıldığının görüldüğü, 1997 yılında yine tarımsal faaliyetin sürdüğü belirlenmiş, orman kadastrosu yönünden de orman kadastrosu ile belirlenen orman sınırları dışında kaldığı, davacı adına tescil yönünden herhangi bir engel bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili, Orman İdaresi vekili, ... vekili ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.B. Temyiz Sebepleri1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Nazım İmar Planı'nın 16.10.2008 de kesinleştiğini ve geriye gidildiğinde ve raporda belirtildiği 1994 yılında imar başladığı şekliyle 20 yıl öncesi imar ihya şartının gerçekleşmediğini, taşınmazın 15.12.2015 - 14.12.2020 tarihleri arasındaki işgalden dolayı davacıya tahakkuk ettirilen ecrimisil bedeline itirazsız ödemesinin zilyetlik süresini sağlamadığını gösterdiğini, 23.08.2023 tarihli raporun sonuç bölümünde imar ihyanın 1994'te başladığı ancak zeytin ağaçlarının 40 yaşında olduğu belirtilmekle çelişkinin olduğunu, eğiminin %12 den fazla hava fotolarına göre taşınmaz çalılık görüntüsünde olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2.Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz tahdit dışında görünse de eylemli durum itibarıyla yapılan tespitte çelişkiler olduğunu, gerçek eğimi ve bitki örtüsüne bakıldığında orman olarak değerlendirilmesi, orman değilse de husumetten red kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zeytinlik vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ve kazandırıcı zamanaşımına bağlı olarak edinilmesi imkansız çünkü kamu malı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.4. .... Büyükşehir Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumetten red kararı verilmesi gerektiğini, eğimin %12 üzerinde olması halinde toprak muhafaza karakteri taşıdğından orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ve zilyetlik koşullarının sağlandığı gerekçesiyle tescil istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili, Orman İdaresi vekili, ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerleDavalılar ... vekili, Orman İdaresi vekili ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun İk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden ..... Büyükşehir Belediye Başkanlığından ve .... Belediye Başkanlığında ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.