Anahtar kelimeler: Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Eşya Eşyanın Yakalanma Görüşü

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.05.2014, iddianame düzenlenme tarihinin ise 02.06.2014 olduğu, yapılan UYAP sorgulaması sonucunda halen derdest olduğu anlaşılan Ankara Batı 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 19.05.20 14... .04.2016 tarihli iddianamede "Olay 4" olarak anlatımı bulunan olay, sanıklar ve suç tarihinin temyize konu iş bu dosya ile aynı olduğu görülmekle, mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,Kabule göre ise,1.Suç konusu 1755 karton sigaranın miktarı gözetildiğinde, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, sanıklar hakkında asgari hadden hüküm kurulması,2.Suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre "fahiş" değerde olduğu tespit edilmekle, sanıkların eyleminin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollaması ile 3/5, 3/10, 3/22. (7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen) maddeleri kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri bir bütün halinde ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile hüküm kurulduktan sonra, suç tarihi itibarıyla fahişlik artırımı yapılamayacağına karar verilerek yazılı şekilde karma uygulama yapılması,3.Soruşturma aşamasında usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanıklara suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemeleri halinde, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca cezalarında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,4.Dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 26.235,00 TL, mahkeme aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 15.795,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmakla suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, Gümrük İdaresine yeniden ... varakası düzenletilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrası ile 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.