Anahtar kelimeler: Çeyreğinde Dalgalanmalar Portföyünü Münferiden Satımdan Basiretli Risk Yaşanan Gözden Temsile

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden 03.08.2021 tarihinde 36 ay süreli “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirkete elektrik kullandırıldığını, davalı şahsın ise davalı şirketin münferiden temsile yetkilisi olduğunu, ayrıca imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaletinin bulunduğunu, elektrik piyasasında 2021 yılı son çeyreğinde yaşanan dalgalanmalar ve maliyet artışları nedeni ile müvekkili şirketin basiretli bir tacir olarak portföyünü gözden geçirme gerekliliği doğduğunu ve risk teşkil edebilecek müşterilerin belirlenmesi sırasında müvekkili şirket nezdinde davalıların yatırmayı üstlendikleri teminat/ güvence bedeli yükümlülüğünü yerine getirmediklerinin tespit edildiğini, bu hususta davalılara 20.10.2021 tarihli mail ekinde “ihbarname” gönderilerek bu güvence bedeli olan teminatın ulaştırılması, aksi takdirde sözleşmesel hakları kullanma imkanının doğacağının bildirildiğini, ancak verilen süre içerisinde teminat/ güvence bedelinin ulaştırılmaması neticesinde davalının 01.12.2021 tarihi itibariyle sözleşmesini lerek müvekkili şirketten elektrik tedarikinin sonlandırıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüğü ihlal etmesi neticesinde sözleşmenin 36 ay devam edeceği taahhüdüne dayalı olarak elektrik alımı yapan müvekkili şirketin zararının söz konusu olduğunu, yine davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şart kararlaştırıldığını, bu kapsamda davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalı şirkete düzenlenen cezai şart faturasına karşı iade faturası düzenlenmiş ise de işbu iade faturasına ----. Noterliğinin ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek cezai şart faturasının ödenmemesi halinde gerekli işlemlerin yapılacağı hususunun ihtar edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin --- Esas sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanılarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahsın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı tarafça açılan davanın haksız kazanç teminine yönelik olduğunu, davacı şirketin elektrik dağıtım şirketi olup, müvekkili firmanın davacı şirketten Elektrik tedarik ettiğini, hiçbir haklı gerekçe olmadan karşı tarafça Elektrik tedarik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiğini, karşı tarafın sözleşmeyi feshetmekle kalmadığını haksız kazanç temin etmek için hukuka aykırı olarak müvekkili firmadan Cezai Şart Bedeli olarak 544.920,00 TL (Beşyüzkırkdörtbindokuzyüzyirmi TL) talep ettiğini ve Cezai Şart talep ettikleri faturayı müvekkili firmaya göndermeleri üzerine, müvekkili firmanın iade faturası ile haksız faturayı iade ettiğini, bunun üzerine karşı tarafça icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine itiraz etmeleri üzerine, karşı tarafça açılan itirazın iptali davasındaki talep ve anlatımların açıkça hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin karşı tarafça haksız olarak feshedilene kadar müvekkili firmanın tüm ödemelerini gününde yaptığını, karşı tarafça keşide edilen 19.10.2021 tarihli yazıda "Süreç içerisinde tarafınızla olan ticari ilişkimizde göstermiş olduğunuz anlayıştan dolayı memnuniyetimizi bildirerek şirketimiz adına sizinle olan ticari ilişkimizi uzun vadeli sürdürmek amacındayız. ... sözleşme hükmü uyarınca değişikliğe gidilmesi gereği doğmuştur. ... denk gelecek indirim oranına revize edildiğini bildirmek gerekmiştir. Anlayışla karşılayacağınızı ümit eder uzun vadede çalışma dileğimizi bildiririz." denilerek müvekkili firmaya daha pahalı elektrik satmaya başlandığını, müvekkili firmanın bu durumu sorgulaması üzerine ise müvekkili firma ile olan sözleşme bir bahane üretilerek karşı tarafça 30.11. 2021 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini, davanın konusunu karşı tarafça talep edilen Cezai Şartın hukuka uygun olmadığı hususu oluşturduğunu, sözleşmedeki hükümlere uyulmaması sebebiyle cezai şartın talep edildiği hallere sık sık rastlandığını, bu tarz durumlarda cezai şartın Borçlar Kanunu’nun 179/2.maddesinde yer alan ‘ifaya ekli cezai şart’ olduğunun Yargıtay’ın istikrarlı görüşü olduğunu, cezai şartın, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer’i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Ceza koşulunun var olması için asli bir borcun mevcudiyeti gerekmektedir. Asıl borç yok ise ceza koşulunun varlığından söz edilemez. Borcun bütünüyle ve kesin olarak meydana gelmemesi halinde ceza koşulu hükümleri askıda kalacağını, müvekkili firma ile davacı şirket arasındaki sözleşmesel ilişki karşı tarafça haksız şekilde sona erdirilene kadar müvekkil firma tüm faturalarını gününde eksiksiz bir şekilde ödemiştir. Başka bir değişle müvekkil firmanın karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmamaktayken sözleşme karşı tarafça tek taraflı olarak feshedilmiştir. Yüksek Yargıtay içtihatlarına göre asıl borcun mevcut olmadığı durumlarda cezai şartın varlığından söz edilemeyeceği açıkça belirtildiğinden davanın konusunu oluşturan ceazi şart talebinin de hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davacının Elektrik vermeye devam ettiğini faturalarda cezai şart talep edileceğine ilişkin ibare yer almamış bilakis ekte sunulan karşı tarafça keşide edilen 19.10.2021 tarihli yazıda "Süreç içerisinde tarafınızla olan ticari ilişkimizde göstermiş olduğunuz anlayıştan dolayı memnuniyetimizi bildirerek şirketimiz adına sizinle olan ticari ilişkimizi uzun vadeli sürdürmek amacındayız. ... sözleşme hükmü uyarınca değişikliğe gidilmesi gereği doğmuştur. ... denk gelecek indirim oranına revize edildiğini bildirmek gerekmiştir. Anlayışla karşılayacağınızı ümit eder uzun vadede çalışma dileğimizi bildiririz." denilerek kendi dayanakları olan sözleşmenin 7.2 maddesinde belirtilen 7 günlük sürenin üzerinden 80 gün geçtikten sonra kaleme aldıkları yazıda sözleşmenin 7.2 maddesinden bahsetmemişler ve cezai şart maddesinin geçersizliğini bu yazı ile ortaya koymuşlardır. Daha sonradan haksız kazanç temini amacıyla Cezai Şart talep edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, karşı tarafça kaleme alınan ekte sunulan 30.11. 2021 tarihli fesih ihbarnamesinde herhangi bir Cezai Şart talebi de bulunmamaktadır. Bu yönüyle de fesih işlemi gerçekleşmesinden 1 ay sonra Cezai Şart talebinin hukuka aykırı olduğu izahtan vareste olduğunu, TBK 179/II maddesi; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feraget etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir" hükmünü amir olduğunu, somut olayda davacı tarafın sözleşmeyi feshettiği için ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığı için artık sözleşmeye dayanarak Cezai Şart talep edemeyeceğini, bu yönüyle de davanın hukuki bir temeli bulunmadığını, haksız kazanç temini için keşide edilen faturanın hesaplama yönteminde de keyfi bir işlem yapıldığını, karar verilmesini talep etmiştir.Taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.Merkezi Takip Sistemi Dosyası
: Davaya Konu Merkezi Takip Sistemi'nin ----- esas sayılı dosyası incelendiğinde, alacaklısının --- Şirketi, borçlularının -----Şirketi olduğu, 544.920,00 TL ---- nolu elektrik fatura alacağı (istenen:%5 aylık diğer) ve 895,76 TL ------ nolu elektrik fatura alacağı olmak üzere 545.815,76 TL toplam alacağın tahsili tarihine kadar faiz, masraf ve vekalet ücreti ile tahsili. kısmi ödemelerde TBK 100 e göre hesap yapılmasını talep etmiştir. Bilirkişiler Elektrik Mühendisi ----, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ----, Mali Müşavir ----- 31.01.2023 tarihli raporda özetle; Davacı şirkete ait 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, davalı şirkete ait 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, tarafların ticari defterlerindeki uyuşmazlığın, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 01.02.2022 tarihinde düzenlenen 544.920,00 TL tutarlı cezai şart bedeli açıklamalı faturaya karşılık, davalı şirket tarafından 03.02.2022 tarihinde düzenlenen iade faturasının davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığını, davalı ile davacı arasında yapılan ikili anlaşma ile elektrik tedariği gerçekleştirildiğini, davacının taahhüt edilen indimleri yansıtmadığı gibi sözleşmeye aykırı fazladan tahakkuk yaptığını, dosyaya mübrez faturalarla bu rakamın 172.590,33 TL olduğunu, davacının davalılara ceza şartı gereği faturalandırma yaptığını, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davalının tüketim miktarı esas alınarak mevzuatta ceza bedeline ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve sözleşmede düzenlendiği şekliyle davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığını, satış faturaları sözleşmeye aykırı tanzim edildiğinden mahkemenin fesih hususunda davacıyı haklı görmesi halinde dahi davacının talep edebileceği tutarın 199.740,30 TL olabileceğini, raporun faiz incelemesi bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacı şirketin takip öncesinde 328,34 TL tutarında faiz talebinde bulunabileceğini, mahkemenin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için aylık %5 (yıllık %60) faiz talebinin yerinde olduğunu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatlerine ulaşıldığı bildirilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin iptali sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafça teminat verilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği, fesih sonucu tanzim edilen faturalara istinaden icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür. Taraflar arasında █████.2021 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalı ------ sözleşmeye 350.000,00 TL bedelle kefil olduğu, davacının sözleşmede taahhüt ettiği indirimleri yerine getirmediği gibi % 40-60 oranında fazladan tahakkuk yaptığı, davacının sözleşme koşullarını ihlal ettiği ve piyasa koşullarından daha yüksek fiyatla elektrik sattığı, davalı tarafın bu duruma itiraz etmesi üzerine davacı tarafın sözleşmenin imzalanmasından üç ay sonra teminat konusunu gündeme getirdiği sonrasında davalı tarafça teminat verilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshettiği ve dava konusu faturaları cezai şart kapsamında tanzim ettiği, sözleşmenin özünün aktif enerji birim fiyatı üzerinden %5 oranında indirim yapılması esasına dayanmakta iken davacı tarafça EPDK'nın 01.07.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında geçerli olan tek terimli ------ grubu 63,5338 fiyatına uymadığı ve ilk olarak sözleşmeyi ihlal eden taraf olduğu, sonrasında da teminat gösterilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshetmiştir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Dürüst davranma başlıklı 2 nci maddesi "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmünü düzenlemiştir.Davacı taraf EPDK kuralları gereği indirimli satması gereken elektriği piyasa fiyatlarının da üzerinde satmış olup sözleşmenin yapılma sebebini ortadan kaldırmış sonrasında da sözleşmenin başında alması gereken teminatı gündeme getirerek teminat yatırılmadığından bahisle sözleşmeyi feshetmiştir. Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Davacı tarafın sözleşmeyi ihlal eden ilk taraf olması nedeniyle cezai şart istemesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Bu sebeple cezai şart istemine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın ilk olarak sözleşmeyi ihlal etmesi ve sonrasında sözleşmeyi feshedip cezai şart faturaları tanzim edip icra takibi yapmasında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davalı taraf lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ilişkin mahkememizce verilen █████/2023 tarih ve ----- Esas ---- Karar sayılı ilam davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi █████/2024 tarih ve--- Esas ----- Karar sayılı ilamıyla; "Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 03.08.2021 tarihli sözleşme ile “Sistem Kullanım ve Bağlantı Anlaşması hükümleri çerçevesinde, --- ve ilgili ------ hatları aracılığıyla, Alıcı'nın EK 1A ve EK 1B tüketim listesinde belirtilen Tüketim Birimlerinde tüketeceği elektrik enerjisinin satışı konusunda sözleşme yapılmış olduğu noktasında ihtilaf yoktur. Sözleşmenin 7.1. Toplam Satış Bedelinin Ödenmesi Maddesinde; “Fatura edilen toplam satış bedeli, en geç faturada yer alan son ödeme tarihinde Satıcı'nın Sözleşmenin 11.10.maddesinde yer alan banka hesaplarından birine Alıcı tarafından ödenecektir. Elden ödemelerin (makbuz karşılığı dahi olsa) hiçbir suretle Satıcı tarafından kabul edilmeyeceğini Alıcı peşinen kabul, ihtar ve taahhüt eder. Alıcının tanzim edilen faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelini ödememesi halinde Satıcı, son ödeme tarihinden sonraki her gün için, ödenmeyen fatura tutarına aylık %5 (yüzde beş) oranında temerrüt faizi uygulayacaktır. Temerrüt faizinin Satıcı için zaman aşımına uğramaksızın kesinleşmiş saklı hakları kapsamında olduğunu ve Alıcıya bir sonraki ay tahakkuk ettirebileceği gibi daha sonraki bir ayda tahakkuk ettirilebileceğini ve Alıcının bu duruma itirazda bulunamayacağını taraflar peşinen kabul, beyan, ikrar ve taahhüt ederler. İşbu sözleşmeden doğan Alıcıya ait vadesi geçmiş borç bulunması halinde borcun ödenmesine kadar Satıcı'nın sözleşmeyi yürürlükte tutma hakkının olduğunu Alıcı peşinen kabul, beyan vetaahhüt eder. Faturalarda yer alan son ödeme tarihi kesin vadedir. Bu vadenin geçmesi ile Alıcı, hiçbir ihtara gerek olmaksızın, temerrüde düşmüş olur. Sözleşmenin 7.2. Maddesinde; “Alıcı, her tüketim dönemi sonunda, işbu sözleşme hükümleri çerçevesinde faturalandırılacak ilgili tüketim dönemine ait toplam satış bedelini, işbu Sözleşme'nin 7.1'inci maddesinde belirtilen ödeme koşullarına sadık kalarak zamanında ve eksiksiz olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Alıcı işbu sözleşmeyi imzalayarak - sistemine geçmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Alıcı, Satıcının kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın sözleşme tarihini müteakip 7 işgünü içerisinde satıcıya ulaştırmayı taahhüt eder. Alıcının söz konusu güvence bedelini sözleşme tarihini müteakip 7 işgünü içerisinde ulaştırmaması halinde, satıcı alıcıya karşı hiçbir tazminat yükümlülüğü doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir...” hükmünün bulunduğu, Sözleşmenin 9.2.3. maddesinde; “Yapılanan elektrik enerji piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedarikini hedeflemektedir. Bu bağlamda satıcı, alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcının işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcıya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedel olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükmünün bulunduğu,.." anlaşılmaktadır. 30.11.2021 tarihli fesih bildirimine ile davalı şirketin portföyünde bulunan sayaç veya sayaçların davacı şirketin portföyünden çıkışının yapıldığının, 01.12.2021 tarihinden itibaren elektrik tedarikinin bağlı bulunduğu Elektrik Dağıtım firması tarafından yapılacağı hususlarının bildirilmiştir. Mahkemece dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti raporlarında özetle; sözleşmenin özü aktif enerji birim fiyatı üzerinden %5 oranında indirim yapılması esasına dayanmakta iken dosyadaki faturalardan anlaşıldığı üzere EPDK'nın son kaynak tedariği kapsamında görevli tedarik şirketleri üzerinden satılacak elektrik birim bedellerinin oranlar nispetinde fazlasının yansıtıldığını, %5 indirim taahhüdünün yerine getirilmediğini, fesih işlemi ile davacının davalılara ceza şartı gereği faturalandırma yaptığı, ceza tahakkukunun sözleşmede düzenlendiği, davalının tüketim miktarı esas alınarak mevzuatta ceza bedeline ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ve sözleşmede düzenlendiği şekliyle davacının ceza faturası tahakkuku yapmasında herhangi bir engel bulunmadığı, satış faturaları sözleşmeye aykırı tanzim edildiğinden mahkemenin fesih hususunda davacıyı haklı görmesi halinde dahi davacının talep edebileceği tutarın 199.740,30 TL olabileceğini mütalaa etmiştir. Buna göre, davacı şirketin sözleşmeye aykırı davranarak indirim taahhüdünü yerine getirmemiş olduğu, sözleşmede güvence bedelinin sözleşme tarihini izleyen 7 iş günü içerisinde ulaştırılacağının düzenlenmesine rağmen davacı şirket tarafından sözleşmenin uygulanmasına geçilmiş olduğu, taraflar arasındaki faturalandırma ihtilafları üzerine bu hususun ihtar edildiği anlaşılmasına göre mahkemece davacı şirketin sözleşmeye aykırı dayandığı tespitiyle kararda belirtilen sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine," gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Yargıtay------ Karar sayılı ilamıyla; "B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Davacı; davalı şirketin imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine göre ödemesi gereken güvence bedelini ödemediği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin ihlali nedeniyle düzenlenen cezai şart faturasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalılar ise, davacı şirketin haklı gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, düzenlenen cezai şart faturasının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan heyet raporunda, davacının sözleşmede taahhüt edilen indirimleri yansıtmadığı, sözleşmeye aykırı fazladan tahakkuk yaptığı belirtilmiş, söz konusu rapora davacı tarafından yapılan itirazda, taraflar arasında 30.09.2021 tarihinde düzenlenen yeni protokol ile davalı şirketin elektrik faturalarındaki birim fiyatının hesabında yeni bir yöntem seçildiğini, revize edilen sözleşme hükümlerine göre ek rapor alınması talep edilmiş ise de, Mahkemece talebinin reddine karar verilerek, davacının itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın itirazları da karşılanmak suretiyle, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokol değerlendirilerek, denetime elverişli ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi." gerekçesiyle bozularak dosya mahkememize gelmiş ve yeni bir esas numarası almıştır.Bozma ilamına uyularak, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda ek rapor hazırlamak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Bilirkişiler Elektrik Mühendisi ----, SMMM ----- ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ----- tarafından sunulan 03.10.2025 tarihli ek raporda özetle; "6. SONUÇ Dava dosyasında mevcut tüm delillerin, Yargıtay'ın bozma ilamında işaret ettiği hususların ve tarafların iddia ve savunmalarının bütüncül bir şekilde incelenmesi neticesinde heyetimiz aşağıdaki sonuç ve kanaatlere ulaşmıştır: 1. Taraflar arasındaki fiyatlandırma metodolojisinin, 30.09.2021 tarihli "Mutabakat" protokolü ile ana sözleşmedeki "SKTT üzerinden indirim" modelinden, piyasa bazlı (PTF+YEKDEM) + %8 Kar modeline değiştirildiği anlaşılmaktadır, kök raporda işbu belge sunulmadığından değerlendirme imkanı olmamıştır. 2. Yapılan detaylı ve tüm yasal maliyetleri içeren finansal analiz neticesinde, davacı tedarikçinin Ekim ve Kasım 2021 faturalarını, kendi lehine olan 30.09.2021 tarihli protokol hükümlerine dahi aykırı olarak, olması gerekenden toplamda 57.434,72 TL daha yüksek bir bedelle düzenlediği matematiksel olarak tespit edilmiştir. Bu durum, sözleşmeyi ilk ve esaslı şekilde ihlal eden tarafın davacı olduğunu göstermektedir. 3. 19.10.2021 tarihli bildirimde dahi EPDK birim fiyatlarından faturalandırılacağı bildirildiği, ancak faturalamanın anlaşma koşullarını da aşan bir birim fiyat üzerinden gerçekleştirildiği, 4. Davacının, sözleşmenin başlangıcından itibaren yaklaşık üç ay boyunca kullanmadığı teminat talep etme hakkını, tam da 2021 son çeyreğindeki piyasa dalgalanmaları sırasında ve kendi fiyatlandırma ihlali devam ederken ileri sürmesi ve bu talebin karşılanmamasını fesih gerekçesi yapması, TBK Madde 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, 5. Kendi asli edimini (doğru fiyatlandırma) ihlal etmiş olan davacının, sözleşmeyi feshi haksız olduğu değerlendirildiği, haksız bir feshe dayalı olarak sözleşmede öngörülen cezai şartın talep edilme koşulları oluşmadığı, 6. Talep edilen 544.920,00 TL tutarındaki cezai şartın dayanağını oluşturan faturaların kendileri de sözleşmeye aykırı ve fahiş bedeller içerdiğinden, cezai şart talebi hem dayanaktan hem de muteber bir hesaplama matrahından yoksun olduğu, 7. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davacı ----, davalı ----- Şirketi aleyhine başlattığı icra takibine konu olan cezai şart alacağının maddi bir temelinin bulunmadığı, bu nedenle davalının takibe yapmış olduğu itirazın yerinde olduğu, Görüşüne ulaşılmıştır. HMK 282. madde gözetilmek kaydı ile tüm hukuki görüş ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederiz." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.Daha önce düzenlenen kök rapor, davacı tarafın kök rapora itirazları, Yargıtay bozma ilamı ve alınan ek rapor da göz önünde bulundurularak davacı tarafın █████/2025 tarihli itirazları değerlendirilerek Ekim ve Kasım 2021 faturalarının taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve protokol'e uygun olup olmadığı hususunda yeni bir elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi Elektrik Mühendisi ----- tarafından sunulan 14.02.2026 tarihli raporda özetle; "9-SONUÇ DEĞERLENDİRMEMİZ Tarafıma tevdi edilen görevin esasını oluşturan Yargıtay kararı “Mahkemece hükme esas alınan heyet raporunda, davacının sözleşmede taahhüt edilen indirimleri yansıtmadığı, sözleşmeye aykırı fazladan tahakkuk yaptığı belirtilmiş, söz konusu rapora davacı tarafından yapılan itirazda, taraflar arasında 30.09.2021 tarihinde düzenlenen yeni protokol ile davalı şirketin elektrik faturalarındaki birim fiyatının hesabında yeni bir yöntem seçildiğini, revize edilen sözleşme hükümlerine göre ek rapor alınması talep edilmiş” denmektedir. Bu gerekçeye istinaden, dava dosyasında bulunan tüm kanıtlar, bilirkişi raporları, tarafların itirazları ve mahkeme kararların incelenmiştir. Tarafların tacir olması nedeniyle basiretli birer tacir olarak imzaladığı sözleşme ve protokolleri okuyarak ve çıkarları doğrultusunda değerlendirerek imzaladığı kabul edilmelidir. 03.08.2021 tarihinde imzalanan İlk sözleşmenin madde-5.4 ‘de belirlenen fiyatın, 30.09.2021 tarihinde esas olarak fiyatın yeniden belirlemesi için yeni bir protokol imzalanıyor. Söz konusu protokolün 3. Maddesinde yeni fiyat “işbu protokolün imzalanması ile geçerli olmak üzere aktif enerji birim fiyatının hesabında, Ana Sözleşme EK-2’de yer alan “SON KAYNAK TEDARİK TARİFESİNE BAĞLI OLMAKSIZIN AKTİF ENERJİ BİRİM SATIŞ FİYATI HESAPLAMA YÖNTEMLERİ”nden tercih edilen yöntemin”(PTF+DENGESİZLİK MALİYETİ+YEKDEM)+KAR % (8)” olduğu hususunda tam bir mutabakata varmıştır. Buna göre, protokolün imzasından itibaren gerçekleşen tüketimleri kapsayacak tüm faturalarda tercih edilen yeni yöntem olan “(PTF+DENGESİZLİK MALİYETİ+YEKDEM) +KAR % (8)” Yönteminin uygulanacağı hususunda taraflar kesin olarak anlaşmıştır.” Şeklinde belirlenmiştir. Dolayısıyla Davalının, Satıcının fiyatta indirime yapacağına diar bir beyan, karşılıklı olarak imzalanan ve fiyatın hesaplamasını belirleyen PROTOKOL’de bulunmamaktadır. 03.08.2021 tarihinde imzalanan sözleşmenin 7.2 maddenin 5. Fıkrasına göre teminatın verilmesi gerektiği hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı ancak sözleşmenin 7(yedi) günlük amir hükmüne rağmen teminatın teslim edilmediği halde satıcı tarafın sözleşmeyi sonlandırmadığı ve yaklaşık 90 gün sonra sonlandırılmasını fiyat artışına bağladığı anlaşılmaktadır. Ancak tarafların imzaladığı sözleşmeye göre teminatın verilmediği ve satıcı tarafın sözleşmeye uygun olarak sözleşmeyi sonlandırdığı anlaşılmaktadır. 7 günlük süre yerine 90 gün sonra işlemi başlatmış olmanın hukuki değerlendirilmesi, yüce mahkemenin takdiridir. Sonuç olarak basiretli tacirler olarak tarafların imzaladığı Sözleşmede %5 (beş) olduğu belirtilmiş ancak, 30.09.2021 tarihli Protokol de Elektrik Birim fiyatı ”(PTF+DENGESİZLİK MALİYETİ+YEKDEM)+KAR % (8)” hesaplanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla fiyata dair bir muğlaklığın bulunmadığı ve teminatın sözleşmenin amir hükmüne uygun olarak teslim etmediği için Satıcının sözleşmeyi feshetmeye hakkı oluştuğu kanısındayız. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bilirkişi raporu iki nüsha olarak hazırlanmış ve imzalanmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin feshi nedeniyle sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturasının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı; davalı şirketin imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine göre ödemesi gereken güvence bedelini ödemediği gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin ihlali nedeniyle düzenlenen cezai şart faturasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalılar ise, davacı şirketin haklı gerekçe olmadan sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, düzenlenen cezai şart faturasının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Taraflar arasında █████.2021 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, davalı ----- sözleşmeye 350.000,00 TL bedelle kefil olduğu, daha sonra alınan tarafların 30.09.2021 tarihli Mutabakat zabtı imzaladıkları, 14.02.2026 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafça tanzim edilen faturaların sözleşme ve protokole uygun olduğu, 03.08.2021 tarihli sözleşmenin 7.2 maddesinin güvence alınmasını düzenlediği, davalı tarafça süresinde güvencenin yatırılmaması üzerine davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği ve 9.3 maddesi uyarınca son bir içindeki en yüksek tüketimli iki fatura bedeli toplamı kadar tutarlı ceza-i şart bedeli faturası tanzim edildiği, davacı tarafın yaptığı işlemlerin sözleşme ve protokole uygun olduğu, davacı tarafın eksik güvence bedelinin ödenmemesi üzerine sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve tanzim edilen 544.920,00 TL miktarlı faturanın sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmıştır.Dava konusu faturanın son ödeme tarihi 03.02.2022 olup icra takibi 11.02.2022 tarihinde yapılmış olduğundan sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca takip öncesi aylık %5 üzerinden işlemiş faiz tutarının 895,76 TL olduğu, icra takibindeki asıl alacak ve işlemiş faiz miktarlarının doğru hesaplandığı anlaşılmıştır.Davalıların, 03.08.2021 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ve 30.09.2021 tarihli Mutabakat gereği tanzim edilen ceza-i şart faturasını ödememekte haksız oldukları anlaşıldığından (davalı ------ azamî 350.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) davanın kabulüne, tanzim edilen ceza-i şart faturası likit olup miktarı sözleşme kapsamında davalılarca bilinebilir olduğundan davalıların icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmiştir. Dava kabul edildiğinden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile,- Merkezi Takip Sistemi'nin ---- Esas sayılı dosyasında davalılar/borçlular-----Şirketi ve----- yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile (davalı ------ azamî 350.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) takibin 544.920,00 TL asıl alacak ve 895,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 545.815,76 TL üzerinden AYNEN DEVAMINA,- Asıl alacak 544.920,00 TL'nin %20'si olan 108.984,00 TL icra inkar tazminatının (davalı ----- azamî 350.000,00 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılar/borçlular -----alınarak davacı/alacaklı ------ Şirketi'ne verilmesine,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 37.284,67 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 10.916,32 TL peşin harç ile mahkememize yatırılan 9.321,17 TL peşin harç olmak üzere toplam 20.237,49 TL'den mahsubu ile bakiye 17.047,18 TL harcın (davalı ----- azamî 10.931,36 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 9.321,17 TL peşin harç ile sarf edilen bilirkişi ücreti ve posta masrafı toplamı 26.108,50 TL olmak üzere toplam 35.510,37 TL yargılama giderinin (davalı ------ azamî 22.770,74 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı ------- Şirketi tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 87.330,52 TL vekalet ücretinin (davalı ----- azamî 55.999,99 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (davalı ------ azamî 1.025,98 TL'den sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, (Mahkememizin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyasından yazılan █████/2023 tarih, --- Harç Numaralı, ------- Referans Numaralı, 1.320,00 TL miktarlı harç tahsil müzekkeresi gereği davacı taraftan tahsilat yapıldıysa davacı tarafa iadesine, yapılmadıysa işlemsiz iadesinin istenilmesine,),8-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde YARGITAY temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.